Şiir Yarışması Şiirleri - siirdemeti.net
|  ŞİİR YARIŞMASINA KATIL
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
ŞİİR

Şehir:
Ankara

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
23:10


ŞİİR

Şiir ;
Hİssiyatın kalbe,
Yansımasıdır..
Şair İse ;
Hissiyatın,
Kalbe yansımasını ;
Kağıda,
Nakşetmesini bilendir…

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
erhan tabak

Şiir ismi:
Bana Bırak

Şehir:
Edirne

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
23:00



bu sokakları
bu şehri bana bırak
daha açamadığın kapılar varken bide
ardına bakmak
sana yakışmaz

şehri baştan yaratsan da
bazı şiirler olmuyor baştan
ne etsen işte
o yüzden bana bırak bu sokakları
ben terkederim kendimi bir bir
ışıkları solumaksızın
bir nefes ışık kalmaksızın..

bana bırak her şeyi
şehirleri yazmak sorunmuş gibi
kimse düşünmez ki
yalnızken kim örter üzerimi
bana bırak ben hallederim
dermişim gibi
bırak işte
ben ölürüm
başımın çaresine
her neyse...
 
Gönderen:
yahya aksoy

Şiir ismi:
ÖPÜLECEK ELLER !

Şehir:
Ankara

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
22:53



ÖPÜLECEK ELLER !

Varlığımızın temel taşı
Adem ile Havva'dan
Yusuf ile Züleyha'ya
Fatmalardan zeliha'ya
Beşik sallayan eller ,ninni söyleyen diller onda
Yavrusu için göz yaşları sel olan gözler onda
Önde olması gereken yerlerde en sonda
Kadınlarımız, gönül yarimiz analarımız,
Tarlada, bahçede ,bağda
Ekmeğimiz ,aşımız uğruna
Eli elcekli, kolu kolcaklı
Bir gün değil her gün öpülecek
Ellerinde, ayaklarında bitmeyen nasırlar
Ayakları altında ipek halılar yerine , el dokuması hasırlar,
Kaderleri değişmiyor geçse de asırlar
Vatan ve evlat sevgisi uğrunda acıyı bal eyleyen
Gözü, gönlü tok, dünyada üzerlerine yok
varlığımız, varımız, yarınlarımız analarımız,
Tarihler böyle yazmış
"Ana gibi yâr, Bağdat gibi diyar bulunmazmış"
Ne yazık ki İkiside kan ağlıyor !
Bütün dünya yeni yıkımlara kurdelâ bağlıyor !
     YAHYA AKSOY (11 Mayıs 2013-Ankara )


 
Gönderen:
AHMET FENAR

Şiir ismi:
YALNIZ ZAMAN YOLCULARI

Şehir:
Eskişehir

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
22:25


                                                       
YALNIZ ZAMAN YOLCULARI                                                       
Tutsaklığım ateş oluyor ellerimde
Yakıyor bütün ormanlarını içimin
Yer ile yeksan bir gökyüzü bırakıyor dilsiz çocuklara
Tepetaklak düşüveriyor; çünkü umut denilen ulaşılmazlık

Günde bin kere ölümü düşünüyor beynimin bir yarısı
Bir yarısı bin kere boğuşurken yaşamakla
Tuz kokusu duruyor dudaklarımın çatlaklarında hala, hangi deniz artığı bilmediğim
Ve yağmur silemiyor hiçbir kiri hiçbir yürekten

Gözyaşı bütün vicdanların ortak gardiyanı
Yerçekiminin kardeşi oluyor, canciğer hem de;
Çünkü uçurtmalar da kurşungeçirmez değil henüz
Mahkûm kafaları gibi insanlığın

Mavice bir düşü armağan bırakamadık
Kuyuların karanlığında duran Yusuf yüzlülere
Taze bir kar tanesi doğururken hayat, ay zamanında



Yakıyor ormanlarını içimin
Tutsaklığımın ellerimde duran ateşi
Tepetaklak düşüveriyor; çünkü umut denilen ulaşılmazlık
Yer ile yeksan bir gökyüzü bırakıyor dilsiz çocuklara
Seninse şehirlerin uzak hala.





 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
YÜCE TÜRK MİLLETİ

Şehir:
Ankara

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
22:23


Yüce Türk Milleti

Yüce
Türk Milleti
Bütün İnsanlığı
Yaratan’dan ötürü sever
İnanır.
Temiz kalplidir
Hürmetkardır
Misafirperverdir
Affedicidir Affeder.
Lakin
Asla ve Asla
Affetmeyeceği
Münafıklık
ve
Vatan Hainliği’dir.
Bunu yapanların
Bir daha
Türk’ün bağrında
Barınabilmesi için;

Yüzü olmayacaktır.

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET FENAR

Şiir ismi:
YARGI

Şehir:
Eskişehir

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
22:17


YARGI

Bütün pişmanlıklarımı yargılıyorum bir bir
Oysa ikimize de yeterdi bu koca şehir

Ve gözlerin gecenin en tehlikeli zamanında değiyor aklımın çaresizliğine… hiçbir şiir unutturmuyor içimde yaktığın nehirleri… sanki fırtınalarda doğrulan biz değildik .
Can atıyor kalbim yitirmemek için gülüşlerini… tenim korkunç bir hırsla saklıyor hala kokunu üstümde (ki dudaklarındaki elma kokusunu duyuyorum hala )
Keşke asabilsem dar ağacında ,bütün günahlarımı … sonsuzluğa yollasam adının geçmediği sözcükleri

Bütün pişmanlıklarımı yargılıyorum bir bir
Oysa ikimize de yeterdi bu koca şehir









 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
SENİ Anmaktan

Şehir:
Ankara

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
22:08


SENİ Anmaktan

Her zaman,
Her an;
Yüreğimde vardır,
Tatlı bir sızı;
Allah,
Allah
Der;
Gizlice ağlar,
Bazı bazı..
Şükründen
Ve
Seni anmaktan
Bizleri mahrum etme
Yarabbi..
Işığını;
Üzerimizden eksik etme,
Söndürme
Yarabbi...

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Rauf Denktaş

Şehir:
Ankara

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
21:58


Rauf DENKTAŞ

Anayurdum
Anavatanım
Türk
Türk’üm
Türk Milleti
“ NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE ”
Derken;
Senin hissiyatını
Gözlerindeki ışıltıyı
Duygularını
Bir Türk olarak
Anlamamak mümkünmüydü?

Anlamayanın kafasına da;
Zaten
Düşmesi lazım bir taş...

SEN BİR BOZKURT’TUN
SAYIN RAUF DENKTAŞ

Adını
YÜCE TÜRK MİLLETİ
Tarihine
Altın harflerle yazmıştır..

TÜM TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN!
RUHUN ŞAD OLSUN!

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
HER TÜRK bir BOZKURT'TUR

Şehir:
Ankara

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
21:51


HER TÜRK bir BOZKURT'TUR

Gerçekleri gör;
Anla,
TANI,
Ve
Asla unutma..
Hatalarından
Ders çıkar,
Oyuna gelme,
Düşmanları sevindirme,
Birbirine düşme,
Anladığın an;
Asla ve kat’a,
Haini aranda barındırma,
Sakın ha;
Sakın..
Uyan!
Savaşta gösterdiğin birlikteliği,
Dünyanın her yerinde,
Her alanda,
Kardeşce
Sonsuza dek göster ki;
Ay yıldızlı bayrağın göklerde
Ve
Birlikteliğin daim olsun..

Titre ve kendine dön!

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:

Şehir:
Ankara

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
21:43


Dışarda YAĞMUR VAR

Dışarda yağmur var
Binlerce damla gözyaşı
Düşüyor üstüme..
Kulağıma fısıldıyorlar Allah’ım
Hepsi hepsi Sessizce..

' Biz Şehit olduk
Gözümüz Kulağımız SESİMİZ
Elimiz Ayağımız siz 'diye..

Kulağıma fısıldıyorlar Allah’ım
Hepsi hepsi birden
Sessizce ...
Sessizce ...
Sessizce !!

BİR DAĞ OL SAMSUN SES VER SESİME !

BİR DAĞ OL SAMSUN !!

SES VER SESİME !!!!!


NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !!


Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Adı MEHMET

Şehir:
Ankara

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
21:18


Adı MEHMET

Türk'üz ortak adımız MEHMET!
Bir şeyler diyorsak
Dediklerimize dikkat et
Susuyorsak
Suskunluğumuza da dikkat et
Hele hele sabrımızı hiç deneme
Türk'ün sabrını denemek
Vallahi de Billahi de
Abesle iştigal etmek demek
Türk'üz biz Seliz
Sınırlarımız bendimiz
Uğraşmasın hiç kimse bizle
Bendimizi çiğner geçeriz

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
HATİCE YALÇIN

Şiir ismi:

Şehir:
İzmir

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
20:02


Sessizliği yırtarcasına susuyorsun yüzyıldır…

Gözlerin,ne kadar yorgun.

Gözlerin kahverengi uçarı alıngan…

Ve hayat neler alıp gitmiş

Şehrin ışıklarından

Yakamozlardan, kemancı çocuklardan,

Sağanak yağmurlar yağarken körfeze

Islanan çocukluklardan…

Ayağının altından kayıyor hayat

Kayıyor bir bilinmezliğe

Bir boş vermişliğe,

Kayıyor yıldızlar,

Ve ısıtmıyor hilalin rengi bu şehri artık

Çok sustuk, çok yuttuk bir roman yazılası kelimeleri

Ardımızda yeni asfalt ayak izleri

Artık hayatlardan bir düş kur kendine

Ağrıyan ilk gençlik masallarından

Hiç gitmediğin sinemalardan ve parmağına batan

Diken kalıntılarından

Ve ağlama ve sus ve konuşma artık

Geçmiş zaman tozlu anılardan…
 
Gönderen:
Gülser Bal

Şiir ismi:
ELLERE GÖNDERME

Şehir:
İstanbul

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
18:29


BİRLİKTE KARŞILAYAMADIĞIMIZ,
BU KAÇINCI SABAH.
BENSİZ GEÇİRDİĞİN,
YENİ BİR GECENİN ARDINDA.
BİRLİKTE SAYAMADIĞIMIZ,
YILDIZLAR DA ÇOĞALMAKTA.
GÜNEŞİMİZ,
BİLMEM KAÇINCI KEZ BATMAKTA.
BİLİYORSUN,
BİZ NE KADAR ÇOCUK KALSAK DA,
ZAMAN SU GİBİ AKMAKTA.
YILLARIN ÖTESİNDE AŞİNA YÜZLER,
BİR-BİR YAŞLANMAKTA.
KİMBİLİR KAÇ ARKADAŞIMIZ,
ARTIK GÖKLERDE BULUŞMAKTA.
OKUL ANILARIMIZA,
BİZ NE ANILAR EKLEDİK OYSA.
BU GÜN YILDÖNÜMÜMÜZ,
OLMASAM DA YANINDA,
SOLUDUĞUN ŞEHRİN HATIRALARI,
YİNE HATIRIMDA.
ÜSTÜNDE OTURDUĞUMUZ DUVAR,
TAÇ ÖRDÜĞÜN PAPATYALAR,
NASIL HATIRIMDAYSA.
ARNAVUT KALDIRIMLARI,
MOR TEPELER,
EKTİĞİN ERİK AĞACI...
SAÇLARIM KADAR KIZIL,
BİZİ BEKLİYORSA,
OKUL BAHÇESİNDE,
YAŞIYORSAM BEN HALA,
SENDEN KİLOMETRELERCE UZAK,
BİR ADIMLIK ÖTENDE,
ARAMA SEBEBİNİ BENDE.
NİCE HAYALLER DE KURDUK,
GÖNLÜMÜZCE.
KÜÇÜCÜK EVİMİZ,
RENGARENK BİR BAHÇE,
MANOLYA KOKULARI-GÜLLER...
MUTLU OLMAYI,
GÖZE ALABİLSEYDİN EĞER,
YAŞARDIK GÖNLÜMÜZCE.
ŞİMDİ,
YAĞMUR BULUTLARININ ARDINDAN,
GÖKKUŞAĞI BEKLİYOR GÖZLERİM.
VE BİR ŞARKI SÖYLÜYOR YÜREĞİM,
DUYUYORMUSUN?
YAR,
BENİ ELİNLE ELLERE GÖNDERME.





 
Gönderen:
Gülser Bal

Şiir ismi:
MECBUR ETME

Şehir:
İstanbul

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
17:29


DİYORSUN İLK SEVDİĞİM,İLK GÖZ AĞRIMSIN BENİM
BU AŞKTAN VAZGEÇMEYE, GEL BENİ MECBUR ETME
KÜÇÜK ÇALIKUŞU'NU, İNCİTİP-KÜSTÜREREK
BİLİNMEZ DİYARLARA, GÖÇMEYE MECBUR ETME

NİCE YILIN ADI VAR, SARARMIŞ MEKTUPLARDA
ÖZLEMLİ ŞİİRLERDE, KURU FIREZYALARDA
YAŞANACAK NE VARSA, İÇİMİZDE KANAR DA
KEDERİMİZE GÜLÜP-GEÇMEYE MECBUR ETME

O YAKICI HASRETİ, GÖNLÜME YAR EDERİM
HAYALLERİMDEN-SENDEN, HER ŞEYDEN VAZGEÇERİM
BÜTÜN HATIRALARI, BİR KALEMDE SİLERİM
DİYEREK SENSİZLİĞİ, SEÇMEYE MECBUR ETME


İYİ VE KÖTÜ GÜNDE, DİZİNİN DİBİNDEYİM
SEN ÇOKTAN UNUTTUN DA, BEN YİNE SÖZÜMDEYİM
ARDIMA DÖNÜP BAKMAM, BİR GÜN ÇEKİP GİDERİM
SABRIMI TÜKETİP DE, GİTMEYE MECBUR ETME
 
Gönderen:
Gülser Bal

Şiir ismi:
SUDAN BİR SEBEPTİ

Şehir:
İstanbul

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
17:07


SUDAN BİR SEBEPTİ DARGINLIĞIMIZ
ARAYA YILLARI KOYMA NO'LURSUN
O GÜZEL GÜNLERE GERİ DÖNELİM
BİL Kİ UNUTMADIM SENİ DİYORSUN

İSTERSEN YOLUMA, YOLUNU DÜŞÜR
İSTERSEN ARAYIP, SESİNİ DUYUR
İSTERSEN GÖNLÜNLE, GÖNLÜMÜ ÇAĞIR
İNAN ÇOK ÖZLEDİM SENİ DİYORSUN

UÇARIM SEVİNÇTEN, ÇOCUKLAR GİBİ
SARIP MUTLULUĞU, KUCAKLAR GİBİ
ÖMÜR BOYU SÜREN, İLK AŞKLAR GİBİ
HALA SEVİYORUM SENİ DİYORSUN
 
Gönderen:
Gülser Bal

Şiir ismi:
SEVMENİN ZAMANI GEÇTİ

Şehir:
İstanbul

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
16:55


GÖNDERME, SELAMIN GELMESİN BANA
ÖZLEMEM YÜZÜNÜ, BAKMAM YOLUNA
SEVİYOR MU? DİYE YILDIZ FALINA
BAKTIRMAM, SEVMENİN ZAMANI GEÇTİ

KARŞIMA ÇIKMA HİÇ, TESADÜF DİYE
YER YOK HAYATIMDA, BÖYLE SEVGİYE
BAYRAMDA-SEYRANDA, ALIP HEDİYE
GETİRME, SEVMENİN ZAMANI GEÇTİ

BEKLEME KARŞILIK, MEKTUP YOLLAYIP
UÇAN KUŞTAN BİLE, HABER KOLLAYIP
ADIMA ŞİİRLER-ŞARKILAR YAZIP
SÖYLEME, SEVMENİN ZAMANI GEÇTİ

AYRILIK SUÇUNU, ATIP KADERE
PİŞMANLIKLA YANMA ARTIK, BOŞ YERE
GÖZYAŞI DÖKEREK, KAVUŞTUR DİYE
YALVARMA, SEVMENİN ZAMANI GEÇTİ
 
Gönderen:
Gülser Bal

Şiir ismi:
ESKİ SEVDA

Şehir:
İstanbul

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
16:30


ARDINDAN DİNMEDİ GÖZÜMÜN YAŞI
ASIRLARA BEDEL, ONSUZ BİR GÜNÜM
TEBESSÜM ETSEM DE KIRK YILIN BAŞI
O ESKİ SEVDAYLA YARALI GÖNLÜM

NE BAHARI BİLDİ, NE YAZI-KIŞI
SONBAHARDA KALDI, ÖMRÜMÜN YAŞI
TATMADIM BİR DAHA, BÖYLESİ AŞKI
O ESKİ SEVDAYLA YARALI GÖNLÜM

BİTECEK SANMAYIN, KALBİMİN YASI
YAŞADIM SAYILMAZ, ONDAN SONRASI
KANIYOR İÇİMDE, HER HATIRASI
O ESKİ SEVDAYLA YARALI GÖNLÜM

 
Gönderen:
Gülser Bal

Şiir ismi:
ÇOK ŞEY DEĞİŞTİ

Şehir:
İstanbul

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
16:16


ÖZLEDİM DİYEREK, BUNCA YIL SONRA
DÖNSEN DE FAYDASIZ, İŞ-İŞTEN GEÇTİ
BIRAKTIĞIN YERDE DEĞİLİM ARTIK
SEN GİTTİN GİDELİ ÇOK ŞEY DEĞİŞTİ

YAŞLI GÖZLERİMİ KURUTTUM ŞİMDİ
ÇARESİZ GÖNLÜMÜ AVUTTUM ŞİMDİ
O ESKİ SEVDAYI, UNUTTUM ŞİMDİ
SEN GİTTİN GİDELİ ÇOK ŞEY DEĞİŞTİ

MAZİDEN SÖZ AÇMA, ANMA ADIMI
KOPARDIM SENİNLE, BÜTÜN BAĞIMI
YENİ BİR SEVDAYA, AÇTIM KAPIMI
SEN GİTTİN GİDELİ ÇOK ŞEY DEĞİŞTİ
 
Gönderen:
Gülser Bal

Şiir ismi:
SENİNLE AŞKIMIZ

Şehir:
İstanbul

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
15:39


SENİNLE AŞKIMIZ YARIDA KALDI
GEL DEVAM EDELİM BİTMEMİŞ GİBİ
ANLAMSIZ GURURU BİR YANA BIRAK
YİNE YANIMDA OL GİTMEMİŞ GİBİ

SARILIP, SEVDAMIN SICAKLIĞINA
MUTLULUK BUSESİ, KOY DUDAĞIMA
GELMEDEN ÖMRÜMÜZ, SONBAHARINA
YİNE YANIMDA OL GİTMEMİŞ GİBİ

DERLER YA BİR AŞKA, BİR ÖMÜR DEĞER
İNSAN HAYATINDA, KAÇ KERE SEVER
SEN DE BENİM GİBİ, PİŞMANSAN EĞER
YİNE YANIMDA OL GİTMEMİŞ GİBİ
   
 
Gönderen:
Gülser Bal

Şiir ismi:
ANILARI SİLMEK

Şehir:
İstanbul

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
15:09


ANILARI SİLMEK MÜMKÜN OLSAYDI
SİLERDİM, YAŞANMIŞ NE VARSA SENLE
NE ADIN KALIRDI, NE DE HAYALİN
ARDIMA DÖNÜP DE BAKMAZDIM BİLE

SEVDİĞİN ŞEYLERİ HATIRLAMADAN
SESİN KULAĞIMDA YANKILANMADAN
SEVİYOR, SEVECEK DİYE KANMADAN
YAŞAMAK NE GÜZEL OLURDU YİNE

VERDİĞİN HER DERDİ, MUTLULUK SAYIP
YALAN SÖZLERİNİ, GERÇEK ANLAYIP
SEN GÖNÜL EĞLERKEN, HASRETLE YANIP
BOŞUNA GEÇİRDİM YILLARI NİYE
 
Gönderen:
Erhan Öçalan

Şiir ismi:
Benimle Yeniden Tanış

Şehir:
Çanakkale

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
11:49


Birgün Karşılaşırsak Başka Bir Şehirde,
Eski Günlerde Olduğu Gibi,
Soğuk Bir Eylül Akşamında,
Bir Deniz Kenarında,
Yalnız Başınayken,
Elleri Cebinde Görünce Beni Yürürken,
Birden Karşıma Geçip,
Haykır Aşkını,
Ve O Gün Benimle Yeniden Tanış Sevgili,

Dinlerken En Güzel Aşk Şarkılarını,
Resimlerimizi Eline Al,
Bak Doyasıya Maziye,
Sonra Çık Pencereye,
El Ele Gezdiğimiz Yollara Bakın,
Bakın da Resmi Çıksın Yalnızlığının,
Arasın Gözlerin Gözlerimi,
Tutmak İstesin Ellerin Ellerimi,
Bir İhtimal Belki Sadece,
Eğer Karşılaşırsak Başka Bir Şehirde,
Birden Çık Karşıma, Haykır Aşkını,
Ve O Gün Benimle Yeniden Tanış Sevgili.

Paylaşırken Soğuk Bir Geceyle Dertlerini,
Çık Balkona, Bak Yıldızlara,
Dilek Tut Sonra Her Kayan Yıldızda,
Eski Günlerin Gelmesi İçin,
Dua Et Rabbine, Seni Duyması İçin,
Evet Bir İhtimal Belki Sadece Ama,
Olurda Birgün Karşılaşırsak Başka Bir Şehirde,
O Gün Benimle Yeniden Tanış Sevgili.

O Gün Benimle Yeniden Tanış,
Her Şey Bitmiş Olsa da,
Yanında Bir Başkası, Kucağında Bir Çocuk Olsa da,
Eski Bir Dost Gibi, Sırdaş Gibi Mesela,
Söz Çaktırmak Yanındakine Sana Olan Aşkımı,
Eğer Gelirse O Gün,
Karşılaşırsak Başka Bir Şehirde,
Sen Benimle Yeniden Tanış Sevgili,
Yeniden Tanış.

Çanakkaleli ERHAN
www.canakkalelierhansiirleri.tr.gg
 
Gönderen:
HÜSEYİN GÜZEL

Şiir ismi:
ADIN ŞİMDİ FESANE !

Şehir:
Malatya

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
11:25


Sevgi artık teketti barınağı,
Islandı sahifemin kızıllaşan yanağı.
Maziye gömüldün,adın şimdi fesane,
Çiğ düşen mehtabına yine aldandı sine.

Beni sürüklüyorsun aşıklar kervanına,
Kervan ki kan akıtır her anına.
Develerin ayakları kül olur,
Her sevenin alnında ateşten kakül olur.

Güneş ağıt yakıyor bulutlara derinden,
Yağmur can gönderiyor kokulu gül terinden.
Sevdalımsın diyordun,neden canıma kıydın ?
Neden karaladın yaldızlı misakını ?
Sen ki zakkum kokan bahçelerin hakkıydın.
Görmedin mi tacını eğilerek takanı ?
Körlerin diline düşüyorsun fesane,
Ey aşkın mihracesi,ey gözleri kestane.

Toprağın çehresinde vuslatındır tütüyor,
Ömrüm ki an-be-an aşkımı çürütüyor.
Sana vurgun denizler kuruyor penceremde.
Kördüğümsün ruhumda,sesimde,hançeremde.
Böyle kalsın diyerek gülüyorsun fesane,
Yakut rengi şarabımsın,böyle kalsın efsane…



 
Gönderen:
ZEYNEP AY ASLANYUREK

Şiir ismi:
YALNIZLIK

Şehir:
İstanbul

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
10:54


Yaşadıklarım mı beni güçlü kılar,
Yoksa yaşayamadıklarım mı güçsüz yapar,
Gitmek mi daha zor,
Yoksa mutsuz olduğunu bile bile kalmak mı,
Yaşamak mı huzur verir insana,
Uçsuz bucaksız bir denizde kaybolmak mı,
Ağlamak mı her şeyi çözer,
Yoksa kahkalar atmak mı,
Anlaşılmak mı daha kolay,
Anlaşılamayıp zor olmak mı?
Haykırmak mı daha zor?
Susup kabullenmek mi?
Kararsızlık mıdır her şeyi unutturan?
Kararlılık mıdır insanın canını acıtan?
Hangisi kolay hangisi zor,
Hangisi yalnızlığıma çare,
Hangisi koşulsuz mutluluğu bana yaşatan.
 
Gönderen:
BİRSEN SARICA

Şiir ismi:
ÖMRÜM

Şehir:
Adana

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
01:59


        ÖMRÜMM,
Öfkelerim, satırlara vuramadığım,
Boğazımda düğümlenen kelimelerimdi...
Yazamazdım seni incitecek sözleri,
Şiirlere sığdıramazdım,
Üzülmeni hiç istemediğim için.
İçinde tebessüm eden kelimelerim vardı,
Okuduğun her şiirde.
Ne çok da yakışıyordu sana,
Yanağındaki çukurlar...
Yani mümkün olsaydı eğer,
Gömülmeyi çok isterdim gamzelerine.
Gücenme ama,Seninle aşkın,
O görkemli yolunda yürüdüğümüzde,
Ayrılık ihtimalini düşündüm.
Belkide bu yüzden hala ayaktayım.

Benliğimi tamamen verebilseydim sana,
Ayrılıktan ölebilirdim.
Üzülme...
Seni sevdim,çok sevdim ruhum.
Kırılma sakın,
Seni severken,hiçbir aşka özenmedim.
Şimdi yoksun...
Aşk kırıntılarını geride bırakıp gittim.
Hoş gitmeyi dahi beceremedim...
Kızmıyorum,sitem etmiyorum geceye.
Zamansız sevmiştik birbirimizi,
Ama ayrılmanın henüz vakti değildi...
Severken hangi ten vazgeçerki,
Sevdiği tenden.

Birimiz eksiktik,diğerimiz fazla sevmişti.
Bir türlü eşitliği sağlayamadık.
Mesela aynı anda adımızı anmadık.
Aynı anda ellerimiz ve dudaklarımız değmedi.
Oysa değmeliydi ruhumuz.


Çünkü;aşk buydu
Çünkü;aşk hiç beklemediği anda,
şaşırtmaktı sevdiğini.
Tebessüm ederek ağlamaktı...
Zorda olsa boş şeyler uğruna kaybedilmekti.
Asla sahip olamayacağın birini bir ömür sevmekti...
ÖMRÜMMMMM...

                 BİRSEN SARICA
 
Gönderen:
Abdullah ÖZ

Şiir ismi:
Üzünce Gömülme Sevince Bürün

Şehir:
Konya

Tarih:
11 Mayıs 2013, Cumartesi
01:11


Hüzünlü bir gelin kadar taze hayallerim.
Hepsini sımsıkı tutmak geliyor içimden,
Ve sarılmak en derûni yerinden...
Ama yüreğimi bırakmıyor soğuğa kuşanmış ellerim.

Uzaklarda ölmek yakınlarda yaşamaktan iyi,
Dağda kurt olmak kırda kuzu olmaktan iyi.
Hayal ipine sarılıp diyar diyar dolaşmak
Hüzün elbisesine bürünüp kaybolmaktan iyi...

Umutlarla yaşamak, ümitlerle yeşermek...
Ya da gömülmek melankoliye, üzünce.
Daha güzel değil midir ki sarılmak
hayal rüzgarının önündeki yaprak yaprak sevince?

Bazen üzülmeli kuşlar gibi uçamadığına,
Dervişler gibi tozlu yollar alamadığına.
Görülmeyeni göremediğine...
Bilinmeyeni bilemediğine...

Ama sen hayal et yüreğim, hayal et!
Dert etme, hep merak et!
Üzünce gömülme, sevince bürün!
Düşün! Nasıldı dünün, peki ya bugünün?
Kalk ve tut yüreğinin eteğini,
Dirilt ölü bedenini.
Ve üzülme, hüzünlenme!
Sadece de ki: "İnnellâhe meâne!"
 
Gönderen:
ALEV VURAL

Şiir ismi:
MUTLULUK

Şehir:
Kayseri

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
23:32


mutluluk kimi zaman bir adım ötemizde
kimi zaman dilimizin ucundaki o sihirli iki kelimede
mutluluk kimi zaman gözlerimizde
kimi zaman yüreğimizi saran o sımsıcak duygularda
mutluluk kimi zaman yeni doğan bir bebeğin
annesi ile ilk göz temasında, ona ilk dokunuşunda
kimi zaman sevdiğinin sana her zaman yer
olacağını bildiğin omuzunda
işte mutluluk kavramı böyle süregelirken
hayatın böyle sen farkına varmadan
yavaş yavaş avuçlarından kayıp giderken
sen elin kolun bağlı bir şekilde ardından bakıyorsun
yapacak fazla birşey yok
işte onun için fazla geç olmadan
sarıl etrafındaki sevdiklerine
onlara, onları ne kadar cok sevdiğini söyle
onlarıda bunu söylemeye mecbur et
et ki onlarda gelcek bir zamanda keşke demesinler
iyi zamanında soylemişiz desinler.

 
Gönderen:
alev vural

Şiir ismi:
ZAMANI MIDIR ŞİMDİ

Şehir:
Kayseri

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
23:19


Yenidan sevmek zamanı mıdır şimdi
Geç kalınmışlıkların, pişmanlıkların
Ayları, günleri, yılları
Geriye getirme zamanı mıdır şimdi
Eski ama eskimeyen
Aşkları ortaya çıkarmanın zamanı mıdır şimdi
Belki de artık ecelin geldiğini hissetme
Daha fazla pişmanlık duymadan,keşkeler çoğalmadan
Belkilerden
Beynini kemiren o ucu bucağı olmayan düşüncelerden
Onu dünya gözüyle bir kerecik dahi olsun
Görmeyi istemek zamanımıdır şimdi
Yıktığın, yaktığın, hiçe saydığın
Bunca yıldır kahrını çekenlere
Reva mıdır bu
Zamansızlıkların zamanı mıdır şimdi
Herşey zamanında güzel, herşey tadında
Bırak herşey yerinde kalsın
Eski dostlar eski aşklar
Yaşanmışlıklar, yaşanamışlıklar
İnan değmez
Bırak geçmiş geçmişte kalsın...
Son demlerini hayat arkadaşınla
Yaşamanın zamanıdır şimdi
 
Gönderen:
İbrahim Kurt

Şiir ismi:
Bülbül

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
22:10


Yürekmi dayanır ahu zarına
Aşkın göz yaşını silelim bülbül
Sen bu güne ağla bende yarına
Gelecek baharda gülelim bülbül

Sen baharda başlıyorsun figana
Az sus da derdin ne sorsana bana
Gel senle cıkalım yüce divana
Kim haklı kim haksız bulalım bülbül

Sen gülle oyalan ben ise sazla
Ben kışla kalayım sen uç git yazla
Belki senin çilen bendende fazla
Dertleri seninle bölelim bülbül

Kabahat sendemi yoksa güldemi
Yardan ayrı ah çekmemek eldemi
Senin gönlün boşta aşkın dildemi
Söyle doğrusunu bilelim bülbül
 
Gönderen:
İbrahim Kurt

Şiir ismi:
El ağlar bana

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
21:59


Sordum seni öksüz bağda bülbüle
Divane yim diye gül ağlar bana
Gelenden gidenden haber sorarım
Geçti dost kervanı yol ağlar bana

Şu karşı yaylada bir kuzu meler
Feryadı figanı bağrımı deler
Sensiz rüzgar şarkı söyler un eler
Eser ılgıt, ılgıt yel ağlar bana

Ayrılık elvandır baharlar buram
İçimde bir sızı kanıyor yaram
Kucağımda feryat eder tamburam
Dokundukça mızrap tel ağlar bana

Islandı yağmurda sensiz bu şehir
Sevdalar rıhtımda gemiler seyir
Çilem yatağından taşan bir nehir
Akar denizlere sel ağlar bana

Katip yaz derdimi yare sen gönder
Aşkımız liderdir sevdamız önder
Ayrılık bilmeyen dost düşman ne der
Ne annem ne babam el ağlar bana
 
Gönderen:
Mert Doğukan Perk

Şiir ismi:
Gitmelisin Kardeşim!

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
21:36




Gitmelisin kardeşim!
Kuşların yüksekten uçtuğu
İnsanların kalpten konuştuğu
Gönüllerin sevgiden oluştuğu yere
Gitmelisin kardeşim.

Gitmelisin Kardeşim,
Şimdi orada kızılcık çamları
Yeni yeşermiş papatyalar
Mis gibi Kozalak kokuları...
Gitmelisin,doğayla kucaklaştığın yere

Gitmelisin kardeşim,
İnsanların paraya değil
Allah 'a secde ettiği yere
Gitmelisin,insanların
Kıyafetleri değil,kişilikleri
selamladığı yere.
Gitmelisin kardeşim

Sevmelisin kardeşim
Birgün aniden gördüğün
kıvırcık,yahut düz yahut dalgalı
Saçları rüzgarda salınan
Sadık bir yar bulup,sevmelisin

Kaçmalısın kardeşim
sevişmenin aşk
aşkın aptallık diye
anıldığı bu yerden
kaçıp gitmelisin

Yükselmeli ruhun kardeşim
Erdemin sonsuz düzlüğünde
Bilginin sonsuz eşiğinde
Sonsuzluğun dibinde
Var etmeli ruhun kendini kardeşim.

Gitmelisin kardeşim
Aşkların gecelik değil,
ömürlük olduğu yere,
Gitmelisin,insanların
birbirini ezmediği,
kapital olmadığı yere.




Gitmelisin kardeşim,
makineleşmiş,uyuşmuş
ruhlarını derinlere gömmüş
bu şehrin insanlarından uzaklaşıp,
insanlığın tohum yeşerttiği yere
O diyarı bulup,gitmelisin.

Gitmelisin
Keremlerin Aslıları
Ferhatların Şirinleri
bulduğu yere,sonra,
Kendi aşk masalını
oluşturmalısın
tıpkı martılar gibi,özgürce..

Çağırmalısın kardeşim
Olur da o diyarı bulup,
Oralara göç eylersen,
bu kardeşini haberdar edip
öyle gitmelisin.

Olur da dönersen,kardeşim
Bilmelisin,unutmamalısın;
burada seni bekleyen bir dost
herzaman bulunacaktır.
aklından çıkarmamalısın.
 
Gönderen:
Asiye Alev Akboğa

Şiir ismi:
UYAMADIM

Şehir:
Ankara

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
21:32


Odamda dönen plak ayrılık şarkımızı
Bilmem kaç defa çaldı parmakla sayamadım.
Kader döndürüverdi tersine çarkımızı
Mimlenmiş gecelerden sabaha ayamadım.

Olanlar bir düş gelir yaralanmış ruhuma
Kimi zaman batsam da bencileyin o hama’
Ben senden geçemedim sen benden geçtin ama
Bir türlü bu sevdâdan caymadım, cayamadım.

Benden kopup gidişin bilmem hangi nedenle
Ne işim olur artık bana vedâ edenle
Dünya ibâret değil desem de yalnız senle
Kalbimdeki yerine kimseyi koyamadım.

Düşünceler içine beni çekip alınca
Gözlerim bir noktaya öylesine dalınca
Telefonum üst üste iki kere çalınca
’Papatyam’ dediğini bir türlü duyamadım.

Kadere isyan edip ağlayıp darıldım da
Gözyaşları içinde silaha sarıldım da
Çoğu kez bir kurşunu sıkmaya kuruldum da
Yine de kör şeytana kahretsin uyamadım...

ASİYE ALEV AKBOĞA
 
Gönderen:
Asiye Alev Akboğa

Şiir ismi:
Anne

Şehir:
Ankara

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
21:27


Başı önüne düşmüş soğuk sesli odalar
Ninniler   göçüklerin beşiğinde usumu
Zaman ki yetimliği şu anlıma vidalar
Zaman ki nasihatle emzirir nefesimi
Yüzümdeki şekiller gülmek için emekler
Sütten kesik takvimler mahşer yerinde bekler…


Bir cami avlusunda sabıkamın salâsı
Verilince bozulmuş kundağımın kolası
Sevk pusulam yazılmış kimsesizler yurduna
Kutsal emanetini defnedince ardına
Her gün bir yüz çizdirir parmaklarıma zaman
Buğulu penceremle arkadaş olur siman
Üç harfli sıfatların gösteri yeri duvar
Yasak doğum günümde sanırsın taziyem var
Uğramaz sopasıyla peri öykülerime
Kâbusu   katık ettim gece uykularıma
Yaşıyorsan nerdesin hangi kayıp şehirde?
Duyguların yüzüyor hangi kanlı nehirde?
Hüzün umutlarıma çalar saat kuruyor
Martılar sapan ile düşlerimi vuruyor
Her bayram bir işkence ruhuma eziyettir
Söylesene be anne! Bu nasıl bir diyettir?


Kaldırımda yürürken   senle yüzyüze gelsek
Kokumuz uyuşupta his nakli yaşarmıydık?
Pomadı sevgi olan yarayı öpüp ilsek
Yıllanmış sancıların gögünü aşarmıydık?
Yokluğunu içimde türbe yapıp karıldım
Bu gün ‘anneler günü’ hayaline sarıldım…


ASİYE ALEV AKBOĞA
 
Gönderen:
ekrem emre ünlü

Şiir ismi:
Sarhoş İstanbul/um Ben/im

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
21:02


lacivert şarap kokulu esrik denizle
sefih sahilin aymaz ayyaşlarıyız bu gece
şerefe

damarları şarapla cilalanmış tütün kokan istanbulum
bekaretini sonbaharda kaybeden yaz gibi şaşkın ve masum
kırmızı tangasıyla müheyya bekleyen fahişe gibi mazlum
cesaretini yazın kaybeden sonbahar gibi mazlum ve masum
bedeni kirli ruhu tertemiz mukaddes istanbulum
şerefine

/daha çok şiir yazardı belki octavio paz
ya da şiiri erken terketmezdi rimbaud istanbulu görse/

bizlerse;yani ben ve ben
ellerimizde şarap şişeleriyle
deliliğe yelken açma vakitlerinde
istanbulun bütün sahillerinde
göze batma eylemlerimizi isteyerek yapmayız
çemkirmeyiz de kimseye zararımız sadece ciğerlerimize

/yollarda büyür sokaklara düşer sarhoş aforizmaları
meyin vecdiyle duvarlara kazılır delinin aşk naraları/

(-heyhat
şiir yolundan saptı
irşat et şiir tanrısı
yoksa bu sarhoşluktan mıdır?(
-yolundan sapan şiir değil sensin dedi
şiir tanrısı
ve delirmeye devam ettim)

kalbimde kırmızı bir leke hissettim kara değil
yoksa bu şaraptan mıdır?
şaraptan değil dedi şiir tanrısı aşktan
istanbul aşkından belki
ama aşktan olduğu belli
şerefe sevgilim istanbul güzelliğine
dedim ve delirmeye devam ettim....

ekrem emre ünlü/2010
 
Gönderen:
İbrahim Kurt

Şiir ismi:
Zeynep e Benzer

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
19:50


Bu gün ben bir güzel gördüm pazarda
Giyimi kuşamı Zeynep e benzer
Yüce mevlam çift yaratmış insanı
Bakışı dürüşü Zeynep e benzer

Bakınca şaşırdım hemen anladı
Ben değilim diye kafa salladı
Duramadı bir gülücük yolladı
Salınıp gidişi Zeynep e benzer

Sanki derdi yokmuş gibi gülüyor
Yüreğimi yaktığını biliyor
Tatlı dille sözçükleri bölüyor
Sohbete girişi Zeynep e benzer

Dünya çok ufacık buna inandım
Bir an durakladım sen geldin sandım
Kısmetsizin biriyim ben anladım
Beni terk edişi Zeynep e benzer
 
Gönderen:
İbrahim Kurt

Şiir ismi:
Dön Hele

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
19:47


Sen gideli güne güneş doğmuyor
Sarılmadan vedalaştık dön hele
Yer yüzü çatlamış yağmur yağmıyor
Sarılmadan vedalaştık dön hele

Ayrılık gül koymaz bülbül bağında
Gün akşam olmuyor efkar dağında
Niçin o gecenin kör sabahında
Sarılmadan vedalaştık dön hele

Sen gidenden beri kervan kuşuyla
Beni oyalayan gözüm yaşıyla
Dertleşir dururum sabır taşıyla
Sarılmadan vedalaştık dön hele

Hemen koyup gitme beni dur gayrı
Gideceksen çek anlımdan vur gayrı
Bu ayrılık yüreğimde ur gayrı
Sarılmadan vedalaştık dön hele
 
Gönderen:
İbrahim Kurt

Şiir ismi:
Doğa ihaneti asla aft etmez.

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
19:29


Eyyy.. asi insan toprağın oğlu
Doğa ihaneti asla af etmez
Ne denizi koydun ne mavi gölü
Yağmurun nimeti güneşin dölü
Kainatı seven kuru laf etmez
Doğa ihaneti asla af etmez

Elleme pınarı göz yaşı aksın
Vadiler yamaçlar gonca gül açsın
Yağraklar yeşersin güneşe baksın
Çiçekleri seven kuru laf etmez
Doğa ihaneti asla af etmez

Dünya malı bohcalayan bey idi
Yeşile maviye kastın ne idi
Sen türkünü söyle Turna Toy idi
Sunaları seven kuru laf etmez
Doğa ihaneti asla af etmez

Altına serilmiş hasıra takma
Üstüne örtülmüş yorganı yakma
Kışına yazına güze hor bakma
Mevsimleri seven kuru laf etmez
Doğa ihaneti asla af etmez

Sen doğanın ürünüsün çok yaşa
Saygı göster güle selam dur taşa
Düşününki yarın sabah gün haşa
Aydınlığı seven kuru laf etmez
Doğa ihaneti asla af etmez

Türkülerle şarkılarla tohum ek
Topla nimetini paylaştır tek tek
Sen sevgini sun o sana ekmek
Toprağını seven kuru laf etmez
Doğa ihaneti asla af etmez

Kurtoğlu ormanın ürünü nerde
Bakın şu doğanın düştüğü derde
Namerdin zulmünden ot bitmez yerde
İnsaları seven kuru laf etmez
Doğa ihaneti asla afe etmez
 
Gönderen:
emre oktay

Şiir ismi:
hoşgeldin kardelenim

Şehir:
Şanlıurfa

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
18:08


HOŞGELDİN KARDELENİM
bu çileli gördüğüm dağ taş yurdu
nasıl da tahammülü hoş çekilir oldu
deselerdi hani ,gün gelir hoş olur,misal
o günlerde bu bana kifayetsiz bir hayal

sen çıkageldin, o günlerde ömrüm kördüğüm,
kifayetsiz hayallerim manaya geldi.
gözlerinde iplik iplik çözüldüm...

Hoş geldin kardelenim,
Bahar gibi çorak toprağıma,
tomurcuk oldun kuru dalıma
Hicret etti gönlüm durduğu yerde,
yurdu zulümden umudun doğduğu yere.
 
Gönderen:
Suna Kılıç

Şiir ismi:
Büyüklerin Oyunu

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
17:32


Birden silah sesleri yükseldi
O çocuk annesinin bacağına tutundu
Yüreği korktu gözleri kocaman oldu
Pencereden dışarıya baktı çocuk,annesine seslendi
Anne!birşey yağıyor üstümüze
Bunlar kalbe giren mermilerdi
İnsanlar kaçıyordu,ağlıyordu
Çok korktu ölmek istemiyordu
Ellerinle gözlerini kapadı sonra
Parmaklarının arasından gizlice baktı
Büyüklerin oyunu hâlâ devam ediyordu
Daha bisiklet kullanmasını öğrenecekti
Okula gidecekti,çocuk olmayı yaşayacaktı
Büyük bir sesle evin kapısı kırıldı
İçeri dev gibi adamlar girdi
Ellerinde silahlarıyla bir de evin içine yağdırdı
Mermilerden biri annesine
Biri de minicik kalbine saplandı
Yere yığıldı gözleri annesini aradı
Hiç birşey görmüyordu her yer karanlıktı
Masasından yere dökülen misket seslerini bile duymadı
 
Gönderen:
CANSU SARIKAYA

Şiir ismi:
BEN

Şehir:
Ankara

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
16:38


BİR ŞAFAĞIN ARALADIĞI PERDEYİM BEN,
BİLMİYORUM YERİM YURDUM YOK NEREDEYİM BEN,
TÖKEZLEYİP DÜŞMEK İSTEMEDİĞİM,
UÇURUMUN DİBİNDEYİM BEN.

BİR KIYAMETİN SENSİZ KOPUŞUYUM BEN,
RÜZGARIN ESİP SAVURDUĞU TOZUYUM BEN,
PUSUYA YATMIŞ BEKLİYOR ACILARIM,
KÖTÜLERİN SON KOZUYUM BEN.

BİR KARŞITIN İÇİNDEYİM BEN,
DERBEDER BİÇİMDEYİM BEN,
ATTIĞIM HER ADINM YARALI,
ÖLÜMLER GEÇİTİNDEYİM BEN.

BİR YANLIZLIK NOKTASIYIM BEN
CÜMLELERİN TAM ORTASIYIM BEN
ÖLDÜM ÖLÜMDEN BİR ŞEY UMARAK,
HAYATIN İKİNCİ ŞANSIYIM BEN
 
Gönderen:
GÜLFİDAN GÜNAYDIN

Şiir ismi:
BİR SABAH UYANSAK

Şehir:
Giresun

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
15:35


Bir sabah uyanalım her yer bembeyaz olsun.
Karlar yağsın hasretin üstüne.
Dudaklarımızda erisin yalnızlık.
Bir sabah uyanalım daha sabah ezanları yankılanmamış olsun.
Gün doğmadan son bahar ağaçları gibi çıplak kalsın yalanlarımız.
Her aynaya bakışımızda berrak sular aksa aynalardan.
Her aynaya bakışımızda değişmesek en son en masum halimizle bakmış olsak.
Yaşlanmayı tada bilsek sevgiliyi beklediğimiz her yıl için bir çizgi olsa yüzümüzde.
Yüreğimiz genç kalsa aşk hep taze koksa.
Güller dolansa diline dikenleri benim ellerimde sıksam avuçlarımı tenimin derinlerine saplansa ellerimi tuttuğunda batmasa ellerine.
Kanlar yüreğime aksa hiçbir acı bulaşmasa gözlerimden gözlerine.
Ben artık senim derken biz diyebilsek.
Ben artık sen oldum dediğin günden sonra hiç ağlamasam ağlatmasam seni.
Yasak aşkları kaldırsak çiğnesek yine kuralları.
Kırmızıya inat denizin mavisine boyasak aşkın duvarlarını.
Günahlarımızı üstümüzden çıkarıp atlasak maviliklere.
Rota aramadan uçan kuşları takip etsek birbirimizde kaybolsak.
Bir sabah uyansak uyanıkken rüyaymışçasına koşşak kaçıp gitsek .
Bir sabah uyansak biz hasretin üstüne yağsak.
Dikenlerine rağmen sevsem seni.
Bu sabah beraber uyansak sevdiğim…..
 
Gönderen:
serkan baydin

Şiir ismi:
o da yeter

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
13:47


Seni görmezsem de olur, günese baksam yeter. Seni duymazsam da olur, rüzgarin sesi yeter. Sana dokunmazsam da olur, suya elim deyse yeter. Bu dünyada benim olmazsan da olur, ahirette buluscaz, o da yeter...
 
Gönderen:
serkan baydin

Şiir ismi:
Yasiyormusun?

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
13:44


Eger günesin hasretini hissetmiyorsan, rüzgarin sesini duymuyorsan, bulutun aglamasini anlamiyorsan, o zaman sen yasamiyorsun.
 
Gönderen:
Ayşe ÖZTÜRK

Şiir ismi:
İMTİHAN

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
13:31


Yazmak zor derler baziı alimler
Yürek yangın olunca nasıl yazmaz kalemler
Bakmalı insan ne yaptım diye
Mevlam izin vermezse nasıl yazar bir kalem

Deki ben kötü lafta ederim kelam
Allah izin vermesede yazar kalem
Ey cahil izinsiz olurmu ki bir selam
SEnin özgür iraden sanma, bu bir imtihan..
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
HENÜZ SÖYLEYEMEDİĞİM SÖZLER VAR SANA

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
13:01


Ne vakit yalnız kalsam karanlıklarda
Yokluyor gönlümü hınzır bir ses
Henüz söyleyemediğim sözler var sana
Ensemde duyduğum kızgın bir nefes
Sessiz bir ölümü anlatır bana

Öfkeli dünyamda durgun bir deniz
Güzel bir kadın uzanıyor kumsallarına
Bir çocuk ağlıyor gönlümde kimsesiz
Henüz söyleyemediğim sözler var sana

Gökyüzünde karardıkça bulutlar
Aksim görünmez oluyor aynalarda
Dolduruyor gönlümü senli anılar
Henüz söyleyemediğim sözler var sana

Sana git desem de kal yanımda
Şeffaf aynalarda arıyorum kendimi
Bir büyük boşluk ki durur karşımda
Sana saklıyorum son cümleleri
Henüz söyleyemediğim sözler var sana

BURAK NEFESOĞLU
25.05.2011
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
HENÜZ SÖYLEYEMEDİĞİM SÖZLER VAR SANA

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
12:59


Ne vakit yalnız kalsam karanlıklarda
Yokluyor gönlümü hınzır bir ses
Henüz söyleyemediğim sözler var sana
Ensemde duyduğum kızgın bir nefes
Sessiz bir ölümü anlatır bana

Öfkeli dünyamda durgun bir deniz
Güzel bir kadın uzanıyor kumsallarına
Bir çocuk ağlıyor gönlümde kimsesiz
Henüz söyleyemediğim sözler var sana

Gökyüzünde karardıkça bulutlar
Aksim görünmez oluyor aynalarda
Dolduruyor gönlümü senli anılar
Henüz söyleyemediğim sözler var sana

Sana git desem de kal yanımda
Şeffaf aynalarda arıyorum kendimi
Bir büyük boşluk ki durur karşımda
Sana saklıyorum son cümleleri
Henüz söyleyemediğim sözler var sana

BURAK NEFESOĞLU
25.05.2011
 
Gönderen:
mehmet akif ipek

Şiir ismi:
duygusal motifler

Şehir:
Kayseri

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
12:52


Sen gözlerimde bir ışık
Bedenimi Bataklıktan o ne güzel bir alış
O gözlerindi beni sana eden aşık
Duygusal motifler zihnimde karma karışık
Seviyor muyum Aşık mıyım, vuruldum mu
yada sırılsıklam ıslandım m
ı Herşey üzerime geldiği bir anda
SEn yanı başımda belki kelimeler anlatamasamda
duygularım gözlerimde okusana
Neler mırıldayacak kulaklarına
meltemler getirir sen yorulma
Yorulmasın o ellerin kalbin gözlerin ve bedenin
Kıyamaz kahrolur mahvolur erir biterim
SEnsiz bir hayat bir dünya düşünemez
Seni ebediyen hayatıma davet ederim.
SEn evet de ben seni dünya ahiret severim

 
Gönderen:
mehmet akif ipek

Şiir ismi:
aşkı fısıldarsa

Şehir:
Kayseri

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
12:51


Sustu dilim konuşuyor kalbim
Anlamı derin anlarsa gözlerin
Aski fısıldar sa rüzgâr kulağıma
Titrer benim ellerim

Gözlerim de bir çöküntü rüyalarım hep hüzünlü
Senden ayrı ruyalar bile
Çekilmez ediyor hayatımı birden bire

Ben demiştim sevdim mi soylemem
Aramızda bi ulaşılmzlı gi hiç kaldirmam
Belki saçma gelir bu sözler
Aşkın çilesini çekti bir kere bu gözler

Gözler çekse de cile yi
Aşık olmaktan alamadım kendimi
Vurulmuşum o benin gönlümün gülü .
Ben onu çok seviyorum benim tek yaşam kaynağım onun gülüşü
Sustum ben artık konussun gülümün gözleri
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Yeşil Gözlüm

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
12:49



Yeşil bir akşamüstü
Etraf yeşil , ağaçlar , toprak da yeşil.
Şirin bir çocuğun gülümseyişi de yeşil,
İlham aldığım düşlerim de.
Laleler de yeşil bugün.
Gözlerin kadar olmasa da bulutlar da yeşil.
Özlemekte seni , yeşil gözlerini özlemekte kalbim.
Zira benim de gözlerim yeşil.
Lalelerde yeşil bugün.
Üzüm bağları da yeşermekte git gide.
Madem seni özledim , herşey yeşil bu gece...

06.04.2011 Düzce

BURAK NEFESOĞLU
 
Gönderen:
mehmet akif ipek

Şiir ismi:
kıyıya vurdu hayaller

Şehir:
Kayseri

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
12:49


Hadi yaz dediler bana ne hissediyormuş
Bir deli rüzgâr nereye esecegini bilirmi hiç
Bilmez ışte benim de duygularim kıyıya vurdu
Yıllarça bekledi bu gece vurdu sahile sundu herseyini
Işte deli rüzgâr benim duygularimin adı.
Heryerde olsada aşkımin şanı
Hiç ummadığım kişi Benim kalbimi çaldı
Adı lazım değil o benim hayatımın kadını
Sordular neden ona aşık oldun diye
sebebini bilsem aşk olur mu ddim herkese
nasıl sevdiğimi bir bilebilse
çok daha çok bağlanır di bana gün geçtikçe
Dedim ben herkese.
.
Bağlan dedi korkma
Beni bıraktı neler oldu askina
Ölümsüz dediğin aşkın bitti mi aşkın
Böyle yalan aşkları duydukça oluyorum şaşkın
 
Gönderen:
mehmet akif ipek

Şiir ismi:
sigaramın dumanı

Şehir:
Kayseri

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
12:46


artık ben bahsedemiyorum kelebekten
aşka kör kurşun sıktılar
ne istediler ki körpe güvercinden
çırpınarak kanat çırpması yüreğimi sapmalar
sıktıkça kan akar yürekten
bazen hüzün bazen tebessum akar yüzümden
beni ben anlamazken çırpınma ne istersin sözlerden
benim var bir istegim uzak olsam gözlerden
hem hür yaşarım güvercin gibi
hem ulaşılmaz olurum tıpkı aşk misali
misallere sigmasada aşkın tarifi
tekbir kişi çıkmaz mi anlayan akifi
ya bana anlamaz gelir hiç kimse
ya da kimse bakmaz benim gözlerime
yada benim ılacım sadece sevgilide
seven sevgili olsa gider bulurum elbette
sigaramin dumanı o yari çizebilse
belki o zaman anlam bulurum aşkın tarifine
 
Gönderen:
mehmet akif ipek

Şiir ismi:
seviyorum seni [akrostij]

Şehir:
Kayseri

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
12:45


Seviyorum işte gündüzün geceye bağımllılığı gibi

Ellerin ısıtırdı yüreğimi Kutupta kalmış buzullar misali

Vurulmuşum ben kutup sen ekvator

ismini anmak kolaymı ismini anmak bile bicesaret ister

Yorgun bedenmle ismini anmak kolaymı

Olmuyor işte Aklıma geldinmi ?

Ritmi değişiyr kalbimin sakaklarıma şimşek çakıyor

Unutmak ne mümkünŞAh Damarım gibi Yakınsın Bedenime

Misal versem anlar mısın


Seni Ne kadr sevdiğimi Sana hangi örneği versem az gelirsevgimi anlatmaya

Eskilerden kalan iki aşk Kerem ile aslı Leyla ile mecnun

Ne kadar zaman geçsede Tazaledim Gerçek aşkı

İsmim KEREM oldu varmısın LeyLAm Olmaya
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Sensiz Yapamıyorum

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
12:39


Bu sabah pek sıkıcı doğdu güneş,
Şehrimize ve yine sensizliğe.
Olmadı akşam ederim bu küçük sahilde
Ve hala sensizsem,
Aklımı,
Duygularımın önüne geçiremezsem,
Diyorum ki,
Güneşin sonsuz bir vedaya batışını keyifle izler,
Son sigaramda söndürüp hatıraları,
Tekrar günyüzüne çıkarım alaca karanlığımdan.
Ama hep bir set gibi üzerime yükseliyor duvarlar.
Bahar geldi , çiçekler açtı sen soldun.
En koyu gecelere hapsettik yeşillikleri.
Belki de hiçbir zaman bende yoktun.
Gözlerin vardı , ellerin vardı , saçların , dudakların...
Ama sen yoktun , olmadın hiçbir zaman.
Her dokunuşumda kaybolup gidiyor da hayalin,
Hatıralar hep canımı sıkıyor.
Keşke diyorum,
Hatıralarda yok olabilse dokundukça.
Ama daha da köpükleniyorlar küstahça...
Bizim mahallede küçük bir bakkal dükkanı var,
Sahibinin adı Seher.
Sanki bile bile üzerime yükseliyor denizler.
Her sokak başı bir parça 'sen',
Her doğan güneşte aynı yokluk...
Sanki bana haram bu şehrin kaldırımları,
Sanki sen olmadan dönmüyordu dünya.
Alışayım diye sensizliğe,
Son günlerde daha fazla uyuyorum.
Ama yok,
Her uykuda ayrı hayalin.
Ben böyle bir işe nasıl bulaştım , kurtulamıyorum.

Bir sabah yahut bir akşamüstü çık da gel,
Sensiz yapamıyorum...

05.05.2013 İskenderun/HATAY

BURAK NEFESOĞLU
 
Gönderen:
Abdullah ÖZ

Şiir ismi:
Hüzün ve Ümit

Şehir:
Konya

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
12:33


Karanlık gecelerin sabahı da varmış.
Hangi sabah ki güneşi doğmamış?
Kaç kış geçmiş
Kaç ocak kara kara tütmüş...
Ki ardından nevbahar geldiği duyulmamış.

Bir genç varmış; kara gözlü kara tenli.
Sevmiş, hep sevmiş...
Beklemekten hiç usanmamış,
Bekletilmekten;
Bekletilmeye terkedilmekten...

Yüreği yansa da elleri üşüyormuş.
Ayalarını ayazın karanlığında ısıtmış,
Nefesini semanın soğukluğunda...
Buhar buhar tüttürmüş hayallerini,
Sonra yüreğini kocaman açmış,
Bırakmış ümitlerini...

Nefesi yüklendiği âhları, acıları taşımış,
Tâ uzaklara, ırak bucaklara...
Ulaşmış dertleri yere göğe,
Tutunmuş her bir köşeciğe.

Kim bilir belki duyar birisi,
Kim bilir belki bu hüznü tutar birisi.
Sızıyı yüreğinde duyan birisi...
 
Gönderen:
FUAT İSTANBUL

Şiir ismi:
SENDEN ÖNCE

Şehir:
Samsun

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:55


ve tanrı seni
benim için yarattı
bir tutam sevgi çiçeğiyle
bir avuç sevda volkanından
sonra sev dedi yüreğime
o sabah yalnız güneş değildi
ben yeniden doğuyordum gözlerine...

artık bir sen varsın
bir de senden sonrası
ömrümün miladı ilk bakışın
ilk öpücüğün
gündönümü aşkımın...

her mevsimim bahar şimdi
sen yanımdayken
seninle başladı
maviye özlemim
yeşile tutkum
senden önce inan
ben yoktum
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Sana Geldim

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:52


Sana geldim,
Arkamda ne gözü yaşlı bir anı,
Ne de ince parmaklı bir el bıraktım.
Sana geldim.
Küçük pencerenden girdim odana.
Elimde ne varsa gökyüzüne bıraktım.
Ve,
İşte aşkımızın miladıdır,
Bu mavi kanatlı gece.
Ve yok artık geride kalan.
Mavi deniz,
Sarı güneş,
siyah toprak,
Bizimledir sonuna kadar.
Ve insanlar,
Her mavi gecenin sonunda,
Gülerek,
Ağlayarak,
Kızarak,
Hatırlayacaklar...
Ve bak ben,
Korkulu düşlerimle sana geldim,
Kaçarak gecemin cehenneminden.
Sana geldim ellerimle.
Arkamda ne gözü yaşlı bir anı,
Ne de ince parmaklı bir el bıraktım...

(21.05.2011 Düzce)

Burak Nefesoğlu
 
Gönderen:
Tarkan HAN

Şiir ismi:
UTANIRIM

Şehir:
Ankara

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:52


Alabildiğine yalnız
Çırılçıplak ayaklarıyla
Çocuklar gelir aklıma
Yitik
Eksik kalır bir yanım
Üşürüm o anlarda
İrkilir gövdem
Utanırım utanırım
Büyümüşlüğümden
 
Gönderen:
Tarkan HAN

Şiir ismi:
AŞKA DAİR

Şehir:
Ankara

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:45


Susmaktı belki
Bir kadeh şarabın gölgesinde ağlamaktı
Yanmaktı yalnızlıkta yada kaos
Bilmemekti aramaktı özlemekti
Hiçliğe savrulmaktı anlamı yitirmekti
Yüreğin kafesinde tutsak kalmaktı belki
Özgürlüğü sınamaktı
Çıldırmaktı ölesiye
Belkide sadece sevmekti
Sevmekti öylesine.
 
Gönderen:
Tarkan HAN

Şiir ismi:
ÇÖZ BENİ

Şehir:
Ankara

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:28




Anlatmak kanarcasına
Sığ sularda boğulurcasına
Yanım tutmaz
Suskunluğa düşercesine
Anlatmak sana
Duy beni
En kıyısında kalsamda yaşamın
Duy beni
Anla beni sözcüklerde kaybolsamda
Anla beni
Hisset yargılama
Uçurumlara sığınır gibi
Hiçliğe sürüklenir gibi
Ama sen bul beni
Çıkar yüreğimdeki olmazlığı
Umutsuzluğu
En çok korktuğum
Korkularımdan al beni
Adı yok sorma bilemem
Hadi beni anlat sana
Dilim ol çöz beni
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Umut

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:28


Gelmeyecekmiş gibi duran her gecenin sonunda,
Seni düşünüyorum.
Buruk bir sensizliğin gölgesinde aksediyor zaman...
Hayır,
Kederli bir sessizliği anlatmak için yazılamaz bu şiir
Bu şiir,
Umut taşıyan bir ezgi olarak,
Yıllar sonra körpe çocukların dilinde dolanmalı.
Gönlümüz yoğruldukça zamanın kırbacında,
Bize bütün şarkılar sevgiyi anlatmalı...
Biz,
En kötü günlerimizin zifiri karanlıklarında,
Umudu kalplerimizde aramalıyız.
Ufkumuzu aydınlattıkça en yeşil düşlerimiz,
Deniz mavisi uykulardan uyanmalıyız..

Sevgilim,
Korkutmasın bu düş seni,
Biz şimdi zamanın en uçsuz ufkundayız...

(23.05.2012 Düzce)

Burak Nefesoğlu
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Tekil

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:27


İçimde bir mızrak boyu yalnızlığım,
Ve sokuldukça parçalıyor yüreğimi,
Bırakmıyor peşimi kiralık sancılarım,
Gönlüme yabancıdır dilimin söylediği.

Bu hüzün yağmuru da nereden çıktı?
Yabancıyım çoktandır en içten gülüşlere.
Hatıralar bir gece penceremi yokladı,
Beyaz bir ışık düştü hayallerime.

Ve işte birden bire çoğaldı çehrem,
Bir gariplik içinde uykulardayım.
Saçlarımı dağıtıyor ılık bir meltem,
Tekilliğin en buruk safhasındayım.

(19.06.2012 İskenderun/HATAY)

Burak Nefesoğlu
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Somali'de 29 Bin Çocuk Öldü Açlıktan

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:26


Somali'de 29 bin çocuk öldü açlıktan,
29 bin.
Hepsi beş yaşın altında,
Hepsinin rengi siyah.
Somali'de 29 bin çocuk öldü açlıktan,
29 bin.

Sanki suçtu doğmaları,
Yaşamaları suçtu.
Ölümle ödediler cezalarını.
Kefensiz gömüldüler beyaz topraklarına.
Başlarında dualar okunamadı.

Somali'de 29 bin çocuk öldü açlıktan,
29 bin.
Suçtu onlara güneş,
Suçtu onlara gökyüzü.
Ölümle ödediler cezalarını.

Somali'de 29 bin çocuk öldü açlıktan,
29 bin.
Analar bu vedaya ağlayamadı...

(05.08.2011 Düzce)

Burak Nefesoğlu
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Sidney'den Alaska'ya

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:24


Yıldızların altında kanatlı gece,
Bulutlara uzanıyor sigaramın dumanı.
Şifrelerle dolu bir garip bilmece,
Sidney'den Alaska'ya hürlük rüzgarı.

Renkler farklı olsada bir düşünceler,
Adalet,eşitlik safsata hepsi.
Adalet,adalet olsaydı eğer;
Bükülmezdi kimsesizin tepsisi.

Kızıl elma insanlığı rafa kaldırmış,
Düğüm düğüm denizler, yollar kapalı.
Kim görmüş yetimi, öksüze kim ağlamış?
Bugün hayatta kalan göremiyor yarınını.

E bir yokmuş bir varmış,
Sidney'den Alaska'ya hürlük rüzgarı...

(09.09.2011 Düzce)

Burak Nefesoğlu
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Sevmek İstedi Bir Adam

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:23


Sevmek istedi bir adam,
Sevmek istedi.
Ayışıgının gölgesinde,
Uzanmak istedi yıldızlara.
Gönül gözüyle görmek istedi,
Dokunmak istedi yıldırımlara.
Sevmek istedi bir adam,
Sevmek istedi.
Yeşilin en koyusunu tatmak istedi,
Asırlık çınar agaçlarında.
Kuşlara özenip uçmak istedi.
Sevmek istedi bir adam,
Sevmek istedi.
İnanmak istedi bütün yalanlara,
Güneşten bir yudum tatmak istedi.
Okyanusları koyup matarasına,
Uzun bir yolculuga cıkmak istedi.
Sevmek istedi bir adam,
Sevmek istedi.
Ateşler içinde,
Yanmak istedi...

Burak Nefesoğlu
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Ok

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:21


Uyandım düşlerimden, korkulu sahnelerdeyim,
Gökkubbede bölücü bir kızıllık.
Düştükçe bir kez daha değişiyor benliğim,
Soyuldukça kirleniyor takındığım ince kılık.

Bildiğim doğrular yalanmış meğer,
Hakikat yolunda bir saydam ayna.
Birgün beni bilmek istersen eğer,
Kalıplarda tutunma, açıl boşluğa.

Parçalar birleşmiyor, şekiller bozuk
Sessizlik bir çığ gibi çöktü omzuma.
Ufuklar kırmızı, gölgeler soğuk,
Sakındığım gerçekler birer ok olup,
Sessizce saplandılar gönül aynama...

(02.04.2012 Düzce)

Burak Nefesoğlu
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
İntihar Saldırısı

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:20


Kapattım gözlerimi,
Bir bir söndü ışıklar ufuklarımda.
Duydum en içlerimde yaşamsal ezgileri,
Kurşun kadar ağırdı hava
Ve sonbahar çiçekleri kadar yorgun...
Öylece yürüdüm söğütlerin arasında.
Bir öykü vardı hatırladığım,
Karmakarışık bir sonbahar akşamıydı,
Her yağmur damlasında bir 'sen' aradım.
Penceremin önünde ağustos böcekleri,
Bu, eski bir oyundu küçükken oynadığım.
Bakire düşlerimin en keskin dönemeci,
Artık bir 'aşk' kalmalı bizden geriye..
Var ile yok, siyah ile beyaz
Hangisi senin gölgen?
Söyle bileyim.
Gönlümün sokakları kurşuni ayaz.
Bir matem doluyor gözlerime sonbaharından.
Duyduğum, düşündüğüm, dokunduğum hiçbir şey,
Yetiştir gözlerini
Son kapı da kapanmadan...

Bu bir intihar saldırısı duygularıma,
Ne söylesem, ne yazsam nafile hepsi...

(27.01.2011 Düzce)

Burak Nefesoğlu
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Hastane Penceresi

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:18


Saat 12:00, hastane penceresi,
Dışarıda insanlar,
Hastalarını bekliyorlar,
Bir ölüyü bekler gibi...

Saat 12:00, hastane penceresi,
Bir sigara sönmeden,
Bir diğeri hayat buluyor dudaklarda,
Bir kadını öper gibi...

Saat 12:00, hastane penceresi,
Sıradan bir Eylül gecesi,
Aynı sahne, aynı mekan,
Bir filmi yeniden izliyor gibi...

Saat 12:00, hastane penceresi,
Bir çocuk ağlıyor koridorun sonunda,
Bir hayat biterken, bir diğeri başlıyor...

Saat 12:00, hastane penceresi,
Ve burada bütün şarkılar,
Ölümü hatırlatıyor...

(09.08.2011 Düzce)

Burak Nefesoğlu
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Estikçe

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:17


Hasretlerim taşıyor penceremden sokağa,
Hatırımda şimdi o eski günler.
Kapattım gözlerimi bütün varlığa,
Önümden bir mavi kurşun geçiyor.

Bir meltem gibi uzak dağlara,
Masmavi denizlerin uçsuz ufkuna,
İnce bir yayın sivri okunda,
Estikçe sevgilim, esesim geliyor...

(10.04.2012 Düzce)

Burak Nefesoğlu
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Böylece Bir Kez Daha

Şehir:
Hatay

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:16


Otogardayım, soğuk bir kış akşamı...
Güneş, ağır bir hüzünle
Bir kez daha geceye devretti saltanatını.
Peronlarda insanlar yorgun, hüzünlü...
İnsan burada anlıyor,
Her ayrılığın,
Yeni bir başlangıca uzandığını.
Böylece bir kez daha dönüyor dünya,
Böylece bir kez daha hissettim ayrılığı...

Nihayet otobüsüm ağır ağır ayrılıyor perondan.
Pencere kenarı koltuğum pek rahat,
Fakat,
İçimi acıtıyor geride bıraktığım dünya...
Sessiz ve sancılı bir vedaydı bu,
En nihayetinde sonu yeni başlangıçlara uzanan
Fakat yinede kırıcı bir vedaydı...
Son busesini kondururken yanaklarıma,
'Gözün arkada kalmasın.' demişti annem,
Oysa ateşten bir yürek bırakmıştım avuçlarına.
'Elveda! ' kelimesi bir söz olmaktan çıkıp,
Çoktandır ateşten bir lokma gibi takılıyor boğazıma.

Hayallerim vardı, herkesten sakındığım,
Şimdi bütün umutlarım en derin çıkmazında...

Böylece bir kez daha dönüyor dünya...
Böylece,
Bir kez daha...

(04.02.2012 İzmit/Otogar)

Burak Nefesoğlu
 
Gönderen:
Burak NEFESOĞLU

Şiir ismi:
Bizim Kadar

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:13


Hiçbir harf yakışmazdı yanyana başharflerimiz kadar.
Hiçbir mavi,bizim mavimiz kadar mavi olamazdı.
Hiçbir deniz coşamazdı bizim kadar,
Hiçbir akarsu,bizim kadar uzağa akamazdı.
Karşı koyamazdı aşkımıza kara dağlar.
Hiçbir aşk,bizim aşkımız kadar aşk olamazdı,
Hiçbir aşık yanamazdı bizim kadar.
Hiçbir harf yakışmazdı yanyana başharflrimiz kadar.

Şimdi zırıl zırıl ağlayan bir çocuktur arkamda hatıralar.
Ve bu serzenişlerin nihayet ölümdür arkası.
Bulandıkça bulanır yüz sürdüğün mavi sular,
Gökyüzünden bize ağlar çoban yıldızı.

Şimdi zırıl zırıl ağlayan bir çocuktur arkamda hatıralar...
 
Gönderen:
Mustafa Suat GELERİ

Şiir ismi:
Hey Allah'ın şaşkını

Şehir:
Bursa

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
11:07




Herkes kendi dünyasının penceresinde;
Oysa baktıklarını cümle alem görmez mi?
Bende olsun, bana getir, dur! Ben anlarım sadece.
Hey Allah’ın şaşkını, ben de varım, ben de!
Paylaşım nerde?
Nerede olacak, lacivertli sözlerinde gizli…
Yanlışın, belki de ağzının çıkış kapısında;
Yenik düşmüş yüreğine, sözde doğruyla kavgalı.
Ha gayret; istersen oldu, olacak!
Olmadı bu seferde, yanlışa vize verdi; bak ağzın!
Hey Allah’ın şaşkını, makam mı, insan mı?
İnsan olmadan makam bomboş, dolduran insan
Gel gör ki;
“Bilirim ama yapamam; fiyakalı fistanım hep değişsin!”
Değişsin de, fistan ne kattı ki sana?
“Bana baksınlar, hoşlarına giden sözler cebimde”
Hep yerler mi, kandırabilir misin?
Eskir fistanın zamanla yeni de olsa,
bir yıla kalmaz modeli düşer arabanın,
Ya sen!
Bırak fistanı, ben giyerim; bir olur hep olur
Bırak arabayı, o biner; Hep biz mi binelim?
Bırak lacivert sözleri; süssüz, sade, doğru olsun.
Hey Allah’ın şaşkını;
cümle alemiz, nedir farkımız?
 
Gönderen:
Emin KUZUCULAR

Şiir ismi:
AKAN YILLAR

Şehir:
Kayseri

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
09:38



Baykuştan başka yok ötüşen kuşlar.
Yaşlandık, yolunda gitmiyor işler.
Sakıza yapışır, protez dişler.
Bastonu, ellerim tutmuyor artık.
Ayaklar, adımı atmıyor artık…

Yıllarım akarken saymazdım ayı.
Gelmezdi aklıma, adım da sayı.
Bir öyünde tükettiğim o payı,
Haftaya yayıyom bitmiyor artık.
Boğazımdan lokma gitmiyor artık.

Eğlenirdim- şarkı türkü- coşardım.
Umursamaz, ora bura koşardım.
Ha dedim mi, kırk tepeyi aşardım.
Yutkunmaya yürek yetmiyor artık.
Hastalık, bin türlü bitmiyor artık.

Baharın güneşi, yeli dokunur.
Giydiğim urbanın kılı dokunur.
Yar sevmeye kalksa dili dokunur.
Kolayına hayat gitmiyor artık.
Gözlerimi uykuyu tutmuyor artık.

Bahtımı halime dinmez gözyaşım.
Döküldü saçlarım üşüyor başım.
Duymuyor kulaklar ileri yaşım.
Burnumdan akıntı bitmiyor artık.
Dudaklar selimi tutmuyor artık.

Beden dinlemiyor gayri sözümü.
Gözlükte açmıyor artık gözümü.
Ölüm olsa gerek bir tek çözümü.
Hafızam maziyi tutmuyor artık.
Emin im, tarifler yetmiyor artık.
 
Gönderen:
YAHYA AKSOY

Şiir ismi:
YOLCU!

Şehir:
Ankara

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
08:20


Dünya yönünü şaşırmış, yıldızlar kayıp
Kıtalararası toz duman kaplamış dör yanı
Dünya han, insanlar yolcu
Kimi pegasus atlı Elif- aslı   , kimi yaya Kerem- Karacaoğlan ,
Sırtında liğme liğme uğru işlemeli çuhadan abası
Elinde budaklı erik dalından sazı , sopası,
Tozlu -opraklı Tokat yollarında
Sap-saman taşıyan kağnılar arasında
Başı dumanlı   sarp   kayalarla kaplı Köse dağı'na
Yüreği yağmurlu sevda bulutları yüklü
Bir yolcu ulaştı,
Günlerce alın teri döküp nağmeler fısıldayarak
Eliyle, sopasıyla aşkla, umutla
Günlerce kan - ter içinde   tünel kazdı
Ulaşamadı, rüyalarında gördüğü melek yüzlü Şirin'e,
Aylar -yıllar geçti aradan
Ferhat ile Şirin'i buluşturmadı yaradan,
Akşamlar akşamları kovaladı   
Keskin havaya bürünmüş güneş batıyordu,
Umudu kalbinde, yorgun   düşen Ferhat
Işık dolu gözlerle   uyuyakaldı
Mars'a dönüşsüz iki bilet aldı,
Uğruna tüneller kazarak
Dağlar ötesinde aradığı sevgi abidesi Şirin
Yüreğinde boylu boyunca   yatıyordu.
YAHYA AKSOY
 
Gönderen:
YAHYA AKSOY

Şiir ismi:
GERİ VER !

Şehir:
Ankara

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
08:19


Doğduğumda , her çocuk gibi topraklı bezlere sarılmış
Yerli yersiz ağlamış ,toprakla haşır neşir olmuşum
Aç tok, iyi kötü tam bir çocuk gibi yaşamışım ,
Bir daha yaşanamayacak
O günler ne güzel ve de özel
Şikâyetçi değilim,
Tanrım,
Bilmeden yaşadığım
Çocukluk günlerimi geri ver,

Geldi gençlik çağlarım hayata katıldım
Alıç dalında, çıra dibinde, değirmen başında
Okulda ,tarlada, bahçede
Heyecanla, umutla okumaya atıldım,
Okuma çaresi olmayan binlerce kişinin katıldığı
Parasız yatılı sınavlarda başarı gösterip
Orta ve yüksek öğrenimlerde diplomalar alarak,
Çetrefillerle dolu hayat yolunda,gök kuşağı altında
Ülkemin ve dünyanın dört bir yanında
Renklerle dolu kültürleri, sanatsal evreleri
Yılmadan usanmadan araştırıp , çözümleyerek
Maraton koşusuna katıldım,

Dost ve post kavgaları, vefa vefasızlık
sevgi ve umut tavan yapıp , tabana vurdu
Gönül, bir semerkant vazosu gibi kırıldı
Yüce ırmakların suları gibi duruldu
'Zaman devr-i daim,geçen insan ömrü' oldu,
Kadir bilir, vefalı şairler anlattı beni :
"O bir kültür adamı, o bir gönül adamı..."
Ve
"Tanısaydı Karacaoğlan
Yahya Aksoy'u
Yedi obada saz çaldırırdı adına..." dediler,
Tanrım,
Unutkan yüzyıllar içinde akan zamanı durdur,
Çocukluğumu, gençliğimi
Yaşanmamış anlarımı ,yıllarımı geri ver.
     
YAHYA AKSOY
 
Gönderen:
YAHYA AKSOY

Şiir ismi:
ERİK AĞACI

Şehir:
Ankara

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
08:18


Ozan Yunus'un dalına çıkıp üzüm yediği
Öyküler anlatarak benim uğurum dediği,
Her sabah selam götürüp getiren
Uzakta kalan sevginin simgesi
Beyaz, pembe   katmer çiçekli
Ceylan boylu , ter ve ten kokulu
Hasret dolu anılar   defteri erik arağacı,

Baharın sembolü meyve dolu dalların
Ürün vermeye hazırlanan kolların
Umutla ,sevgiyle   göklere, gönüllere açılıyor ,
Mis kokulu cennet çiçeklerinden
Misk-i amber saçılıyor,
Seni her sabah yudumlayan   gözlerim
Gönlüme bir çağlayan gibi akınca
Gözümde gönlümde ışıklar saçılıyor,
Başımın tacı , gönlümün ilacı erik ağacı,

Ege' nin selam sevgi dolu ılık rüzgârını
Doğanın güzelliğini gönüllere taşıyan,
Ozanın sazına sözüne hayat veren
Kafdağı'ndan atılan taşların ulaşamadığı
Gururlu nazlı başı arşı selamlayan
Kumruların ocağı gönül bağının sembolü
Günce tutan , göz   ve gönül   dolduran
Gönüller salıncağı , nazlı erik ağacı.
          YAHYA AKSOY
 
Gönderen:
YAHYA AKSOY

Şiir ismi:
ÇİÇEKLER ve GERÇEKLER

Şehir:
Ankara

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
08:17


Tüm insanlığın en özel gözdesi
Özel günlerin zarif hediyesi
duygulu yüreklerin içten sesi
kırmızı, beyaz ,pembe karanfiller,

İstanbul'dan bir demet çiçek    aldı
Mss. Lady Mary   Avrupa'ya saldı
Çiçekler sevgi elçisi oldular
Pembe gül verenler kitap aldılar,

Yaylalarda "Vargit " çiçeği açtı
Yaylacı yörükler yayladan geçti
Babil'de Semiramis çiçek açtı
Dünyaya sevgi aşk yelleri saçtı,

Aşkın öyküsü çiçeklerde gizli
sevenin kalbi gelinçikte saklı
renklere bürünmüş hep farklı farklı
Beyaz güller sararıp solmuş haklı,

Dilde, falda ara sevgiyi aşkı
lalede, sümbülde bulun gerçeği
çiçekler bir insan, insan bir çiçek
Gerisi yalan, İşte   tam bu gerçek.
     YAHYA AKSOY
 
Gönderen:
YAHYA AKSOY

Şiir ismi:
SOYUT ŞEYLER !?.

Şehir:
Ankara

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
08:17


Yağmurlu güneş batarken şemsiye altında
Heyecan ve heves dolu bir garip adam
Okyanus kenarında olmaz düşüncelere daldı,
Kumsala çizdi düşlerine dair eskizleri
Coşkulu bir dalga çıktı hepsini içine aldı
Umut yüklü çizimleri okyanusa saldı,
Gözleri   okyanus sonsuzluğunda, eli şakağında
Soyut düşünceli, gözü yaşlı, bağrı taşlı garip adam
Kıyıda tek başına , vurgun yemiş gibi dalgın kalakaldı!

Gök kuşağı altında tuvali başında bir ressam
Renklere, boyalara   ahenkle fırçasını daldı
Gizemi içinde yüklü anlaşılmaz düşlerini tuvale saldı,
Yüklü   duyguları, algıları, gözlemleri , özlemleri vardı
Hepsi yetmişiki rengin ve ışıkların altında kaldı,
Soyut resme bakıp bir şey göremeyen somut insanlar
'Burada hiç bir şey görünmüyor' dediler
Gizemi sırla kaplı   değerlerin
Soyut şeyler olduklarını bilemediler!

Kızgın yanardağ eteklerinde   soyut taşa oturdu şair
Onunla konuşmaya, yazmaya başladı !
Gizemli taş yalnız , soyut şair yalnızdı
Duyguları, düşünceleri, sevgileri birbirine sızdı
Neden böyleyiz diye ikisi de birbirine kızdı ,
Elele ,gönül gönüle verdiler, kardelen derdiler
Demet yapıp yanardağdan fışkıran volkanlara verdiler
Etrafa serpilmiş soyut yazar, ressam ve şairleri gördüler
El ele vermişler, kader birliğinde   hepsi birdiler!
     YAHYA AKSOY (27.02.2013-ANKARA)
     (DÜNYA RESSAMLAR GÜNÜ'NE ARMAĞAN)
 
Gönderen:
salih musa taşdemir

Şiir ismi:
her şeye rağmen

Şehir:
İzmir

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
04:02


mahvedecekse düşünceler beni
kendi doğrularımla
uykularım tecavüze uğrayıp
darmadağın olacaksa
her gün sıfırdan başlayacaksam
katlanmaya
hayatta veya değil
ne durumdasın bilmeden
sana kurduğum hayallerimin
kırıklığında boğalacaksam
kalbimin yalnızlığı
bir dünya insan kadar olacaksa
en ufak damlayla bile hüzünle dolacaksa

hiç rahat yüzü görmeyeceksem sevmekten
araya yüz yıllar girip de
hala bekleyeceksem
hala gelmeyeceksen
çaresi bulunamayan hastalıklarla boğuşup
ölemeyeceksem bile
değişmeyecek hislerim
ne ifade eder yoksa
seni herşeye rağmen sevmeyeceksem
 
Gönderen:
Cihan AKI

Şiir ismi:
Bugün güzeldi...

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
03:20


Bugün güzeldi...

' Bugün yanında olmak güzeldi... Fark ettirmeden sana kendimi, kokunu içime çekmek, hiç farkında değilmişim gibi bana dokunmana izin vermek, sonrada korkak bir çocuk gibi yavaşça irkilmek güzeldi...

Ellerine dokunabilme umuduyla uzanmak elindekilere, sadece korkmadığımı göstermek için bakmak derin, derin gözlerine, yanında yürürken huzur bulmak güzeldi... Ne yapacağını bilememek, kendi kendine hayır olmaz deyip sonra derin bir nefeste acabayı hissetmek güzeldi...

Çok eskiden tek başıma geçtiğim yollardan seninle geçmek, hep yalnız beklediğim o yerde seninle beklemek, gitme dur diyebilme olasılığını düşünmek güzeldi... Acı bir kahvenin bıraktığı hatır kadar sende hatırlanabilmeyi istemek, teninin sıcaklığını korkmadan hissetmek, bir Evetine bir servet bir öpüşüne ömrü vermek, senden seni istemeyi düşünmek güzeldi…

Gözlerinde kaybolup gitmek, şamatacı kalabalığın gürültüsünde bile sadece senin sesini işitebilmek, sevindiğine sevinip üzüldüğüne iç çekmek, ardın sıra sürüklenip gitmeyi düşünmek, Gözlerinde yaş olup dudaklarına süzülmeyi düşlemek güzeldi…

Kollarında uyumayı istemek, parmak dokunuşlarında sevgiyi hissetmek, bir ömür yanımda olman için dualar etmek, ellerinden portup kefene yüz sürmeyi zikretmek, seninle uykulardan uyanmayı düşlemek güzeldi…

Sen yeter ki elini uzat korkma, inan ki o andan itibaren seninle yaşlanmak farz bana...

 
Gönderen:
Cihan AKI

Şiir ismi:
İsyanlardayım

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
03:07


İsyanlardayım...

Sensizliğe yattığım her gecenin sonunda yine uykusuzum… Yüreğim yorgun, aşkının son kırıntıları takıldı genzime, öksürüyorum… Dişlerimi sıkıyorum bir duyan olmasın diye, bir elim ağzımda, bir, bir burnumdan geliyor senden kalan anılarım, sana beslediğim tüm duygularım, gözümden yaş geliyor… Gece, gece isyanlardayım...

Sensizliğe kalktığım her sabahın başında yine huysuzum… Benzim solgun, gidişinin son anları takıldı aklıma, sövüyorum… Yıllar sonra adını zikreder oldum kimse üstüne alınmasın diye, bir elim saçlarımın arasında, tek, tek dile geliyor senden duyduğum sözler, bana ettiğin yeminler, dilimde tüy bitiyor… Sabah, sabah isyanlardayım…

Bugün son dediğim her günün ortasında yine içiyorum… Gözlerim dalgın, son öpüşünün ıslaklığı var dudaklarımda, kusuyorum… Kendimi gizliyorum bir gören olmasın diye, bir elim boğazımda, oluk, oluk üstüme akıyor senden yediğim laflar, sana içtiğim akşamlar, dudaklarından yediğim lokmalar, derdim bitmiyor… Güpe gündüz isyanlardayım...
 
Gönderen:
Cihan AKI

Şiir ismi:
Utanıyorum

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
03:05


Utanıyorum…

Bana seni soran herkese gülümsüyorum yalnızlık! Sonra dalıp gidiyor gözlerim… Sigaram dudaklarıma hasret tütüyor parmaklarımın arasında, küçük bir çocuk gibi ağlamak istiyorum, gözlerim doluyor, sesim titriyor ama olmuyor… Utanıyorum…
     
Kapısını üstüme kilitlediğim tek kişilik odamsın yalnızlık! Yüreğimi askıya astığım, keşmekeş duygularımdan kaçtığım, penceresinden aşka nameler yazdığım dünyamsın… Tekrar sevmek senden kurtuluşum biliyorum, kalbim hızla çarpıyor, avuçlarım yanıyor ama olmuyor… Utanıyorum…

İçimde büyüttüğüm kimsesiz çocuğumsun yalnızlık! Uykusuzlukla şımarttığım, açlıkla doyurduğum, gözyaşlarımla yıkadığım çocuğumsun… Yarı yolda elini bırakmak istiyorum,
Karanlıkta kayboluşunu izlemek, arkamdan ağladığını duymak istiyorum, sensiz birkaç adım yürüyorum ama olmuyor… Utanıyorum…

Şefkate muhtaç, sevgiye aç tek yanımsın yalnızlık! Haline acıdığım, herkeslerden sakındığım, yatağımın altında sakladığım tek yanımsın… Seni bir anne şefkatiyle sevmek istiyorum, her zaman yanında olmak, derdini paylaşmak, sırrına ortak olmak istiyorum, sana içimi dökesim geliyor, içim içime sığmıyor ama olmuyor… Utanıyorum…
 
Gönderen:
Cihan AKI

Şiir ismi:
Yalnızlığın Sırrı

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
03:00


Yalnızlığın Sırrı

Yine kendimle baş başayım,
Yalnızlıktan başka konuşacak kimse yok
İnsanlardan kaçtığımı anlatıyorum
Kendi kendimi yalnızlığa hapsettiğimi
Bir beni bir de yalnızlığımı anlatıyorum yalnızlığa,
Soğuk gecelerde kaldırımda uyuduğumu anlatıyorum

Kadeh kadeh dert içiyoruz hiç derdimiz yokmuş gibi,
Her kadehte bir kez daha soruyor bana beni
Oysa o, yalnızlıklar ülkesinin prensi
Bense tek tabanca gezenlerin reisi
Anlamıyorum nasıl olurda anlamıyoruz birbirimizi,

Kendimce bir soruda ben soruyorum yalnızlığa
Tanır mısın diyorum yalnızlığımı,
Uzun süren bir bekleyişin,
Hasret kokan özlemlerin,
Bitmiş Sevdaların, körelmiş duyguların yalnızlığıdır,
Tanır mısın diyorum
Belki de ona kendini anlatıyorum

Uzun süre sessizliğe boğulduktan sonra anlıyoruz,
Aslında kendimizi kandırıyoruz, bunu ikimizde biliyoruz
Ne olduğunu anlamadan bir soru daha soruyorum
Kadehleri devirdikçe kendimden geçiyorum,
oysa, hâlâ susuyor yalnızlık
Bu son sorum gidiyorum artık,
Yavaşça ayağa kalkıyorum bana kendini anlat diyorum

Titreyen sesiyle başlıyor anlatmaya,
Buz tutmuş ellerinden kadehi yere atarak,
Ben yalnızlığım, yalnızlıklar yaratırım
Uzun süren bekleyişlerin
Hasret kokan özlemlerin,
Bitmiş sevdaların ,körelmiş duyguların
Yalnızların Tanrısıyım diyor, Ben yalnızlığım diyor

Bilmeden de olsa ısıtıyor içimi, üşümüyorum artık
Korkmuyorum buz kesmiş kaldırımlardan
Korkmuyorum yalnızlığın sırrını bilmekten, kendimden
Kusuyorum içtiğim dertleri, kederleri
Aşkı davet ediyorum masama,YALNIZLIĞA ELVEDA!
 
Gönderen:
Cihan AKI

Şiir ismi:
Seni Sevmek

Şehir:
İstanbul

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
02:47


Seni Sevmek

Seni sevmek her gece başka bir düşüncede sabahlamaktı! En zor olanı yapmaktı seni sevmek,
bahara inat âşık olmaktı bir sonbahar günü, uğrunda yaşayıp, uğrunda ölmekti,
kendi kendini sensizlikten korkutmak, bile bile sana alışmaktı, en olmadık işti seni sevmek...


Seni yaşamak yâr her sabah başka bir savaşa uyanmaktı! Çektiğim en güzel cezaydı seni yaşamak, sonuna kadar gidip tekrar başa dönmekti bir kış günü, yaşadığım en uzun gece, gördüğüm en son sabahtı, tadı tuzu olmayan bir kavgaya tutuşmaktı seni yaşamak...


Ve seni unutmak her gün bir önceki güne ağlamaktı! Sakladığım en büyük sırrımdı seni unutmak, çölün ortasında su içmeyi unutmaktı bir yaz günü, aklıma vurduğum koca bir kilitti, hatırladığım en son anım,dilimin ucuna gelip aklıma gelmeyen bir cümleydi seni unutmak...


Yazan: Cihan AKI
 
Gönderen:
Onur KARACATAŞ

Şiir ismi:
Ağlama Bebek

Şehir:
Şırnak

Tarih:
10 Mayıs 2013, Cuma
00:55


Merhaba bebek hoşgeldin dünyaya
Bakınma etrafa merakla tanımaya çalışma
Hiçbir kimseyi hiçbir şeyi tanıyamayacaksın
Boşa uğraşma bebek hoşgeldin dünyaya



Ağlama bebek ağladığını sanma acırım sana
Annenden candan daha şimdi ayrılmışken ağlama
Halbuki ne ayrılıklar taşıyacak yüreğin
Yüreğin bile kalmayacak zamanla şimdi ağlama



Ya da sen bana bakma ağla bebek
Ağla ki akacak yaş kalmasın ardından
Kimse anlamasın özlediğini,beklediğini sanmasın bebek
Herkes inansın unuttuğuna ama önce kendini inandırmayı unutma




Kalemin içi yalnızlık dolu bir şiir olup akacak
Onur yazacak şiirin son mısrasında
Bir bir terkedecek harfler de bir 'O' kalacak
Ve gene O çıkacak karşına her şiir yazışında



Bir ıslak peçete bulup kurutacaksın
Yazacaksın adını bir de sol üst köşeye
Yanına da ...boş kalacak yanı yalnızsın
Gene de yapıştıraksın bir hiç kimseyi
Aslında sen adının yanına hiçkimseyi yakıştıracaksın




Unutmaya çalışacaksın bugünü ama ısrarla hatırlatacaklar
Her sene anlamsızca bugünü mutlulukla anacaklar
Oysa sen yutkunamadığın yer yudumu kursağında tutarak
Zehirleyerek kendini çıkaracaksın içinin isini,kutlanacaksın ardılında
Doğum günün kutlu olsun bebek,Doğum günümüz kutlu olsun
 
Gönderen:
Cevdet Doğan Işık

Şiir ismi:
Ürperten Yolculuk

Şehir:
Kütahya

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
23:39


ÜRPERTEN YOLCULUK
                         -Han Duvarlarına nazire-
     Ocakbaşı mevsimi, şubatın on altısı,
     Görünen güneş değil, adeta karaltısı,
     Devasa bir değirmen unları savuruyor,
     Dondurucu bir ayaz her yeri kavuruyor,
     Karanlık bir beyazlık sararken tepeleri,
     Saçaklardan sarkıyor devlerin küpeleri,
     Sokağa çıkılacak bir mevsim değil amma
     Gurbete yol düşürdü, çözümsüz bir muamma.
     Bir öğle sonrasında araba yola çıktı,
     Bir metre kara rağmen bereket yol açıktı.
     Arabayı sarsarken yolun bozuk taşları,
     Ürkütmüştü sesimiz yem arayan kuşları.
     Kristal bir yol olmuş, yorgun derenin suyu
     Akşamın yaklaşması arttırıyor kuşkuyu.
     Yolumuzun solunda kovasız bir kör kuyu,
     Kartal belini aştık, unuttuk biz korkuyu.
     Endişeler bitince başlar omuza düştü,
     Çok kişinin gördüğü bahara ait düş’tü.
     Çiftleşirken havada bembeyaz kelebekler,
     Kimi giden yolcuyu, kimi geleni bekler.
     Araba kıvrılarak geçerken bir boğazdan
     Unutulmuş bir bahçe sanki kalmıştı yazdan.
     Ansızın çıkıverdi, sıcak bir hande ile
     Yokuştan iniyorken yeşil sath-ı maile.
     Koyu yeşil çamlıkta bir kahve, pembe beyaz,
     Ancak kavuşulurdu aylarca etsek niyaz.
     Sohbeti koyultmuştuk, çayımızı içerken,
     Tepsi geldi masaya, şöför, gidelim derken.
     Ayran, bulgur pilavı, bir de acılı turşu,
     Hepimiz bağdaş kurduk, yanan ateşe karşı.
     Yemeğimizi yedik, bitti bu güzel mola,
     Sonucunu bilmeden yeniden düştük yola.
     Yollar yola eklendi, tırmandık bir yamacı,
     Yüzümüzde şakladı Azrail’in kırbacı.
     Yolları kapamıştı, lapa lapa yağan kar,
     Her tarafta sessizlik, sonsuz bir beyazlık var.
     Ne bir köy görünüyor, ne de belli sağ ve sol,
     Belki de tuttuğumuz ecele giden bir yol.
     Kararsızlık içinde yolumuzu seçerken
     Güneş terk etti ufku, mutadından da erken.
     Karanlık bir taraftan, yolsuzluk öte yandan,
     Umutlar kesilmişti, hem candan, hem canandan.
     Herkesten bir öneri, her kafadan ayrı ses,
     Bazısı makul gibi, ekserisi de abes.
     Çözüm bulunamadı, dövüldü havanda su,
     En nikbinini bile sardı ölüm korkusu.
     Herkesin kurtulmaktan umut kestiği anda,
     Güçlü bir far ışığı belirmişti sağ yanda.
     Birkaç dakika sonra kar ekibi ulaştı,
     Sararan yüzümüzde sevinç nuru dolaştı.
     Kurtulduk bu kabustan, şükür olsun diyorduk,
     Ekibin peşi sıra, güvenle gidiyorduk.
     Bir aksilik olmazsa menzile varacağız,
     Makus talihimizi bir daha kıracağız…








 
Gönderen:
Emine AK BAYINDIR

Şiir ismi:
YAMAN SEVDA

Şehir:
İstanbul

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
22:39


gözlerin ruhuma kök salmış beyaz gelincik
masumane bir dizede efsunlu yaprağın
her lahza, manayı yutar billur bir gerçeklik
nazarını görmesem, üstümdedir toprağın
gözlerin ruhuma kök salmış beyaz gelincik

içimde mısralar sana doğar ve büyür
gökte yıldız ağlar ruhundaki aydınlığa
güneşimin ışığı sade sana dökülür
umar olsun dünyandaki bütün karanlığa
içimde mısralar sana doğar ve büyür

gönlünden akanlar, her kitapta aşktır bana
yazayım derim ben de, kaleme sığmaz narım
beyaz güvercinlerle sevda göndersem sana
bir nebze suya vâsıl olur belki canım
gönlünden akanlar, her kitapta aşktır bana

nedendir bilemem, kuşların farklı ötüşü?
sen varsan, dalımda çiçek bir başka açar
bambaşkadır ağaçların toprağı öpüşü
şarkılar durmaz, gönlüme tohumlar saçar
nedendir bilemem, kuşların farklı ötüşü?

ilk yağmurda, taze toprak kokarsın yârim
böceklerin ezberindedir, sesinin tınısı
bozkır yeşerir gülüşünde, dağılır efkârım
ezer belki de hoyrat ayaklar bu tılsımı
ilk yağmurda, taze toprak kokarsın yârim

üzgün görsem seni, yüreğimi alev alır
gözyaşımda viran olur, mücella güllerim
beyhude ömrüme, ezadan bilmem ne kalır?
kor sinemde katlolur şeyda bülbüllerim
üzgün görsem seni, yüreğimi alev alır

âleme dair ne var ise gönül sazımda
sana dokunur, ince tellerinde nağmesi
bir nadide gül dillenir ezgiyle nazımda
kana boyanır tel yaprağında dürdânesi
âleme dair ne var ise gönül sazımda

feryadıma bigânesin belki, belki yanar için
görmesen de ben gözlerinde mısra olurum
efgânıma ses ver yârim, hepsi senin için!
bir katre aşk uğruna rezil ü rüsva olurum
feryadıma bigânesin belki, belki yanar için

bilmesen de içimdeki yaman bir sevdadır
naçardır yüreğim, el süremem dermanıma
gönlüm aşiyanı masal içre bir daldadır
boynum eğiktir hükmü veren fermanıma
bilmesen de içimdeki yaman bir sevdadır


          
     Emine AK BAYINDIR
     İSTANBUL



 
Gönderen:
yahya aksoy

Şiir ismi:
BEN SENİ SEÇTİM

Şehir:
Ankara

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
22:33




BEN SENİ SEÇTİM
Gözümde yedi renkli gözlük,elimde "Diyojen feneri"
Önümde çağlayanlarla kaplı çok gözlü antik su kemeri
Tarihin zaman tünelinde yolculuğa çıktım,
Mısır'dan Akdeniz'e uzanan, dokuz dil bilen kalpleri delen Kleopatra,
Babil'de   saçlarında çiçeklerle uyanan , efsane   güzel Semiramis,
Karya'da mücevherleri ve takıları ile eşsiz kraliçe Ada/Aida,
Ve daha niceleri karşıma çıktı
Hepsini görmeden geçtim
Ben seni seçtim,

Gökyüzü,yeryüzü, yağmur ve güneş
Hepsi bana can yoldaşı eş
Bunlarda bulamadım aradığımı,
Lale , papatya binbir renkli çiçekler
Su ve rüzgâr ahenkli
"İrem Bahçesi'nde " toplanmış beni bekler,
Ağladı yağmursuz bulut yüklü gökler
Hepsini bir yana bırakıp geçtim
ben seni seçtim,

Kıyamet kopacak dediler
Binbir karmaşa kapladı her yanı
Nar suyu içtim,kendimden geçtim,
Rüya idi sanki hiç unutamadım o an'ı
"Nuh'un Gemisi'ne " iki bilet aldım !
İçimde kasvet geçmişe -geleceğe daldım,
Baktım olacak gibi değil
Hepsini kendi halinde   bırakıp geçtim
Ben seni seçtim,

Aylar, yıllar, çağlar geçti   aradan
Yepyeni bir kısmet sundu Yaradan,
Öz ağladı, göz ağladı, söz ağladı
Ayrı kalmış yürekler umut bağladı,
Ceylan gözlerin yorgun gözlerimi seçti
yudumlayarak su gibi içti,
Kendimden geçtim
Ben seni seçtim...
     yahya AKSOY
 
Gönderen:
Emine AK BAYINDIR

Şiir ismi:
Name-i Aşk

Şehir:
İstanbul

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
22:32


Guruba karşı gözlerime akan buğusun
Dibe indirdiğim o dağların doruğusun
Zapt edilmez kalbimin inatçı kabuğusun
Destursuz gelen aşkın hayâsı ol da gel!

Tozlu yollarda boz bulanık bir siluetim
Ruhundan yoksunsam eğer, sade bir etim
Mahzun dizelerim uzağında; öksüz, yetim
Berceste beyitlerin saf mayası ol da gel!

Mistik diyarlarda doğup hep duru akan
Aşk odunu bin bir hal ile şu kalpte yakan
Mana denizimin solgun hadikasından
Çiçeklerin bitmeyen rayihası ol da gel!

Fuzuli’nin aşka tiryaki mısralarından
O eski zamanların mağlup kıssalarından
El yazması sevdaların ilk nüshalarından
Zamane aşklarının manası ol da gel!

Derviş ölüm, ömür ipini kestiği vakit
İbretlik kabirle sarsılır, asude muhit
Ey can! Aşk ehli gönüllerde biter mi akit?
Şu mevta ruhumun Fatiha’sı ol da gel!



     11.11.2012
       Emine AK BAYINDIR
     İSTANBUL
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Bir DAĞ ol Samsun

Şehir:
Ankara

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
21:25


Bir DAĞ OL Samsun

Nabız
Samsun’da atar
Bunu Bilirim
Bir dağ ol Samsun ;

Ses ver sesime !

Dolansın gitsin
Samsun’dan Türk’ün türküsü
Türk illerine !

Çağır Samsun çağır !

Yankı bulsun nefesinle
Tekrar etsin sözlerin
Anadolu’da ve tüm yeryüzünde !

On dokuz milyon elli bir bin
Dokuz yüz on dokuz kere !

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Aklımda Sen

Şehir:
Ankara

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
21:08


Aklımda Sen

Biliyormusun.....
Hayatın acımasız temposu..
Yıllarca;
Yıprattı bu bedeni.......

Gönlüm ne istiyor;
Şöyle karlarla kaplı,
Bembeyaz bir dağ başı.........

Karlara bezenmiş;
Çam ağaçları......
Mmm.... ohhh.....
Tertemiz bir soğuk hava......

Şöyle küçücük de bir dağ evi;
Ocağında odunlar yanan...........
Hava gündüz ama kapalı....
Lapa, lapa kar yağıyor.........

Hafifte bir rüzgar uğultusu.....
Ocakta odunlar çıtırdıyor;
Ve pencereden bakıyorum....

Beyazlar içinde;
Gözlerim dalıyor.......
Ruhum,kalbim düşüncelerim;
Apak,beyaz,bembeyaz....

Pencereyi açıyorum;
Tertemiz bir hava,
Soluklarımda..,
Ve;
Aklımda sen,sennnnnnnnn! ! ! ! ! ! ! !

Akşam oluyor........

(Ankara 13/09/1999)

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Aklıma Gelince

Şehir:
Ankara

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
21:06


Aklıma Gelince

Aklıma gelince;
Titrer yüreğim........
Sanki;
Çöl sıcağında,
Serap görür gözlerim......

Kopamam senden;
Ayrı olsamda....,
Gözlerimde Hayalin,
Canım sevdiğim........

(istanbul-Yeşilköy-05/06/1983)

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Ağlayacaksın

Şehir:
Ankara

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
21:03


Ağlayacaksın

Bir gün anacaksın beni! ! !
Benle geçen günlerini....
Bir hüzün kaplayacak içini,
Ama geçmiş zaman, geçmiş ömür...
Yollar ayrılmış herkes başka bir tarafta...
Sen yalnızlığınla ağlayacak,kahrolacaksın! ! !
Beni gizli gizli anarak...
Ömür boyunca ağlayacak,ağlayacaksın.......

(Ankara-02/02/1999)

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
Buket Adıgüzel

Şiir ismi:
acıtıyor kuytularda

Şehir:
Adana

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
20:26


Anlatamadıklarım var hala yüreğimim kıyılarında ,
Yüzüne söylemeye cesaret edemediklerim şimdi sayfalarda ;
Dön bir gece yaralarımın merhemi seninle ;
Anla yar ! ardında bıraktıkların acıtıyor kuytularda !
Değme ! Dokunma sakın !
Baktığında beni hatırlamadıklarına ;
Ben hala avuçlarımı açıp titreye titreye ,
Seni dinliyorum kendi kabuğumda ...
 
Gönderen:
Buket Adıgüzel

Şiir ismi:
ÖZLEDİM SENİ

Şehir:
Adana

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
20:22


Hiç beklemıyordum bizi bırakıp gideceğinı ;
Büyüdükçe hasretinin de büyüyebileceğinı;
Zamanla herşey unutulur deseler de ,
Özledim seni ...

Dizimde kapattın gözlerini yalan dünyaya ;
Beni de bıraktın tek başima işte o anda ;
Oysa ne çok seviyordum seni bazen kızsamda,
Kızmayacağım artık söz gel artık
Özledim seni ...

Kösende oturup bizim gelmemizi beklemeni,
Gec kalsam bile 5 dakıka bana hesap sormanı ,
Gece yatınca yorgan altında bişeler yemeni,
Valla istemıyecem dön gel
Özledim seni...

'KIZIM ' deyişini özledim o ela gözlerinle ,
Elini öpmeyi özledim içimdeki sevgiyle,
Bana karışmanı bile özledim o söyleyiş şeklinle
Dön gel artık ne olur
ÖZLEDIM SENI...
 
Gönderen:
Buket Adıgüzel

Şiir ismi:
KİMBİLİR

Şehir:
Adana

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
20:17


Kimbilir gözyaşın olurum belki ;
Sıcak şarabın içine damlarım
Sen yavaş yavaş yudumlarken .
Kimbilir yanağında gamze olurum
Senin mutluluğunu yaşarım seninle .
Kimbilir belki gözlerın olurum
Tüm güzellikleri görürüm sen hissetmeden önce ..

Kimbilir belki yüzün olurum ;
Hissettiklerini hissettırırım etrafındakilere,
Kimbilir belki de sevdan olurum ,
Damarlarında dolaşırım kavurgan kan gibi ;
Duracak yeri bilir ve yaşatırım şimdi olduğu gibi ..
 
Gönderen:
Buket Adıgüzel

Şiir ismi:
Saklanan geri çıkmıyor

Şehir:
Adana

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
20:13


Hayatın anlamsız bakıslarında,
Yok olan sevginin birer kurbanlarıyız .
Zamanla yalnızlığa mahkum olduk
Özlem , hasret kalmadı yüreğimizde ;
Oysa çocukken özlem kutsaldı bizde .
Saklanbaçta bile oyun arkadasımızı özler yerini söylerdik ,
Şimdi ise kimsenin olmadıgı duvarlarla arkadşları olmuşuz.
Büyüdük ve saklanbaçın da kuralı değişti artık ;
SAKLANAN GERİ ÇIKMIYOR...
 
Gönderen:
Buket Adıgüzel

Şiir ismi:
YIllar gectıde sen gelmedin

Şehir:
Adana

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
20:10


5 senede olsa sen aramızdan gideli ;
Seni özlüyorum hala ne farkeder ki ;
'Kader' deyip, bakın hayatınızda deseler bile bize;
Sen olmadan olmuyor anlatamıyorum bunu kimselere .

Nerden gelirsem gelim sen sorardın bana 'nerde kaldın sen ' diye ;
Şimdi ben acıp kapıyı giriyorum senin olmadıgın bu eve ;
Her yerde senin hayalinle yaşıyorum kac sene gecse bile;
Zaman herşeyin ilacıdır deseler de ; olmuyor sensizliğin ilacı işte .

Kelimeler bile yetmiyor bazen özlemımı kendıme bıle anlatmaya ;
Oysa cocukken bırakmazsın sanırdım o zamnalarda ;
Neyın ne olduğunu öğrendğim o yasta ;
Sensizliği yasattı hayat bana .

Hayat işte ne olacaği bellı olmuyormus her anımızda ;
Sen gitmeseydın de her zorluğa göğüs gerseydık her zamanda ;
Gözyaslarım durmuyor sen aklıma geldiğin o anda ;
Sensizliğn bu kadar zor oldugunu tahmın etmemıstım senı kaybettıgım o anda ...
 
Gönderen:
MEHMET BOZTEPE

Şiir ismi:
ZULÜM GELİR

Şehir:
Konya

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
20:03


ZULUM GELİR
Çözülmeye başlamışsa ipliklerin
Sökülmesi bile insana ağır gelir
Gözüne yaş değdiyse kirpiklerin
Kapanması bile adama acı verir.

Sapan yemiş bir kuşun ağlama sesi
Kimsesizler yurdunun öksüz annesi
Bir fırtana sonrası akan ilk nefesin
Dokunuşu bile adama zor gelir.

Sabırlar saltanatının son emaresi
Göçük altından çıkarılan son depremzedenin ilk neşesi
Kapatılmaya başlanan muslukların son çeşmesi
Akarken bile cana zulum gelir.
 
Gönderen:
Buket Adıgüzel

Şiir ismi:
Canımdan Can Alıyorlar

Şehir:
Adana

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
20:01


Dur!Tek kelime etme ;
Yavaş yavaş alışıyorum yokluğuna .
Dur! Konuşma boğazımda düğüm olan adın ;
Yeni yeni çözülüyor daha .
Yapma dur ! Dedikçe yaktın canımı
Seni unutmaya yüz tutmuşken yüreğim
Nedir bu çektirdiğin cefa ?
Söylesene gül yüzlü yar reva mı bu bana ?
Nereye baksam orada gözlerin;
O canımı yakan o güzel gözlerin ;
Nereye kaçarsam kaçım karşımdalar;
Başımı yastığa koysam yine onlar ;
Hoşuma gidecek kadar güzel ;
Bir o kadar da can alıcılar ;
Çek ! Artık gözlerini üzerimden çek ;
Canımdan can alıyorlar ...
 
Gönderen:
Cem Güngör

Şiir ismi:
Denizin Türküsü

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
18:04


Deniz yüzün benden ese
Rüzgarın ömrüme kısa
Adımı kuşlar söylese
Martılardan sorar mısın

Deniz ömrüm zaten kısa
Kelebekler bende yasa
Mavilik içinden ise
Adım umut koyar mısın

Deniz yüzün yağmur ince
İster gündüz, ister gece
Fırtınalar özleyince
Türkümü fısıldar mısın
 
Gönderen:
büşra gezer

Şiir ismi:
adım adım sevda yolunda

Şehir:
Mersin

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
18:00


Şu ıssız gecenin sere serpe koynunda
Karanlığın bana saçtığı ıtriyatla
Ne var ki ızbandut misali karanlıkla
Koyun koyuna yatıyorum şimdi ben

Öyle bir gece ki karanlıkta aydınlık
Öyle bir gündüz ki aydınlıkta karanlık
Öyle bir gün ki varoş tarzı sokaklarda
Ispazmoz içindeyim korkuyla karışık

Böylesine tenha bir zaman diliminde
Kimseye güven yokken bu zifir yürekte
Her bir hücremden gelen güvenoyu ile
Yeniden hayat buldu bu yürek seninle

Tam da taşlar yerine oturuyor derken
Nereden çıktı bu kurnaz ayrılık birden
Bense taparcasına bu denli severken
Terk etme gitme eyy yar bu cansız bedenden

Bülbül güle gül bülbüle yanar aşk ile
Nam salmış bülbül güle teraneleriyle
Ne acı ki karşılık gelmemiş bülbüle
Can vermiş gülün dikenlerinin üstünde

Beyaz renginde olmuş kanla kırmızı gül
Bu esnada atiye uçmuş bahtsız bülbül
Kederle kızarmış bozarmış gül, olmuş kül
Bu denli gururlanmak nedendir ki eyy yarr..
 
Gönderen:
HATİCE KUYUMCU

Şiir ismi:
HASRET İZİ

Şehir:
K.Maraş

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
17:40


Bekler bizi göğsü güzel dağlar,
Şahin bakışlımın tek gözünü siper edip namlumun ucuna
Galip ve mağlup birde ben düşerim
Güz elması yanaklı dilber dağının peşine...

Koca dağ koca göğsün yırtıp,
El edince bize gürgen meşe tohumları,
Dağılıp tekrar tekrar toplanan sisler yücelerinde...
Oynaşınca ferden nasipsiz gözlerimizle,
Ne tütün söndüren kar tanecikleri,
Nede bastıkça çeken çektikçe batıran çamur deryaları,
Alıkoymaz yolundan yalın yüreğimizi...

Bir yürek ki yangın yeri...

Bu yürek cehennem ateşi...

Bir yürek ki bendeki...

Hasret izi her zerresine çivilenmiş dövme...

Babam daha döndürecekti hayatı, durmasaydı tekeri değirmeninin.
Anam gülecekti bu hayata gül ezmesi yanaklarıyla,
Eskitmeseydik gülüşlerini.
Kısalta kısalta tüketiğimiz, tüketip bitirdiğimiz seslerin,
Sessiz ağlayan kirli cümleleriyle kurduğumuz hayaller,
Eksiltmeseydi gülüşlerimizi...
Yanıbaşımızda yitirdiklerimizin bir görünüp bir görünmeyen silüetlerini,
Sisli dağ başlarında bulma ümidine düşmezdik.
Eskitmeseydik gül reçeli bakışların ağza tat öpüşlerini...

Kim galip,
Kim mağlup,
Ya ben ben kimim?
Yitirdik biz bizi,birbirimizi...

Bilge Dağ,Baba dağ,Bacı Kardeş Dağ...
Bıraktık silahlarımızı ateşkes eyledik susturup elimize aldık
Çuval çuval tuz yükü yüreğimizi,
Bir yürek ki yalın,
Bir yürek ki korkak,titrek...

Güz elması yanaklı göğsü güzel dağ,
Şimdi bir masum tohumum ben.
Sesi yüreğime çağrı anam dağ.
Yeniden doğur beni...
 
Gönderen:
ayşenur habipoğlu

Şiir ismi:
okul

Şehir:
İstanbul

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
17:28


okulumu çok severim
yeni bilgiler edinirim.
bu öğrendiklerimi;
her akşam tekrar ederim...
 
Gönderen:
NURCAN ZİYARETLİ

Şiir ismi:
CENNETİN DENGİ

Şehir:
Yalova

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
16:40


Cennetin Dengi
Söyle, kim var sevgiden cennet kuran?
Hangi insan kalbidir şefkat taşan?
Söyle,yardan tatlı kim? Kimdir canın?
Bak, o tenden döktüğün terden yakın.

Sahte aşklar,tövbesiz âhlar yaman.
Dilde kalmış gölgesiz sözden aman!
Kimse ummaz,gün gelir destan olur.
Tülde kalmış tertemiz aşklar durur.

Sevgi yağmur,sevdiğin toprak olur.
Rengi gökten savrulup pir kaybolur!
İşte arsız sevgiler hep böyledir.
Anne,sonsuz cennetin tek dengidir.


                                          Nurcan Ziyaretli
 
Gönderen:
NURCAN ZİYARETLİ

Şiir ismi:
BİR ÖMÜR ŞARKISI

Şehir:
Yalova

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
16:39


Bir Ömür Şarkısı

Bir avuç kadar kaldım işte ben.
Sen hâlâ sevecek misin beni?
Yıllardır sana yorgunum desem?
Söyle, taşıyacak mısın beni?

Bir ömür şarkısı dilimde,
söyle, duyacak mısın beni?

Sana tutunmayı düşlemiştim.
Düşerken tutacak mısın beni?
Seni yarı yolda bırakırsam
söyle,affedecek misin beni?

Bir ömür şarkısı dilimde,
söyle, duyacak mısın beni?

Yüzümde oluşurken çizgiler.
Hâlâ beğenecek misin beni?
Gün gelir, başkasını seversen
Elde arayacak mısın beni?

Bir ömür şarkısı dilimde,
söyle, duyacak mısın beni?


                            Nurcan ZİYARETLİ
 
Gönderen:
Ahmet ARSLAN

Şiir ismi:
Yeni Anladım

Şehir:
İstanbul

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
15:57


Bu sefer sıkı giyinmiştim aşkına
Gölgelerim kara ziftlerden mabetli
Mart endamlı gözlerinin pırıltısı
İçimde garipten bir esinti
Bütün tüylerim şahlandı birden
Bedenimden bir ruh çekildi.
Sabahının ayazı,yalnızlığının kırbacı
Bin bir parça etti gönlümü
Yaşanmış ve bir anlık
Defnedilmiş ömrümü
Karanlık pençelerinde hapsettin beni
Gerçi karanlığı seçen de bendim değil mi?
Avuçlarımla yine ellerinin ıslaklığını andım
Sürdüm rahmetini yüzüme
Gözümdeki yaşla elimdeki terin
Aynı şeyler olduğunu yeni anladım...
 
Gönderen:
Ahmet ARSLAN

Şiir ismi:
Olmadan

Şehir:
İstanbul

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
15:55


Parçalarcasına yüreğini ona sarılmak olmadan
Dikeni içine biten güldür yaşamak
Halka halka gözlerinde meşke dalmak olmadan
Kar değmeyen yerlere kardelen açmak
Çağlayan nur pınarına dilteşne kaldım
Şu ömrü dirazı seninle anımdan saydım
Bir dirhem gülüşün dudakta şakrak olmadan
Yaşamak yağmura küskün çorak bir toprak
Her söze senle başlayıp seninle susmak olmadan
Seninle her rüyadan her an uyanmak
 
Gönderen:
Ahmet ARSLAN

Şiir ismi:
Ne Oldu İstanbul?

Şehir:
İstanbul

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
15:53


Ne oldu İstanbul?Bugün buğulusun...
Boğazın kuruduysa,ıslanmaya mahkumsun.
Hüzün vakti bir sefer
Her an gözlerimde sen
Ben yarim sende bildim
Sen yarimden bihaber
Ne oldu İstanbul?Yorgun düşmüş halin var
Akıp giden zamana da dursaydın ya dört duvar
Çığlık olup İstanbul
Neden yağarsın gönlüme?
Ben zaten dolup taşmışım
Sen de gelme üstüme
Ne oldu İstanbul?Karalara büründün
Biz hep beyaz istedik,sen de öyle göründün
Eller titrek gönlümde
Bir yangın ki hiç sorma
Vuslata giden yolun
Bir düğümüm sonunda...
 
Gönderen:
Mehmet Erdal Karakaş

Şiir ismi:
Siyah Beyaz

Şehir:
İstanbul

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
15:02


              
                 Siyah beyazdı hayatımız eskiden.
                 Siyah beyaz bakardık renkli gözlerden
                 Yaşama dair ne varsa...


                 Siyah, devlet...
                 Beyaz, hizmet demekti o zamanlar...
                 Siyah, çatık kaşlılar,
                 Beyaz, mutlu halkıma...
                 Siyah takım elbiseleriyle,
                 Beyaz vaatler verirlerdi
                 Hiç gerçekleşmeyen.


                 Siyah beyaz televizyonlarda,
                 Şerefli yenilgiler seyrederdik.
                 Gururlu, mağrur,
                 Ama biraz da ezik...


                 Siyah forma, beyaz yaka
                 önlüklerimiz vardı okullarda.
                 Bir harf öğreten öğretmene
                 köle olma saygısıyla,
                 Kara tahta önünde
                 beyaz tenli mahcup çocuklardık.


                 Siyah beyaz aşklarımız vardı.
                 Siyah damatlık,
                 Ve beyaz gelinliğiyle...
                 Nikah memurunu da içine alan
                 mutlu birer resimdik duvarlara asılan.


                 Siyah beyaz fotoğraflarda,
                 Siyah saçlı,beyaz gülen düşler kurardık.
                 Siyah,beyaz solgun fotoğraflarda,
                 Aslında canlı ruhlar taşırdık.


                 Siyah beyazdı her şey.
                 Beyaz güler, siyah ağlardık.
                 Ağıtlar yakar, karalar bağlardık.
                 Beyazlar giyer, çalar oynardık.


                 Ya siyah düşünürdük,ya beyaz.
                 Ortası yoktu fikirlerin.
                 Ya kara şahin olurduk
                 Ya da beyaz güvercin...
            
                                           08-07-2004

       


















 
Gönderen:
YAHYA AKSOY

Şiir ismi:
BİR SES BİR NEFES

Şehir:
İstanbul

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:28



BİR SES BİR NEFES

İLÂHİ BUYRUKLA DOĞDU İNSAN
BİR SES, BİR NEFES,
BAŞARILI, MUTLU VAR OLMAK İÇİN
ÖMRÜNÜ VERİP, NEFESİNİ TÜKETTİ,
NE YAPTI NE ETTİ İSE
SONSUZLUĞA BAKARAK, ELİ,ŞAKAĞINDA
VARLIKLA YOKLUK ARASINDA
UMUTSUZ DİLEKLERE SESLER, NEFESLER KATTI,
YOK YERE TÖRPÜLENDİ ÖMRÜ
BAKTI OLACAK GİBİ DEĞİL
AYAK AYAK ÜSTÜNE ATTI
ANILARIM KALSIN DİYE GÜNCE TUTUP
YAN GELİP YATTI,

ÖLÜ SEHER YELİ ESMEZ OLDU
CAN SUYU GÖZLEYEN GÜZ GÜLLERİ
BİR ÖMÜR GİBİ SARARIP SOLDU,
YAZ YOGUNU, GÜZ VURGUNU İNSAN
ÇIKAMADI YEDİ KATLI KABUĞUNDAN
YENİLDİ AZGIN ZAMANA,
MARTILAR, KANARYALAR KANATLARINDA
PAPATYALARLA SÜSLÜ CENAZEYİ TAŞIDILAR
GIRANİTTEN MUSALLA TAŞINA
KIRMIZI-BEYAZ KARANFİLLERDEN
ÇELENK KOYDULAR BAŞINA,
KUŞLAR, ÇİÇEKLER, İNSANLAR
CENAZE DUASINA DURDULAR;
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
NURULLAH HOCA EFENDİ BULVARI

Şehir:
İzmir

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:21



Dün beni "NURULLAH HOCA EFENDİ" bulvarında kıstırdılar
Hala laik yaşıyorum diye
Sopalarıyla düşüncelerime saldırdılar
Sanki kovacaklar diye....

Gafiller nerden bilecekler ölümsüzlüğümü
Zincire yatırılmış fikirlerimi nerden bilecekler
Sopamı dayanır bana, Taşa bağlı ip mi
Karanlıkta kahpe bir kurşun mu sıkarlar,artık
Yoksa darağacındaki zavallı ilmik mi....



Sökemediler beni benden, hiddetlendiler
Kanım bir anda pranga gibi yapıştı yüzüme
En öndeki sakallı kafir diye bağırıyordu
Vurun derken salyaları üstüme akıyordu.......

Dün beni "NURULLAH HOCA EFENDİ" bulvarında kıstırdılar
Zannettiler ki çırılçıplağım,
Zannettiler ki çığlık çığlıyayım,
Oysa hiç korkasım gelmedi
Hiç kaçasım gelmedi
Üstümde debelendiler, debelendiler
Hatta gülüyordum bile, gördüler
Bunu zannetmediler.............

Yıl 2026,10 Ekim Perşembe
Bugünden şair gözüyle hazırlanmış
Gelecekten bir enstantane..........

Vedat DÜNDAR

Meraklısına dip not: Bahse konu bulvar, şimdilik Atatürk adıyla kullanılan bulvardır....

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
E-1248.3/5

Şehir:
İzmir

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:18



Onu bulduklarında nüfusu yoktu
Belki bir ismi dahi olmamıştı
Onaltı,onyedi yaşlarında kara bir oğlandı
Ne yağızdı,ne yiğitti,sırf sakalsızdı
Ve bir daha hiç sakalları da çıkmayacaktı
Onu ilk gören çoçuklar haber vermişler çevreye
Çevrede galeyanla uzanmıştı polise
Bir sonbaharın sabahında bulmuşlar onu
Dere kenarında iple boğulmuş vaziyette
Toprağa mayalanır gibi uzanmış
Dilini yalıyormuş gibi dudaklarının üstüne koymuş
Hani biraz da yüzünde gizli bir tebessüm var.....

Omuzunun üstünden çevirdiler naaşını
Kekremsi bir tatla kapanmıştı gözleri
Çamurları sıyırdılar parmaklarından
Alnındaki kiri temizlediler,
Ceplerini yokladılar,
Sararmış bir kağıt mendil çıktı,yırtık
Bir de sekizde durmuş ucuz bir saat...

İki saat savcının gelmesi beklendi
Sonra daktilonun tuş sesleri ırmağın incecik deresine
karıştı
Birden sessizlik koyulaştı ,
Sonra meselenin bir parçasıymış gibi bekledi kalabalık
Kısaca sorulara bildik hiçbir cevap yoktu
Kol ve bacaklarından tutarak soktular çuvala
Alışık bir vaziyette çektiler fermuarı
Artık ortada ölü falan yoktu
Şimdi yeni gelinin çeyiz bohçası gibi olmuştu..
Götürdüler şehrin morguna
Burada ölüler buz tutuyordu
Ayak baş parmağına tabela taktılar
E/1248.3-5 yazdılar
BU onun hiç olmuyan nüfus kimliği oldu
Artık tuhaf bir adı vardı
Belki soyadı bile içinde yazılıydı...

Soruşturma bir ay sürdü
İki yeni yetme polis bir ay gezindi
Bu sürede hiçbir telefon çalmadı
O bir ayda tek bir ihbar gelmedi
E/1248.3-5 morgda iyice dondu
Kimsesizliğinde Otopsisi dahi yapılmadı...

Biray birgün sonra gömdüler onu
Boğularak faili meçhul yazdılar
Dosyası arşivde tozlu raflara kalktı
Kimsesizler mezarlığında kimsesizdi
Hoca o gün izinli olduğu için
Onu sadece toprağı kazanlar gömdü
Karısıyla telefonda kavga eden
Bir de polis vardı kayıt yapan....

Adı gibi toprağında,taşı da olmadı
Duasız bir yolculuktu bu onun için
Belki gittiği yerde bile tanımıyacaklardı
E/1248.3-5 neydi ki
Belki bir ayda orada sürerdi soruşturması
BU sürede yanar mıydı,donar mıydı bilinmez
Belki oradada kalabalık meraklı bir grup toplanırdı
Artık zebanisimi gelirdi cebrailimi yoksa özel yetkili
savcısımı
Tutarlardı tutanak
Dirilemiyor diye
Belki sabırları taşardı iyice
Kimdir bu E/1248.3-5 diye

Vedat DÜNDAR
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
KENDİ SEVDALARI

Şehir:
İzmir

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:16



Hepsini saysan dörtten bir fazlaydılar
Sessizlik sanki beşikte sallanır gibi,uyumuştu
İki tarafı meyilli vadide gölgesizce yürüdüler
Soğuk nasırlaşırcasına vurdu yüzlerine
Köpeğin hırıltısı,cephanesi bitmiş silah gibi susmuştu
Katırın bacakları,diğer bacaklarını tokatlıyordu

Şimdi kenarsız bir ufuk geçeceklerdi,kıvrılarak
Artık o azgın öfkeleri yoktu
Sarıya tutsak ovanın ötesindeydi toprak
Birbirlerine geçercesine sokuldular
Nefesleri koyulaşarak tüttü,
Hepsi bir anda aynı tarafa baktı,sözgelimi
Toprağa doğru kasılarak,gözleri…..

Şimdi tonlarca kabaracaktı toprak
Kırbaç gibi kazmalarla,çatlatılarak
Nasırlarında elleri kanlı,
Terleri bedenlerinde özgürleşerek
Onlarınki artık durmaksızın ,günboyu
Toprakla sevişerek !!..


Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
BİR ŞAİRİN SON NEFES TASAVVURU

Şehir:
İzmir

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:13



Sıcağı,sıcağına koşarsınız
O anı bilirsiniz ,orada
Uzanmışımdır yada
Kıvrılmışımdır boyunca.....

Bir bankanın bekleme sırasında olabilirim
Bir lokantanın açık büfesinde
Şehir kütüphanesinde mesela
Hani Atatürk bulvarının tam ortasında
Ne bileyim belki bir göl kenarında
Yada belki bir mitingte pankart taşırken..

Gözlerim hâlâ yarı açıktır,görürsünüz
Dilim kıvrılsın istemem
Zincirlenmiş gibi hareketsiz yatarım
Düşerken gömleğimin bir düğmesi kopmuştur
Muhtemel ayakkabımın biri fırlamıştır
Hani burnum kanamıştır filan
Ne gam !..

Acil, hemen cevap vermez telefonlara
Birisi nefesime kadar eğilir

Birisi anlarmış gibi göğsüme dokunur
Bir kadının yarı çığlığını duyarsınız
Beş metrekareye on insan sığışır
Çevrende hep beraberdir panik
En az bende panik !.......

Artık yarı açık gözlerimle fersiz bakarken
Sıkışacağı kadar sıkışır şerit
Hayalini son bir kez tadarım gözlerimde
Altmış yıl bir kadın sevdim,ben
Altmış yıl bir kadın beni sevdi
İşte ben bu yüzden kendime acımıyorum şimdi
Bu dolu hayatım hiç boş kalmadı onunla
Sevgisiz bir saniyem bile olmadı
Başımı yasladığım zaman,dünya benimdi,koynunda

Şimdi biliyorum ambulans Mithatpaşa caddesini çığlıkla döner
İlerde üç katlı market vardır
Dibinde meşhur o seyyar köfteci
Yan tarafta boyası eskimiş kreş
Bahçesinde birkaç velet
Ambulans durmaz geçer..

Sonra viyadükten sağa sapar
Karşıda koca vali konağı
Önünde iki polis laflıyor
Solda ticari taksinin tehlikeli manevrası
Sarı ışık,
Kırmızı ışık,
Direk
Geçersiniz….

Şimdi hastaneye varmadan,köşede
O meşhur dolunay pastanesine gelmektesiniz
Üçyüz metre kalmıştır
İkiyüz metre,
Elli metre,
Derken ,
Tam önüne
Gelirsiniz,
Geçmeden!.....

Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
BATAKLIK ÇİÇEKLERİ

Şehir:
İzmir

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:11



Hiçbir suçtan hüküm giymemiş
Kara damlı mahpuslardır onlar
Pencerelerinde parmaklık yoktur, ama
Taşı bağırlarında kırarlar...

Gayri meşru bir kaderin, kederi gibi
Başını kopardığımız çiçeklerin, dallarıdır onlar
Ölmeden kendi tabutlarına sokulmuşlar.

Kimisi sanki ailesinin pisliğidir
Kimisi kocasının sillesi
Kimisi ihanetin öfkesi
Kimi tuzakların cilvesi
Kimisi paranın sıcak nefesi
Yaşamaya hevesli midir, onlar.

Sanırsın gülerek bakarlar sana
İçki ve uyuşturucuyla harmanlanıp
Beş kat makyaj altında saklanırlar.

Muhtemelen birisi benim bacım olabilirdi
Birisi ise sizlerden birinin
Oysa çok iyi biliyorum ki, çok
Hepsi benim bacımdır, onların
Ve hepsi sizlerin…

İşte şimdi utanarak kapanırım sessizliğime
Utanırım kendi günahımdan
Ben olmasaydım derim, ben olmasaydım
Cinsimin bu vicdansız talebi olmasaydı
Olmazdı bütün bunlar...

BAŞINI KOPARDIĞIMIZ ÇİÇEKLERİN, DALLARIDIR ONLAR

Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
KORUNAKSIZ RUHLAR

Şehir:
İzmir

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:09



Ses önce karşıdan geldi
Süzülüverdi odaya
Sonra kasılıp, keskinleşerek
Karışırken havaya
Tavana kadar yırtıldı gerçek...

Odadaki adam için sağıldı tutkular
Artık bütün sırlar, manasızlaştı
Bedenini, divandaki mor kadifenin üzerine taşıdı
Dişini dudaklarına bastırarak, uzandı
Bir an beyaz şarap gibi aklandı teni
Mafsallarının üstüne bükülürken dizleri
Sanki birden yaşlandı...

Sonra aniden sızlandı hayalleri
Işık sanki yumuşuyarak ılıklaştı
Göz yaşları kirpiklerine tutuştu
Kendini kavrıyarak örtünmeye çalıştı
Ama o sağır ses kıyametlenmişti bir kez
Korkusu gözlerine kefenlenmişti artık...

Şimdi tekrar koyulaşarak,hareketlendi ses
Gökkuşağı gibi sahteleşerek kuşaklandı
Sonra bir anda salınarak, soyunup
Geldiği yere tıkanarak kısırlaştı...


Kurulu çalar saatin zili melodi gibi yankılandı
Çırpınarak uyandı genç adam
Saatini susturdu
Bu kadarına aklı yetmişti
Oda gömülmüş bir sessizlik içindeydi
Düşündeki o ses, beyninde tükenmişti...

Doğrularak oturdu yerinde
Şimdi karşıdan gelen hiç bir ses yoktu
Kafirliği kırılmıştı gecenin
Çenesinden akan salyasını sildi
Birikmiş bir koku kapladı genzini
Çırılçıplak ayağa kalkıp dolaşırken
Teri, bir günah gibi, yapışmıştı üstüne....


Pencereye doğru yürüdü
Demir parmaklıkta soludu gökyüzünü
Acısını yumruklarında sakladı
Yüreğindeki alev harlandı
Bir an boş gözlerle aşağıya baktı
Avluda arkadaşları koşuşarak elele gülüşüyorlardı


Burada gelmişi geçmişine karışmış
Marazi ruhlarda barınan
Bilmeden kahkahalar atan
Kendi böğürlerine kusan

BİR ÇIĞLIK GİBİYDİ YAŞAMLAR!!!





Vedat DÜNDAR
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
YARINDAN SONRAKİ DÜNDÜ

Şehir:
İzmir

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:06



Yarından sonraki dündü
Sana çıktığım gün
Suçlu bir keyfim vardı
şimşeklerden gökgürültüsü yapmıştım
Korkum kağıttan kayıktı
Sanki yasaklarımla sevişecektim
Oysa yasağın kendisi bendim

İlk basamakta geri dönmek istedim
Hatıralarım hayallerimin önünde
Beni sana doğru çekti
Gece yazdan kalmaydı ama
Bu benim baharım değildi

Birden yabancılaştı sakinliğim
Serseri bir şüphe ile doldu yüreğim
Yağmur tembihlenmiş gibi durdu
Kapını kaygıyla çaldım iki kez
Tam iki kez çığlık çığlığa
Bekledim gölgeme saklanarak
Bekledim

Anahtarda bir kilit sesi kırıldı
Sonra guatırı büyümüş yaşlı kadının
Biri açtı kapıyı


Seni sorduğumda gölgelendi
Öldü dedi yavaşça
Ölmeyi haketmişçesine,
Garabeti hızma gibi burnunda
Utangaç bir köpeğin tasmasını tutuyordu
Gözleri yoktu öfkesinde
Sözleri yoktu, anlayamadım
Bir anda bıyığı büküldü gecenin
Darası buharlaşarak saflaştı
Bekaretine sarılmış Meryem anaya benziyordu kadın
O anda feryadımın içine aktım


Yarından sonraki dündü
Sana çıktığım gün
Suçlu bir keyfim vardı
Şimşeklerden gökgürültüsü yapmıştım
Korkum kağıttan kayıktı
Sanki yasaklarımla sevişecektim


Oysa yasağın kendisi bendim !



Vedat DÜNDAR
 
Gönderen:
YAHYA AKSOY

Şiir ismi:
GÜNCE TUTTUM

Şehir:
Ankara

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:05




GÜNCE TUTTUM

UZUN BİR ZAMAN ÖNCE
BÜTÜN RENKLERİ BÖLÜŞMÜŞ GÖK YÜZÜ
KALDIRMIŞ KOLLARINI GÖĞE YER YÜZÜ,
İÇİM İÇİME SIĞMADI SANKİ
MOR GÜLLER AÇTI YÜREĞİMDE,
GÖK KUŞAĞI DOĞDU ÜZERİME
KALEM OLDU ELİM
BİR GÜNCE TUTTUM
UMUTTU ADI,

UMUT GEMİSİ OKYANUSLARI AŞTI
HEYECANLA CENNET KOYLARI DOLAŞTI,
DENİZLERE SIĞMAYAN YÜCE SEVGİİYİ
URGANLARLA, AĞAN BULUTLARA ASTI,
BAMBAŞKAYDI SEVGİNİN TADI
UMUTTU ADI,

BİR YIL GEÇTİ ARADAN
URGANLAR,SANKİ PAMUK İPLİĞİ OLDU,
GÖK KUŞAĞI ALTINDA
UMUT DOLU SEVGİLER
SARARIP SOLDU,

DÜN BİR GÜNCE TUTTUM
İÇİNDE YOKTU UMUT ADI,
YAZIP BOZDUM, BOZUP YAZDIM
HİÇ YOKTU TUZU TADI
ADINI KOYDUM CADI,
KALEMİ ALDIM ELİME
SIR'DI GÜNCENİN ADI
YAZDIM GÜNCEYİ GÖNLÜME.

YAHYA AKSOY-ANKARA
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
SIFIR NOKTASINDAYIM

Şehir:
İzmir

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:04



Karanlık bir sessizlikte bilirsiniz
Yanlızlık ampul gibi patlar
Bir tür gizlenme arzusunun
Kemiğe döner acısı
Merhametine sarılır ,şefkatin
Cömertçe...

Oysa sevgilerine inanırdık eskiden göklerin
Omuzlarına kadar sarılırdık sıcaklığına
Gözlerin karanlığımı gizlerdi
Yıldızları birlikte koklardık
Denize dokunmadan şiirler yazardık,biz
Seviştikçe...

Bilmiyorum ne oldu da
Neden yıldızlar bıçaklarını çekti
Bir işaret verdi serçe parmağının ucu
Neden kabuklandı ki şefkatin
Korkularıma mermerlendi tükettiklerin
Yüreğime günahların evcillendi
Beni terkettiğin gün
Sessizce...

Şimdi sana gösterdiğim yerde bir şey yok
Sokakta yanan lambanın yaşlısıyım
Gömülü yastığımda uykularımdan geçiyorum
Gecenin bacasındayım
Kendimi sayıyorum geriye doğru
Artık sıfır noktasındayım,ben !
Özgürce...


Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
BEN BU ŞEHİRİM

Şehir:
İzmir

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:02




Burası benim şehrimdir
Ben bu şehirim
Burada gecenin öfkesi benimdir
Gündüzü benim.
Camdan bir tramvay gibi
Işığına böcek toplayan şafağının gölgesi;
Hemşerimdir...


Burada çamaşır ipinden yapılmıştır balkonlar
Kadınların ellerinde dolu dolu mandallar
Sanki kanatlanarak koştururlar
Hepsinde düzensiz bir telaş.
"Yavrum" diyor kadının biri çccuğuna,"düşeceksin"
Bir başka kadının saçları gözlerine dolaşıyor;
Eteği beline doğru uçarken, çorapsız bacakları
Koca şehrin içine karışıyor...

Burada gökyüzü daha fazla büyümez
Bulutlar binaların çatılarına sarılır;
Akşamları pasaklı bir yağmur başlar
Yağmur değil sanki çamur yağar.
Bu yüzden şehrin arabaları hep kirlidir
İşlerinden koşarak dönen adamların giysileri
Balkonlara çamaşır olarak serilir...

Burası benim şehrimdir
Buradaki her şey benim...
Kah balkondaki kadınımdır ben
Kah park yerinde kavga eden adam
Kah uykusuz kalmış seyyar satıcısı
Kah dükkan kepengini gürültüyle kaldıran
Belki bir şiire sızmış şair kazıntısı
Ya da izmaritini kaldırıma fırlatan ...



Belki köşelenmişimdir İnönü bulvarında
Dilencisini ben sanır insanlar
Karşımda onar katlı binalar
Açık bırakılmış bir pencereden girerim
Karanlıkta fosfor gibi parlayan
Tel örgülerim sallanır boşlukta...

Şimdi bunları yazarken biliyorum
Şiiri seviyorum elbette
Şiirin moruna ben de inanıyorum
Ölüme inandığım kadar

Bu şehre borcum var...


"Burada çamaşır ipinden yapılmıştır balkonlar"



Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
seda saygın

Şiir ismi:
İMKANSIZ OLMAZSA

Şehir:
Adana

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:00


İMKANSIZ OLMAZSA

Hayatımızda hiç keşkeler
Pimanlıklar olmazsa
Seven gönül kin tutmazsa
Ayrılık hep sürgünde olsa

Ahlar vahlar yerine
Gönüllerde hep şenlik olsa
Kötülüğün garezine
Her yere iyilik saçılsa

Saflık, temizlik
Hep sembol olsa
Bencillik zincire vurulsa
Yaşamak güzellikle dolsa

Hüzünler, acılar
Kederler, çileler
Zindanlarda kala kalsa
İnsanı hep bir huzur kaplasa
Hiç birşey imkansız olmasa
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
SENKRONUM TUTMUYOR

Şehir:
İzmir

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
11:00





Bazen durup dururken
Sen aklıma geldiğin zaman
Zembereğim kurulur,
Sanki dinamitim patlar tenhamda
Yüreğimin yırtmacı açılır
Yağmurla yıkanmış bir rüzgarda
Düşüncelerim boğulur savrularak
Kendi çevremi dolanırım ,ben
Astarıma sarılarak...





Kendimle buluşmakta direnirim
Hasretime çalkalanırım bazen
İçimdeki senkronum tutmaz.
Boyumdan daha uzundur gölgem.
Bedenimden düşürdüğüm zaman,
Ben kalkarım da yerden
O kalkmaz...


Oysa hiçbir zaman bilemezsin,
Ben senin sokaklarını sevdim hep
Ayağını değdirdiğin parke taşlarını
Tenini ıslatan yağmurlarını
Sende kalan nafile gecelerimi;
Umursamazlığını sevdim
Sırf sen sevdin diye,
Kendi içime çivilenip, gizlice
Senin sevgililerini sevdim...Ben !


Şimdi korkuyorum eve giderken,
Bu körkütük gecenin sessizliğinde,
Yağmur okyanus gibi gözlerimde
Felaketin yörümgeme girmiş,
Veresiye bir aydınlık içinde
Kapıyı açıyorum...

Telefonum çalıyor aniden...


Sanki kendi kendimi arıyorum...Ben!



Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
YAHYA AKSOY

Şiir ismi:
UYKUSUZ GECELER

Şehir:
Ankara

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
10:50




UYKUSUZ GECELER

BUĞULU PENCEREMDEN BAKARKEN UMUTSUZCA
BULANIK DÜŞLERİME SARILIP KALMIŞIM,
BALKON DEMİRLERİNE TAKLIMIŞ PARMAKLARIM
KARANLIKLAR İÇİNDE SELVİLER ARASINDA,
BUĞULU GÖZLERİMLE HAYALLERE DALMIŞIM
UYKUSUZ GECEDE UYUYA KALMIŞIM,

sAYDAM BULUTLARIN UÇUŞTUĞU SOLGUN GÖK YÜZÜNDE
EŞİNDEN AYRI DÜŞEN YUVASIZ GARİP KUŞLAR,
BULUTLAR ÜZERİNDE BAĞDAŞ KURUP
BİR DAHA AYRILMAMAK KAVLİYLE YURT TUTMUŞLAR,
SEMAYA KANAT AÇIP İBADETE DURARAK
GAMI- KEDERİ UNUTMUŞLAR,

NEVRÛZ GÜNÜ ÇİÇEĞE YÜZ TUTMUŞ TOMURCUKLAR
BİR KARLI GECEDE VURGUN YİYEREK,
YEL VURGUNU BUĞDAY TANELERİ
SÖZ YORGUNU GÖNÜLLER GİBİ,
ÖRSELENİP TANINMAZ OLMUŞLAR
UYKUSUZ BİR GECEDE KAYBOLMUŞLAR,

UÇAK HOMURTULARI ARASINDA SOYUT DÜŞLER
GÖZÜMDE GÖZ, KALBİMDE SÖZ İZİ,
ACILARLA DOLU ANLIK UYKUDA
UFKU GÖRÜNMEZ UZAKLARA SELAM SALDIM,
UYKUSUZ GECELERDE UMUTSUZ YÜREĞİM BURUK
ELLERİM ŞAKAKLARIMDA ÇARESİZ KALAKALDIM,

UYKUSUZ BUĞULU GÖZLERİM SELVİLERİ GÖRMEZ
UĞULTULU KULAKLARIM,KUŞLARIN ŞARKISINI DUYMAZ OLMUŞ,
MAVİMSİ SİSİNE BÜRÜNMÜŞ BU KENTTE
UÇURUMLAR ARASINDA KİMSESİZ,
RÜZĞÂR UĞULTULARI ARASINDA USUMU ARIYORUM
HER YANI KAR KAPLAMIŞ, BULAMIYORUM.

YAHYA AKSOY- ANKARA
 
Gönderen:
İbrahim Can Güldüm

Şiir ismi:
BEN ONUN OĞLUYUM

Şehir:
Bursa

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
10:11


BEN ONUN OĞLUYUM

Yaş 8...
Saat gecenin 11’i
Gözlerimde iki üç gecenin uykusuzluk yorgunluğu
Uzanmışım yatağa, şafağa kadar umutlu bekleyiş
Yan odadan gelen, hıçkırıklarla karışmış ağlayışlar...
Yakınmalar, kadere lanetler ve okunan dualar

Tek bir sebebi varmış aslında
Beni büyüten, kısa sürede olsa
Hayattan zevk almasını öğreten kişi

Yakasından tutarcasına hastalık, bırakmıyor bağlanmışcasına
Benim yaşım ufak, belki de anlamıyordum olup biteni
Fakat ablam ;
Tüm yaşanmışlıklar, mutlu anlar, hüzünlü günler...
Asla unutamayacak, güldüğünde hatırlayacak, ağlayacak ve...
Kadere lanet edecek belki de
Duvarlara vuracak, kendine acımaksızın...

İşte bu yüzden umutlu bekleyiş var yüreğimizde...
Ve şimdi gün ağarmakta ve güneş çıkmakta, ağır ağır...
Gözyaşlarımla ıslattığım
Ve...
Üstüme ağlayış seslerim duyulmasın diye örttüğüm yorganım…

-Aniden bir el dokundu omzuma
Kaldırdığımda yorganı bir ses :
“ BABANIZ ÖLD܅! “

Durdu zaman, güneş durdu…
Aydınlatmıyor artık ne günümü ne gündüzümü,
Isıtmıyor içimi, aksine üşütüyor
Üşüyorum...
Sarılıyorum yorgana fayda yok !

Sonra bir çaresizlikle irkiliyorum yataktan
Ne yaptığımızı bilmezcesine
Sarmış evi dost, akraba...
Kimisi yakın kimisi uzak...

Dışarı çıkıyorum rahatlamak için
Ve bir ses yükseliyor Gök Kubbe’ den
“Essalatu Vesselam”
Daha önce de duyardım bu sesi anlam veremezdim...
Okunuyor şimdi… İçime dokunuyor ne olduğundan habersiz…
Sonunda ise İbrahim oğlu Beyhan…
Düşündüm, akıl erdirmeye çalıştım o an
Babam ünlü biri mi ki ismi okunuyor...

Şimdi yaşım 18...
Ve artık cevabı bulmak o kadar zor değildi…
Evet... Babam düşündüğüm gibi ünlü biriymiş
Çünkü BEN ONUN OĞLUYUM...
 
Gönderen:
Ethem Hırlak

Şiir ismi:
HAYAT

Şehir:
Eskişehir

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
09:54


Zor olanı anlamak mı?
Zorlukların eğitmenliğinde
Bedeni, ruhu ıslah etmek mi?

Bazenlerle,
Keşkelerle,
Yalnızlıkla,
Ruhu yoğurmak mı?

İstediklerini alma hırsı mı?
Sevdiklerini mutlu etme çabası mı?

Bunların hiçbiri mi?
Yoksa hepsi mi? Hayat
 
Gönderen:
Halil Severcan

Şiir ismi:
Sen aldırma

Şehir:
Kayseri

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
08:42




                 Sen aldırma senim ağladığıma,
                 Ben her zaman böyleyimdir.
                 Bakma böyle derbeder yaşadığıma ,
                 Bu benim kaderimdir.
 
Gönderen:
Aykut AYDIN

Şiir ismi:
Ömürlük Olacaksa Şayet

Şehir:
Samsun

Tarih:
09 Mayıs 2013, Perşembe
01:02


Sabırla demlenmeli insan.
Olacaktır neyin doğru, neyinse yanlış olduğunu anlatacak bir an.
Ömürlük diyeceksen sen şayet aşka
Duracaksın o şekilde, yanında kaçmadan...

Gözlerinin rengi veya saçlarının renginde anlam bulmaktan ziyade,
Sözlerinin rengine bakmak her zaman daha makul.
Ve çizeceksin yolunu usulünce.
Diyeceksin ki;
Önce Allah'a, sonra ise ona kul...
 
Gönderen:
Murat Şahin Selvi

Şiir ismi:
Sen

Şehir:
İstanbul

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
23:56


Sen

Sen
yarım kalan şiirim
Dudağımda ki devrik cümlem
Sen
Sazımın kopan teli
İsyan dolu bir geceden arda kalan
Boş bir rakı kadehi
Küllenen bir sigara
Yüreğimde kapanmaz bir yarasın

Sen
Sabahları uyandığımda başımın ağrısı
Geceleri yüreğimin haykırışı
Ellerimi üşüten hasretin ayazısın

Sen
Vefasızım,hayırsızım
Gönül hırsızım
Adını duvarlara banklara kazıdığım
Adını yüreğime yazdığım
İsmini kibrit ağusuyla omuzuma kazıdığım
Sen
Bir türlü unutamadığım
Kimseye anlatamadığım
En yakın dostumdan bile sakladığım
Mahremim,kutsal sırrım

Sen
Her gün yollarına baktığım
Her ezanda Tanrı'ya yalvardığım
Gözlerimden akıttığım
Kanlı yaşım
Sen
Yanımdayken bile özlediğim
Deli gibi sevdiğim
Umutlar ektiğim
Hasretini biçtiğim

Sen
Yokluğunda eriyişim
Günden güne tükenişim
Her gün ölüp yeniden dirilişim
Bitmeyen isyanım
Batan güneşim
NERDESİN

Murat Şahin Selvi
 
Gönderen:
Murat Şahin Selvi

Şiir ismi:
Ayrılık Fırtınası

Şehir:
İstanbul

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
23:54


Ayrılık Fırtınası

Seninle ne çok şey yaşadık
Neler paylaştık,neler gördük
Şimdi herşeyi maziye gömdük
Yıldızları söndürdük,güneşi küstürdük

Aramıza şafak sökmeyen geceler girdi
Bilmiyorum günahımız neydi
Bizi kader birleştirmişti
Yine kader ayırdı bizi

Her nerede olursan ol ruhum seninle
Sana olan hissim aşktanda öte
Bir daha kavuşamasakta birbirimize
Kıyamete kadar yaşayacaksın yüreğimde

Sevdim seni bir kere
Biliyorum dönüş yok geriye

Gırtlağa kadar günaha batsamda
Yüreğimden zincire vurulsamda
Sensiz,çöllerde kavrulsamda
Sonsuza kadar aşığım sana

Bir daha karşıma çıkmasanda
Adın dua gibi dudaklarımda
Sen,mutluluk ararken başka kollarda
Bir ağrı gibi sızlayacaksın bağrımda

Aramıza yıldızsız geceler girdi
İnan ey sevgili
Gittin gideli
Dudaklarım hiç gülmedi

Sana yazdığım bu mısralar
Kalbimin gözyaşlarıdır
Sanma kaderden aşk dileniyorum
Bu mısralar,gönlümün ayrılığa isyanıdır

Varsın,hergün yanardağlar patlasın kalbimde
Varsın,depremler olsun beynimde
Varsın,tutsak olsun gözlerim gözlerine
Varsında,bir daha dokunmasın tenim tenine
Asla pişman değilim seninle yaşadığım o güzel günlere

Bana aşkların en güzelini tattırdın
Seninle olduğum her gece
Bana bir ömür yaşattın

Nerede olursan ol kalbim seninle
Biliyorum imkansız artık herşey
Ama gönül ferman dinlemiyor işte

Biliyorum dönüş yok geriye
Ama söz geçiremiyorum yüreğime
Seni içimden söküp atmak istesemde
Kör bıçak gibi saplanmışsın kalbime

Ayrılık fırtınasında döküldü yapraklarımız
Dört bir yana dağıldı her bir yanımız
Bilmem bir daha karşılaşırmıyız
Eğer aynı kaderde yazılmışsa adlarımız
Bir gün bir yerde mutlaka kesişir yollarımız

Murat Şahin Selvi
 
Gönderen:
Bülent Tüsen

Şiir ismi:
İsimsiz Şiir

Şehir:
Edirne

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
23:38



                                              İsimsiz Şiir

Vapurdan gelen müziği dinlerdi her gece böyle vapur aheste aheste uzaklaşırken veda ederdi vapurlara adalara arkadaşına o münevver kırlara ağıt yakardı yüreğinde.Sessizce oturuyordu güvertede vapurları sayıyordu eski günlerde.Gözlerin açıldı nidadan gel evvel dök yüzünü garip bir firardan.''eskiyi hatırlamak ne güzel hatırlamak''kara bir yıldız gibi düştü yıldızlar dört yanıma.Beyaz bir gülşendi yazlar içimde aşinan ben bir heves yüreğinde pir heves.

                                                       Bülent Tüsen
 
Gönderen:
mehmet Aluç

Şiir ismi:
Ah-ü Firaz Eyleme Ey Gönül

Şehir:
Ankara

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
21:43


Ab-ı efsun dertli akar gözlerimde Ab-ı nisan gibi akmakta,
Ab-ı hayat beklemektedir yardan afak gibi ak mercan gözlerinde.
Ah ü firaz eyleme ey gönül, ahir olur en sonunda
Ah ü firaz gibi ağlama canan gelir sabr eylersen.
Ahsen gözleri, bir gün ayn el yakın görür
Sarar seni bad-ı saba rüzgârı esmeden.
Bahr –ı muhit gibi gönlü ile bahr-ı zulmet denizinden kurtarır.
Bezm-i irfan meclisine girersin Ah-Ü firaz eyleme ey gönül.
Cansız ata binmiş gibi sallanma, cemalinden yüz çevirme
Cevahir (kıymet)zor bulunur her güzelde
Gönlüne cevr eyleme.
Cüda gelmemişken başa, çeper eyleme yolları
Günlerini dar gün eyleme, sabr et
Ah ü firaz eyleme ey gönül, ahir olur en sonunda.
Dem-i devran dönerken gül yüzlün seni beklerken
Derde düşmek nedir ey gönül
Didarın kıyamete kalmasını bekleme
Bu devranda kavuş, sarıl bekleme ey gönül.
Yeter kul Mehmet inleme, git sarıl o yâre
Yok, et benliğini, nefsini sarıl o yâre o yâre


Ab-ı efsun: Gözyaşı. Ahsen: Çok güzel.
Ab-ı nisan: Nisan yağmuru. bad-ı saba: Sabah rüzgârı
Ab-ı hayat: Dirilik, hayat suyu Bahr –ı muhit: Okyanus
Ah ü firaz: Ağlamak, ah edip ağlamak. Bahr –ı muhit: Her tarafı kaplayan deniz
Bezm-i irfan: Olgun, kâmil İnsanlar meclisi.
bahr-ı zulmet: Zulmet denizi. Cevr: Cefa
Cüda: Ayrılığa düşmeden. Çeper: Engel
Dem-i devran: Devir zamanı, dünya zamanı
Didarın kıyamete: sevgiliye kavuşmanın kıyamete kalması.
Ayn-el -yakin: Bir şeyi kendi gözüyle görüp öğrenme.
Ahir: En son, sondaki, nihayet son olarak.
 
Gönderen:
murat özdemir (keziban özen)

Şiir ismi:
Kızıma haber

Şehir:
Ankara

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
19:48


Ananın yanına uğrayıp geldim.
Benliğimi öldürüp doğrayıp geldim.
Kendine dualar eyleyip geldim.
Allah'a emanet eyleyip geldim.

O kara toprağa sırtını vermiş.
Yaşarken bizlere daim sipermiş.
Ömürü tükenmiş mezara girmiş.
Bir daha yanına uğrayıp geldim.

Dünyada meşalem bana yak dedi.
Yaradan ihsanı burada çok dedi.
Yavrulara Allah için bak dedi.
O zaman derinden kaynadım geldim.

Dedim sefa ile geziyor sanma.
Koca dünya bana oldu dar amma.
Dedi süslü dünya sakın aldanma.
Dedim ki ben sana doymadım geldim.

Yat dedim burada huzurlu diye
Pirim yardım etsin hızırla diye.
Bana da bir mekân hazırla diye.
Edna Murat söze uymadım geldim.


Murat Özdemir
 
Gönderen:
Zeynep

Şiir ismi:
BİR SAVAŞIN BEYAZINA DİRENİŞ

Şehir:
Sivas

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
18:03


Sere serpe kucaklamıştı Sarıkamış’ı ,
Allahuekber Dağları,
Yalnızdı.
Sillesi ile savaşın ,bir çarık gövdesini adımladı.
Sessiz figan vaktiydi vakit.
Irakta kalmıştı,
Evladını,eşini,kardeşini uğurlayan gözler.
Ne yarım hikayeler kalacaktı geriye,
Ne de verilmiş sözler.
Soğuk kırbacı yedikçe beline;
Buz kesti zaman.
Asılı kaldı havada,bir neferin kararlı bakışı.
Dövmemeliydi rüzgar kar taneciklerini,
O taneler ki koynunda uyutacaktı,
Korkusuzların bedenlerini.
Fırtına hüküm sürmekteydi heyhat!
Sürmekteydi sefalet.
Kan aksa idi donardı,
Lakin dondu bilekler,
Düştü tüfekler.
Geldi avucunda uykuyla,
Beyaz ölüm.
Sonsuza kapandı göz kapakları.
Arşın arşın sıralandılar Allahuekber'e,
Bu vatanın öz evlatları.
 
Gönderen:
Zeynep

Şiir ismi:
SONSUZ MAİMSİ

Şehir:
Sivas

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
17:58


Sonsuza uzanırsın ey deniz!
Al beni de masmavi koynuna.
Bir rüzgar gibi vurayım kıyılarına inciden köpükler olup;
Yosun olup sarayım derinliklerinde billurdan sineni
Martı olup süzüleyim rıhtımında.
Taş değil gül atayım ta bağrına!
Yağmur damlası olup,rahmet diye üstüne yağayım.
Erişeyim ufkuna.
Gam yüklü sandal olayım;
İnceden çizikler atayım avucuna bembeyaz.
Koyu berrak maviliğin olayım;
Uçsuz semayla birleşip arşa varayım.
En sığ yerin olayım,en ücra köşen.
İnsan yığınından kurtulayım.
Yakamoz olayım üzerinde;
Titrek bir name gibi dalgalanayım.
İstanbul olayım mesela.
Akdeniz olayım…
Bütün ihtişamınla karşılayayım her gün seni.
Dalgan olayım.
Seninle çarpayım kendimi tokat gibi kıyıdan köşeye
Bir çocuk olayım;
İçime çekeyim huzur dolu kokunu.
Yorgun bir balıkçı olayım;
Sesin çınlasın kulağımda her an.
Kum tanesi olayım sahil boyunda;
Dalgaların köpüklü şölenine katılayım.
Ver elini geçidin olayım;
Kavuşayım bambaşka kıyılara.
Sonsuza uzanırsın ey deniz!
Al beni de masmavi koynuna..     

 
Gönderen:
Zekiye AYVAZ

Şiir ismi:
EY SEVGİLİ CANAN/CAN İLE CANDIR

Şehir:
Tekirdağ

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
15:34


EY SEVGİLİ CANAN/CAN İLE CANDIR
Başka şüphe yok ki sırılsıklam aşk,
Tutanası vardır acep kul kula ne eziyet,
Canan,duyarlar sesin aman vermez hicran,
Var dır ki şaşmaz naz,
Yürürler himmet.....türesin....
Saat kaça kaç duymaz kulak,
Sefer yok,ağlamak yok,barış var,
Söyledim bilesin,kaderler bir ola...
Yanar belki dağlar,taşlar acep te sular,
Ama bitmedi aşk sürecek velhasıl
Ey Sevgili!!Bize senden,benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin......


Başka şüphe yok ki sırılsıklam aşk,
Duyarlar sesim,gerilir belkim kol kanat,
Aslı -Kerem'e inat yapmadı mı susuz yaz,
Derilmedi mi Adem'e Havva nur u şafak,
Ferhat belkim deldi dağ Şirin e nazar,
Sarıkız ordan uzat elin su ver aşka,
Leyla i Mecnun katli cevher ezmedi sur a
Üflenmedi bak nazar ,devekuşu masal,
Ey Sevgili!!! Bize senden,benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin....

Kaç bahar oldu bilmedim yazdım,
Ağaçlar şaşmadı yosun oldu kader,
Şimdin alem kaç yazar seneyi aşikar,
Sen şaşırdın ,ben şaşırdım gelmedi kış,
İhanet etmedin sen yazdın bana aşk,
Sırlar olmadı Yunus derdi divane,
Mevlam kusurlar olmaya şaşmaz eş,
Takdir sen dedir Aşk a cevap,
Bizi bizden ayırmaya Yarab,
Sevdim ben onu çok sevdim,
Kader bir oldu hemin çocuklar,
Can ile canan ayırmadı kemik,
Üfledi sura sönmedi ateş,
Ey Sevgili!Bize senden benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin....

Duydum hali hazırda kurulmuşsa sofra,
Bereket yoktur o sofra bilesin
Sen ben kurarsak aşikar güle nazar,
Her kim kıskanmaya bizim aşkı gül-i-zar,
Tutum sallanmaya kalemi intizar,
Bir sus,bir pus olmaya hiddet,
Sen bana yeter ben sana,
Sismedi keder, kuşun kanadı uçar,
Yedi kat arşın,yazar adın Ahmed-i-Zekiye,
Tutmasınlar , ,ağlamasınlar ,ziyan olmasın bu aşk,
Var keder de her ikin çocuk hali hasta,
Yazmış Hak Teala kınamasın alem,
Bu aşk onları tuttu dimdik ayak,
Ey Sevgili!!Bize senden benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin...

Daldı mı semaya yıldızın,
Ben seçtim sakın almasın kinaye,
Olsun Şah-ı -güzar,
Sen seçtin,sakın kinmesin bahar-ı efkar,
Olsun Şah-ı-Aşk
Dudu diller kopmasın kötüye nazar,
Yanmasın kor ateş tutar zehir,
Kanmasın dünya alem yalan değil seven,
Bir masal daha bitmesin yarın olmasın kış,
Nic olmaya Karac'oğlan ,Aşık çalar sözün vari,
Dem tutar halin edilir dua,
Ey Sevgili!!!Bize senden benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin...

Kolayınan zorunan var bir hikaye,
Yazar belkim destan kim göre şaş,
Zekiye, inim inim ağlar içe nazan,dışa alim,
Ahmet inim inim ağladı içe nazar,dışa almadı öfke,
Yüzbin dimdik durdular ayakta güftei şarkı,
Ağaçlar,çiçekler,böcekler,kuşlar belkim ağlar bu aşka,
Gel gör inan bak öğren nasıl olurmuş böyle sevgiyi büyük,
Yaşlanmadı,kurumadı,küf olmadı belki inat kader ağladı,
Herkes ama herkes imrendi bu aşka,
Kıskanmaya ,etmeye nazar,
Seninde olsun aşk, benden dua Allah'tan,
Ey Sevgili!!!Bize senden ben den acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin.....

Kul demiş''ne ilen öter bülbül''
Saz demiş''Bana dokunan acır telim''
Keman demiş''Mızrabım narin olursa divaneyim,
''Kalim olursa aşkı neyleyim''...
Ney demiş''Gel sözünen,kal dilinen''
Davul demiş,''Vururem dengin dengin''
Kavalım demiş''sürüyünen kalarsan ötmen acıyınan''
Tamburen vurmuş yazı''Gözünen bakar isen,
Dilinen kaçar isen,gönülen dar isen,
Hiç ötmeyinen bülbül ötme''
Ey Sevgili!!!Bize senden benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin....

Üçe beş kaldı sırat zaman,
Surat almadı binbir masal,
Kırk hatır,kıla kırk yarar tutmaz kin,
Belkim kim kötü hiç anlamam yazmam kötü hatıran,
Sardı,sarmaladı,yasladı baş,
Göz göze geldi yok olmadı ki aşk,
Bir inledi,pir inledi,gök ağladı,
Şikayet yok dava kader olsa da kötü,
Sevdi sevdi çok sevdi yılmadı bahar,
Zehir zemberek olsada kış ayı,
Ten yaktı ısıttı belki oldu bin güfte-i aşk,
Ey !!!Bize senden benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin....
 
Gönderen:
Zekiye AYVAZ

Şiir ismi:

Şehir:
Tekirdağ

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
15:28


EY SEVGİLİ CANAN/CAN İLE CANDIR
Başka şüphe yok ki sırılsıklam aşk,
Tutanası vardır acep kul kula ne eziyet,
Canan,duyarlar sesin aman vermez hicran,
Var dır ki şaşmaz naz,
Yürürler himmet.....türesin....
Saat kaça kaç duymaz kulak,
Sefer yok,ağlamak yok,barış var,
Söyledim bilesin,kaderler bir ola...
Yanar belki dağlar,taşlar acep te sular,
Ama bitmedi aşk sürecek velhasıl
Ey Sevgili!!Bize senden,benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin......


Başka şüphe yok ki sırılsıklam aşk,
Duyarlar sesim,gerilir belkim kol kanat,
Aslı -Kerem'e inat yapmadı mı susuz yaz,
Derilmedi mi Adem'e Havva nur u şafak,
Ferhat belkim deldi dağ Şirin e nazar,
Sarıkız ordan uzat elin su ver aşka,
Leyla i Mecnun katli cevher ezmedi sur a
Üflenmedi bak nazar ,devekuşu masal,
Ey Sevgili!!! Bize senden,benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin....

Kaç bahar oldu bilmedim yazdım,
Ağaçlar şaşmadı yosun oldu kader,
Şimdin alem kaç yazar seneyi aşikar,
Sen şaşırdın ,ben şaşırdım gelmedi kış,
İhanet etmedin sen yazdın bana aşk,
Sırlar olmadı Yunus derdi divane,
Mevlam kusurlar olmaya şaşmaz eş,
Takdir sen dedir Aşk a cevap,
Bizi bizden ayırmaya Yarab,
Sevdim ben onu çok sevdim,
Kader bir oldu hemin çocuklar,
Can ile canan ayırmadı kemik,
Üfledi sura sönmedi ateş,
Ey Sevgili!Bize senden benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin....

Duydum hali hazırda kurulmuşsa sofra,
Bereket yoktur o sofra bilesin
Sen ben kurarsak aşikar güle nazar,
Her kim kıskanmaya bizim aşkı gül-i-zar,
Tutum sallanmaya kalemi intizar,
Bir sus,bir pus olmaya hiddet,
Sen bana yeter ben sana,
Sismedi keder, kuşun kanadı uçar,
Yedi kat arşın,yazar adın Ahmed-i-Zekiye,
Tutmasınlar , ,ağlamasınlar ,ziyan olmasın bu aşk,
Var keder de her ikin çocuk hali hasta,
Yazmış Hak Teala kınamasın alem,
Bu aşk onları tuttu dimdik ayak,
Ey Sevgili!!Bize senden benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin...

Daldı mı semaya yıldızın,
Ben seçtim sakın almasın kinaye,
Olsun Şah-ı -güzar,
Sen seçtin,sakın kinmesin bahar-ı efkar,
Olsun Şah-ı-Aşk
Dudu diller kopmasın kötüye nazar,
Yanmasın kor ateş tutar zehir,
Kanmasın dünya alem yalan değil seven,
Bir masal daha bitmesin yarın olmasın kış,
Nic olmaya Karac'oğlan ,Aşık çalar sözün vari,
Dem tutar halin edilir dua,
Ey Sevgili!!!Bize senden benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin...

Kolayınan zorunan var bir hikaye,
Yazar belkim destan kim göre şaş,
Zekiye, inim inim ağlar içe nazan,dışa alim,
Ahmet inim inim ağladı içe nazar,dışa almadı öfke,
Yüzbin dimdik durdular ayakta güftei şarkı,
Ağaçlar,çiçekler,böcekler,kuşlar belkim ağlar bu aşka,
Gel gör inan bak öğren nasıl olurmuş böyle sevgiyi büyük,
Yaşlanmadı,kurumadı,küf olmadı belki inat kader ağladı,
Herkes ama herkes imrendi bu aşka,
Kıskanmaya ,etmeye nazar,
Seninde olsun aşk, benden dua Allah'tan,
Ey Sevgili!!!Bize senden ben den acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin.....

Kul demiş''ne ilen öter bülbül''
Saz demiş''Bana dokunan acır telim''
Keman demiş''Mızrabım narin olursa divaneyim,
''Kalim olursa aşkı neyleyim''...
Ney demiş''Gel sözünen,kal dilinen''
Davul demiş,''Vururem dengin dengin''
Kavalım demiş''sürüyünen kalarsan ötmen acıyınan''
Tamburen vurmuş yazı''Gözünen bakar isen,
Dilinen kaçar isen,gönülen dar isen,
Hiç ötmeyinen bülbül ötme''
Ey Sevgili!!!Bize senden benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin....

Üçe beş kaldı sırat zaman,
Surat almadı binbir masal,
Kırk hatır,kıla kırk yarar tutmaz kin,
Belkim kim kötü hiç anlamam yazmam kötü hatıran,
Sardı,sarmaladı,yasladı baş,
Göz göze geldi yok olmadı ki aşk,
Bir inledi,pir inledi,gök ağladı,
Şikayet yok dava kader olsa da kötü,
Sevdi sevdi çok sevdi yılmadı bahar,
Zehir zemberek olsada kış ayı,
Ten yaktı ısıttı belki oldu bin güfte-i aşk,
Ey !!!Bize senden benden acır mı ten?
Yalan vurmaz dem,seviyorum bilesin....
 
Gönderen:
nermin ürel

Şiir ismi:
HAZAL,HAZAN,MÜNZEVİ

Şehir:
Ordu

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
13:47


                         
Yakında     
En uzun geceyi geride bırakıp
Güneşin gökyüzünde en uzun kaldığı
Sabahlara uyanacağım
Gri, puslu, soğuk uyandığım
Sabahlarımın yerini
Aydınlık, güzel, uzun günler alacak

Böylece hazan mevsimim sona erecek
Hazal olmuş ağaç yaprakları gibi     
Oradan araya savrulmayacağım

Münzevi olmayı öğrenmiş ruhum
Kendi ışığını kapattığı zaman     
Başka insanların ışığını görecek
Kendime yaptığım hazin yolculuklarım sona erecek

Bitiş ve başlangıç arasında kalan
Bekleyiş denilen o mutlak sıkıntım bitecek
Yeni bir başlangıç yeni bir gün doğuracak

Bir başka pencereden bakacağım hayata
Bir başka kapı açılacak bana, her yerden
Adresleri belli sözcüklerim yerini bulduğu zaman
Açık, örtülü cevapları bana dönecek

Ayrıntıya bakmadan bütünü göreceğim
Bütünün içinde ayrıntıda kaybolacağım
Ayrıntıları bütünlediğim zaman seni bulacağım
Nihayet yakaladığım mutluluklar hep bende kalacak

 
Gönderen:
Necip Suat Canarslan

Şiir ismi:
Fotoğrafımdaki Kar Taneleri

Şehir:
Eskişehir

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
12:56


Fotoğrafımdaki Kar Taneleri

Serbest düşerken,
kararsızlar,
farklı formunda katılaşmanın.
Direnirken
yer çekimine,
yağmakla uçmak arasında.
Belki de,
yer değiştirmekteler,
daha önce kondukları kuytulardan.
Çekiyorum içime!..
Enstantane ayarım
meçhul,
hatırlamıyorum detayları.
Not ediyorum,
siyah beyaz.
Ama gri…
 
Gönderen:
Necip Suat Canarslan

Şiir ismi:
Kum Tane

Şehir:
Eskişehir

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
12:51


Kum Tane

Kıyıya vuran
dalga,
kayıyor,
ayağımın altından
ıslak kum taneciklerinde…
Taşınıp,
istridye kabuğuyla,
bir inci tanesinde.
Buluşturuyor,
yosun kokularını
derinliklerden…
Yarin,
kuğu gerdanına,
aşk
kokusuyla!..
 
Gönderen:
Necip Suat Canarslan

Şiir ismi:
Kedi Halleri

Şehir:
Eskişehir

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
12:49


Kedi Halleri

Eğreti yapı.
Altı “Cafe”,
üstü terkedilmiş.
Karşı terastan,
takılıyorum kuşbakışı.
Kedi ailesi!..
Anaç dolu, mutlu veletler,
çok sayıda.
Sayamıyorum.
Tok karınlar,
kırık marsilya kremitler üzeri,
akşam güneşi!..
Huzurlu bir yaşam alanı.
Tehditlerden uzak.
Çatı arası muhabbetler...
 
Gönderen:
Necip Suat Canarslan

Şiir ismi:
Çingene

Şehir:
Eskişehir

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
12:42


Çingene

Ateş ve dans
kalaylı kazanlarda,
tavında dövülmüş yaşam.
Işıklı çadırlardan,
sönmeyen ritm, bir baş dönmesi.
Sazlığından,
pembeler dolusu, örülen sepet.
Dokunan elek, elenmemiş saf duygularda.
Dünya vatandaşı,
özgür olanın rengi, esmer dilber.
Bohem olana ilişkin bir nostalji
çingeneler, çingenem.
 
Gönderen:
Alperen Taflan

Şiir ismi:
BİZ KADERMİŞ GİBİ YAŞAYALIM

Şehir:
Samsun

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
11:19


          
                  Şimdi yorgun yüreğim dudaklarım kadar
                  Susmaksızın anlatırdım ya hani
                  Bıkmaksızın baktığım gözlerim kadar
                  Gözyaşı ne bilmezdim ya hani



                  Şimdi ellerim de tutmuyor artık
                  Sen sımsıkı tutardın ya hani
                  Eriyinceye dek tabanlarımız gezemiyoruz artık
                  Geçtiğimiz yolları unuturduk ya hani



                  Aynı renkte aynı cıvıltıda idi giysilerimiz
                  Sen yeşildin ben kırmızı
                  Aynı gün batımlarında farklı idi seslerimiz
                  Sen mavi idin ben sarı



                  Bırak BİZ KADERMİŞ GİBİ YAŞAYALIM
                  Hergün maviyi sarıya, yeşili kırmızıya çalalım
                  Gökkuşağı gibi sevelim renk renk desen desen
                  Kadermiş gibi yapıp sen ben ol BEN , SEN...




                                                              ALPEREN TAFLAN
 
Gönderen:
mehmet Aluç

Şiir ismi:
İman ile Bilinir

Şehir:
Ankara

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
11:14



İman ile ihlâs-ı şerif kapısından girilir
Perde kapanır ve gönül bahçesinde kalınır
Dikilen burada feyz-i ilahi ile nurdan damlalar
Nur damlaları ile sulanır marifet çiçekleri

Sarar kokusu âlemi ve görür gönül gözü ile gizli tecellileri
Gönülde seyretmeye başlar tefekküre dalar gizli, gizli geceleri
Ekilen çiçeklerin kokusunu aldıkça ve ekeni tefekkür eder gizli, gizli geceleri
Gönülden arar gönlüne ve âleme bu manaları veren Rabbinin adını heceler gizli, gizli geceleri

Hakka giden yolda yolculuk başlar zevk ile
San kalbini çanak anten ve dönsün Rabbine şevk ile
Cenab-ı hakkın nurlarına ve feyzine alsın zevk ile
Bilir Rabbi her an her yerde hazır her haline nazırdır, bilir bu iman ile

Oldu marifet çiçekleri marifet fidanları bu iman ile
Bakarken bu fidanlara Allah-u Teâlâ'nın varlığını her yerde his eder bu iman ile
Seyrederken anlar ve bilir Sebeb-i mevcudat olan Peygamberin(S.A.V) nurundan olduğunu bu iman ile
Zira Allah-u Teâlâ kendi Nurundan onun Nurunu, o Nuran'da kâinatı yarattı bilir bu iman ile

Seyreyler ilah-i Tecelli yatı seyreyler zevk ile bu iman ile
Kendini de kontrol altında bulundurulduğunu da bilir bu iman ile
Az ilerde Resulullah Aleyhisselamın muhabbeti tecelli eder bu iman ile
Zira Allah-u Teâlâ kendi Nurundan onun Nurunu, o Nuran'da kâinatı yarattı bilir bu iman ile
                                                                                   (Rabbim cümlemize nasip etsin bunları. Âmin)
 
Gönderen:
mehmet Aluç

Şiir ismi:
İman ile Bilinir

Şehir:
Ankara

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
11:14



İman ile ihlâs-ı şerif kapısından girilir
Perde kapanır ve gönül bahçesinde kalınır
Dikilen burada feyz-i ilahi ile nurdan damlalar
Nur damlaları ile sulanır marifet çiçekleri

Sarar kokusu âlemi ve görür gönül gözü ile gizli tecellileri
Gönülde seyretmeye başlar tefekküre dalar gizli, gizli geceleri
Ekilen çiçeklerin kokusunu aldıkça ve ekeni tefekkür eder gizli, gizli geceleri
Gönülden arar gönlüne ve âleme bu manaları veren Rabbinin adını heceler gizli, gizli geceleri

Hakka giden yolda yolculuk başlar zevk ile
San kalbini çanak anten ve dönsün Rabbine şevk ile
Cenab-ı hakkın nurlarına ve feyzine alsın zevk ile
Bilir Rabbi her an her yerde hazır her haline nazırdır, bilir bu iman ile

Oldu marifet çiçekleri marifet fidanları bu iman ile
Bakarken bu fidanlara Allah-u Teâlâ'nın varlığını her yerde his eder bu iman ile
Seyrederken anlar ve bilir Sebeb-i mevcudat olan Peygamberin(S.A.V) nurundan olduğunu bu iman ile
Zira Allah-u Teâlâ kendi Nurundan onun Nurunu, o Nuran'da kâinatı yarattı bilir bu iman ile

Seyreyler ilah-i Tecelli yatı seyreyler zevk ile bu iman ile
Kendini de kontrol altında bulundurulduğunu da bilir bu iman ile
Az ilerde Resulullah Aleyhisselamın muhabbeti tecelli eder bu iman ile
Zira Allah-u Teâlâ kendi Nurundan onun Nurunu, o Nuran'da kâinatı yarattı bilir bu iman ile
                                                                                   (Rabbim cümlemize nasip etsin bunları. Âmin)
 
Gönderen:
ilhami gelen

Şiir ismi:
Melekler de Ölür

Şehir:

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
11:13


MELEKLER DE ÖLÜR

Vakitsiz dökülür
Anne,Ç/ağla
Çağlalar
Çiçekli bir mevsimde
Herkes yürürken bahara
Ne diye,mevsim hazan
Ellerimizde solgun güller
Yüreklerde kor yangınlar...

Ç/ağlaya Ç/ağlaya
N/asıl kanadı Harran
Ki biter mi çağla
Kanayan Harran'ın
Kavruk topraklarında

Ç/ağla!
İkinci bir ateş yakıldı
Vakt erişmeden
İbrahim'in yurdunda
İkinci bir Zeliha yandı
Nemrut'un ateşinde.
Onların yangınını
Kuşlar söndürdü.
Senin yangının
Hep kor kalacak yüreklerde...

Şimdi bir göl değil
Kanadığın yerlerde,
Kankırmızı güller
Ve sonrası zelal bir nehir
Akar Harran'da...

Biliyorum
Makam-ı İbrahim'de bir gülsün
Bir yanında Zeliha
Diğerinde Züleyha
Ah! Ç/ağla

Ç/ağla-ki
Ege öfke kudursun
Dicle kan ağlasın
Murat masum b/aksın
Yüreğine yangın düşmüşlerin,
İsyankar şehrine...
Mazlumların şehri
Şehr-i Bingöl'e

Muradı almamışlardansın
Bu yüzdendir
Murat'a bakan yamaçta
Gömdüler seni.
Her gün batanda
Bir beyza ışık süzülür
Zelal sularımızda,
Ve melek yüzünün gölgesi vurur
Akdağ'ın eteğine,
Sonra geniş bir Sırat olur
Adem'in Cennet'ine....

Ç/ağla
Ç/ağla-ki
Her güzel, masum baksın
Bozkırdaki kırmızı güllerle
Biten kabrine,
Ve bilsinler ki
Meleklerde ölür
Vakt erişmeden,
İflah olmayan bu topraklarda...



İlhami Gelen
 
Gönderen:
ilhami gelen

Şiir ismi:
Tenin Dokundu Lanetli Tenime

Şehir:

Tarih:
08 Mayıs 2013, Çarşamba
11:02


Aylardan eylül
Mevsiminde hızla savrulan
Rüzgarlarda okşanırdı
Esmer tenindeki karamsı tüyler.
Geldiğin ilk günün gecesinde
Işıltılı,iri,ela gözlerinle
Girdin uykularıma
Tenin dokundu lanetli tenime
Ve ardından aşklar savruldu
Bana hüznünü yaşatan
Bütün eylüllerde…

Bir yosmadan öğrenmiştin
Lanetli yanlarımı
Kaçtıysam da kaybolmadı
Kutsamış nehirlerde yıkadıysam da
Yapışık kaldı tenime
Temizlenmedi
Muskacılara biat ettim
Söz dinlemediler
“Artık yalnızlık gibi kaderindir
Lanetli yanların” dediler.
Geldiğin ilk günün akşamıydı
Ne kadar yakışmıştı
Pembe fanilan,kısa saçların
Ve esmer tenindeki karamsı tüylerin

İşte o günün gecesinde
Yalnız gözlerimle dokunduğum
Baş döndürücü
İri, kalkık göğüslerinle
Girdin uykularıma
Tenin dokundu lanetli tenime

Ve ardından aşklar savruldu
Bana hüznünü yaşatan
Lanetli ömrümdeki
Bütün eylüllerde…

İlhami GELEN
 
Gönderen:
Cevdet Doğan Işık

Şiir ismi:
Erkek Gözünde Kadın

Şehir:

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
23:24


. ERKEK     GÖZÜNDE     KADIN                  (8)


Kadın evin temeli, binanın köşe taşı,          
Ama bahar gibidir, değişir saat başı,

Vahada su gibidir, gönül’e akar bazen,
Çölde güneş gibidir yakar, kavurur bazen.

Zemzemdir, hayat verir, susadığın zamanda,
Yüzmeyi bilmiyorsan, boğar seni ummanda.

Yağmur olur, tarlana berekettir sanırsın,
Onun asıl yüzünü sel olunca tanırsın.

Bazen hırçın bir deniz, durgun bir göl,bazan da,
Sakın ona yaklaşma, sakin olduğu anda.

Bir çiçek olur bazen, kokar buhurdan gibi,
Rengine aldanırsan yakar ısırgan gibi.

Kedi gibi munisse aldanma duruşuna,
Panterleşince filler dayanmaz vuruşuna
.
İnanmış gibi durur işine geldiği an,
Tilkiden de kurnazdır yeri geldiği zaman.

Bazen bir hemşiredir, bazen müşfik bir ana,
Hain olmak isterse taş çıkarır yılana.

Bazısı şarap gibi, yıllandıkça tatlanır,
Bazısı sirke gibi ,ekşiliği katlanır.

Ayva gibi olgunu, tatlanır   ağızında,
Hamı bir düğüm olur, takılır boğazında.

Razzakı üzüm gibi, kurusu var, yaşı var,
Öyle bir madendir ki, elmas’ı var, taşı var.

Trabzon hurmasıdır, burukça olur hamı,
Olgunu ise baldır, sanki cennet taamı.

Bazen daha tatlıdır, en lezzetli hurmadan,
Bazen de yiyemezsin, ceviz gibi, kırmadan.

Bazen bir ana olur, yavruya verir canı,
Bazen de hayatından usandırır insanı.

Ekserisi şekerdir,bazıları acıdır,
Ne kadar zemmetsek de başımızın tacıdır.
 
Gönderen:
Cevdet Doğan Işık

Şiir ismi:
Kaz (İda) Dağı Efsaneleri

Şehir:

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
23:18


v
KAZ (İDA) DAĞI EFSANELERİ     

(Yunan Mitolojisi İDA DAĞI)

Bal’ ı kesir dediler, çok bal görmedim amma,
Bal’dan tatlı bir şehir, çözülemez muamma.
Bir Sonbahar sabahı güllerle bezeniyor,
Tarihi kayıtları Lidya’ya uzanıyor.
Timur, tar-ü mar etmiş, İskender burdan geçmiş,
İtalyaya yerleşen TROYA burdan göçmüş.
TETİS’in düğününde ZEUS jüriyi seçer,
ALTIN ELMA Paris’in başına işler açar.
HERA düşman kesilir, AFRODİT dost olurken,
Sonuna bilet keser annesini bulurken.
Güzel HELENA’sıyla SPARTA ‘da buluşur,
MELENOS Giritteyken yarla visal oluşur.
Gelirler TROYA’ya bir yuva kurmak için,
AKHA’lar savaş açar, PARİS’i vurmak için.
Taraflar yenişemez, aradan on yıl geçer,
Kalenin kapısını çakma tahta at açar.
Hem AŞİL (Achilleus) hem de Paris muharebede ölür,
Kaz Dağının ağacı göçene gemi olur.
Uzun yolculuk sonu Roma’ya ulaşırlar,
Kaz Dağı kültürünü İtalya’ya taşırlar.
Efsane böyle diyor, bize inanmak düşer,
Burası ANADOLU , ne efsaneler yaşar.

(Türk Efsanesi SARIKIZ)

Evvelce KAZ DAĞI’nda bir babayla kız varmış,
Kazlarını otlatıp, kıt kanaat yaşarmış.
GÜRE köyü gençleri kıza talip olmuşlar,
Babası vermeyince pek çaresiz kalmışlar.
Zaman geçer, kızanlar kinlerini kusarlar,
Söz birliği ederek iftiralar tasarlar.
Namusuna söz edip her tarafa yayarlar,
Şûyu bulduktan sonra babayla kız duyarlar.
Baba çok kederlenir, kazları da alarak,
Güya namus kurtarır kızı dağa salarak.
SARIKIZ ağlar, sızlar, kadere razı olur,
Günler günü kovalar, yüzlerce kaz’ı olur.
Aylar,yıllar geçtikçe alışır buralara,
Yardım eder, köylüsü dağda düştükçe dara.
Yaptığı iyilikler dokuz köyden duyulur,
Namı dilden dudağa , çok uzağa yayılır.
Babası hacca gider, kızı unutmak için,
Ateş düşen gönlünü biraz avutmak için.
Hac dönüşü köyünde işitince namını,
Giderek görmek ister, kızının encamını.
Vardığında baba-kız, hasretle kucaklaşır,
Kızı yadırgamadan babasına yaklaşır.
Hararet basıp da su , isteyince babası,
Körfeze uzanarak dolduruverir tası.
Sır aşikâr olunca SARIKIZ çok yaşamaz,
Baba da kederlenir, iki dağı aşamaz.
SARIKIZ’ı defneder , bırakır İDA DAĞ’da,
Ruhunu teslim eder, az sonra BABA DAĞ’da.
Komşular Ağustos’ta çıkarlar iki dağa,
Biribirlerine derler gidiyoruz ÇILBAĞA.

(Türk efsanesi HASAN BOĞULDU)

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde,
Senenin bir gününde, bilmem ayın kaçında,
Zeytinli köyden Hasan satmak için malını,
Obalı Emine de peynir , yoğurt, balını,
Geldikleri pazarda bakışları birleşir,
Çakışan gözlerdeki kıvılcım şiirleşir.
Saklamak kabil olmaz, aşkları gelir göze,
Fısıltılar arttıkça farklılık düşer söze.
Ovalıyla bir dağlı imkân yok, evlenemez,
Ovalı bizim dağda sıkılır , eğlenemez.
Ovadan bizim dağa, altmış kiloluk tuzu
Nefessiz çıkarırsa , veririz biz de kızı.
Deyince obalılar, Hasan çaresiz kalır,
Sırtlanarak çuvalı , dağın yolunu bulur.
Ağırlık bir taraftan, sıcaklık öbür yandan,
Yarı yola varmadan usanır Hasan candan.
Beyabad’a varınca halsiz kalır, yorulur,
Gökbüvet’e   düşerek kurtulamaz boğulur.
Ertesi gün Emine Sutüven’e gelince,
Sevdiğini ararken çevresini bulunca,
Hasanın öldüğünü anlar, intihar eder,
Hem ovayı, hem dağı sarar sonsuz bir keder.
Gökbüvet ondan sonra HASAN BOĞULDU olur,
Arayan sevdiğini mutlak cennette bulur.

 
Gönderen:
Cevdet Doğan Işık

Şiir ismi:
Vefalı Dost : Ağaç

Şehir:

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
23:15


VEFALI DOST : AĞAÇ                   

Dünyada ağaç kadar faydalı varlık var mı?
Yararlarını yazsak sayfalara sığar mı?

Toprağımın tapusu, dağlarımın süsüdür
Sincabımın yuvası, bülbülümün sesidir.

Erozyonları önler, sularda denge sağlar,
Ağaçlar olmasa hiç yeşillenir mi dağlar?

Karbon dioksit alır,0ksijeni vererek
Gölgesinde ağırlar, yananları severek.

İlaç kadar etkili mütenevvi meyvalar,
Karadut’lar, erikler, elma, kiraz, ayvalar.

Dökülen yaprakları tarlaya gübre olur,
İnsan renk cümbüşünü her bahar onda bulur.

Ondan olur en güzel hanelerin eşiği,
Sofraların kaşığı , bebelerin beşiği.

Masa, sandalye olur, kabza, kapı, çerçeve
Kalem, kitap, defterdir, mutlak girer her eve.

Denizde sandal olur, sahillerde iskele
İmalâtta ham madde, tamirlerde iskele.

Yaşlıya baston olur, gelinlik kıza sandık,
Ormanımız tükendi, ondan sonra uyandık.

Köylerde ambar olur, zafer takı şehirde
Yazlıkta bungalov’dur, köprü olur nehirde.

Tarlada karasaban, ormanda balta sapı,
Onsuz düşünülemez, natamamdır her yapı.

Rahledir üzerinde kuran, mevlût okunur,
Tezgâh’tır özenerek kumaş, kilim dokunur.

Gün gelir, devran döner, vaki olur emr-i Hak
Yine de ayrılmayız, feleğin işine bak.

Tabut olur katılır son yolculukta bize,
Ardıç olur bizimle girer sonsuz dehlize.
 
Gönderen:
Cevdet Doğan Işık

Şiir ismi:
Çanakkale

Şehir:

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
23:12


Ey sevgili Vatanım, Ey şanlı Çanakkale !
Şükür, geldik bu güne, Mehmetçikle el ele.
Bindokuzyüzonbeşin ondokuz şubatında,
İstanbul’a ulaşmak emeliyle tutuşan
Gözü dönmüş iki ezeli düşman
16 gemi ile boğaz‘a dayandılar,
İsmine aldanarak! kolay lokma sandılar.
Gemiler dev toplarla döverken siperleri,
Karşılıklı salvolar inletti göğü, yeri ,
Hem deniz, hem karadan vatanımı sardılar,
Müsait kıyılara Anzak’ı çıkardılar.
Süngü takan Mehmetçik rüzgârla yarışıyor,
Allah Allah! sesine, Mon Dieu! ve my God’lar karışıyor.
Sözcükler anlatamaz, asla bu herc-ü merci,
Mümkün mü kıyametin sahifelere derci?
Tefrik etmek imkânsız, karışmış dostla düşman,
İtilaf’ın paralı askerleri perişan.
O güne dek hiç yenilgi almamış, armada bile pişman.
Susmuş Hamidiye ve Rumeli Mecidiye tabyası,
Şehit düşmüş yatıyor, oğlu ile babası.
Ocean ateş kusup yaklaşmış tabyalara,
Dövüyor siperleri bomboş kalana kadar,
Sadece Mecidiyede sağ kalan iki er var.
Biri Havranlı Koca Seyit, öteki Niğdeli Ali.
Zayiatımız fazla, yardıma gelse de, binlerce velî.
Bir tek sağlam top kalmış,
Onun da vinci bozuk, çünki isabet almış .
Elde kalan 4 mermi, her biri 215 okka,
Ölüm kalım savaşı, çok önemli her dakka.
Seyit, ağır mermiyi sırtlar, deyip Bismillah
İmanlı kişilerin yardımcısıdır Allah.
Namluyu ayarlayıp ateşler ateşlemez Ocean yatar yana,
Vatan savunmasında, Allah’ta bizden yana.
Attığı üç mermi de aynı gemiyi vurur,
Mürettebat kendini mavi sularda bulur.
Savaşın kaderinde iki büyük olay var,
Nusret’le onbeşlik civanların, oynadığı rol kadar.    
Birisi, bu isabetli atış,
Diğeri, Mustafa Kemalin emriyle, süngü takış.
-Size taarruz değil, ölmeyi emrediyorum!
Deyince Ulu Önder, şu büyük işe bakın,
Küçük bir birlik ile, durdu hayasız akın.
Alınlardan sızan ter midir, yoksa kan mı ?
Patlayan top mermisi mi, yoksa bu bir havan mı ?
Melekler bile şaşkın, eğilmiş bakışıyor,
O kadar yoğunlar ki mermiler çakışıyor.
Bir avuç toprağa bulaşmış dört çeşit kan,
Savaş alanı değil sanki kudurmuş volkan.
Yemyeşil yaprakta kan,
Deniz kan, topraklar kan, akan dereler de kan.
Her gülle bir siperden alıyor birkaç şehit,
Türk’ün iman gücüne düşmanlar bile şahit.
Aç, bi’ilaç direnirken siperde.
Kopan kol, beden, kafa ,
Hepsi ayrı yerlerde.
Patlayan şarapnelle kopsa da kol ve bacak,
Unutma hain düşman !
Bir tek Türk sağ kalırsa
Türkleri bilmiyorsan, bu sence büyük kayıp,
Türk’ündür Çanakkale, ebedi Türk kalacak!
Destursuz geldiğin bu mukaddes topraklar,
Sana mezar olacak, sana mezar olacak…
Anlatmamışsa eğer , ecdadın için ayıp.
Canınla ödeyerek bedeli , iyi tanı!
Teslim etmez vatanı
 
Gönderen:
Cevdet Doğan Işık

Şiir ismi:
Gibi

Şehir:

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
23:09


GİBİ

     Hasret pınarından içip kanmışım,
     Gel başıma yastık olsun dizlerin.
     Aşk od’uyla gece gündüz yanmışım,
     Kül eyledi, ateşlerin, közlerin...

     Dudakların kiraz kiraz, bal gibi,
     Yanakların pembe pembe, al gibi
     Aba giysen üzerinde, şal gibi,
     Beni efsunladı badem gözlerin...

     Bir bakışın var ki, sanki naz gibi,
     Sesin nağme nağme, sanki saz gibi,
     Günde bin kez öpsem, sanki az gibi,
     Solmadan duruyor, dudak izlerin...

     Hisari’ye bunca cefa çok gibi,
     Şu sinemde kirpiklerin ok gibi,
     Dayanırım, sanki derdim yok gibi,
     Aklımdan çıkmıyor, acı sözlerin...
 
Gönderen:
Cevdet Doğan Işık

Şiir ismi:
Tatlı Rüya

Şehir:

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
23:05


              TATLI RÜYA

     Saksımda çiçekler sensiz açmadı,
     Kanaryam aylardır yiyip içmedi,
     Ne yapsam bu gönül senden geçmedi,
     Yolunu beklemek zor geldi bana.

     Mevsim bahar iken ulaştı kışa,
     Her türlü musibet geldi bu başa,
     Kalbimi kavuran harlı ataşa,
     Kar yağsın dilerken kor geldi bana.

     Yeter artık bir gün çıkıp geliver,
     Hasret duvarını yıkıp deliver,
     Yaşaran gözüme bakıp siliver
     Diyorken ansızın yar geldi bana.

 
Gönderen:
Cevdet Doğan Işık

Şiir ismi:
Müjde

Şehir:

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
23:01


MÜJDE

     Yeşeren umudum bahçemde bir çam,
     Eşsiz bir goncadan müjdeler aldım,
     Şahane gözünü gördüğüm akşam,
     İşaret sayılan müjdeler aldım.

     Yaşım altmış iken otuz beş oldu,
     Muhayyel dünyalar sevgimle doldu,
     Münzevi yıllarım geçmişte kaldı,
     Latif bir güzelden müjdeler aldım.

     Maziyi unuttum, önümde bahar,
     Kurumuş güllerim açar her seher,
     Ne kışlar etkiler, ne de son bahar,
     Aşkın perisinden müjdeler aldım...


 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Unuttun Aşkımızı

Şehir:

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
22:43


Unuttun Aşkımızı

Yürünürdü sokaklar konuşmadan sessizce
Utangaç gözlerimiz bakardı birbirine gizlice
Ellerimiz tutuşunca bir kıpırtı başlardı tenimizde
Duygular hapsederdi sanki o an bizi bedenimizde
Unuttun aşkımızı unutup gittin sevdiğim..

Okul kapısında her gün her son zil çalışında
Başlar yaşanırdı bu haz bu heyecan
Tarifi mümkün olmayan duygularda
Titrerdi ürperirdi yüreklerimiz her an
Bulutlar üstünden inmek mümkün değildi ki o zaman
Unuttun aşkımızı unutup gittin sevdiğim…

Şiirler yazardım sayfalarca aşkımız için
Defterlerinde saklardın onları özenle niçin
Ben senin içinim sende benim için
Sevdamız bitmez bir tanem derdin niçin
Unuttun aşkımızı unutup gittin sevdiğim..

Hala aşkının izleri bende mevcut ve derin
Gülmedim gülemedim senelerce sevdiğim
Tersyüz etti bu sevda kararttı dünyamı benim
Ağardı saçlarım bu sevda beni tüketti sevdiğim
Seninle geçen yıllar artık oldu benim kederim
Unuttun aşkımızı unutup gittin sevdiğim..


Aklına gelmez mi şimdi hiç Meram Bağları
Gölgesinde oturduğumuz yeşil çam ağaçları
Başını omzuma yasladığın o güzelim yaz ayları
Unutmak kolay olmuyor tüm yaşananları
Gözlerime bakıp seviyorum dediğin anları
Unuttun aşkımızı unutup gittin sevdiğim..

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
www.antoloji.com/sair-ahmet-tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Türk'üm

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
22:37


Türk'üm

Bir his Bir duygu
Anlatılmaz
Anlatamamki
Damarlarımdaki
Kan
Bir kelime duyunca
Söyleyince
Söylenince
Beynimdeki denizler
Ruhumdaki okyanuslar
Dalgalanır
Sanki uhrevi bir duygu
Benliğimi sarar
Dört harfli bir kelime
TÜRK’ÜM
Deyince


Ne Mutlu Türküm Diyene!

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
www.antoloji.com/sair-ahmet-tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Temmuzda Gel ve Gitme

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
22:32


Temmuzda Gel ve Gitme

Şimdi
Bir başıma
Sensiz o sahilde
Bakıyorum
Boş gözlerle
Doğan güneşe

Bir mecnun gibi biçareyim

Bakıyorum
Boş gözlerle
Batan güneşe

Yoksun

Y o k s u n ki
Hasretin beni eritti
Tüketti sevdiğim

Bir sabah
Doğan güneşle
Beraber
Doğ
D o ğ da gel

Güneşin
Doğuşunu
Elele
karşıladığımız
O sahile

Gel
Aşkım ömrüm
Gel
Bekliyorum
B e k l e y e c e ğ i m

Geleceksin mutlaka
Biliyorum

Her güneşin
Doğuşu ve batışı
Ve
Yanımda sen
Elele
Birlikte
Hiç ayrılmadan
İnanıyorum

Kalp kalbe karşıdır
Derler ya
Biliyorum

H i s s e d e c e k s i n beni
Duyacaksın beni

Geleceksin
Geleceksin

Bir sabah
Güneşin doğuşunda
Yalınayak
Kumlara basarak
Terliklerin elinde
Sarılacaksın boynuma

Sahilde

Sen ve ben

Martıların seslerini
Duyuyorsun
Değil mi
Onlarda
Sevincimizi kutlayacak

Seni öyle özledim ki
Seni öyle ö z l e d i m ki

Seni
O sahili
Ve
Martıların seslerini

Biliyorum
Sen de duyuyorsun değil mi

H i s s e d i y o r s u n

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Sabah Yağmurları

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
22:25


Sabah Yağmurları

Ansızın
Gittin
Gidiverdin işte..
Şimdi sen
Göklerdesin..
Göklerde
Yıldızlardan da öte
Bir yerdesin..
Biliyorum
Gökten inen
Sabah Yağmurlarına
Sinmiş artık
Kokun nefesin..
Hissediyorum..
Islanıyorum
Seni hissederek
Sana hasret gidererek
Islanıyorum..
Sessizce gökyüzüne haykırıyorum!
Seni çok seviyorum
Seni çok özlüyorum..

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Mor Elbise

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
22:18


Mor Elbise

Rüyalarıma giydirdim artık,
Mor elbiseni…
Güneş kızıllığından
Bir yaka,
Yıldızlardan da;
Düğmeler…
Ay’ı yakana rozet yaptım..
Gökyüzünden,
Süzülen bir hortum;
Ulaştırdı
Ayaklarını denize..
Suret-i ahvalin;
Bir de baktım,
Düşmüş;
Kapkaranlık gökyüzünde;
Bembeyaz bir bulutun üstüne …
Bu mor elbise
ve
İçindeki sen..
ve
Her gece çekiyorsun beni içine..
Nur yüzlüm,
Ay yüzlüm..
Güneşim,
Ateşim, yıldızım..

Nerdesin …..

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
22:14


Koruyan Gözetensin YA RAB ! !

Canım bir kuş gibi uçmak ister;
Kanat çırpıp dolaşmak kainatı...,
ALLAH'ın insanlara sunduğu harikaları....;
Gezmek, görmek ve şükretmek doyasıya.......

SEN'i.......SEN'İ! ! ! anlamak;
Tüylerim titrercesine....
Yapabileceğim tek şey;
İki ellerimle,
Avuçlarımı açıp semaya;
O hazzı yaşamak....

SEN CELİL,SEN CEDİT;
SEN RAHMAN, RAHİMSİN,
YARAB, YARABBİM...
Gözlerimde iki damla yaş;
Dilimde dua...
SEN ESİRGEYEN, BAĞIŞLAYAN;
KORUYAN GÖZETENSİN,
YARAB, YARABBİM....

Yaşamak ne güzel şey;
Hayatı doyasıya,
ALLAH'ın İnsanlara sunduğu güzellikleri;
Yaşamak, yaşayabilmek
İNSAN! ! ! ! gibi.........

(İstanbul-Eminönü-03/04/1983)

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Konya'da Hıdırellez

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
22:11


Konya’da Hıdırellez

Musalla’dan sabah erkenden;
Büyük bir heyecanla yola çıkardık …..
Heybelerimizi, filelerimizi doldurarak;
Pedallara yüklenirdik …
Velesbitlerle; baharın kokusunu soluyarak …
At arabaları faytonlar;
Üzerine doluşmuş insanlar ….
Faytonların arkasına gizlice yapışan çocuklar;
Faytoncunun bunu fark edip,
Havada Ters döndürerek; attığı kırbaçlar …
Bizde az tutunmazdık; fayton arkasına …
Fark edilmezsen amenna;
Yürümeden beleşe epey yol..
Fark edilirsek; kırbaç sırtımızda şaklardı..
Meram yolu çok kalabalık olurdu!
Bizler ise velesbitlerle;
Kan ter içinde varırdık Meram’a..
Gürül gürül akan, Meram çayına ….
Ayaklarımızı uzatır; sallardık,
Buz gibi akan suyuna …
Nerede?
O eski hıdrellezler!
Artık kaybolmuş: Yok!
Hayal olmuş: Konya’da …
Kum gibi insan olurdu;
Meram; Tavusbaba..
Tüm şehir kum gibi kalabalık;
Herkes de; Bir sevinç, bir heyecan..
Parsana'dan, Hacıkaymak’tan başlar;
Uzar giderdi Tren yolu; boyu...
Sağı solu sel gibi insan dolu …
Yürekler pür neşe; hep bir atardı o gün …..
Baharın gelişi Hıdrellezlerde;
Coşkuyla kutlanırdı Konya’da..
O eski günler; hıdrellezler yok olmuşlar: Şimdi nerede?
Değişmiş artık her şeyin;
Tadı suyu lezzeti..
Neden değişmiş bilemiyorum bilmem ki ….
Mazideki bu heyecanlar, atide de olabilir mi!
Yaşatılıp; yaşattırılmaya çalışılabilir mi?
O tarifsiz heyecan ve ruh hali;
Bir daha geriye; döndürülebilir mi?
Heyhat! ! ama bu gün gördüğüm kadarıyla;
Baki kalan kubbede hoş bir seda …
Sahip çıkan yok! Öksüz, yetim kalmış;
Şimdi hıdrellezler anladığım kadarıyla,
Konya’da ….

Düşündükçe o günleri anarım; gözlerim buğulanır,
Maziye dalarım …
O tarifsiz heyecan ve ruh halimin; hazzını,
Maziden çıkarır : Yakalarım …

“ Yarın hıdrellez arkadaşlar! ! Haydi Meram’a; dönüş: İkindin, Parsana’ya tren boyuna..
Velesbitler hazır olsun..Sabah erken çıkacağız ha! “

Bu sesler yankılanır kulağımda hala ….

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
MEHMET BOZTEPE

Şiir ismi:
SON VEDA

Şehir:
Konya

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
20:53


SON VEDA
Gidiyorum yollar düğüm ben kördüğüm
Islanmış yağmurlarda ağlayan damarlarım
İleri gitmez olmuş ayaklarım
Gece küskünlük ritminde bir şarkı tutturmuş
Yarasalar son bir veda resitalinde

Toz pembe salıncaklar sallanır içimde
Buluttan süzüldüm sanki gözlerine
Yorgunluk şarkısı çağırırım bu son vedamda
Ayrılık vakti gelir biner omuzlarıma

Ayrılsam ne çıkar buralardan
Yürüdüğüm her caddesinde izim kalmadımı
İçtiğim musluklara sevgi suyumu salmadım mı
Kokladığım güllerde kokum kalmadı mı
 
Gönderen:
mehmet boztepe

Şiir ismi:
RUHUMUN SÜRGÜNÜ

Şehir:
Konya

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
20:38


RUHUMUN SÜRGÜNÜ
Ey ruhumun sürgün ülkesindeki eli
Sevgi çiçeklerinin büyüdüğü yer
Sen serseri rüzgarların koşuştuğu toprak.
Zamanı geldiyse çıkalım bu sürgüne
Sen bana uzak ben sana aşka muhtaç
Kaçıncı itiliş bu istemeden beklemeden
Her yer bize mayınlı tuzak.
Ey ruhumun küsler ülkesindeki yeri
Gel seni de götüreyim desem
Duygular çırılçıplak
 
Gönderen:
MEHMET BOZTEPE

Şiir ismi:
SEVDA PAROLASI

Şehir:
Konya

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
20:30


SEVDA PAROLASI
İlk kalbini kütleten değildi ama
Bir sevgi abidesiydi dikili duran yıllarca içimde

Onu hiç unutmadığım
Her günün başlangıcında
Bir sevda parolasıyla uyandırırım
İçimdeki ikinci adama yalvararak.
 
Gönderen:
MEHMET BOZTEPE

Şiir ismi:
SANA UZAK

Şehir:
Konya

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
20:21


SANA UZAK

İş işten geçti,ata binemeden Üsküdar sana uzak
Sen usanmaz yosunların ıslak halkası
Gittiğin yol yol değil,tuttuğun el senin değil
Sen yaramaz vadilerin son çehresi

Hak etmiyorsun sen onu ,o senin değil
Sür eşeğini bak Niğde karşıdan göründü
Senin anan Hürrem değil,baban da paşa
Eğ boynunu artık o aşk senin değil

Kaçan balık önümüzden aktı geçti
Sevdalıların özünü yaktı geçti

 
Gönderen:
MEHMET BOZTEPE

Şiir ismi:
İDAM SEHPASI

Şehir:
Konya

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
20:10


İDAM SEHPASI
İdam sehpasında yaşanıyor aşklar
Bin bir türlü çakallar,kaçışlı yollar
Arkamızdan doğrulmuş sanki tüm silahlar
Bıçak sırtında bekliyor aşıklar
Dar ağacının altında yaşanıyor aşklar

Közlenmiş sevgilerin penceresinden bakar aşklar
Bir ipi boğazımızda sanki düğümlüyor haydutlar
Patlayan bir volkanda yavaş yavaş eriyen bakışlar
İdam sehpasında yaşanıyor aşklar
 
Gönderen:
mehmet boztepe

Şiir ismi:
GÖZLERİN

Şehir:
Konya

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
20:01


GÖZLERİN
Bir ana kucaklayışında gözlerin
Memleket tüter yüreğinde açan çiçeğin
Gülünce bir bahar etrafında dolanır
Ay her akşam aşk soframıza uzanır
Yeşil gözlerinde bir demet ilkbahar
Sensiz aşkın kaç meyvesi var
Uçurtmalar güzelliğinde havalanmış gözlerin
Ateş böceğinin ışığından girerim
Bu aşkın son kalan esiriyim
İçinden nehirler taşan gözlerinin delisiyim
 
Gönderen:
MEHMET BOZTEPE

Şiir ismi:
bende kalan

Şehir:
İstanbul

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
19:53


BENDE KALAN
Kararan akşamları ötesinde
Bir siyah lekedir bende kalan
Duygu yüklü gemilerle demir atıp
Duman olup çıkan benim bacalarımdan.
Kırık kalbimin camlarından
Bir parçadır bende kalan
Ilık rüzgarların ardından
Islıklardır bende tutunan
Uzayıp giden yollardan arta kalan
Hasretlerdir bende kalan
Giden sevgilerimin ardından
Dövünmektir bende kalan
 
Gönderen:
Ali Hadji Achmet III

Şiir ismi:
Sürgün

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
19:53


Gül bahçelerinden sürgün yediğim.
Aşk gibi nazik şeye, ağır bir yüksün sen.

O sarhoş etmiş seni, belli.
Kanatlanabileceğini mi umdun; böylesine derin bir hançer yarası saklıyorken kendini?
Rüyalarından bahsediyorum ki onlar; pek zavallı bir tasavvur'un mahsül'ü.
Hangi alemde aradın uğruna göz yaşı döktüğün meçhul'u?

Ey ardında bırakıp ta uçurumları; çıkageldiğin, aşk.
"Özlüyorum" diyor onu içim, kanlı bir sicimle elimde bir anlık heves için.
Yaşam ne tatlı!
Hasretine neden olan canıma kıyamıyorum bile.
Benden korktuğunu fısıldıyor oysa kulağıma ölüm!
Dudaklarında ki zehrin olsun sonum.

İki bahtsız sevgilinin hengamesi, bu biçimsizlik.
Nefesinin balını emip bitiren bu soğuk karanlık; ne diye hala saklıyor seni benden?

http://cadikos.blogspot.com
 
Gönderen:
Nurmine POLAT

Şiir ismi:
BİR KELİMEDE Kİ ÇELİŞK

Şehir:
Adana

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
19:12


Sevmek,bazen onu anlamak ya da
onu çözmektir
Sevmek bazen yalnız bırakabilmektir
Hem onu, hem kendini hem de sevgini
Sevmek bazen uzaktan izleyebilmektir onu
Kalbinin tüm haykırışlarını içinde tutarak
Sadece izlemektir
Bazen ise ondan
 
Gönderen:
gülşen alim

Şiir ismi:
Sağlık

Şehir:
Mersin

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
19:04


Her zaman sağlıklı olur,
Yemekleri seçmeyenler,
Et süt balık demeden,
Dengeli beslenenler.

Sadece bu yetmez,
Sağlıklı olmak için,
Eller sık sık yıkanmalı,
Yüzümüzüde unutmamalı.

Temizliğe önem vermeli,
Tırnaklarımızı kesmeli,
Banyomuzu yapıp da,
Dişlerimizi fırçalamalı.

Sağlıklı olmak için,
Bunları yapmalıyız,
Aaa!unutmadan;
Aşımızı da olmalıyız...
 
Gönderen:
Gülşen

Şiir ismi:
SEN MEHMETÇİKSİN

Şehir:
Mersin

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
18:33


Sen dağ, taş, dere, tepe demeden,
Sen canının kıymetini bilmeden,
Sen hiç korkmadan kanını veren,
Sen mehmetçiksin bu vatanı çok seven.


Sen uğrunda öldüğün bayraksın,
Sen o bayrak uğruna akıtılan kansın,
Sen canımızdan bir cansın,
Sen mehmetçiksin unutulmayacaksın.


Sen düşmana aman etmezsin,
Sen dünü, bugünü düşünmezsin,
Sen bu ülkenin kalbisin,
Sen mehmetciksin bunu onlar ne bilsin.


Sen kanla, canla, başla bayrağını düşürmeyen,
Sen harple, savaşla vatanını vermeyen,
Sen şehitlerin kanını yerde bırakmayan,
Sen mehmetçiksin canını verip bayrağını vermeyen.
 
Gönderen:
Gülşen ALİM

Şiir ismi:
Neler Oluyor Annem?

Şehir:
Mersin

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
18:31


Bahardan bozma bir mevsim döküntüsü inlerken eşikte
Kararmış kanatlarını açıverdim düş kapısının
Kaçışan onca gerçek
Umurumdaydı
Merhametine sığındığım sessizlik
Mıh gibi çakılı hâlâ son fasıl

Buza çalan bir ocak öğleden sonrası

Son sözden önce

''Annem / yavrum''



Son gülümseme
Yakıştı annem
Dimdik duruşuna

Gece sayıklamaları, uyku kaçkını ay nöbetleri
Güneş görmemiş cılız sensizliğimin gün dönümü
Hep üşüyen ellerini düşündüğüm uzun kış geceleri
Kayıp kaç yılgın mevsim daha geçmeli üstünden


Uykusuz ve riyasız düşüyorum izlerine
Ağır aksak bir rüzgarın eşliğinde
Gecede çığlıkları baykuşların
Kara benizli bir şehirden yol eylerken trenler
Erteleme saatlere tünüyoruz sahipsiz serçe
Gecemi devşiren huysuz sabahlarımda kokulu çay demi
Ağustosun yirmisi
Annemin sıcak nefesi



-Esrar ve kahır yüklenmiş gençliğim hangi eylülden kalan
Diş geçirilmiş sabırlarım hangi hatanın özrü-


Ellerinin çizgisine, can parem...
Yüreğim düşmüş
Söyledim hallerimi...
Dönüp bakma ...
Kalmasın gözlerin geride
Filizkıran mı başeğdiren mi bilinmez bu hal
Dudaklarımı zorlayan bu çığlığı daha ne kadar boğarım bilinmez


Dayatmıştır ölüm inadını nefesime
Belki sen anlayabilirsin beni
Tene dokunan musalladır söylenmemiş sözlerimiz

Topluyorum adımlarını geçtiğin hazan bahçelerinden

Yanıldım...
Yakıldım...
Örselendim...



Kor yokluğuna ağıdım dil dil dökülürken
Sana iliklediğim bütün aşkları çözmelisin
Nefes alamıyorum

‘'neler oluyor bana annem neler oluyor''
 
Gönderen:
Hakan Şahin

Şiir ismi:
OrtaKaburga

Şehir:
Gaziantep

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
17:32


OrtaKaburga
Renan,Bir kaburga içbükeyken rahim gibi eğilir
Eğilir durmadan insanlar, secde etmemek için namlulara.
Renan ne güzel bir ülken vardır senin
Can korkusundan önce, Allah korkusu gelir.
Renan Bütün sınırlarda, bütün tel örgülerde
ani bir töre gibi, şehri bombaladılar
düştüğün yerde gül bitti, bastım ezdim, durmadan
Rayihalar saçtın etrafına, insanlar kaçacak, umut aradı
Kıtalar bir tefarruat, iken
Ortadoğu dünyanın en güzel yalanı olmaktan çıktı
Allah’ım mezarları öpmeseydim ölecektim
-ne çok kemik vardı toprakta.
Gazze
Ayın aydınlattığı ütüsüz şehir
işte Renan seninle aramızda kapkara bir susuzluk
Bağışlanması mümkün olmayan, bir susuzluk.
bir çiğdem filizlense olmaz mıydı, namlular izin verse
Kim doyuracak bu kemik karıncalarını
artık mavi bayraklı omurgalar tükense.
kimsenin kimseye el sallamadığı bir otogar karanlığında
tanışmıştık, Renan Arafat’la.
o benden biraz, hayat,
Ben ondan biraz merhamet istemiştim.
Allah’ım beni aç bir çocuğun dua ederken
titreyen serçe parmağından sallandır.
Elim silah tutmuyor;ama eli kalem tutan herkes saflara
bir Cezayir menekşesi kurşundan kül oluyor
ay ışığında ameliyat yapan Afrikalı bir doktor
avazı çıktığında sık dişini ha Azrail, az kaldı diyor
Allah’ım beni kaburgası kırılmış
bir annenin gözyaşında boğ.
Renan bir gece uzansan şöyle göğsüme doğru
gülümsemen infilak etse tam kaburgamda
Ortadoğu, üç hecelik bir harf cesedinden kurtulur mu ?

hakan şahin –ortaKaburga- (Renan Arafat’a)
 
Gönderen:
Ümit Zafer Bağcı

Şiir ismi:
Sevgiliden İhanet Senfonisi

Şehir:
Bilecik

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
15:14


Hoyrat gecelerin teninde saklı düşlerim
Son köpüğüyle tutunuyorum geceye şekersiz kahvemin
Seni anımsar gibi oluyorum
Kürtaja uğruyor sana dair doğmamış ümitlerim
Sonra tekrar tokmağına asılıyorsun gıcırdayan düşlerimin
Kopacağını bile bile tutunuyorsun seni iplediğim günlere
Söyle, ne kadar ödüyorsun beni görebilmek için gecelere

Her damlasını saysan neye yarar yarası tuzlu denizlerin
Kokar mı sanarsın papatyalı gecelerin
Yalanların kuyruğunda sancılı bana dair gerçeğin
Ne anlamı var nefrete gebe kalmış sevginin

Ay tanrıçası gözlerine yazmıştım gecenin künyesini
İblisin yelpazesi olup serinletmiştin içimi
Cenneti arzularken zebanilerle nişanlamıştın beni
Sen sevdayı gösterip çivilemiştin yüreğime ihaneti
Sonra ağlatmak istemiştin seni yansıttı diye göz bebeklerimi

Dar ağacında canlanan meyve kadar umutluydum
İhanetinin üzerinden güneşe rağmen bulutluydum
Gidişinin ardından bağıran bir suskundum
Ben senin hançerinle kalbimin varlığını bulmuştum

Kapıyorum tekrar gözlerimi ölüme staj yaparmışçasına
Bırakıyorum kendimi karanlığında saklandığın geceye
Seni anımsar gibi oluyorum
Ölü doğuyor gözleri sana yüreği bana benzeyen sevdam
 
Gönderen:
Cansu Sarıkaya

Şiir ismi:
BİZDE....

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
14:50


Bizde hafif olsaydık keşke bir rüzgardan,
Kaybolsaydık bulutların arasında,
Hiç uyanmasaydık tatlı rüyadan,
Kalsaydık hayallerin tam ortasında.

Bizde kelime olsaydık aynı cümlede,
Ayıramasaydı konuşmak isteyenler,
Sadece senin hayalin var gözümde,
Kavuşsun isterim hasreti sevmeyenler.

Bizde yağmur olsaydık düşseydik aynı yere,
Boğulsaydı selimizde aşıklar,
Kabul olsaydı dileğimiz bir kere,
Parlasaydı gökyüzünde ki ışıklar.

Bizde bir bacadan tüten duman olsaydık,
Çökseydik sis gibi şehrin üzerine,
Hiç konuşmadan öylece kalsaydık,
Değsin isterdim sadece ellerim ellerine.
 
Gönderen:
HAYRUNNİSA ÇALIŞKAN

Şiir ismi:
Gel Desem

Şehir:
Balıkesir

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
14:05


Gelmeni isteyipte gel diyememek ne kadar kötü bir bilsen
Beraber geçirdiğimiz o kadar saatin ardından keşke gel diyebilsem
Dağlara, taşlara, denizlere, yeryüzüne insafsızca haykırsam
Seni senden daha çok seviyorum desem, gel desem
Gelir misin?

Rüyalarımda olduğun gibi hayatımda da olsan
Kalsan hep yanımda bir yere kaybolmasan
Sana ihtiyacım var desem, gel desem
Gelir misin?

Hayatta sadece seninle gülmek istiyorum desem
Ağlıcaksam da senin için ağlıyayım desem
Göz yaşlarımı silmek için çağırsam, gel desem
Göz yaşlarımı silmeye gelir misin?

Diğerlerine aşkın ne olduğunu öğretmek istesem
Bunun için de beni sevmen gerektiğini söylesem.
Sevmek için, ellerimdin tutmak için gel desem,
Beni sevmeye ellerimden tutmaya gelir misin?
 
Gönderen:
M. İpek Güzel

Şiir ismi:
Şikayet Etmeyi de Öğretmediler ki Sana

Şehir:
İstanbul

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
12:37


ŞİKAYET ETMEYİ DE ÖĞRETMEDİLER ONLAR SANA


O çamaşırları sen yıkamışsın Nalan
Uzaktan bakıyorum da, ne temiz olmuş öyle
Biliyorum, hayatı çitilemişsin aslında
Çamaşırlar da amortiye gelmiştir

Geçenlerde, bizim köşedeki marketten rakının yanına yaprak sarma aldım
Birazda beyaz peynir
Son ısırıkta salak Mesut ne dese beğenirsin
Sizin koğuştaki kadınlar sarmış o sarmaları
Ya salak, bari önceden söylesene
Valla yemezdim kız, Allah’ıma yemezdim
Bilirsin Nalan ben de yalan olmaz,
Cebime koyar kurtlandırırdım da yine yemezdim

Salak işte, sahiden de salak
Adı Mesut ya, herkesi adı gibi mutlu, mesut sanıyor

Ah be Nalan, ah be güzelim buralar çok sıcak
Bugün içimde kupkuru bir sıkıntı var
Ya sen; sen ne yaparsın o daracık yerde be Nalan?


Şikâyet etmeyi de öğretmediler ki onlar sana
Hani var ya bazen şu şehrin en tepesine çıkıp
Ulan…
Diye bağırmak geliyor içimden
Hem de hiç utanmadan
Onlar Nalan’ı utandırdılar mı? Diyorum.

Sonra…
Tepe arıyorum en yükseklerde
Bakıyorum tepe yok
Haykırmak istiyorum, sesim soluğum yok
Ağlamak istiyorum, gözlerim hapı yutmuş ağlamaktan
Gözyaşım yok
Ya gerisinde sana ne desem ki?
Hepsi bu kadar Nalan.

**
Şimdi sana orada ne diyorlar ki?
Bebene süt emzirirken yani
Düğün hayal ederken müebbet mi diyorlar
Bu filmin sonunda beyaz mı giydiyeceğiz?

Bir ağacın dibinde… Off be Nalan off
Kundağındaki bebek inanmaz da sen nasıl inanırsın
Her beyaz kumaş parlamaz be Nalan
Her ağacın altına salıncak kurulmaz, bilmez misin?

Sahi senin suçun ne Nalan?
Çocuk olmak mı?
Yoksa baban yaşında adamdan kadın olmak mı?

Suçun ne Nalan?
Suçun ne?

Babasız doğup babasız çocuk doğurmak mı?
Suçun kendini korumak mı?


Sen çok suçlusun Nalan
Yok sana bu Bayramdan Bayram.

M.İpek Güzel


 
Gönderen:
İbrahim GÜR

Şiir ismi:
Gecenin Sesleri

Şehir:
İstanbul

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
12:13


Göğün kırbacında kanlı gözlerim
Ateşten izlerini tattım bu gece;

Apansız düşüverdi,gerçek dediğimiz perde
Perde ki afakın bittiği yerde

Haşmetli uykularda düşlerin karabasan
Uyanış dediğin fersiz,kan-revan

Muğlak fikirde,çetrefil sorular
Manasız anlamlar,anlamsız doğrular

Koştur şimdi yetişemediğin yıllara
Ve üzerinde prangalar eskittiğin yollara

Bırakıp gitmek zor gelse de bir zaman
Marifet gidebilmek bir meçhulün ardından...
 
Gönderen:
aleyna apaydın

Şiir ismi:
anneler günü

Şehir:
İstanbul

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
11:38


Yeşildir artık yüreğinde karabulut              
BUGÜN ANNELER GÜNÜ ANNEM BENİ UNUT     

                                                               
 
Gönderen:
FUNDA PAYZIN

Şiir ismi:
ÖZLEM DUYMAMAK ELDE Mİ

Şehir:
Balıkesir

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
10:56



ÖZLEM DUYMAMAK ELDE Mİ

Özlem duyuyorum evet
Çocukluğuma
Bukleli saçlı, güler yüzlü
O tombul çocuğa
Kaygısız geçirdiğim o nice günlere
Gözlerimden dökülen yaşların derin anlamlar taşıdığı
Yakınmalarımın kulaklara seslendiği
Okşamaların beni mutlu ettiği
O sevgi dolu günlere
O hayat dolu günlere
O iltifatlar dolu günlere
İnsanlara bağlı olduğum günlere
Kavgaların, dövüşlerin acı verdiği
Kahkahaların, gülücüklerin mutluluk belirtisi olduğu
Yaşamın sorgulanmadığı
Yalanların, ikiyüzlülüklerin olmadığı
Uyku sonrası simit, elma şekeri getiren leyleğin
Büyük sabırsızlıklarla beklendiği
Özetle yaşam tatlısının şurubuna bile ekmek banıldığı

O günlere özlem duymamak elde mi?
 
Gönderen:
İLYAS EKİN

Şiir ismi:
HANİ SÖZ VERMİŞTİK

Şehir:
Batman

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
10:37


HANİ SÖZ VERMİŞTİK

Hani söz vermiştik birbirimize
Küsmeyeceğimizi, üzmeyeceğimizi birbirimizi
Hani söz vermiştik elbirliğiyle aşkımıza
Yok saymayacağımıza aşkımızı
Sevincimizi…
Hani söz vermiştik sevgili doğan güne
Gözyaşımızın pınarına
Hani söz vermiştik geceye, gündüze
Yalnızlığımızı paylaşacağımıza
Hani söz vermiştik yazılan her satıra
Aşkımızın son damlasına
Hani söz vermiştik zaman ve mekâna
Birbirimizden ayrı düşmeyeceğimize
Hani söz vermiştik akan her damlaya
Birlikte hayatı yudumlayacağımıza
Hani söz vermiştik kaderimize
Acı da olsa kederimize, hüznümüze
Hani söz vermiştik el ele tutuşacağımıza
Aşkımızı meleklerle kutlayacağımıza
Hani söz vermiştik ey göz nurum!
Son sözümüze, özümüze, aşkımıza…

İLYAS EKİN(ŞAİR-YAZAR-EDEBİYATÇI)
14.02.2013
 
Gönderen:
Erdal Sarıkaya

Şiir ismi:
HEP...

Şehir:
İstanbul

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
10:35


Hep devrik cümle oldun sen benim için,
Tıkadın düzeltemedim sözlerini,
Hep soru işareti oldun sen benim için,
Çözemedim kalbinin gizli hücrelerini.

Hep tutsak oldun sen benim için,
Denedim bırakmadı zincirler,
Hep yollarda kaldım senin için,
Yollar uzun diye geçit vermediler.

Hep derinden bir uçurumdun sen benim için,
Tutmak istedim düşürdüm,
Hep sonsuz oldun sen benim için,
Sensizliğin içinde düş oldum.

Hep yakarışsın sen benim için,
Duymuyormusun feryadı mı?
Hep kayıpsın sen benim için,
Görmüyor musun seni aradığı mı?
 
Gönderen:
Mert Turgut Geneci

Şiir ismi:
Sen Mehmetciksin

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
10:23


Sen dağ, taş, dere, tepe demeden,
Sen canının kıymetini bilmeden,
Sen hiç korkmadan kanını veren,
Sen mehmetçiksin bu vatanı çok seven.


Sen uğrunda öldüğün bayraksın,
Sen o bayrak uğruna akıtılan kansın,
Sen canımızdan bir cansın,
Sen mehmetçiksin unutulmayacaksın.


Sen düşmana aman etmezsin,
Sen dünü, bugünü düşünmezsin,
Sen bu ülkenin kalbisin,
Sen mehmetciksin bunu onlar ne bilsin.


Sen kanla, canla, başla bayrağını düşürmeyen,
Sen harple, savaşla vatanını vermeyen,
Sen şehitlerin kanını yerde bırakmayan,
Sen mehmetçiksin canını verip bayrağını vermeyen.
 
Gönderen:
İLYAS EKİN

Şiir ismi:
GÜL-İ RANAM

Şehir:
Batman

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
10:17


GÜL-İ RANAM
Belki de bir göz kırpmadır
Seninle ilk bakışımız
Öyle hoş, öyle zarif ki…
Ruhumun pınarına akışın
Şiirlerimin rüyası sevgili
Doğum günümün cilvesi
Yeşeren ruhumun çiçeği
Can kattın heyecanıma
İlk bakışmamızda
Gonca-gülsün tüm güllere bedel
Ey ela gözlüm, sevgi çiçeğim!
Bir tebessümün kâfi bütün güllere
Dokunayım güzelim dudaklarına
Ah kanatları oluversem gökyüzünün
Etekleri oluvermiş bembeyaz
Tebessüm ile el uzat
Aşka gelir misin ey Gülbeyaz!
Derin duruşu var Leylâmın
Irmaklar coşup akar uğruna
Ey gül-i ranam!
Sevgi ile tebessüm ile…
Bak, dinle atışını yüreğimin
Ah tebessümün bir kıvılcımı…
Bir kıvılcımı olsam gülüşüne
Kahve içişin var güzelim
Kalbimin derinliğinde
Karışsam, dalsam…
Aksam yüreğinin denizine
İhtişamlı güzelliğine.
Tuttuğum an sıcacık ellerini
Açıldı kalbime aşkın kapısı
Aydınlığısın karanlık…
Issız gecelerimin
Düşümde gördüm denizgüzelliğini
Meftunum, âşığım yüreğine
Deli, divaneyim güzelliğine
Mahrum etme beni kalbinden
Sen Leylâ, ben Mecnûn oldum
Kerem de Aslı da bu aşkı bilmeli
Öyle özledim ki kokusunu
Okşasam o güzel saçlarını
Okşuyor hep yüreğimi
Dudaklarındaki o tebessüm
Bu gün bizim günümüz
Bu gece bizim gecemiz
Yaşarım hep hayalinle
Özlerim güzel kokunu
Keskin bir bakışın var senin
Kalbimin yarasına sür merhemin
O kadar zarifsin ki…
O kadar güzelsin ki…
Suç mu sana âşık olmak
Yüreğine dokunmak,
…okşamak,
Seni sevmek suç mu ey sevgili!
Âşık oldum, tutuldum yüreğine
Her bakışın ok gibi gelir kalbime
Yara bere içinde yüreğim
Düştüm aşkın közüne
Uzatıver nazenin ellerini
Sönüversin bu aşk ateşi
Kurban olsam saçlarının teline
Akan gözyaşın olsam yanaklarına
Âşık oldum inci, mercan gözlerine
Özlüyorum her an bakışını
Ey göz nuru, baş tacı…
Gönlümün ilacı gül-i ranam
Âşığım yüreğine,
Kalbine,bakışlarına…
Yüreğimdesin attığım her adımımda
Mecnûn gibi düştüm dillere
Ey gül-i ranam!
 
Gönderen:
NEJMİYE CİHAN

Şiir ismi:
ÖMRÜM BİTİRMEDİM

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
09:05



Gecenin akışında
Yolun köşe başında
Tuzak kurdular bana
Vurdular kana kana
Yaratan Allah’ımdan
Bir lütufmuş ölmedim
Vurdular da ölmedim
Bu ömrüm bitirmedim

Vurdular, vurdular, vurdular da ölmedim
Bu ömrüm bitirmedim

Acılara boğuldum
Yaratana sığındım
Tabipler derman oldu
Yaralarımı sardı.
Yaratan Allah’ımdan
Bir lütufmuş ölmedim
Vurdular da ölmedim.
Bu ömrüm bitirmedim

Vurdular, vurdular, vurdular da ölmedim
Bu ömrüm bitirmedim

Kaderim kaçamadım
Kara bahtım yaşadım
Şimdi dimdik ayakta
Sevenler dört yanımda
Yaratan Allah’ımdan
Bir lütufmuş ölmedim
Vurdular da ölmedim
Bu ömrüm bitirmedim

Vurdular, vurdular, vurdular da ölmedim
Bu ömrüm bitirmedim
Ahhh ömrüm bitirmedim.
 
Gönderen:
NEJMİYE CİHAN

Şiir ismi:
YALNIZLIĞIN ŞİİRİ

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
09:03



Yalnızlığın şiirini yazıyorum,
Dokunmak için ruh ve bedene.
Yalnızlığın şiirini yazıyorum,
Yaşamak ve hissetmek adına.
Duyurmak için sesini,
Ve hatırlatmak kendini,
Yalnızlığın şiirini yazıyorum
Varlığını yaşatmak adına.
Duymak istiyorum tüm sesleri,
Yok olmak duygusu ve acısıyla.
Yalnızlığın şiirini yazıyorum,
Yaşanmışlar ve hatıralar anısına.
Titreyen mum ışığındaki alevin sessizliğini
Anlıyorum şimdi o yavaş tükenişini.
Yalnızlığın şiirini yazıyorum.
İnsanlığın yavaş, yavaş terk edişini,
Sonsuza gidişini ve el sallayarak elveda deyişini,
Yalnızlığın şiirine şikayet ediyorum.
 
Gönderen:
NEJMİYE CİHAN

Şiir ismi:
RUHUM

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
09:00



Sensizlik yollarda çölde kalmakmış meğer
Yoksun artık yanımda canım almakmış meğer
Bir ipin ucundayım ilmek boğazımdayken
Bedenimi koparıp ruhum almakmış meğer.

Sensizlik ruhumda gün be gün işlenirken,
Kor alev misali bu hep yanacak sol yanım
Taşlaşacak bedenim ruhum darmadağınık
Söküp bırakacağım kendi elimle artık.
 
Gönderen:
NEJMİYE CİHAN

Şiir ismi:
ANNEM

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
08:57


İlk sözüm “özledim” olur anneme,
Sesini, sıcaklığını, dokunuşunu,
Kucağında olmayı özledim annem.
Herhalde bu özlemim sonsuz olacak.
Ne büyük nimettin sevgili annem.

Titrerim annemi hissettiğimde,
Yanacak içimde hasret ateşi ,
Rahmetin ruhumu saracak annem,
Sesini içimde saklarım annem.
Sıcacıktın kucakladın içine aldın,
Kucağından indik üşüdük annem,

Yuva kurduk ama sıcağın yoktur,
Yuvam sıcak ancak kucağın yoktur.
Üşüdüm, üşüdüm sarsana annem…
Beni kucağına alsana annem…
Beni kucağına alsana annem…
 
Gönderen:
NEJMİYE CİHAN

Şiir ismi:
RUHUM SENSİZLERDE ARTIK

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
08:52



Öyle bir hayat ki bu,
Acımasızca geçti,
Ruhum sensizlerde artık
Çünkü yalnızlığı seçti.

Yaratan kaderim çizdi,
Kıymetimi değer biçti,
Ruhum sensizlerde artık
Çünkü yalnızlığı seçti.

Kol kanadım senken bana
Rüzgarlar vurdu geçti.
Ruhum sensizlerde artık
Çünkü yalnızlığı seçti.

Türlü hayaller kurduğum
Meskenim oldu sandığım,
Ruhum sensizlerde artık
Çünkü yalnızlığı seçti.

Hep yok sayıp var olmak mı,
Gönülden yaralamak var mı
Ruhum sensizlerde artık
Çünkü yalnızlığı seçti.

 
Gönderen:
mevlüt ören

Şiir ismi:
Aşk Firarına

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
01:27


Sen aşk celladının elinden kaçan
Ateş dağlarında saklı firarsın
Hangi okyanusa varıp sığınsan
Küllerinden doğup yine yanarsın

Alevlerin olur ıslak yosunlar
Celladın dağlarda her dem araşır
Ah senin yerine beni vursunlar
O dağlarda sana yanmak yaraşır
 
Gönderen:
mevlüt ören

Şiir ismi:
Aşk Firarına

Şehir:
Ankara

Tarih:
07 Mayıs 2013, Salı
01:27


Sen aşk celladının elinden kaçan
Ateş dağlarında saklı firarsın
Hangi okyanusa varıp sığınsan
Küllerinden doğup yine yanarsın

Alevlerin olur ıslak yosunlar
Celladın dağlarda her dem araşır
Ah senin yerine beni vursunlar
O dağlarda sana yanmak yaraşır
 
Gönderen:
gülşen alim

Şiir ismi:
Hayat Nedir Anne

Şehir:
Mersin

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
23:30


benim hiç sapanım olmadı anne,
ne kuşları vurdum,
ne de kimsenin camını kırdım...
çok uslu bir çocuk değildim ama,
seni hiç kırmadim, hep boynumu kırdım.
ben hayatım boyunca
bir tek kendimi vurdum! ..

suskun görünsem de,
fırtınalı ve mağrurdum anne.
bir mızrak gibi,
aynada hep dik durdum anne! ..
ben sana hiç bir gün laf getirmedim,
leke sürmedim.
ama göğsümü çok hırpaladım,
kalbimi çok yordum...
ben hayatım boyunca, en çok kendimi sordum! ...

benim hiç sevgilim olmadı anne,
ne bir yuva kurdum,
ne bir gün şansım güldü...
öpemeden bir bebeğin gidişini,
tükendi gitti çağım...
kimi yürekten sevdiysem,
yüreğini başkasına böldü...
bir muhabbet kuşum vardı,
o da yalnızlıktan öldü...

sen beni göğsünde
hep acılarla mı soğurdun anne?
yoksa evlat diye,
koca bir taş mı doğurdun anne?
eziyet degilim, zahmet değilim,
musibet hiç değilim;
bir senin mi balına sinek kondu, söylesene!
doğurdun da beni,
ne ile yoğurdun anne?

benim hiç hayalim olmadı anne...
ne seni rahat ettirdim,
ne kendim ettim rahat...
BİR MUTLULUK FOTOĞRAFI BİLE ÇEKTİRMEDİ BU HAYAT!
kaybolmuş bir anahtar kadar
sahipsizim anne...
ne omuzumda bir dost eli,
ne saçımda bir şefkat...

say ki yollardan akan,
şu faydasız çamurdum anne...
say ki ıslanmaktım, üşümektim,
say ki yağmurdum anne!
bunca yıldır gözyaşlarını,
hangi denizlere sakladın?
oy ben öleyim,
SEN BENİ NE DİYE DOĞURDUN ANNE? ? ?
 
Gönderen:
gülşen alim

Şiir ismi:
ANNEM

Şehir:
İstanbul

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
23:28


Ben senin beğenmeyip attığın,
Ben senin yalanlarına kattığın,
Ben seninbaşkasına sattığın,
Ben senin yavrunum annem.


Ben senin hiç sevmediğin,
Ben senin değer vermediğin,
Ben senin gözyaşı dökmediğin,
Ben senin yavrunum annem.



Ben senin yüzüne bakmadığın,
Ben senin koluna takmadığın,
Ben senin tadını tatmadığın,
Ben senin yavrunum annem.


Ben senin artık gözyaşınım,
Ben senin artık ölü aşınım,
Ben senin musalla taşınım,
Ben senin yavrundum annem.
 
Gönderen:
gülşen alim

Şiir ismi:
Öğretmen Eli

Şehir:
Mersin

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
23:26


Öğretmenler çiçeğe benzer
Ellerinde açar yeni nesiller
Hepsi birer örnektirler
Bir umuttur öğretmenler.

Yanlışımı düzeltti Öğretmenim
Bildiğini öğretti Öğretmenim
Beni daima gözetti öğretmenim
Benim canım öğretmenim.

Öğrencinin mutlu sunu sever
Her şeyin doğrusunu över
Çalışan iyi yere gider
Öyle söylerdi öğretmenim.

Öğretmenler melektirler
Her şeyin doğrusunu öğretirler
Ne zaman nerede iyi bilirler
Geleceğimiz için Öğretmenler.
 
Gönderen:
gülşen alim

Şiir ismi:
Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı?

Şehir:
Mersin

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
23:24


Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
 
Gönderen:
gülşen alim

Şiir ismi:
SAĞLIK

Şehir:
Mersin

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
23:20


Her zaman sağlıklı olur,
Yemekleri seçmeyenler,
Et süt balık demeden,
Dengeli beslenenler.

Sadece bu yetmez,
Sağlıklı olmak için,
Eller sık sık yıkanmalı,
Yüzümüzüde unutmamalı.

Temizliğe önem vermeli,
Tırnaklarımızı kesmeli,
Banyomuzu yapıp da,
Dişlerimizi fırçalamalı.

Sağlıklı olmak için,
Bunları yapmalıyız,
Aaa!unutmadan;
Dişmizi de fırçalamalıyız...
 
Gönderen:
Ahmet Bedlek

Şiir ismi:
Şizofreni Yalnızlık

Şehir:
Diyarbakır

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
20:57


Seni sevmekle sadece tek bir kadını sevmiş sayılmam aslında,
demekle başladı herşey..



iki kişilik bir rezervasyonun tek kişilik bekleyişlerinde,
şık kıyafetleriyle donanmıştı yokluğun.
seni kalabalık bir şiirde bulmuştum.
yada şizofreni bir kimsesizlikti bulduğum.


seni hep şiir edebilme kaygısyla yarınlara taşıdığım ses,
düşen yapraklarında biriken iklim,
sonlarını hazırlamaktaydı
sadece yokluğa muktedir olan heves.



lüzumsuz sorularla büyüme çabasındaydık.
soru cevap tezlerinde sentetik bir hastalığı oynuyordum.
iyleşmek için delirmenin tek metot olduğuna inandık.
belki de sana adam akıllı bir soru sormak içindi hepsi.
sahi sevgilim;
gecenin en koyu rengi nedir ki?!!!



manyak olmakla mantıklı olmak arasında konaklamakla geçirdiğim krizler,
damarlarımda gezinen başıboş serseri nikotin etkisi,
az kızarmış tenimim alkol serinlemeleri,
elimdeki kalem,
dilimdeki şiir,
tam seni anlatacakken ağzımdan kovulan yarım sesler,
aklımın kapasitesini bir tanrıyla sınamaya çalışırken,
sırrına aklımın ermediği bir kadınla bitiyordu cümleler.



seni statik bir yolculuğun muhitleri olmayan duraklarında bekledim.
yol yok.
yolcu yok.
seni bir yere taşıyabileceğim vesaitler yok.
varlık Allahına kadar yoktu anlayacağın.
karınlarsa yiyilebilen yalanlarla tok..



seni adam gibi sevebilmenin ihtimallerinde buldum.
tek bir kişilik değildi kimliğin.
güzel olanların toplamı kadar birikmiştin toprağımda.
sussan şiir sayılacaktı sessizliğin..



ben, hiçbir cümleyi yüzüne yakıştırmadığım için sözlüklerce aranan bir katilim.
ve sen kadınım.
yokluğunun yarattığı tinsel etkinin boyutunu aşan tepkiyi anladım.
meğer ölü gibi duran bünyemde konfetiler içinde alkışlanmış yalnızlığım..

 
Gönderen:
aleyna ilhan

Şiir ismi:
ÖĞRETMENLER

Şehir:
K.Maraş

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
20:49


Öğretmenler çiçeğe benzer
Ellerinde açar yeni nesiller
Hepsi birer örnektirler
Bir umuttur öğretmenler.

Yanlışımı düzeltti Öğretmenim
Bildiğini öğretti Öğretmenim
Beni daima gözetti öğretmenim
Benim canım öğretmenim.

Öğrencinin mutlu sunu sever
Her şeyin doğrusunu över
Çalışan iyi yere gider
Öyle söylerdi öğretmenim.

Öğretmenler melektirler
Her şeyin doğrusunu öğretirler
Ne zaman nerede iyi bilirler
Geleceğimiz için Öğretmenler.
 
Gönderen:
mehmet Aluç

Şiir ismi:
ISTIRAP ŞARKISI

Şehir:
Ankara

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
19:27


Keder,sıkıntı, çarmıhta ;
Ayrılmaz, tamaha götürür
Ölüm sarhoşluğu içinde;
Düşler açılsa da ıstırap şarkısı ile,
Hayatın kalbine hoyratça.
Hakikat olsa da sonunda
Keder,sıkıntı ıstırap bürüse;
Saf gözleri haşmetle .
Hayat kafilesinde ruhun dümeni,
Yelkeni, akıl ve tutku ;
Rüzgarı özgürlük
Olurda eserse
Ruhlar haz duyar.
Varlığın kuytularında;
Sessizce bekleyen neşedir.
İstikbalde, hasretle kucaklaşmayı bekleyen;
Zamanın ,zamansızlığında hakikati ifşa eden
Bedenleri, dua teslimiyeti ile sarmayı bekleyen
Neşe,sevinçtir.
 
Gönderen:
ayşenur habipoğlu

Şiir ismi:
bir gün tek başıma

Şehir:
Sakarya

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
19:05


Bir gün tek başıma
Yollarda dolaşırken
Bir ışık görmüştüm
Kırlarda yol alırken.


Işıldayarak geldi yanıma
Korktuğum bir anda;
Yanaştı yavaştan kulağıma
Isırıverdi bir anda.


Neye uğradığımı şaşırmıştım
Bakıyordum sağa sola,
Etrafımda dolaşan;
Yüzbinlerce varlığa...


Evet olanlar çok felaket,
Hem yerim ısırılmıştı...
Çok korktuğum canlı:
Ufacık bir hayvandı...
 
Gönderen:
cansu sarıkaya

Şiir ismi:
annem

Şehir:
Ankara

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
18:40


Ben senin beğenmeyip attığın,
Ben senin yalanlarına kattığın,
Ben seninbaşkasına sattığın,
Ben senin yavrunum annem.


Ben senin hiç sevmediğin,
Ben senin değer vermediğin,
Ben senin gözyaşı dökmediğin,
Ben senin yavrunum annem.



Ben senin yüzüne bakmadığın,
Ben senin koluna takmadığın,
Ben senin tadını tatmadığın,
Ben senin yavrunum annem.


Ben senin artık gözyaşınım,
Ben senin artık ölü aşınım,
Ben senin musalla taşınım,
Ben senin yavrundum annem.
 
Gönderen:
Ramazan Sağır

Şiir ismi:
Hayat

Şehir:
İstanbul

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
15:39


Bir ekmek kavgasıdır hayat
Uğrunda yokuşlar tırmandığın
Koşar adımla merdiven çıktığın
Sabırsız sesinle bağırıp rızkını aradığın.

Bir zorluk savaşıdır hayat
Askeri, elleri nasırlı ekmek bekçileri
Komutanı,cepleri sarkık para babaları
Menzili,kentin tüm caddeleri,sokakları.

Ve onca zorluğa rağmen…

Bir paylaşımdır hayat
Bekleyenine uzattığın ekmeğin tadıdır
Helal kazancın kokusunu hissetmektir
Böldüğünde ikiye,üçe,dörde beşe.

Bazen bir mutluluk filmidir hayat
Oyuncusu,huzur dolu aile bireyleri
Senaristi,kaderi yazan yaradan
Yönetmeni, ekmeği haramsız kazanan.
 
Gönderen:
hüseyin bilgen

Şiir ismi:
ah istanbul um

Şehir:
Konya

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
14:37


TATLI BİR HÜZÜN KAPLAR GÖNLÜMÜ
ANDIKÇA GEÇMİŞTE Kİ İSTANBUL GÜNLERİNİ
KAYBOLDĞUM SOKAKLARDAN ÖĞRENMİŞTİM
SEMTLERİNİN İSİMLERİNİ

GÜNEŞTEN ÖNCE UYANIRDIM BAZEN
SANIRDIM İSTANBUL BENİM
BİRKAÇ EVSİZ BİRKAÇ AYYAŞ HİSSEDAR
BAZEN VAZGECERİM YA PAYIMDAN
BAYRAMPAŞA DA Kİ SEVDİĞİM BANA YETER

İSTANBUL AH İSTANBUL
CENNETTEN YAĞMURLA DÜŞEN DAMLA
ŞİŞHANE DE YAĞMURA YAKALANDIM YA
BEYOĞLUNDA SEVDAYA

ÖĞLEN OLUR YARIM EKMEK ALIRDIM
ORTADAN İKİYE BÖLERDİM
AKSARAY DA KÖFTE EKMEK SANIRLARDI
EMİNÖNÜ N DE BALIK EKMEK

BİR TEK LİRAYA BİR BAFRA TAHTAKALE DEN
DUMAN DUMAN MUTLUĞU ALIRDIM
BİR YANDA GENÇLİM BİR YANDA SEVDA
BİR FERDİ ŞARKISINDA FERDİ
BİR ORHAN ŞARKISINDA ORHAN OLURDUM

İSTANBUL AH İSTANBUL
DALAR GİDER GÖZLERİM SANA GELİRİM
YOLLARIN HER ADIMIMDA ANILARIM ŞARKILARDA
VARSIN GÖZLERİM BUĞULANSIN BOĞAZIM DÜĞÜMLENSİN
HASRETLERDE ACILARDA GÜZELMİŞ, ANILARDA
 
Gönderen:
filiz bostan

Şiir ismi:
RÜYALARIMDA KOCAMAN SEN

Şehir:
K.Maraş

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
12:54


Hiç beklemediğim zamanlarda giriyorsun rüyalarıma
Bugün yine sen geldin
Hazırlıksızdım.... uyandığımda
Sanki hayali olan bu yalanı ,gerçek gibi içime çektim seni

Kokun tenime değmişcesine hala kokluyorum,tüm bedenimi
Gerçektin sen,uyandığımda yanımda olmasanda gerçektin..!

Bazen hiç uyanmak istemiyorum
Rüya olduğunu anladığımda kırılıyor tüm duygularım
Hani hep yanımda oluşun geliyor aklıma
Çıldırıyorum yokluğunu her an hissettiğimde

İçimde bir uğultu var..Senin çığlıkların
Haykırışlarım var..Benim feryatlarım..

Kim duyacak sesimi?kim duyacak çığlıklrını?
Acırmı bu hayat dersin..Acımaz
Gelirmi birgün mutluluk
Dinermi hasretin acısı,hafiflermi kalbin sancısı

Varsın rüya olsun değmesin kimse,dokunmasın bana
Ben hayal olan seni,uykularımda kabusumla yaşarım..

Yaşamak buysa yaşarım ben aklın bende kalmasın
Sen yaşa doya doya baharını
Ben yaşıyorum kışımı
Üşüyorum belki sensiz ama yaşıyorum seninle sensizliği..

Ellerini tutamasamda, yanında olamasamda,rüyalarımda sarılıyorum sana
Rüyalarımda hayat veriyorsun bana..hadi git bensiz olan baharını yaşa..
 
Gönderen:
mehmet Aluç

Şiir ismi:
RABBİM KATINDA

Şehir:
Ankara

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
06:22



Uzun yollar kısalır
Tomurcuklar filizlenir
Kuru yapraklar yeşerir
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

Kuru güller açar
Solmuş yüzler güler
Geceler gündüz olur
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

Avuçlar semada
Dudaklar duada
Olacaklar olurda
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

Gitmek, bulmak zor olsa da
Vaaz geçilmek zor olsa da
Seninle kavuşmak mutluluk olsa da
Bir tatlı dua ile buluşalım, Rabbim katında.


Kışın soğuyan eller, ısınır
Çamura düşen yolcu, paklanır
Buz tutan gönüller, yıkanır
Umutsuz çaresiz hayatlar, umut olur
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

Yalnızlık duvarı yıkılır
Benlik yok olur
Dikenli yollar gül olur
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

Habersiz olanlar, haberli olur
İzi olmayan tozlu yollar iz olur
Açılmayan kapılar açılır
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

Sessizlikler ses olur
Ayrılıklar kavuşma olur
Benlikler yok olur
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

Korkular cesaret olur
Ölümler ölümsüzlük olur
Ağlayan gönüller, gülüşle dolar
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

Bitmeyen kavgalar yok olur
Tüm günahlar sevap olur
Haram kazançlar yok olur
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

Mazlumlar olur kartal
Zalimleri yutar, dize getirir
Allahu Ekber diyen gönüller
Teneşir bile paklamaz, zalimi
Sarar bedenini azgın ateşler
Geberir gider zamanı gelince
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.


Her ölü olur bir canlı
Yaşam olur onunla şanlı
İyilik tohuma gizlemiş cenneti bağı
Açılır kapısı
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

İnsanlığın bittiği yerde
Kimsesizin öldüğü yerde
Çiçek açmayan bahçelerde
Çiçek açtırır
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

Ağlama, mahzun olma Bil ki
Zafer senindir, kavuşmak senindir
Mükâfat ve Cennet senindir
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.


Kul Mehmet derki yeter
Bitsin bunca eziyet keder
Aç elini iste Rabbinden
Koyma araya aracı
Kendin iste Rabbinden çal sazı
Alan razı veren siler gönüldeki pası
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.


Bir olunca açar güller
Solmaz laleler güller
Kabul olur tüm dilekler
Bir tatlı dua ile Rabbim katında.

Gel beraber gülsün gönüller
Gülsün ağlayan gözler
Huzura ersin gönüller
Bir tatlı dua ile Rabbim yanında.
 
Gönderen:
mehmet çiftçi

Şiir ismi:
Derdime derman bul yarab biçare

Şehir:
Denizli

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
03:31


Gurbet ellerdeyim ne çare
Derdime derman ol YARAB
El hüküm giymiş bu gece ne çare
Derdime derman bul YARAB biçare

Kader mahkumuyum ben bu gece
Yalnızım sanki yine bu gece
Dert mi tasa mı bilmem bu gece
Derdime derman bul YARAB biçare

Felek tokat atmış sanki bu cana
Hayat yol vermiyor hep bu cana
Öfke misin gam mısın bu cana
Derdime derman bul YARAB biçare

Elim kolum bağlı yine
Dert tasa öfke yine bende
Sabır dediğim illet vurdu yine
Derdime derman bul YARAB biçare

Sevgi uğruna ölmek mi istedim
Canana can vermek mi istedim
Bir ömür mutlu olmak istedim
Derdime derman bul YARAB biçare...
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
ONLAR BİZİM KÖYLÜLERİMİZ

Şehir:
İzmir

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
01:55



ONLAR BİZİM KÖYLÜLERİMİZ



Onlar bizim köylülerimizdir
Hergün yaylanın toprağını öperler
hergün güneşin koltuk altında
Esmerlenir tenleri kavrularak
Sağlıksız yaşlanırlar...
Korkuluk gibi dururlar ölümün önünde
Ölümü korkutamadıklarını bilerek
Sanki kaderlerinin altında ıslanırlar
Yıldızlar kadar insanlar...

Onlar bizim köylülerimizdir
Onlar sıcağın delindiği yerde birikirler
Sanki monologdur hayalleri
Nesneleri terden sırılsıklam
Karanlığa kadar çalışırlar
Oysa karanlık bir kanaviçedir
Aydınlanmak için karanlığı yakarlar
Bir kayanın tepesinde...

Onlar bizim köylülerimizdir
Sanki bir labirentin içinde,çaresiz
Hergün güneşi çapalayarak, bölüşürler
Yorgunlukları şiir gibidir
Mermiden misket olmuştur gözleri
Terleri gevşeyerek damlacık olur
sanırsın kokusu lavantadan...



Onlar bizim köylülerimizdir
Onlarki her yaştan
Ama birisi varki,
Çevresinden utanır sanki
Saydamlaşmıştır ıssızlığı,
Kaşlarının arası tüfek gibi çatılmıştır
Fistanının düğme deliği öylesi açık
Tüm gün tarlanın en başında
Tanrı'yla gizlice konuşuyor, sevinmeden
Altmış yaşında yaşında ihtiyar bir kız
Çapasını sallıyor hergün
Gelinlik yüzü görmeden
gizlenmeler serpiyor yüreğine
Erkek eli değmeden...



Vedat DÜNDAR
 
Gönderen:
cem pasaoglu

Şiir ismi:
karinca

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
06 Mayıs 2013, Pazartesi
01:12


     
KARINCANIN SIRTINA YÜKLEMİŞİM ACILARIMI,
BİR ACILAR ÇEKER BENİ,
BİR BEN ÇEKERİM ACILARIMI ...
SONRA GECE OLUR BEN YİNE SENSİZ YANLIZ
SEN YİNE BENSİZ YANLIZ...
BİR DAHA GECE OLUR AY BU SEFER YANLIZ
DERDİ İLEDE YANLIZ..
KARINCADA KÜSER BİZE ODA YANLIZ,
BİR BAŞINA YAPA YANLIZ...

Cem paşaoğlu....




ÖYLE KALABALIK AŞKLAR VAR Kİ KOZASINDAN DÜŞMÜŞ,
KANATSIZ KELEBEKLERDE VAR.
SEN ŞİMDİ KANATSIZ AŞKLARINDA
KALABALIK ETTİN HAYATIMI.
GİT DİYEMEM SANA,
YANAŞSAN BANA ATEŞ,UÇSAN ZÜLÜM TOPRAK SANA .
HARAM ETTİN TEK GÜNE KENDİNİ
RÜZGAR SANA HARAM,BEN HARAM
GÜNDE ÖLDÜ ŞİMDİ GÜNEŞİN HEMEN ARKASINDAN
AMA SEN HARAM KALDIN UÇMAYA
DÜŞTÜGÜN KANATSIZ KOZANDAN
VE HARAM ETTİN HAYATIMI BİR TEK GÜN UÇMADAN.......

Cem paşaoğlu.....







SUDA KURUR ÇIÇEK OLMADAN
KURUR ÇİÇEKTE SUSUZLUKTAN
SEN KURUMA NE OLUR
USANMAM BEN SANA DAMLA OLMAKTAN..
HEM İNAN BANA
GÜNEŞEDE SU İÇİRİRİM AVUÇLARIMDAN.

SEN BENİM YAŞASIN BENİ SEVİYOR DEDİGİM
EN SON PAPATYA YAPRAGIMSIN.........

cem pasaoglu....




ÇOKMU UCUZ GELDİN ?
YOKSA !!
BENMİ ÇAMUR OLDUM KURUMAK İSTERKEN SICAKLIGINDA,
ATEŞİ SÖNMÜŞ ATEŞ BÖCEKLERİ AYDINLATIYOR YOLLARIMIZ
SEN BENİ SEN YAĞMURU,
SEN YAĞMURU BENİ AĞLATMA.
BIRAKMAM ÜSTÜNÜ BU AŞKIN
İNANMAM SANA
BIRAKMAM ÜSTÜNÜ BU AŞKIN
ÇOK UCUZ GİTTİN
BIRAKMAM ÜSTÜNÜ BU AŞKIN SANA
ÇOK UCUZ GİTTİN
BIRAKMAM ÜSTÜNÜ BU AŞKIN SANA


ŞARKI SÖZÜ:Cem pasaoglu
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Biz TÜRK ASKERİYİZ

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
21:33


Biz TÜRK ASKERİYİZ

Biz Türk Askeriyiz;
Hepimiz birer Mehmetiz! ! ! !
Kanımızın son damlasına kadar,
Vatan, Millet,İstiklal Bayrak uğruna;
Gerekirse, Gerekirse,
Ölüme bile gideriz! ! ! !

Ölüm HAK'dır;
Bu hakkın en YÜCESİ;
Vatanı, Milleti, İstiklali, AYYILDIZLI Bayrağı uğruna;
ALLAH, ALLAH nidalarıyla ÖLENLERİNDİR! ! ! ! ! !
ŞEHİTLERİNDİR! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! !

Ey! ! Yüce ALLAH'Im! ! ! bu şerefi bize de,
Nail et! ! ! !
Şehit olayım Atalarımın kanlarıyla sulanmış;
VATANIM, AYYILDIZLI BAYRAĞIM UĞRUNA! ! ! ! !
**
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! ! ! !

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Toryum Madeni

Şehir:

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
21:26


Toryum Madeni

Türkiye’de yurdumda;
Varmış, dünya rezervinin yüzde altmış beşi.
Çok değerli bir şeymiş yeni duyuyoruz ki;
Toryum denen kıymetli madeni.
Hani nerde bu konuda bir açıklama bir bilgi.
Toryum nedir; ne işe yarar.
Atlas projesi;
Ve ………
Burası çok mu çok önemli! !
Bilim adamı altı değerli kişi;
Yitirdiğimiz elli yedi can.
Sebep?
Ne garip bir rastlantı zinciri değil mi?
Ne garip bir tecelli.
Kara kutuda da; bilgi yok!
Karanlık bir gecede her şey kararmış,
Besbelli! ! besbelli! !
Lakin biz bilemeyiz..
Kim bilecek? peki.
Akibeti
Takip edilmeli “ Toryum Madeni “

**

Isparta’da düşen uçakta altı değerli bilim adamımız;
Atlas projesine gidemedi
Toryum madeni?
Ve onlarca can.
Bir bilinmeyen karanlıkta; sessizce kaybolup gittiler..
Nice emeklerle yetişen kıymetli değerler;
Şehitlerimiz.
Tüm Şehitlerimizin Ruhu Şad Olsun..


***

 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Türk Polisi Mehmet

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
21:22


Türk Polisi MEHMET! !

Ruhunda; Türklük damgası! !
Şerefidir; Ay Yıldızlı, Üniforması! !
Alsa da kahpe kurşun yarası,
Gözünü budaktan Esirgemez! ! ..
Türk Polisi Mehmet’tir onun adı..


Tüm Şehit Polislerimizin Ruhu Şad Olsun …

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Dağlardaki Sedayı Dinle

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
21:07


Dağlardaki Sedayı Dinle

Dağlara söylerim türkülerimi
Beni ancak onlar dinlerler
Ne söylediğimi iyice anlamak için
Bir söylediğimi
Beş tekrar ederler
Onun için dağlara söylerim sözümü
Sonsuza dek söylensin diye sözlerim

Dağlara seda ettim hep
Onlarda nida ettiler duyurdular
Birbirlerine sesimi
Şimdi ahenkle dolaşıyor bilirim
Duygularım hislerim
Şiirlerle türkülerim
Ben sadece dağlara anlatırım
Sonsuza dek anlatılsın diye sözlerim

Sonbaharda Kışta Baharda Yazda
Yüreğim her an her zaman onlarda
Benim gönlüm hürdür sadece dağlarda
Beni yalnız onlar anlar ve dinlerler
Birbirlerine söylediklerimi tekrar ederler
Unutmadıkları için dağlara söylerim
Unutulmasın diye sözlerim

Bu dağlarda türküler dolanır onun için
Riyakarı kabul etmez barındırmazlar
Ay yıldızlı bayrağın gölgesinde oldukları için
Onun için dağlara söylerim ezgilerimi
Sonsuza dek söylensin diye türkülerim

Çağır Karacaoğlan çağır yankılansın
Sözlerin Mut’tan dağlarda
Dağların etekleri yamaçları koyaklarında
Toroslar’da; Sertavul Kozlar Zeyker
Kızıldağ Mağras Kızılbucak'da
Istranca Elmadağ Ilgaz Koçaş Takkeli
Erciyes Köroğlu Ağrı Altay’da
Bilirim elbet bir gün gelip tekrar söylenecek
Alpler ve Himaliyalar'da
Türk’ü anlatır türkü kokar çünkü dağlar
Tüm Dünyada

Onun için Türkü kokan dağlara iletirim
Ezgilerimi unutulmasın
Yankı bulsun diye türkülerim..

Bilirim elbet yine toplanacak dağların etrafına
Dağların nidasıyla Yüce Milletim
Dinleyecek dağlarının Öz nidasını
Elbet bir gün dilerim
Onun için dağlara söylerim sözümü
Duyulur diye türkülerim illaki Allah Kerim

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
21:01


Çanakkale

Biz Türk Milletiyiz ! ! !
Hepimiz birer Mehmetiz! ! ! ! ! ! !
Kanımızın son damlasına kadar;
Vatan, Bayrak, İstiklal uğruna.......
GEREKİRSE! ! ! GEREKİRSE! ! ! ! ! ! ! !
ÖLÜME BİLE GİDERİZ.

Bir tarih destanıdır ÇANAKKALE! ! ! !
Tarihe kazıya, kazıya yazdık.
Uzanmasın kirli eller üzerimize! ! ! ! ! ! !
Vatan, Bayrak, İstiklal uğruna! ! ! !
Bir değil bin ÇANAKKALE'LER Yazdırırız;
Tarihte yer yüzüne! ! ! ! ! !

Biz Vatan, Bayrak, İstiklal uğruna varız! ! ! ! ! ! ! ! ! ! !
Tüm insanlara kanımızın verdiği asaletle! ! ! ! !
Kucak açar, sevgiyle bakarız;
Ama değmesin, gelmesin; namert eller üstümüze! ! ! ! !
NİCE ÇANAKKALE'LER yaratır! ! ! ! !
Bozguna uğratırız; DÜŞMANI YERYÜZÜNDE! ! ! ! ! ! !

(Ank.09/11/1993)

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
Emrah Özkan

Şiir ismi:
Gün Gelir

Şehir:
Manisa

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
19:25


Gün gelir öyle özlersin ki ,
Dağlar , taşlar ağlar hasretine ,
Yağmur yüklü bulutlar sarar ,
Sele döndürür Dünyanı bir anda ..

Gün gelir öyle özlersin ki ,
Taşıyamaz yüreğin , Çarpar durur ,
Öyle arar ki onu Gözlerin ,
Umutsuzluğa yelken açarsın o anda ..

Gün gelir öyle özlersin ki ,
Sabrın bile savaş verir kendi kendine ,
Yine sen kaybedersin yaşama umudunu ,
Yine sen ağlarsın delirmişcesine ..

Gün gelir öyle özlersin ki ,
Meçhule karışırsın ansızın ,
Kimseler bulamaz izini , yolunu ,
Göçer gidersin farkında olmadan ..

Gün gelir öyle özlersin ki ,
Ağır gelir sevda yükü sırtına ,
Taşıyamaz yorulursun , Ve yine ;
Bir köşede oturur Issızca ağlarsın ..

Gün gelir öyle özlersin ki ,
Dar gelir sana Yaşadığın Şehir ,
Nefesin daralır , sesin kısılır ,
Haykıramazsın işte o zaman böyle ..



 
Gönderen:
hicran aslan

Şiir ismi:
intihar

Şehir:
Mardin

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
18:06


başka kadınlar kokardı babam
şimdi kimi sevsem
annemin babama öfkesi
beni kurcalar
ağaca asardım kendimi
çivi olurdu sonsuz
göğüslerimden süzülen kandamlaları
çamur kokardı korkmazdım
babamı affedemedim hiç
damarlarım boşalırken
salıncakta kendini sallıyordu bir kedi

aydan düştüm kaç gece
çığlığım da çamur kokardı
yere çakılan bilmediğim
bir et parçasıydı ben değil
beyaz bir gülümseyişe tutuldum da
babamı affedemedim hiç.

kendinin seri katili birinin itirafları
acıda parıldar
intiharda

babam küçük bir kız çocuğunu bırakıp gitti
annemin bedeni aslında ceset
ölü bir nehri umarsızca sevip durdum yıllarca

ağaca asardım kendimi
jilet olurdu aidiyet
kalbimden buğday akardı inanmazsınız
babamı affedemedim hiç
ama anladım
dokunamayacak kadar derin
bir daha kendimi onaramayacak kadar çaresiz

anlamakta çamur kokardı
ağlamadım hiç
salıncakta kendini sallıyordu bir kedi
indirip bedenimi
elbiseler dikerdim çocuklar gibi

 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Sarı Çiçekler

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
17:38


Sarı Çiçekler

Yağmurlarla ıslanır ,
Aşkımız ; her sonbaharda..

Sarı çiçekler açar ; gönlümüzde
Ve yerlere düşen ;
Kurumuş yapraklar arasında ..

Aşkımız her hüznü, sevinci ;
Beraber yaşar ,
Beraber hisseder ,
Sevgi okyanusumuzda ..

Ruhumuzun derinliklerinde ;
Fırtınalar dolanır ,
Her ikimizin de ..

Nefesini hissederiz ;
Doğanın, yaşamın..

Tüm bu ahenkleri ; seninle tadarım ,
Gün be gün hayatın çarkında ..

Gözlerinde okyanusu görürüm ,
Bakışlarında ise ; sevgi fırtınalarını ..

Her mevsimi ; seninle yaşarım ,
Seninle anarım ...
Aşkım, Ömrüm, hayatım..

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
17:32


SEN'i Düşününce Yüreğimden

Dağa, taşa, suya, toprağa..........
Göğe ağmış; beyaz buluta....
Gök gürleyip yağan yağmura;
Türlü, türlü simalarda insana...
Bakar, bakar SEN'i görürüm..............
Aşkından, elim; açarım semaya.........
Dualarda, niyazlarda SEN'i görürüm.......

Her insanın özünde SEN'i..
Arının peteğindeki balda SEN'i.......
Küçücük çocuğun gülüşünde SEN'i;
Bakar, bakar; yine hep SEN'i görürüm.......

SEN'i düşününce yüreğimden......;
Bir damla yaş akar ki gözümden! ! !
Elvan, elvan bezediğin ağaçlara, güllere....;
Bakar, bakar yine SEN'i görürüm.............

(Mersin-Mut 06/06/1980)

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
SENİ Anmaktan

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
17:31


SENİ Anmaktan

Her zaman,
Her an;
Yüreğimde vardır,
Tatlı bir sızı;
Allah,
Allah
Der;
Gizlice ağlar,
Bazı bazı..
Şükründen
Ve
Seni anmaktan
Bizleri mahrum etme
Yarabbi..
Işığını;
Üzerimizden eksik etme,
Söndürme
Yarabbi...

AhmetTekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
17:27


Serçe

Yüceliğini, ruhumda öylesine derin ;
Hissediyorum ki bazı anlarda …
Yüreğime bir sıkışma ;
Bir daralma geliyor …
Allah’ım takdir ettiğin saat mi geldi yoksa !
Geldiyse biçilen saatin son vakti ; eyvallah …
Gelmediyse bırak; Ya Rabbim ..
Yapacak çok şey daha var biliyorum ..

Pencereme bir serçe konuyor ..
Sonra uçup gidiyor ….
Bakıyorum ; uçup giden serçenin ardından ….

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Teyzem HALİSE AKSU Anısına

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
17:20


Teyzem Halise Aksu Anısına

Ev sahibim;
Halise Aksu..

Benim teyzem yok....
Teyze anne gibidir,
Anne yarısıdır derler ya..
Sen anneme;
Kardeş değildin,
Fakat,
Sen benim;
Annemdin, teyzemdin..

Sana her zaman;
Teyzem teyzeciğim,
Derdim..
Sende bana;
Oğlum Ahmet,
Ahmet'im derdin...

İsmini;
Hiç söylemedim,
Oysa;
İsminde senin gibi,
Güzeldi..
Halise....
Soyadın da öyle;
Aksu...

Teyze; Teyzeciğim....
Sen adın, soyadın gibide;
Arı, duruydun,
Halise Aksu'ydun....

Ahmet oğlun;
Her zaman,
Seni anar....

Yattığın yer;
Cennet Mekan,
Olsun....
Teyzem;
Teyzeciğim..
Halise Aksu...
Ruhun Şad Olsun....

****************

Halise Aksu- İst.K.Çekmece
Kanarya Mezarlığı'nda;
Ebedi İstirahatgahı'nda.....
Ruhuna Fatiha...

(Ank.1995)

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin

 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Prof.Dr.Engin Arık

Şehir:

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
17:14


Prof. Dr. Engin Arık

Geleceğe umutla bakmak
Geleceğe
Değerli bilim insanı
Prof. Dr. Engin Arık gözüyle bakmak
Değerlerini kendinde tutmak
Tutabilmek
Kendin işlemek
Kendin üretmek
Ve güçlenmek ülkeyi büyütmek
Işığın Türk’ü yüceltecek
Işığın Türk’e güç verecek
Unutma Engin Arık
Işığında yürüyecek
Türk Gençliği

Ruhun Şad Olsun


***



Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Neşet Ertaş

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
17:10


Neşet ERTAŞ

Doğdun Neşet’tin.
Yaşadın Neşet’tin.
Şimdi de;
Hakkın Rahmetine
Neşet ettin..
Bilirim ki,sen;
Daima neşet eden olacaksın..
Yüzyıllarca gönüllerde;
Tekrar,tekrar
Neşet etmeye,
Neşet olmaya devam edeceksin..
Sen; Türk’ün türküsü,
Feryadısın..

“ Bozkırın Tezenesi”sin..

Neşet Ertaş;
Er kişiydin sen..
Bağrına bastığın taşları;
Türkü yapıp dışarı atandın,haykırandın..
Neşet’tin, Ertaş’tın..

Gönüllerde; Duygularını havalandıran,
Paylaşandın..

Öğreten,
Düşündüren,
Ağlatan,
Hatta; Oynatandın!

Yattığın yer cennet mekanı olsun..
Ruhun şad olsun; Neşet..

Seni asla unutmayacağız …

Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Işığı Görmeli

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
17:04


Işığı Görmeli

Her sabah uyandığımda
İzlerim onu gün gün aylar yıllarca
Bugün birdi dalında
İki üç beş on onbeş oldu
Her geçen zamanda
Penceremde Perde gerili
Güneşte sağdan geliyor odamda
Sol yanda açan çiçekler
Güneşe doğru hareket ederler
Erişmek için güneşe adeta
Baktım çok zorlanıyorlar
Odada yerine alışmıştım
Güzel duruyordu
O köşede ama
Eziyet oluyor dedim bir gün
Kaldırdım yerinden
Perdeyi sonuna kadar açtım
Koydum tam güneş gören yana
Renkleri değişti bana güldüler
Her yöne dallarında
Renk renk çiçek verdiler
Dedim kendi kendime
Işığı görmeli
Görmeyen gözlere perdeyi çekip
Işığı göstermeli

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
HARŞİT ÇAYI

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
16:58


HARŞİT ÇAYI

Harşit çayı
Neden
Hırçın akarsın
Acelen var gibi
Bir şeyler der gibi
Karadenize koşar
Koşar
Koşarsın
Bilirim
Gücüne
Güç katmak için
Acelen
Hırçınlığın
Dağların yayların
Özünü sözünü
Götürmek için
Sabırsızlığın

Sakın kuruma Harşit çayı

Sakın
Sakın

Harşit vadisinin
Şanlı tarihini
Bilirmisin
Harşit çayının
Sesini
Hiç dinledin mi
Sis dağlarının
Göz yaşlarını
Kop dağlarının
Ağıtlarını
Rum Rus Ermeni
Çetelerinin alçakça
Yaptıklarını

Ey Yüce Türk Milleti
Sakın bunları
Unutma

Hiç mi hiç unutma

Her yüzüne güleni
Dost sanma

Sakın
Sakın

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
Vedat ÇELİK

Şiir ismi:
GİT

Şehir:
Kayseri

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
16:17


Git ardına bile bakma
Hepsi bir damla sen ona bakma
   Sen git aldırma hüznüme kederime
   Git de sevinç ekle sevincine
Git gitde bir daha dönme
Hüzünlenipte sakın bir damla dökme
   Git diyişim sana,sevmediğimden değil
   Eğer bulursan, daha büyük bir sevgi durma önünde eğil.
Git artık hüznümün sebebi olsun
Gitde sevgin özlemim olsun
   Senden son bir tebessüm isterim
   Durulmaz artık öyle kabardıki hislerim
Kop artık gitte içimden
Sarhoş olmam korkma sade bir içimden
   Üzüntüm yalnız senin üzülüşünden
   Bırak bir hatıra kalsın aklımda gülüşünden
Sensizliği senle yaşamaktansa
Gitte anayım seni,gözlerim kurumasada
   İçimde yaraolarak kalsanda
   Çaldığım her kapıda ıskalasamda
Gitte doyası yaşayım sensizliği
Hissedeyim içerimde çaresizliği
   Sana özlemim bırak içimde büyüsün
   Yanağıma değil yaşlarım yüreğime süzülsün
Git git artık bırak beni kendi halime
Eşlik edeyim içimde en derin kederime
   Git gitte yük olmasın yüreğim bedenime
   Gitte anılarla gireyim kefenime
Gitte her gün bir yaş daha eklensin yaşıma
Gitte sensizlik yazılsın mezar taşıma
   Git git artık daha fazla bekleme
   Ne olur gitte yüreğime daha fazla elleme
Git diyorum sana gitte yüreğim büyüsün
Gitte özlemin içerimi bürüsün
   Bak yanında ağlayamıyorum
   Sensizliğe seninle doyamıyorum
Seninle olmak çok mutlandırıcı
Gidişin dönmen için umutlandırıcı
   Sana değil belki kaderime yanmalıyım
   Git artık sensizlik ateşinde kavrulmalıyım
Sana sen demeliyim hayalimde
Seni sen görmeliyim bu son halinde
   Gitte yüreğim ıslansın gözyaşlarımda
   Gitte sensizlik okunsun bakışlarımda
Çözüldü bak yüreğimin bağı
Kan oldu artık yaşımın her damlası
   Yer,gök,dağ,taş şahit olsunki sevdim seni
   Unutmam unutamam verdiğin son buseni
Bak ellerin üşümüş,bedenin solmuş
yüzünde en son tatlı bir tebessüm kalmış
   Git amma sanmaki tek gidiyorsun
   Giderken benide götürüyorsun
Git artık gitte rahat rahat ağlayayım
Gitte gözyaşımı ardın sıra salayım
   Git ne olur gözlerim pınar olsun
   İzin ver gözyaşım yoluna yoldaş olsun
Dur son birkez daha öpeyim
Seni toprağa değil Ben KALBİME göneyim
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:54


Hayal Treni İstasyonu

Sisler arasında bir istasyon ;
Uzunluğu kilometrelerce ..
İstasyon kapısında: “ Hayal treni istasyonu “ yazıyor .
Trene binmek için , bekleyen yolcular ……
Ellerindeki bilet tek gidişlik .
Karşıda ; istasyon içinde bir tabela görüyorum .
Tabelada “ Gitmek var dönmek yok! ! “ yazıyor .
Allah, Allah hayret; ilginç durum .
Yolcular biletlerini gösterip geçiyorlar .
Soru soruyorum sıradaki yolculara cevap yok .
Bende geçiyorum sıraya ;
Sıra bana geliyor ..
“ Biletin yok diyor “ soğuk ve kısık bir ses tonuyla kontrol memuru ..
“ Alırım “ diyorum “ Biletimi buradan “ ..
“ Buradan bilet verilmez “ karşılığını alıyorum .
Ve uzaklaşmam isteniyor ….

Çitlerinden atlayıp görünmeden ;
İstasyona kaçak giriyorum gizlice..
Hayal treni istasyonunda ;
Hayal treninin vagonlarına ….
Yavaş, yavaş tren hareket ediyor sessizce …
Hiç ses yok! ! kimsede kimseyle konuşmuyor ?
Her istasyonda yeni yeni yolcular biniyor ;
Hayal treni vagonlarına ..

Aniden; soğuk mu soğuk buz gibi bir el kavrayıveriyor, yakamı …
“ Gel bakayım buraya “ diyor kısık ve soluk ses, bakıyorum: kondüktör..
Vagondan yaka paça indiriyorlar beni aşağıya ;
Vardığımız bir sonraki hayal treni istasyonunda ….
Tüm vagonların pencerelerinden ; el sallıyor yolcular ..
Kimisi gülerek, kimisi ağlayarak ; ses çıkarmadan bana ….

Sisler arasından kaybolup giderken hayal treni ;
Bir odaya götürülüyorum kayıtlarıma bakılıyor: istasyonda..
“ Hayal treninde gidiş kaydın yok “
“ Zaten bu trenin bu istasyona bir daha dönüşü de yok! ! “ deniliyor ..
Sisler arasından uzaklarda bir ışık görüyorum …
Işık gitgide yaklaşmaya devam ediyor ..
Kuyudan gelir gibi ; sesler duymaya başlıyorum derinden …
Bu sesler arasından bir ses ;
Baba ! !
Babaaaa ! ! ! ! ! diyor …
Ve çıkarılıyorum ; bu sesi duyma anımda : hayal treni istasyonundan …
Işık büyüyor, büyüyor.. Işık büyüdükçe ;
Hayal treni istasyonu da gözden kaybolup gidiyor...
Işıktan gözlerimi iyice açamaz oluyorum.
Göz kapaklarımı kaldırmaya çalışarak ,
Kirpiklerimin arasından görmeye çalışıyorum ........

Dünya denen istasyona ;
Giydirilip indirilen : hayal treni yolcularıyız biz …
Her birimiz bir yerde ;
Dönüş istasyonları ; görünmezler ki nerede …
Bir sebep, bir neden ;
Dönüşümüzün takdiri ; bizi istasyona İndirenin elinde …
Beden kalır ruh yolcudur ; hayal treni vagonlarında: EBEDİYETE ….

“ Senden sonra geride: yalan dünyada kalan;
Bıraktığın izdir; konuşulacak olan.. “


Ağustos /2008

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
Vedatdündar

Şiir ismi:

Şehir:
İzmir

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:53


Neriman,Neriman diye geçer akşamlar
Geceleri Neriman diye sayıklarım
Hergün görev başında hususi
Telefonlar Neriman gibi çalar
Havada Neriman’ımı solurum yanlızca
Kadehlerde Neriman’ımı içerim
Evde televizyon diye açarım Neriman’ı
Hayallerim rengarenk Neriman dolar
Karada Neriman,denizde Neriman,velhasıl
Bir Neriman’dır tutturmuş giderim
Kimdir bu Neriman diye sorsanız,inanın
Sizden çok ben merak ederim !...

Vedat DÜNDAR
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
KÜÇÜKLÜK SEVGİSİ

Şehir:
İzmir

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:51




Her şeyin küçüğünü severim ben !
Kadının küçüğünü severim
Hayvanın küçüğünü okşarım hep
En beğendiğim parmağım,küçük parmağımdır
Oturduğum semt, küçük bakkaldır benim

Akşamları küçük bir rakı alıp içerim
En çok küçük çekmecede gezerim gün boyu
Korku filmi seyretsem,küçük dilimi yutarım !

Bu küçüklük sevgisi bende küçükken başladı
Küçücük boylu,küçük bir öğretmenim vardı
Küçük küpeler takan,küçük kulaklı
Küçüklük sevgisini bana ilk o aşıladı..

Lakin herşeyin küçüğünü sevsem de ben
Ne kadar çok,ne kadar sevsem de ben
Şuna inanın ki,iyi bilin ki dostlarım ;
Genede ”Küçük dağları,ben yarattım” Ben !...


Vedat DÜNDAR
..
 
Gönderen:
AHMET TEKİN

Şiir ismi:
Manolya Kokulu Saatler

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:49


Manolya Kokulu Saatler

Manolya kokulu saatlerde
Aşkın yokuşlarını
Tırmanır yüreklerimiz..
Sarmaşıkların sımsıkı ördüğü,
Daracık sokaklarda
Kırmızı güller serpiştirilmiş odalara
Düşer ayaklarımız,
Yorgun…

Gökyüzünün masmavi,
Bembeyaz bulutları arasından
Süzülüp dağılan
Güneşin ışıkları…
Ve rengarenk çiçeklerin
Yeşille dokunmuş
Resminin penceresinden;
Cırcır böcekleri
Bestesi ahenginde
Akan ırmağından duyarız,
Seslerini aşkın..

Kelebeklerin
Dansını seyrederken;
Su çağıltılarını dinleyip
Sessizce kayboluruz,
Mutlu …

Ahmet Tekin/Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
NURULLAH HOCA EFENDİ BULVARI

Şehir:
İzmir

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:48




Dün beni "NURULLAH HOCA EFENDİ" bulvarında kıstırdılar
Hala laik yaşıyorum diye
Sopalarıyla düşüncelerime saldırdılar
Sanki kovacaklar diye....

Gafiller nerden bilecekler ölümsüzlüğümü
Zincire yatırılmış fikirlerimi nerden bilecekler
Sopamı dayanır bana, Taşa bağlı ip mi
Karanlıkta kahpe bir kurşun mu sıkarlar,artık
Yoksa darağacındaki zavallı ilmik mi....



Sökemediler beni benden, hiddetlendiler
Kanım bir anda pranga gibi yapıştı yüzüme
En öndeki sakallı kafir diye bağırıyordu
Vurun derken salyaları üstüme akıyordu.......

Dün beni "NURULLAH HOCA EFENDİ" bulvarında kıstırdılar
Zannettiler ki çırılçıplağım,
Zannettiler ki çığlık çığlıyayım,
Oysa hiç korkasım gelmedi
Hiç kaçasım gelmedi
Üstümde debelendiler, debelendiler
Hatta gülüyordum bile, gördüler
Bunu zannetmediler.............

Yıl 2026,10 Ekim Perşembe
Bugünden şair gözüyle hazırlanmış
Gelecekten bir enstantane..........

Vedat DÜNDAR

Meraklısına dip not: Bahse konu bulvar, şimdilik Atatürk adıyla kullanılan bulvardır....

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
BURASI BENİM ŞEHİRİMDİR

Şehir:
İzmir

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:45



Burası benim şehrimdir
Ben bu şehirim
Burada gecenin öfkesi benimdir
Gündüzü benim.
Camdan bir tramvay gibi
Işığına böcek toplayan şafağının gölgesi;
Hemşerimdir...


Burada çamaşır ipinden yapılmıştır balkonlar
Kadınların ellerinde dolu dolu mandallar
Sanki kanatlanarak koştururlar
Hepsinde düzensiz bir telaş.
"Yavrum" diyor kadının biri çccuğuna,"düşeceksin"
Bir başka kadının saçları gözlerine dolaşıyor;
Eteği beline doğru uçarken, çorapsız bacakları
Koca şehrin içine karışıyor...

Burada gökyüzü daha fazla büyümez
Bulutlar binaların çatılarına sarılır;
Akşamları pasaklı bir yağmur başlar
Yağmur değil sanki çamur yağar.
Bu yüzden şehrin arabaları hep kirlidir
İşlerinden koşarak dönen adamların giysileri
Balkonlara çamaşır olarak serilir...

Burası benim şehrimdir
Buradaki her şey benim...
Kah balkondaki kadınımdır ben
Kah park yerinde kavga eden adam
Kah uykusuz kalmış seyyar satıcısı
Kah dükkan kepengini gürültüyle kaldıran
Belki bir şiire sızmış şair kazıntısı
Ya da izmaritini kaldırıma fırlatan ...



Belki köşelenmişimdir İnönü bulvarında
Dilencisini ben sanır insanlar
Karşımda onar katlı binalar
Açık bırakılmış bir pencereden girerim
Karanlıkta fosfor gibi parlayan
Tel örgülerim sallanır boşlukta...

Şimdi bunları yazarken biliyorum
Şiiri seviyorum elbette
Şiirin moruna ben de inanıyorum
Ölüme inandığım kadar

Bu şehre borcum var...


"Burada çamaşır ipinden yapılmıştır balkonlar"



Vedat DÜNDAR
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
İSA'NIN DOĞUMU

Şehir:
İzmir

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:43




O gece habersizce yattı
Şahane heyecanı....
Ve sabrı tükenmiş cesaretiyle bekledi
Kararsızca avuçladı bekaretini,
Gözlerini bağladı,
Kulaklarını tıkadı,
Sanki özgürleşti ruhu
Narkoz alır gibi soludu havayı
Duyguları kayboldu
Bekledi,
Bekledi,

Bir anda ateşin parmakları rastgele uzandı,
Yıldızlar patlıyarak yol açtılar O'na
Karanlığın köşeleri dağıldı
Gökte ne varsa sağanak gibi koptu
Boşluk,boşluk olmaktan çıktı
Şimdi heryer,hiçbirşeydi
Gelen sadece oydu,ışık halinde
Ama ortada bilinen bir ışık dahi yoktu
Ve tanrı yavaşça Meryem'e dokundu !





Vedat Dündar
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
İSA'NIN ÖLÜMÜ

Şehir:
İzmir

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:42



Bağ bozumu zamanıydı ama toplanmadı üzümler
O gece tahtadan haçı şekilsizce diktiler toprağa
Sabaha kadar uğraştılar ama haç tutmuyordu
Altını daha çok oydular,oydular
Sanki haç değil nefretlerini dikiyorlardı
Nihayet toprağa kaynadı nefretleri
Artık onu bu nefretle çakacaklardı çırılçıplak
Sabah olsun diye beklediler,
O gece ölü doğan kuzuyu kesip yediler.......

İsa ölmeden birgün önce,
Harmandan arta kalan toprağa uzanıp göğe baktı
Gürültülü yağmurda,iç çamaşırına kadar ıslandı
Yakında bir kadın,adet bezini kundak yaptı,çoçuğuna..
Sonra birdenbire dindi yağmur
Sönük yıldızlar badana olmuş gibi parladı
Acaba bağışlanacak kadar yıkanmışmıydı bu yağmurda,
Nerede hata yaptığını düşündü........

Her geçen an dinsizlerin nefreti büyüyordu
Bu karşı konulmaz bir sapkınlıktı
Bu öfkenin,ödenecek bir vergisiydi sanki.....

Sonra dağın tepesine doğru,kavuştu bulutlar
Akşamdan kalma bir yıldız duruyordu ayın çeperinde
Bağların çok olduğu yerde bir kulübesi vardı
İsa bu mehtapta oraya gitmak istedi
Ama yerinden kalkamadı;
Bekleyişi zahmetli bir endişeye dönüştü
Yorgun bir arayışla sustu gözleri,
Karanlığın köşesinden döküntü bir ışık buldu
Parlıyan küçük gölü farketti
Göle doğru yürürken,kıvamla tutuştu gene yağmur
Kırık bir taş attı suya,
Parmaklarıyla dokundu,
Oysa gölde aksi yoktu
Zoraki bir yel yaladı alnını
Issızlık heryere sinmişti
Özensizce yoğunlaştı sis karanlığın ardında.......

Onlar tam şafakla birlikte geldiler
Ellerinde hala yanan meşaleleri vardı
Geri kalanlar azgınca şevişmişlerdi gün boyu
Uykusuzdular ama çıldırasıya bağırıyorlardı
Salyaları çenelerinde kurumuştu!
Şarap düşkünü fahişeler önden koşuyordu.........

İsa yüzüne sürülen ışıkla uyandı
Bu daha şafağın ilk dakikalarıydı
Bacaklarına asılmış yorgunlukla kalktı
Şimdi yağmur sadece kımıldıyordu.
Badem bıyıkları,sakalıyla birlikte ıslanmıştı
Sanki heyecanları bayatlamış gibi mahzundu
Bedenini kabaca iterek döndü,
Önce sadece duydu,göremedi,sonra gördü
Sesler rüzgara sürünerek,gürültüyle geliyordu
Anlaşılmaz bağrışla ama anlaşılır niyetle koşuyorlardı
Sanki sayısızdılar lakin tek vucuttular
Fahişelerin tiz çığlıkları erkekleri bastırıyordu.......

İsa'yı kollarından tutarak sürüklediler
Sonra yaban kısrağını kamçılıyarak,peşisıra bağladılar
İliksiz sandaletleri ayaklarından fırladı
Kısrağı kovalarcasına koşturdular.
İsa'nın ayakları,taşlarla kesiliyordu
Şimdi kandan bir iz kalıyordu ardında
Kalabalıkta sanki bu kan izini takip eder gibiydi.......

Haçın yanındaki iskeleye çıkardılar onu
Vücudunu dengesizce yapıştırdılar haça
Önce ayakta kalması için avuçlarını çakacaklardı
Sivri uçlu demir yivler,birgün öncesinden hazırlanmıştı
Herbirinin üzerinde intikamdan kurumuş köpüklü
Tükürükleri vardı
Birinci yiv, sol avucunun ortasına girerken,Düşündü İsa
Tanrının oğlu bir mehdiye,bu mümkünmüydü ?
Acı duyabilecek olması,mümkünmüydü ?
Uzaklara,sere serpe başak tutmuş ekinlere baktı
Bu zulmette tebessümle Meryem anasını düşündü
Bir an nekadar üşüyüp,titrediğini farketti
İlk yiv girerken önce acıyı hissetmedi
Kendini hazırlamıştı,o Tanrı'nın oğluydu
Ama birden delirmiş bir alev gibi yandı eli
Sanki bir insanın hissedebileceği acıdanda fazlasıydı bu
Kanı kollarından böğrüne doğru,sıcacık aktı
Sağ eli çakılırken artık bayılma raddesine gelmişti
Şimdi kendi kanında yüzüyor gibiydi
Parmak kemiklerinin,etlerinden ayrıldığını gördü
Elleri tahta haça adeta yapışmışçasına gerilmişti........

Ayakları çakılırken,artık büsbütün ırzına geçiliyormuş gibi
hissetti
Hazırlıksız yakalanmış acısı,hayretinden çok daha büyüktü
Adeta bir şekilden,başka bir şekile dönüşüyor gibiydi
Baskın bir korku duydu gözlerinde,
Uzakta gördüğü başak tutmuş ekinler,
alevlerle tutuşmuşçasına,kızıllaşmıştı
Artık bağıran çağıran o kalabalığı görmüyordu
Yeşile çalan bir maske gibiydi suratı
Şimdi bir anda yeniden yaratılmayı bekledi ama,
Ne uzakta,ne yakında, Tanrı'nın eli yoktu
Gerçekler öylesi bir pusu kurmuştu ona
Son tükürüğünü yutacak mecali dahi kalmamıştı..........

Birdenbire yağmaladı kendini,buzlaştı
Delice ağlayışını kimseler görmedi
Bir mehdiye bunlar olamaz diye düşünürken,
ÇÖLDE KALMIŞ,ŞAŞKIN BİR BEDEVİ GİBİ,ÖLÜME TUTUNUP,
GİTTİ !...


Vedat derki:Tahayyürler,herzaman,gerçeklerden daha büyüktür
Çünkü onların sınırları yoktur.

Vedat Dündar

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
BİR ŞAİRİN SON NEFES TASAVVURU

Şehir:
İzmir

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:39



Sıcağı,sıcağına koşarsınız
O anı bilirsiniz ,orada
Uzanmışımdır yada
Kıvrılmışımdır boyunca.....

Bir bankanın bekleme sırasında olabilirim
Bir lokantanın açık büfesinde
Şehir kütüphanesinde mesela
Hani Atatürk bulvarının tam ortasında
Ne bileyim belki bir göl kenarında
Yada belki bir mitingte pankart taşırken..

Gözlerim hâlâ yarı açıktır,görürsünüz
Dilim kıvrılsın istemem
Zincirlenmiş gibi hareketsiz yatarım
Düşerken gömleğimin bir düğmesi kopmuştur
Muhtemel ayakkabımın biri fırlamıştır
Hani burnum kanamıştır filan
Ne gam !..

Acil, hemen cevap vermez telefonlara
Birisi nefesime kadar eğilir

Birisi anlarmış gibi göğsüme dokunur
Bir kadının yarı çığlığını duyarsınız
Beş metrekareye on insan sığışır
Çevrende hep beraberdir panik
En az bende panik !.......

Artık yarı açık gözlerimle fersiz bakarken
Sıkışacağı kadar sıkışır şerit
Hayalini son bir kez tadarım gözlerimde
Altmış yıl bir kadın sevdim,ben
Altmış yıl bir kadın beni sevdi
İşte ben bu yüzden kendime acımıyorum şimdi
Bu dolu hayatım hiç boş kalmadı onunla
Sevgisiz bir saniyem bile olmadı
Başımı yasladığım zaman,dünya benimdi,koynunda

Şimdi biliyorum ambulans Mithatpaşa caddesini çığlıkla döner
İlerde üç katlı market vardır
Dibinde meşhur o seyyar köfteci
Yan tarafta boyası eskimiş kreş
Bahçesinde birkaç velet
Ambulans durmaz geçer..

Sonra viyadükten sağa sapar
Karşıda koca vali konağı
Önünde iki polis laflıyor
Solda ticari taksinin tehlikeli manevrası
Sarı ışık,
Kırmızı ışık,
Direk
Geçersiniz….

Şimdi hastaneye varmadan,köşede
O meşhur dolunay pastanesine gelmektesiniz
Üçyüz metre kalmıştır
İkiyüz metre,
Elli metre,
Derken ,
Tam önüne
Gelirsiniz,
Geçmeden!.....

Vedat DÜNDAR
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
YARINDAN SONRAKİ DÜNDÜ

Şehir:
İzmir

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:37



Yarından sonraki dündü
Sana çıktığım gün
Suçlu bir keyfim vardı
şimşeklerden gökgürültüsü yapmıştım
Korkum kağıttan kayıktı
Sanki yasaklarımla sevişecektim
Oysa yasağın kendisi bendim

İlk basamakta geri dönmek istedim
Hatıralarım hayallerimin önünde
Beni sana doğru çekti
Gece yazdan kalmaydı ama
Bu benim baharım değildi

Birden yabancılaştı sakinliğim
Serseri bir şüphe ile doldu yüreğim
Yağmur tembihlenmiş gibi durdu
Kapını kaygıyla çaldım iki kez
Tam iki kez çığlık çığlığa
Bekledim gölgeme saklanarak
Bekledim

Anahtarda bir kilit sesi kırıldı
Sonra guatırı büyümüş yaşlı kadının
Biri açtı kapıyı


Seni sorduğumda gölgelendi
Öldü dedi yavaşça
Ölmeyi haketmişçesine,
Garabeti hızma gibi burnunda
Utangaç bir köpeğin tasmasını tutuyordu
Gözleri yoktu öfkesinde
Sözleri yoktu, anlayamadım
Bir anda bıyığı büküldü gecenin
Darası buharlaşarak saflaştı
Bekaretine sarılmış Meryem anaya benziyordu kadın
O anda feryadımın içine aktım


Yarından sonraki dündü
Sana çıktığım gün
Suçlu bir keyfim vardı
Şimşeklerden gökgürültüsü yapmıştım
Korkum kağıttan kayıktı
Sanki yasaklarımla sevişecektim


Oysa yasağın kendisi bendim !



Vedat DÜNDAR
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
ONLAR BİZİM KÖYLÜLERİMİZ

Şehir:
İzmir

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:35



ONLAR BİZİM KÖYLÜLERİMİZ



Onlar bizim köylülerimizdir
Hergün yaylanın toprağını öperler
hergün güneşin koltuk altında
Esmerlenir tenleri kavrularak
Sağlıksız yaşlanırlar...
Korkuluk gibi dururlar ölümün önünde
Ölümü korkutamadıklarını bilerek
Sanki kaderlerinin altında ıslanırlar
Yıldızlar kadar insanlar...

Onlar bizim köylülerimizdir
Onlar sıcağın delindiği yerde birikirler
Sanki monologdur hayalleri
Nesneleri terden sırılsıklam
Karanlığa kadar çalışırlar
Oysa karanlık bir kanaviçedir
Aydınlanmak için karanlığı yakarlar
Bir kayanın tepesinde...

Onlar bizim köylülerimizdir
Sanki bir labirentin içinde,çaresiz
Hergün güneşi çapalayarak, bölüşürler
Yorgunlukları şiir gibidir
Mermiden misket olmuştur gözleri
Terleri gevşeyerek damlacık olur
sanırsın kokusu lavantadan...



Onlar bizim köylülerimizdir
Onlarki her yaştan
Ama birisi varki,
Çevresinden utanır sanki
Saydamlaşmıştır ıssızlığı,
Kaşlarının arası tüfek gibi çatılmıştır
Fistanının düğme deliği öylesi açık
Tüm gün tarlanın en başında
Tanrı'yla gizlice konuşuyor, sevinmeden
Altmış yaşında yaşında ihtiyar bir kız
Gelinlik yüzü görmeden
Çapasını sallıyor hergün
gizlenmeler serpiyor yüreğine
Erkek eli değmeden...



Vedat DÜNDAR
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
SENKRONUM TUTMUYOR

Şehir:
İzmir

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:33



SENKRONUM TUTMUYOR


Bazen durup dururken,
Sen aklıma geldiğin zaman
Zembereğim kurulur
Sanki dinamitim patlar tenhamda
Yüreğimin yırtmacı açılır
Yağmurla yıkanmış bir rüzgarda
Düşüncelerim boğulur,savrularak
Kendi çevremi dolanırım ,ben
Astarıma sarılarak...

Kendimle buluşmakta direnirim
Hasretime çalkalanırım bazen
İçimdeki senkronum tutmaz
Boyumdan daha uzundur gölgem
Bedenimden düşürdüğüm zaman,
Ben kalkarımda yerden
O kalkmaz...

Oysa hiçbir zaman bilemezsin
Ben senin sokaklarını sevdim,hep
Ayağını değdirdiğin parke taşlarını
Tenini ıslatan yağmurlarını
Sende kalan nafile gecelerimi
Umursamazlığını sevdim
Sırf sen sevdin diye
Kendi içime çivilenip,gizlice
Senin sevgililerini sevdim,ben !...

Şimdi korkuyorum eve giderken
Bu körkütük gecenin sessizliğinde
Yağmur okyanus gibi gözlerimde
Felaketin yörümgeme girmiş
Veresiye bir aydınlık içinde
Kapıyı açıyorum,
Telefonum çalıyor,aniden
Sanki kendi kendimi arıyorum,ben !!!



Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
ayşe

Şiir ismi:

Şehir:
İstanbul

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
15:02


ughm
 
Gönderen:
mehmet Aluç

Şiir ismi:
GÖNÜLLERİ TUTMALI

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
14:46


Sevda âşık olmak değildir
Âşık olmak el ele tutuşmak değildir
Âşık olmak gönülleri tutmaktır
Dertlerle sevinçlerle aynı denizde beraberce yüzmektir

Akıyorsa gözlerinde yaş
Kalpler kırıksa neye yarar bu baş
Koş sevdiğine dinsin bu yaş
Gülüyor bak sana koştuğun bu aşk.

Hissetmek dokunmak değildir
Bilmekte acıları paylaşmak değildir.
Bilmek, hissetmektir dertleri sessiz feryatları
Aşk ile sevgi ile koşmaktır merhem olmaya dertlere sessiz feryatlara

Sevmek, âşık olmak değildir
Aşk özgürlük vermektir, aşka
Şekil vermeden olduğu gibi yaşamaktır
Sorgulamadan Sevmektir, sevmek aşkı yaşamaktır

Akıyorsa gözlerinde yaş
Kalpler kırıksa neye yarar bu baş
Koş sevdiğine dinsin bu yaş
Gülüyor bak sana koştuğun bu aşk


Kul Mehmet Duy feryadı figanı
Duymazsan feryadı figanı
Bir gün gelir seni bulur, yıkar gönül evini
Bırak benliği gör dünyadaki tüm zenginliği

Yıkasın günahlarımızı aşk-ı tövbe
Gülsün gözlerimiz Muhammed aşkı ile
Coşsun gönüllerimiz islam-i pınar ile
Alınlarım şereflensin huzur-u secde ile
 
Gönderen:
mehmet Aluç

Şiir ismi:
SARILSIN GÖNÜLLER AŞK-I MUHAMMEDİ İLE

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
14:26


Gecenin derin sessizliği ve huzurunda
Karanlığın derin karanlığında
Sessiz esen rüzgâr'ın sessizliğinde
Aşk fısıldıyor kulaklara kendi deminde

Kalk ta dinle gecenin derin sessizliğinde aşkı dinle
Secde et, huzur bul huzura ersin şeytana uyan nefsin seninle
Karanlığın derin karanlığında bak ta gör aşkı gözünle
Karanlığı yırtan ışığıyla kalbin aşkı görsün kendi gözüyle

Kalk ta dinle Sessiz esen rüzgâr'ın sessizliğinde fısıldayan aşkın serinliğini
Aşka susayan kor alev yanan bedenin, aşkın serinliğinde bulsun sensizliği'ni
Kalk ta dinle gecenin karanlığında aşkın fısıltısını, bulsun sessizliğindeki bensizliği'ni
Bedenin aşk cennetinde, aşkın pınarında lezzet tatsın bilsin, bulsun aşkın kimliğini

Koşar aşka susayan, merhamete susayan, gönüller şevk ile
Aşkın engin denizinde yüzer cananı ile aşkın demi ile
Kul Mehmet seyreyler aşkın pınarında aşkın masumiyeti ile
Tüm gönüller içsin bu aşk şerbetini seven âşık, maşuku ile

Aşk ile parıldar aşkı içen gözlerde aşk elmas gibi
Aşk ile Kalpler çarpar, görünce koşar sevdiğine ve dertlere, ilaç gibi
Aşk ile ayaklar derman bulur, koşar tüm insanların dertlerine, merhem gibi
Aşk ile hayat mutluluk bulur tüm insanlar, yaşar gönül,gönül'e kardeş gibi.

Haydi, beklemeden hemen içelim aşkı
Görsün zalimler gönüldeki merhameti ve aşkı
Görsün vicdansız gönüller sevgiyi ve aşkı
Gözlerinde dökülsün pare, pare bin pişmanlık yaşı.

Kul Mehmet coştun yine bugün secde ve aşk ile
O aşk ki, tutuyor gökyüzünü ayaksız direksiz, aşk ile
Dökülsün gözlerinde yaşlar aşkın harı ile aşkın masumiyeti ile
Yıkasın günahlarını Seherde öten Şeyda bülbüller ile

Sarılsın tüm sevenler nazlı gülüne şevk ile
Sarılsın coşsun aşkın kadehinde dökülen aşk ile erisin
Son bulsun defterler, harf, harf aşkı arayan kalemler, son bulsun
Yarattı, Âlemi ol Aşkı Muhammed ile kalemler mürekkepler onunla son bulur

Bir damla aşkı gönüllere akıtan
Akıtıp ta cennetlerde köşklerle, Kevser suyu yaratan
Yaratan Rabbimin, Merhameti ile o Kevser'de, Habib'i aşkı ile bizleri buluşturan
Tüm gönüller birleşsin, birlik olsun o aşk-ı derman ile.

Nazargah-ı ilahidir, Aşk-ı Muhammedi'dir bu aşk
Tüm müminleri LİVA-ÜL HAMD, sancağında buluşturandır, bu aşk
Nur-i Çeşm-i dir gözlere, gönüllere kondurulan Bûsegâh-ı Enbiyâdır bu aşk
                                                                         Âlâ Resûlinâ Salâvat
Rahman, gözlere, gönüllere sürmeyi nasip eylesin
Dünyada ve ahiret'te tüm gönüllere bu aşk'ı.
 
Gönderen:
mehmet Aluç

Şiir ismi:
BİR YOL OLSA İDİ

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
14:21


Beraber yürüyeceğimiz bir yol olsa diyordu
Koskoca Şehir'e sığamıyordu
Tövbe etmişti
Gözyaşı dökmeyecekti

Nisan yağmuru gibi ağlamayacaktı
Sırdaş olmuştu ağ sularla, akmayacaktı
Emanet bırakmış gibi mazi tekrar sokaklarda
Hayalet olmuş giyinmiş hatıralar beyaz elbiselerle sokaklarda

Etrafında keskin bakışlarla hatıralar geziyordu
Tutulmuş yol ve kervan gidilmiyordu
Gözler yalvarışta güçsüz umarsız bakılmıyordu
Gönlü yıkık, üzgündü, yeniden inşa edilmiyordu

Beklenen hediye gelmez muştu ile gönüllere
Vebal diz boyu sığmaz sokaklara yüreklere
Sokaklar sıra, sıra tabutlar dizilmiş soğuk
Gölgeler soluk ürkek ve donuk

Gözler beklemekte coşkuyu ile muştuyu
Ruhları yeniden hayata bağlayacak o coşkuyu
Gözler heybelerde bir umutla bir parça bekler o muştuyu
Sanki seninle başlayacak yarınlar, kucaklayacak o coşkuyu

Pencerede kuşlar beklemekte ürkek
Rüyalarında çılgınca koştuğu özlemler titrek
Ve yokluğunun sızıntısında bu bedenim titrek ve ürkek
Beklenen o yar avluda açan bir çiçek

Özgürken tutsak ayaklar koşsa da gelse
Dilinde umut türküsü ve birleşen gönüller öpülse
Meyleden kalpler biten sızılar la o yare gidilse
Beklenen rüyanın hazzı ve kavuşmanın özlemi ile ölüm gelse

Heyecanı ile sarılan kolların kırıklığı ile gözler mahzun
Muştularla beklenen gözlerde kapanışla sözler mahkum
Başka baharlara kaldı gözlerdeki yalvarış akan yaşlar mah sun
ve kavuşma bekler kalplerde, kollar mahkum diller mahkum.
 
Gönderen:
GÜLCAN ÇATALBAŞ

Şiir ismi:
AŞKTA BÜTÜN MESELE

Şehir:
K.Maraş

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
13:49







Hakkımdan fazlasını istedim, hayattan

Belki de bu yüzden

Hakkımdan azını verdi, hayat bana

İtiraf ediyorum, haklıydın

Ağlamak ayıp değildi

Gülmekten daha gerçekçiydi

O gün, ağladığında;

Dokunamadım, gözyaşlarına

Cebimdeki mendile kıyıp, gözyaşlarını silemedim

Ağladığın şeyi,yani sevdayı küçümsedim

Bununla da yetinmedim

Güldüm sana

Hem de delirmişçesine

Oturdum, ağladım sonra

Kimse ağladığımı görmüyordu ya,

Ben de ağladım doya doya...

Diyemedim, kendime bile neden ağladığımı

Söylemeye dilim varmadı

"Aşk!" yüzünden ağladım

Adına "Aşk!" diyemedim...

Aşka en yakın kelimeler buldum, kendimce

"Alışkanlık!" deyip, kestirip attım, en sonunda

Sevmeye alışmaktı,

Sadece, benimki...

Asla "Aşk!" değildi

Yüreğimde bir çıranın, yanıp bittiğini

Kalbime değen son parçasınında yandığını;

Hissettim..

Aşkın ateşi yakarken beni

Duymamak için acımı

Buz yerine, tuz attım kalbime

Kalbimde ki ateşi

Tüm vucudum da duyduğumda

Birşey diyemedim kimseye

Seni görene kadar;

Erkekleri ağlamaz sanırdım

Ağlayan sadece kızlardı, bildiğim.

Seni gördüm; ağlıyordun.

Gözyaşlarını; küçümsedim

O damlalardan, denizlerin oluştuğunu görmedim.

...Ve birgün ben

O denize düştüm

Hemde yüzmeyi bilmeden

İtiraf ediyorum;

Sevda yüzünden ağlamak ayıp değildi

Hatta ölmekte!

"Aşkı" bulmaktı bütün mesele!



.
 
Gönderen:
Yasin Yılmaz

Şiir ismi:
Ebabil Kanadı

Şehir:
İstanbul

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
12:31



Alaca kuşların kanatlarına batık yelkenlilerin rüzgarını bağlayıp almaya geldim seni
Siyah lekelerin örttüğü camların ardından ıslak gözlü çocuklar gibi bakarak
Avuçlarımdaki çizgilerde yıllardır koşan kır atların sesleri arasında.
Bir kış masalı gibi huzur yayan sesine
İçinde fırtınalar saklayan nefesine
Yıllar yılı mesafeden kızgın çölleri aşıp
İs değmemiş gözüme alevler bulaşıp geldim.

Zincirinden boşalan köpekler kadar korkak
Heyecana gark olmuş kelimeler satarak
Muammalı hecelere destanları katarak
Dilime söylenmemiş yalanlarım batarak
Almaya geldim seni dinleyeceksen beni

Eskiyen kitapların sayfaları içinde
Kaybettiğim bir kadını aramaya koyulup
Çok ömürler evvelinin bugünü rayiçinde
Lehvi mahfuz üstüne iki baş harf oyulup
Yılların yorgunluğu sırtımdaki veballe
Evvelki başbağımın ağarttığı yerlerden.
Delicesine peşinden koşmaktan olsa gerek
Taş yolların üstünde terler biriktirerek
Saniyeler içinde anlatıp sana beni
Bil sen beni diyerek, almaya geldim seni.

Ellerime martılar dolanırken önünde
Yüzümde açan gülü senden saklayamazdım
Sen bilmezsin belki ama ben hergünün dününde
Yalnız sana okunacak nice şiirler yazdım
Gözlerinde melekler kirpiklerine nazır
Yeşillikler örerken gözlerimin şavkına
Ben mısralar dizmiştim görünsün diye hazır
Yıllar sonra yüzüme yansıyacak aşkına.

Yalnızlığın tanrıyı kıskandırmasın diye
Sana kırık kalbimi ediyorum hediye
Baksan bir kez yüzüme kelimler filizlenir dilimde
O kelimelerden seçip birini bana hep sevgilim de.

Sözlerin sıyrılıp bir kılıç gibi kından
Teşekkür ederim yaralamadı beni
Baktığımdan yüzüne bak bu denli yakından
Gördüğüm hiçbir yar alamadı beni

Kalbim gözlerinin unutulmuş müstemlekesi
Ordularım muzaffer olamıyor gül yüzüne
Sensizlikte güneş bile gökyüzünün lekesi
Ve binlerce dolunayım feda bir gündüzüne.

Sesin çok uzaktan geliyor, bulutları perdeliyor
Yüzünün değmediği geceyi ebabiller deliyor
Birer yıldız olsa sözlerin düşüncemin ufkunda
Herbirini yaksam avucuma sensizlik dolduğunda

Duman karanlığında ayak sesinden yoksun
Ömür yolunu terketmezsem bir şair gibi çıplak
Bakir topraklara güzü serpiştiririm usulca

Yokluğuna başkaldırıp dönüp dağlara baksam
Gemileri seyretsem rüzgarlarımı yaksam

Sanma ağlamayacağım çünkü benimde kalbim var
Senelerdir beklediğim gözlerin üzre çarpar

Ve elbette her güzel şey ermeli nihayete
Saçlarının ucundaki boncuklar kadar sessiz.
Dudaklarını bitiren kıvrımlar gibi eşsiz.

Elveda sevdiğim güzel günler elveda,
Sana doğru attığım bir adımdır her veda .
 
Gönderen:
Ahmet Tekin

Şiir ismi:
TÜRK

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
08:29


Ben Anadolu’yum, ben Güneşim,

Tabiatla haşır neşirim, Tabiatım,

Ben Toprak, ben yağmur, ben yıldırım,

Bent’im ben, bentleri en iyi ben kurarım,

Sel olup akar, bentleri yine ancak ben yikarim,

Biliyorlar, bilmeliler çünkü Güneş benim,

Söndüremezler, Sönmez benim güneşim,

Çünkü gündüz benim, gece benim,

Yıldırım, yağmur sel benim,

Dağ benim, Dağlar benim, Dağ Benim,

Türk’üm, türküyüm söylenirim dillerde,

Gökyüzü benim, Ay benim, Yıldız benim,

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
 
Gönderen:
Roni Bayram

Şiir ismi:
Çocukluğum

Şehir:
Diyarbakır

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
06:13


kelebek gider bu dünyadan
ömrü kalır
ve oyuncak bir gecenin zamanı başlar
tanrının küstah bakışları altında
yukarıdan aşağıya
soldan sağa

Şimşekler ulaşır beynine
çakmak taşlarından arta kalan
yetmez aydınlatmaya karanlığı
geriye
korkan bir çocuğun
çözümsüzlüğü kalır

Sarılıp yokluğunuza
iyi geceler anne
iyi geceler baba
yarın bayram
uyandığımda
çocukluğum dursun başucumda..
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
Bir Elinde Helke

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
01:24


Bir Elinde Helke

Bir elin de helke, pınara gider
Al yazma başında, benzer al güle
Salını, salını, çeşmeye gider
Çabuk dön evine, git güle, güle

Al yazmalı güzel, yazman nişanın
Bağlısın dinine, vardır imanın
Görünür meyvesi, olgun fidanın
Köye özlemidir, yaşam insanın

Şırıl, şırıl akar, su kurnasından
Geceleri öten, bak turnasından
Düğünlerde çalan, hep zurnasından
Kültürü bellidir, oynamasından

Davulun tokmağı, vurdukça oynar
Düğünde kazanlar, durmadan kaynar
Kız evinde hüzün, kalpleri yanar
Damat ailesi, sevince konar

Kızlar helkelerle, daim su çeker
Kağnı gider yolda, iz yapar teker
Tepsiden dağılır, avuçla şeker
Erkekler düğünde, halaylar çeker

Gelenekler bir, bir, köyden kaçıyor
Eskiye özlemler, gönül açıyor
Şehirler de yaşam, ölüm saçıyor
Sade köy hayatı, kucak açıyor

28.02.2007

OSMAN KARAHASANOĞLU
 
Gönderen:
Ahmet Tekin

Şiir ismi:
Keşkeler

Şehir:
Ankara

Tarih:
05 Mayıs 2013, Pazar
00:23


Hayatın akışında bazen,
Zamanı hiç umursamazsın ..
Saatlere bakmazsın ; Akrep kaçta! Yelkovan Kaçta..!
Bazı anlarda ise ; Geçmesin, dursun dersin zaman..
Doyasıya yaşamak için hayatı
Sevdiklerinle..
İşte böyle! !
Nafile bekleyişler; Pişmanlıklar,
Yaptıkların, yapamadıkların.. Keşkeler..
Saat ve zaman; akreple, yelkovan..
Akrep kaçta, yelkovan kaçta.. Önemi var mı?
Saat durmuş neden..?
Ya kurulmamış, Ya pili bitmiş..
Bunlar olmadan zamanı yaşayamaz,
Adım bile atamaz ; Akreple, yelkovan..
Ya ömrün saati,akreple, yelkovanı..
Hani nerde, ne zaman! !
Belki de ; Bir elvedaya dahi fırsat vermeyecek zaman..
Eyvahları olmadan,yaşanılası istenen; yaşanan zaman..
Boşa, boş yere geçirilen ; Eritilmiş,tüketilmiş zaman..
Bir zaman, iki zaman , Üç zaman …!
Üç zaman,iki zaman; ve,

- Bir saniye! ! Saat kaç? : Akreple, yelkovan.!

- “ Bir zaman “

Saatler durmadan; Akıp gitmeden zaman,
Takip et; gözünde olsun, akreple yelkovan..

Ahmet Tekin
(Şair Ahmet Tekin)
 
Gönderen:
İsmail Değmen

Şiir ismi:
Vuslat Bahçesi

Şehir:
Kütahya

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
19:52


Gerçeklerin ateşiyle buharlaşan hayallerimiz
Bir bahar sabahı bizi nisan yağmuruyla ıslatır
Bir vuslatın hasretiyle kavrulmuş yüreklerimiz
Izdırabının mühlet saatine yaklaştığını anlatır

Gurbet, yad eller değil canandan ayrı düşmek
Kavuşmadan ölenlere patlar sadece mezar
Gurbetinde yoksa kalbim seninde sevilmek
Vuslat bahçeni elbet gözyaşların hazırlar

Hayallerine düşlerine hep canan girerdi
Dindirirdi acılarını rüyalarında sana konuşup
O sağanak yağmurların inişini seyret şimdi
Vuslat bahçene akıttığın gözyaşlarını unutup
 
Gönderen:
serdar börekçi

Şiir ismi:
HAYATIM SANA FEDA

Şehir:
İstanbul

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
14:47


HAYATIM SANA FEDA
BİLEMEZSİN Kİ SENİ NE KADAR SEVDİM
BU BAYRAMDA SENİ GÖREMEDİM
HAYATIM SANA FEDA BİLEMEZSİN

ARADAN KAÇ SENE GEÇTİ
HAYATIMI SANA ADADIM
BİLEMEZSİN SENİ NE KADAR SEVDİM
UNUTURUM SANMIŞTIM AMA OLMADI

GÖZLERİM YOLLARDA SENİ BEKLİYOR
KALBİM SENİNLE BİLEMEZSİN
GÖZ PINARLARIM KURUDU SANA AĞLAMAKTAN
HAYATIM SANA FEDA BİLEMEZSİN
 
Gönderen:
serdar börekçi

Şiir ismi:
AŞK ACISI

Şehir:
Manisa

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
14:43




NEDEN KORKUYORSUN AĞLAMAKTAN
NEDEN KORKUYORSUN SVMEKTEN
İLK AĞLATMADINMI SEN BENİ
GİTME GİTME YAŞAYAMAM BEN KAL GİTME

AKŞAMDAN SABAHA KADAR SENİ DÜŞÜNÜYORUM
GÜNEŞİN DOĞUŞUNU SEYREDERKEN HEP AĞLIYORUM HEP SENİ DÜŞÜNÜYORUM SENİ
GÜLLERİN İÇİNDE GONCASI SENSİN DİKENİNDE BENİM
UNUTMAK MÜMKÜNMÜ BÖYLE BİR AŞKI SÖYLE MÜMKÜNMÜ

YILDIZLAR KAYIYOR BİR DİLEK TUTUYORUM BİR SENİN İÇİN BİR KENDİM İÇİN
YILDIZLAR KAYIP DÜŞÜYOR ONLARI BİRER BİRER TOPLAYIP GÖKYÜZÜNE ASIYORUM
BİR SENİN İÇİN BİR KENDİM İÇİN
 
Gönderen:
Yanis Bozikis

Şiir ismi:
Vakt-i zaman Ada-i Kebir (Büyükada -Prinkipos)

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
14:38


Vakt-i zaman Ada-i Kebir(Büyükada -Prinkipos)

Prinkipos’un cilvesi
Kalbimi yakar gider,
Cıvıldaşır kuş sesi
Yar sinemi deler.

Kenarında Marmara
Sahilleri bir şehvet,
Dört tepesi kullara
Nazlı serin bir servet.

Ayi Yorgi ve Hristos
Adaların temeli,
Süsü Lonca,Platanos
Nesillerin evveli.

Macari’ye yanaşır
Fenerbahçe ekspresi,
Paytonları kaynaşır
Kıvrım kıvrım hepisi.

Façyo’dan hep yayılır
Çiroz,midye kokusu,
Şarkılarla anılır
Lunapark gazinosu.

Nizam’dan ta Maden’e
Gezsem büyük turunu,
Anlatsam genç aleme
Aşıkların yolunu.

Çamlarda Ana sesi
Öz bağrımı yaktırır,
Kırların menekşesi
Geçmişimi andırır.

Dört yanını benzettim
Güllerin has rengine,
Gönlümü hayran ettim
Süslü bahçelerine.

Prinkipos’un öyküsü
Sıkıntılı bir keder,
Kayıptır görüntüsü,
Elbet döner bir seher.
                    
        Yanis Bozikis/Atina(Yunanistan)-2010

          
 
Gönderen:
mahir çakır

Şiir ismi:
Bahar Yaprakları

Şehir:
İstanbul

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
14:22


Bu sıralar loş sevdalardayım,
Yanıp sönen lambaların
Yüzüme vuran gölgeleri,
Sebepsiz fırtınalarda
Kaybolmuş heyecanlardayım


Şu aralar boş masalardayım
Dolu umutlar kirli tabaklarda,
İçime çektiğim kahve kadar
Hatırı kalmayan sözlerle
Bir yudum sevginin kenarındayım


El sallıyor koş sevdalı adımlardayım,
Kıyıya vuran yüreğimde çakıl taşları
Tertemiz,aşk içinde yosun bağlamış
Yakamozlar ışıldar pencerende bu akşam
İşte o parıldayan son mehtaplardayım


Galiba vakti gelen hoş telaşlardayım,
Bir garip ivedilikten öte benimki
Sanki kalbimin aynasında avare
Ne olur gel dercesine öksüz
Durup bekleyen duraksız yollardayım...

 
Gönderen:
Feyzanur ÇETİN

Şiir ismi:
sen

Şehir:
İstanbul

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
14:01


Zamanın yıldızlarıydı aslında ruhumu aydınlatan
Seni bana getiren bir güneş vardı bir de ay
Çünkü bir tek onlar aydınlatır dünyayı
Bir de sen…
Gözlerinin beklediği yerdeyim sevgilim
Ellerinin uzanabileceği kadar yakın
Nefesini hissedecek kadar seninleyim
Bekledim, bekliyorum bekleyeceğim gelmeni
Güller serpiştireceğim yollarına olduğu kadarıyla
Yanımda olduğun her saniye daha çok seveceğim seni
Ve bir gülümsemenle sevindireceksin yüreğimi
Belki fazla durmadan çekip gideceksin
Ama yar gitse kapıdan hasreti gelmez mi?
Peki, sen gitmeden soruyorum
Bu aşkı yaşamaya yaşatmaya gerçekten değmez mi?
 
Gönderen:
Feyzanur ÇETİN

Şiir ismi:
Durma yağmur durma

Şehir:
Sakarya

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
13:59


Durma yağmur durma
Sende dök gözyaşlarını ayda bir kavuştuğun toprağına
Sitem et ayrılığına, hep sakla onu hayatında
Gökyüzünden bak sevdiğine, ve hep gülümse onun her rengine
Dök içini mesela, seni çok seviyorum de
... Doya doya sar onu her gidişinde
Ve tekrar geleceğim de dönüş zamanı geldiğinde
De ki;
Kıpır kıpır bir sessizlikte, heyecana bürünsün seni her bekleyişinde
Masumluğunu, mahcubiyetini sev her zaman
Sev ki;
Uluorta gizlesin ama herkese anlatsın seni
Ama bir tek sen bil onun seni nasıl sevdiğini.
 
Gönderen:
Feyzanur ÇETİN

Şiir ismi:
Zaman

Şehir:
Sakarya

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
13:57


Bir saate sığdırdık mı yalnızlığımızı
Susar elbet zamane çocukları
Taşıyabilir miyiz dertleri güçlü olmamıza rağmen
Yoksa sadece lafta mıdır bütün o üstünlüğümüz
Susacak zaman var mı peki söyleyin
Konuşmaktan yorulmaz mı dilimiz
Yoksa hep artacak mı bu hiç bitmeyen isteklerimiz
Kaybolsak bir gün şehrin kalabalığında
Arayacak, merak edecek birini bırakır mıyız arkamızda
Yoksa hakkını veremeyiz mi kaybolmanın
Sorarım size bir faydası olacak mı saklanmamızın
Bir mahsuru yok değil mi kavuşunca sarılmamızın
“ Beni anlayacağını biliyordum “ ne kadar samimidir sizce
“ Sen daha iyilerine layıksın “ ne kadar gerçeklik taşır bir sevgide
Karşımızdakini uzaklaştırmak neleri götürür bizden bir günde veya koskoca ömürde
Sabır taşını çatlatır mıyız acaba bir gün bizde
Neler olacağını bilebilir miyiz önümüzdeki zaman diliminde…
 
Gönderen:
Feyzanur ÇETİN

Şiir ismi:
Anladım Seni

Şehir:
Sakarya

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
13:55


Ben galiba anladım seni
Özür dilemek için haykırışlarını
Yalnızlığınla başa çıkmak için bana ihtiyaç duyduğunu
Seni sevdiğimde anladım
Bir çocuğun annesinin eteğini tutup bırakmadığı gibi
Seninde bana öyle tutunmak istediğini anladım.
Ve ben seni bir inancın yüceliğinde sevdim
Bir denizin dalgasıyla sürüklendim gözlerine.
Ve sevgili bir ömür talibim yüreğine.
Senin için sessizliğini büyüten toprak
Senin için ağaçlarda kalan yaprak
Şimdi senden bir cevap istiyor.
Saçlarında ilkbahar yaşıyorum
Kalbimde hep seni taşıyorum.
Ve ben seni anlıyorum...
Seni seviyorum.
Seni seviyorum.


 
Gönderen:
GÜL ERDENCİ

Şiir ismi:
ÖZLEDİM SENİ ANNEM

Şehir:
İstanbul

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
13:39


ÖZLEDİM SENİ ANNEMM

SEN YARATILMIŞLARIN İÇİNDE
EN DEĞERLİ VARLIKSIN ANNEM
SEN BAŞA TAÇ DEĞİL YÜREKLERE İLAÇSIN ANNEM
SEN OLMASAN NEFES ALMAK ZOR ANNEM.

VER ÖPEYİM ELLERİNİ ANNEM
IŞIK TUT BANA GÖZLERİNİ AÇ ANNEM
SEVGİ DOLU SÖZLERİNİ SUN ANNEM
ÇOK ÖZLEDİM SENİ ANNEM .

SENİN SEVİNÇ GÖZYAŞLARINI
SENİN ŞEFKATİNİ ÖZLEDİM ANNEM
SENİN SICACIK KUCAĞINI ÖZLEDİM ANNEM
ARTIK NEFES ALMAK İSTİYORUM ANNEM.

VER ÖPEYİM ELLERİNİ ANNEM
IŞIK TUT BANA GÖZLERİNİ
SEVGİ DOLU SÖZLERİNİ
ÇOK ÖZLEDİM SENİ CANIM ANNEM

AĞAÇLAR KALEMİM OLSA ANNEM
DENİZLER MÜREKKEBİM
GÖKYÜZÜ DEFTERİM OLSA ANNEM
SENİ ANLATMAKLA BİTİREMEM
KALP ATIŞIM SENSİN ANNEM.

ÖYLE HASRETİM Kİ SANA ANNEM
ÖZENMİŞ GÖZLERİM BULUTLARA
YAĞAR HER GECE YASTIĞIMA
ÇOK ÖZLEDİM SENİ CANIM ANNEM._CANGÜL_
 
Gönderen:
Oğuzhan

Şiir ismi:
Anlam

Şehir:
Kırıkkale

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
11:37


Karanlık her yer sen olmayınca
Ne gündüzün bir anlamı var ne gecenin seni anmayınca

Adının olmadığı her söz oldu bizim için anlamsız bir beyan
Her şeye anlam katıyorsun ey ilk yaratılan Son Sultan
 
Gönderen:
derya çarkı

Şiir ismi:
sen ve ben

Şehir:
Kastamonu

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
10:59


Zaman durur mu ansızın
Her şey yok olur mu dersin
Toprak inim inim inlerken
Susuz kalmış bir gül gibi solarken
Bir küçük kız
Şimşek çakarken gökyüzünde
Yağmur yağar mı yeryüzüne


Varken bir ümit ışığı
Kayıtsız kalmak mıydı
İstediğin
Hayatı bir kenara sıyırıp atıp
Acıtmak mı yüreğimi en derinden


Sebepsiz yere ağlamak mı
Becerebildiğin
Gülmek mi
Terkettiğin
Sonradan mı geldi aklına
Bir görünüp bir kaybolmak
Belkide oyunun bir parçasıydı
Hı ne dersin
Yarınımı bilmem ama
Bugünüm senin için
Sadece senin için
 
Gönderen:
CELAL TOPBAŞ

Şiir ismi:
DENEME

Şehir:
Osmaniye

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
10:05


celal topbaş

DENEME



Çok aradım seni gülde
Güldürmedim yüzümü bir günde
Sevdim seni mor menekşe,sümbülde
Aşık oldum sana dünde ,bugünde
Garip ettin,şu garibi gezdim yaban elde
Aradım seni derya ,deniz,gölde
Hayalin düşer, gittiğim yolda
Hasretin esen yelde,akar gider selde
Sevda dudağında bal şerbetin
Akıl almaz o güzel aşkın lezzetin
Anlaşılmaz, söylenir garip garip dilde
Gönüller ağlaşır garip,garip telde
Bülbül düşmüş gönül gülde
Çok aradım seni,çölde
hayalin gördüm gonca,gülde
 
Gönderen:
fatih tahiroğlu

Şiir ismi:
Aşk Yanığı Bedenlerimiz

Şehir:
İstanbul

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
06:35


aşk ilk ağladığında başladı kelebekten tırtıla yolculuğumuz


“ümmü zer’le gıfari aşkın asr-ı saadeti
ne çok benziyorduk birbirimize
ahh çekilmiş tesbih tanelerinde”


kağıt gemilerin pinokyo tayfasıyla
aşamadık kırılmaz dalgaları
hangi yalan gün görse
yaralandı güvertemiz
sulandık ayrılığın eşkaline
hiç bilmediğim
hiç de sen olmayan bir nedenle
batırdık kurşun gibi denizi
can havli bir eylüle

o kadar çok konuştuk ki
bıçak açmadık aşka
eskiten geceye taş atan çocuklar kadar
yıldız çalan kadardı müebbetimiz
korkak ve cüretkâr

bir buluttan dökülüp
birbirine değmeyen yağmur damlaları gibi
ayrık inkarlar olduk şimdi

kim bilir aynı gökyüzünde olduğumuzu
soramadık içimizin güneşine
bedenler yaradanda
semazen ellerimiz
ışık içip karanlık kustuk
aşkı başkasına verdik
dönemeden yandık
dönemedik kayıp kimliğimize

sakalık avuçlarıma çizili kader sayende
her seferinde seni yakıp
söndürülmüş kül yığını ağıtlara döküyorum
karalanmış kağıtlarda

nicedir ahvalim bilir misin
doğu yanım buz kesiyor
yüreğime örttüğüm eski bir anı
ki her yanından giriyor şerbetli kılıç
yani bal tadında ölümsün
doğu/m sancısı ancak şimal yıldızına hasret
bir avuç gökyüzü sığınağı işte hayalin
yani uçuşma yorgunu kanatlarımı kesen
yıldırım gibi geçiyorsun hayatımdan
yıkık sokaklarımın perişan benliğinde
hukuksuz işgal ediyorsun sevişmelerimi
yani tamda bir meydanın ortasına düşen
üç noktada idam ediyorsun
teşhirci kesişme hayalleriyle

biz asıyorum bir odanın duvarına
eksik gamzeler çiziyorum yanaklarımıza
tırnaklarımı geçirdiğim yüreğimin kan kokusuyla
ki bizden çiğ düşse aklının izbe kenarlarına
siliniyorsun ağır ağır a(l)nımdan
boğazımda yutkuntuyla arza giden çığlığım
çözemediğim kördüğüm
yarama yapışan ter kadar acıtıyorsun canımı

ne zaman aşk desem
azı dişinden girdi şeytan cennete
ve biz kovulduk yine
şimdilerde dişimden tırnağımdan arttırıp
etimden kemiğimden kesiyorum seni
dizelendiğin bir şiirin kuytusunda
yine de mürekkep kokusuna sarmalayıp
bir rahlenin bitiminde
candan aminlerin
emanetine saklıyorum seni
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
ÖLÜSÜNÜ GÖREN ŞAİR

Şehir:
İzmir

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:55



Beni İstinye'de öldürdüler, gördüm
Anlayamadım neden vurduklarını
Soramadım, korktum...


Kırbaç gibi şaklıyan bıçağın ucunda kaldım
Bir an havalandım sandım, yabani rüzgârla
Bir anda çakıldım toprağa...


Sonra yumuşadım,kendi canımın üstünde kıvrıldım
Çorak ışıkların bedenimi nasıl çözdüğünü gördüm
Sessizce karanlık geceye demlendim
Kanımın tadını tattım dudaklarımda...


Sabah olmasın istedim beni görmesinler diye
Bomboş sokakta süzülerek yattım
Halinden memnun bir tebessüm içinde güvenle

"ŞİİRCE ÖPTÜM ÖLÜMÜN SESİNİ"



Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
BATAKLIK ÇİÇEKLERİ

Şehir:
İzmir

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:49



Hiçbir suçtan hüküm giymemiş
Kara damlı mahpuslardır onlar
Pencerelerinde parmaklık yoktur, ama
Taşı bağırlarında kırarlar...

Gayri meşru bir kaderin, kederi gibi
Başını kopardığımız çiçeklerin, dallarıdır onlar
Ölmeden kendi tabutlarına sokulmuşlar.

Kimisi sanki ailesinin pisliğidir
Kimisi kocasının sillesi
Kimisi ihanetin öfkesi
Kimi tuzakların cilvesi
Kimisi paranın sıcak nefesi
Yaşamaya hevesli midir, onlar.

Sanırsın gülerek bakarlar sana
İçki ve uyuşturucuyla harmanlanıp
Beş kat makyaj altında saklanırlar.

Muhtemelen birisi benim bacım olabilirdi
Birisi ise sizlerden birinin
Oysa çok iyi biliyorum ki, çok
Hepsi benim bacımdır, onların
Ve hepsi sizlerin…

İşte şimdi utanarak kapanırım sessizliğime
Utanırım kendi günahımdan
Ben olmasaydım derim, ben olmasaydım
Cinsimin bu vicdansız talebi olmasaydı
Olmazdı bütün bunlar...

BAŞINI KOPARDIĞIMIZ ÇİÇEKLERİN, DALLARIDIR ONLAR

Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
SIFIR NOKTASINDAYIM

Şehir:
İzmir

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:46



Karanlık bir sessizlikte bilirsiniz
Yanlızlık ampul gibi patlar
Bir tür gizlenme arzusunun
Kemiğe döner acısı
Merhametine sarılır ,şefkatin
Cömertçe...

Oysa sevgilerine inanırdık eskiden göklerin
Omuzlarına kadar sarılırdık sıcaklığına
Gözlerin karanlığımı gizlerdi
Yıldızları birlikte koklardık
Denize dokunmadan şiirler yazardık,biz
Seviştikçe...

Bilmiyorum ne oldu da
Neden yıldızlar bıçaklarını çekti
Bir işaret verdi serçe parmağının ucu
Neden kabuklandı ki şefkatin
Korkularıma mermerlendi tükettiklerin
Yüreğime günahların evcillendi
Beni terkettiğin gün
Sessizce...

Şimdi sana gösterdiğim yerde bir şey yok
Sokakta yanan lambanın yaşlısıyım
Gömülü yastığımda uykularımdan geçiyorum
Gecenin bacasındayım
Kendimi sayıyorum geriye doğru
Artık sıfır noktasındayım,ben !
Özgürce...


Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
BEN BU ŞEHİRİM

Şehir:
İzmir

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:43



Burası benim şehrimdir
Ben bu şehirim
Burada gecenin öfkesi benimdir
Gündüzü benim.
Camdan bir tramvay gibi
Işığına böcek toplayan şafağının gölgesi;
Hemşerimdir...


Burada çamaşır ipinden yapılmıştır balkonlar
Kadınların ellerinde dolu dolu mandallar
Sanki kanatlanarak koştururlar
Hepsinde düzensiz bir telaş.
"Yavrum" diyor kadının biri çccuğuna,"düşeceksin"
Bir başka kadının saçları gözlerine dolaşıyor;
Eteği beline doğru uçarken, çorapsız bacakları
Koca şehrin içine karışıyor...

Burada gökyüzü daha fazla büyümez
Bulutlar binaların çatılarına sarılır;
Akşamları pasaklı bir yağmur başlar
Yağmur değil sanki çamur yağar.
Bu yüzden şehrin arabaları hep kirlidir
İşlerinden koşarak dönen adamların giysileri
Balkonlara çamaşır olarak serilir...

Burası benim şehrimdir
Buradaki her şey benim...
Kah balkondaki kadınımdır ben
Kah park yerinde kavga eden adam
Kah uykusuz kalmış seyyar satıcısı
Kah dükkan kepengini gürültüyle kaldıran
Belki bir şiire sızmış şair kazıntısı
Ya da izmaritini kaldırıma fırlatan ...



Belki köşelenmişimdir İnönü bulvarında
Dilencisini ben sanır insanlar
Karşımda onar katlı binalar
Açık bırakılmış bir pencereden girerim
Karanlıkta fosfor gibi parlayan
Tel örgülerim sallanır boşlukta...

Şimdi bunları yazarken biliyorum
Şiiri seviyorum elbette
Şiirin moruna ben de inanıyorum
Ölüme inandığım kadar

Bu şehre borcum var...


"Burada çamaşır ipinden yapılmıştır balkonlar"



Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
E-1248-3/5

Şehir:
İzmir

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:40




Onu bulduklarında nüfusu yoktu
Belki bir ismi dahi olmamıştı
Onaltı,onyedi yaşlarında kara bir oğlandı
Ne yağızdı,ne yiğitti,sırf sakalsızdı
Ve bir daha hiç sakalları da çıkmayacaktı
Onu ilk gören çoçuklar haber vermişler çevreye
Çevrede galeyanla uzanmıştı polise
Bir sonbaharın sabahında bulmuşlar onu
Dere kenarında iple boğulmuş vaziyette
Toprağa mayalanır gibi uzanmış
Dilini yalıyormuş gibi dudaklarının üstüne koymuş
Hani biraz da yüzünde gizli bir tebessüm var.....

Omuzunun üstünden çevirdiler naaşını
Kekremsi bir tatla kapanmıştı gözleri
Çamurları sıyırdılar parmaklarından
Alnındaki kiri temizlediler,
Ceplerini yokladılar,
Sararmış bir kağıt mendil çıktı,yırtık
Bir de sekizde durmuş ucuz bir saat...

İki saat savcının gelmesi beklendi
Sonra daktilonun tuş sesleri ırmağın incecik deresine
karıştı
Birden sessizlik koyulaştı ,
Sonra meselenin bir parçasıymış gibi bekledi kalabalık
Kısaca sorulara bildik hiçbir cevap yoktu
Kol ve bacaklarından tutarak soktular çuvala
Alışık bir vaziyette çektiler fermuarı
Artık ortada ölü falan yoktu
Şimdi yeni gelinin çeyiz bohçası gibi olmuştu..
Götürdüler şehrin morguna
Burada ölüler buz tutuyordu
Ayak baş parmağına tabela taktılar
E/1248.3-5 yazdılar
BU onun hiç olmuyan nüfus kimliği oldu
Artık tuhaf bir adı vardı
Belki soyadı bile içinde yazılıydı...

Soruşturma bir ay sürdü
İki yeni yetme polis bir ay gezindi
Bu sürede hiçbir telefon çalmadı
O bir ayda tek bir ihbar gelmedi
E/1248.3-5 morgda iyice dondu
Kimsesizliğinde Otopsisi dahi yapılmadı...

Biray birgün sonra gömdüler onu
Boğularak faili meçhul yazdılar
Dosyası arşivde tozlu raflara kalktı
Kimsesizler mezarlığında kimsesizdi
Hoca o gün izinli olduğu için
Onu sadece toprağı kazanlar gömdü
Karısıyla telefonda kavga eden
Bir de polis vardı kayıt yapan....

Adı gibi toprağında,taşı da olmadı
Duasız bir yolculuktu bu onun için
Belki gittiği yerde bile tanımıyacaklardı
E/1248.3-5 neydi ki
Belki bir ayda orada sürerdi soruşturması
BU sürede yanar mıydı,donar mıydı bilinmez
Belki oradada kalabalık meraklı bir grup toplanırdı
Artık zebanisimi gelirdi cebrailimi yoksa özel yetkili
savcısımı
Tutarlardı tutanak
Dirilemiyor diye
Belki sabırları taşardı iyice
Kimdir bu E/1248.3-5 diye

Vedat DÜNDAR


 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
DÖRT GÜVERCİN

Şehir:
İzmir

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:37




Dört güvercin indi mahpushaneye
Dördüde ak güvercin;
Biri yaralıydı,ezelden muzdarip
Biri ölümü anlatıyordu sanki
Biri vatanı kefenle kuşanmış
Özgürlüğü soyuntu gibi kucağında
Tek sıra kızıl avluda......
Dördüncü güvercin müşkülat içinde
Fehim gözlerinde memleketinin özlemi
İçin,için ağlasada bir vakur
Kimseye duymasada hiçbir vahdet
Esaretin ihtivası içinda mütehassis
Dördüncü güvercin illegal sürgünden hikmet
Kubbesiz eflakta bir NAZIM HİKMET


Vedat DÜNDAR

HAMİŞ: Nazım Hikmet'in "DÖRT GÜVERCİN" şiirine ithafen

 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
BİR ŞAİRİN SON NEFES TASAVVURU

Şehir:
İzmir

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:34



Sıcağı,sıcağına koşarsınız
O anı bilirsiniz ,orada
Uzanmışımdır yada
Kıvrılmışımdır boyunca.....

Bir bankanın bekleme sırasında olabilirim
Bir lokantanın açık büfesinde
Şehir kütüphanesinde mesela
Hani Atatürk bulvarının tam ortasında
Ne bileyim belki bir göl kenarında
Yada belki bir mitingte pankart taşırken..

Gözlerim hâlâ yarı açıktır,görürsünüz
Dilim kıvrılsın istemem
Zincirlenmiş gibi hareketsiz yatarım
Düşerken gömleğimin bir düğmesi kopmuştur
Muhtemel ayakkabımın biri fırlamıştır
Hani burnum kanamıştır filan
Ne gam !..

Acil, hemen cevap vermez telefonlara
Birisi nefesime kadar eğilir

Birisi anlarmış gibi göğsüme dokunur
Bir kadının yarı çığlığını duyarsınız
Beş metrekareye on insan sığışır
Çevrende hep beraberdir panik
En az bende panik !.......

Artık yarı açık gözlerimle fersiz bakarken
Sıkışacağı kadar sıkışır şerit
Hayalini son bir kez tadarım gözlerimde
Altmış yıl bir kadın sevdim,ben
Altmış yıl bir kadın beni sevdi
İşte ben bu yüzden kendime acımıyorum şimdi
Bu dolu hayatım hiç boş kalmadı onunla
Sevgisiz bir saniyem bile olmadı
Başımı yasladığım zaman,dünya benimdi,koynunda

Şimdi biliyorum ambulans Mithatpaşa caddesini çığlıkla döner
İlerde üç katlı market vardır
Dibinde meşhur o seyyar köfteci
Yan tarafta boyası eskimiş kreş
Bahçesinde birkaç velet
Ambulans durmaz geçer..

Sonra viyadükten sağa sapar
Karşıda koca vali konağı
Önünde iki polis laflıyor
Solda ticari taksinin tehlikeli manevrası
Sarı ışık,
Kırmızı ışık,
Direk
Geçersiniz….

Şimdi hastaneye varmadan,köşede
O meşhur dolunay pastanesine gelmektesiniz
Üçyüz metre kalmıştır
İkiyüz metre,
Elli metre,
Derken ,
Tam önüne
Gelirsiniz,
Geçmeden!.....

Vedat DÜNDAR

 
Gönderen:
Selçuk KIVRAK

Şiir ismi:
SENİ İSTİYORUM

Şehir:
Bursa

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:31


AŞIK OLMAK İSTİYORUM
HANİ DERLER YA DELİ GİBİ DİYE
İŞTE AYNEN ÖLE
KENDİMİ UNUTMAK İSTİYORUM

ONU DÜŞÜNÜRKEN
AKLIMA HER GELDİĞİNDE,
GÖZLERİM GÜLSÜN
YÜZÜME BAHAR GELSİN İSTİYORUM

AŞIK OLMAK İSTİYORUM
DÜNYA YA HAYKIRMAK
ONU NE KADAR ÇOK SEVDİĞİMİ
HERKES ONU KISKANSIN İSTİYORUM

ONU ÇOK SEVDİĞİM İÇİN
ÖYLE BİR AŞK OLSUN İSTİYORUM Kİ
DİLLERE DESTAN
NE ŞİRİN KALSIN AKILARDA NEDE FERHAT

GIPTAYLA BAKSINLAR BİZE
LEYLA İLE MECNUN
ROMEO VE JUİLET
AŞK DENİNCE AKLA BİZ GELELİM İSTİYORUM

BEN SENİ DELİ GİBİ SEVMEK İSTİYORUM
BENİM SEVGİME BİR ÖBÜR KATLANMANI
ÇOCUKLARIMIN ANASI
EVE DÖNÜŞ SEBEBİM OL İSTİYORUM
 
Gönderen:
Vedat DÜNDAR

Şiir ismi:
YARINDAN SONRAKİ DÜNDÜ

Şehir:
İzmir

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:28



Yarından sonraki dündü
Sana çıktığım gün
Suçlu bir keyfim vardı
şimşeklerden gökgürültüsü yapmıştım
Korkum kağıttan kayıktı
Sanki yasaklarımla sevişecektim
Oysa yasağın kendisi bendim...

İlk basamakta geri dönmek istedim
Hatıralarım hayallerimin önünde
Beni sana doğru çekti
Gece yazdan kalmaydı ama
Bu benim baharım değildi...

Birden yabancılaştı sakinliğim
Serseri bir şüphe ile doldu yüreğim
Yağmur tembihlenmiş gibi durdu
Kapını kaygıyla çaldım iki kez
Tam iki kez çığlık çığlığa
Gölgeme saklanarak bekledim


Anahtarda bir kilit sesi kırıldı
Sonra guatırı büyümüş yaşlı kadının
Biri açtı kapıyı...


Seni sorduğumda gölgelendi
Öldü dedi yavaşça
Ölmeyi haketmişçesine,
Garabeti hızma gibi burnunda
Utangaç bir köpeğin tasmasını tutuyordu
Gözleri yoktu öfkesinde
Sözleri yoktu, anlayamadım
Bir anda bıyığı büküldü gecenin
Darası buharlaşarak saflaştı
Bekaretine sarılmış Meryem anaya benziyordu kadın
O anda feryadımın içine aktım...


Yarından sonraki dündü
Sana çıktığım gün
Suçlu bir keyfim vardı
Şimşeklerden gökgürültüsü yapmıştım
Korkum kağıttan kayıktı
Sanki yasaklarımla sevişecektim


Oysa yasağın kendisi bendim !!!



Vedat DÜNDAR
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
Engelliler * Her * Gün * Hatırlanmalı

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:25


Engelliler * Her * Gün * Hatırlanmalı

Senede bir kez değil, her gün eller verelim.
Tatlı dil, güler yüzle, hep yardıma koşalım
Bunlar bizim evlatlar, kardeşimiz diyelim
Tatlı dil, güler yüzle, hep yardıma koşalım

Engelliler canımız, bizler çare olalım
Bu kardeşlerimize, hep imkanlar sunalım
İşsiz olanlara da, daim işler bulalım
Tatlı dil, güler yüzle, bak hal, hatır soralım

Tutalım ellerinden, engelleri aşalım
Halimizden dolayı, şükrümüzü yapalım.
Sevincimize sevinç, beraberce katalım
Tatlı dil güler yüzle, birlikte yaşayalım

Sende ki her nimetin, bir külfeti olacak
Sen elinde olandan, hesabın sorulacak
Engelli olanlar da, hep muaf tutulacak
Tatlı dil güler yüzle, haydi mutlu olalım

Engelliler ahrette, azaları tam olur.
Kadere asi olma, orada huzur bulur.
Asi olan insanlar, burunlarından solur
Tatlı dil güler yüzle, sonsuz sadet bulalım

Her halimize karşı, daima şükredelim
Beterinde beteri, olduğunu bilelim
Yoktan bizi var eden, Allah'ı zikredelim
Tatlı dil güler, yüzle, kale gibi duralım

Her yerinde yaralar, yaralar cerahatli
Yaraların üstünde, kurtları çok dehşetli
Yaşantısı herkese, çok ders verir ibretli
Tatlı dil, güler yüzle, kendimize soralım

Eyyüb düşen kurtları, alıp yerine koyar
Onun sabrı çok büyük, imanı küfrü boğar
Kokunun dehşetinden, dostları ondan kaçar
Tatlı dil, güler yüzle, ellerinden tutalım

Nihayet kurtlar onun, diline de ulaşır
Cerahat ve kokular, ağzına da bulaşır
Sonunda göz yaşları, irinlere karışır
Tatlı dil,güler yüzle, Şafi’ye yalvaralım

Eyyüb “Ya Rabi” dedi, lisanıma ilişti
Zikre manidir diye, durmadan dua etti
Duası için ona, temiz vücut bahşetti
Tatlı dil, güler yüzle, irtibatlar kuralım

Ülkemizde on milyon, engelli bulunuyor
Kimisi doğuştandır, kimi sonra oluyor
Çeşitli çarelerle, imkanlar aranıyor
Tatlı dil, güler yüzle, imkanlardan sunalım

04.12.2007

OSMAN KARAHASANOĞLU
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
Gönüllerde Açan

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:21


Gönüllerde Açan

Bütün kâinat onun ilminden yaratıldı
İlmi her şeyi tuttu ilminden kaçan olmaz
En üstün varlık insan akılla donatıldı
Ölüm vakti gelince ondan da kaçan olmaz

Dünyaya gelişinde büyük bir davan vardı
Nefis ve şeytanların bak seni nasıl sardı
Bunlar ile savaşıp kazandıkların kardı
Dünyada hiç ekmeden ahrette biçen olmaz

Sevdiklerimiz bir, bir gidiyorlar oraya
Çok büyük değer verme burda mala paraya
Yoksa koymazlar bizi cennet denen saraya
Ellerimizden tutup kapıyı açan olmaz

Sırat kıldan incedir kılıçtan keskin derler
Allah’a abd olanlar şimşek gibi geçerler
Ona isyan edenler cehenneme düşerler
Burak’a hiç binmeden köprüden geçen olmaz

Yaratılış gayemiz Rabbe imanla dolmak
Sıfatlarıyla bilip ona gerçek kul olmak
Allah’ın çok sevdiği Resulüne hep uymak
Efendimize uyan orda el açan olmaz

Allah’ın kitabını çok iyi anlayalım
Dünya ve ahirette hem huzurlu olalım
Burada cahil olup orada yanmayalım
Düştük mü pençesine ecelden kaçan olmaz

Karahasanoğlu’yum bunları söylüyorum
Öyle günahkârım ki dualar ediyorum
Allah’ımdan herkesin affını istiyorum
Affetmezse kulları Kevser'den içen olmaz


10.11.2007

OSMAN KARAHASANOĞLU
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
Gül Gibi Soldu

Şehir:
İstanbul

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:15


Gül Gibi Soldu

Geçti hatıralar, bir hayal oldu
Sana olan hasret, bak nasıl soldu
Ruhuma cehennem, ateşi doldu
Sana olan hasret, gül gibi soldu

Kalbime bir hançer sanki sapladın
Ayrılık yolunu, sen hesapladın
Zehirli dumanla, beni kapladın
Sana olan sevgi, gül gibi soldu

Aç kapını bana, kapatma dedim
Senin hasretini, ekmekle yedim
Hicranla diyetin, peşin ödedim
Sana olan arzum, gül gibi soldu

Yok artık seninle, bir işim kalmadı
Vuslat haberin sal, gönlüm almadı
Kalbime bu acı, kökler salmadı
Sana olan aşkım, gül gibi soldu

24.10.2001

OSMAN KARAHASANOĞLU
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
Hain * Nefsim * Gel

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:12



Hain * Nefsim * Gel

Bütün nimetleri Rabbimiz verir
İlahi Rızayı, huzuru kazan
Cemale nazarla, benlikler erir
Ucuzdur nefsim gel, Rahmeti kazan

Vaktinde namaza, çağıran ezan
Başa gelir elbet, kaderde yazan
Nefsin dizginini, tutup da kızan
Ucuzdur nefsim gel, Cenneti kazan

Daima huşuyla, namazı kılan
İnşallah kurtulur, hep hakta kalan
Farzı ifa eden, bak abdı olan
Ucuzdur nefsim gel, Hikmeti kazan

Onu bulmaz isek, halimiz harap,
Sonunda cesedim, olacak türap
Yolunda gitmezse, sanki bir serap
Ucuzdur nefsim gel, Ahreti kazan

Ahret için burada, sen ne ekersen
Meyvesi içinde, ağaç dikersen
Öbür âlemde de, elbet biçersin
Ucuzdur nefsim gel, Nimeti kazan

El, ayak tutarken, gözler görüyor
Azrail ansızın, hemen örüyor
Bak ecel ömürde, izim sürüyor
Ucuzdur nefsim gel, Serveti kazan

Nankör nefsim artık sen kendine gel
İmanın nuruyla benliğini del
Sana hayat veren rahmet sunan el
Ucuzdur nefsim gel, hak İlmi kazan

Karahasanoğlu, nefsin ıslah et
İmanın günaha olsun büyük set
Rabbim her an versin katından hikmet
Ucuzdur nefsim gel, Rahim’i kazan

05.12.2007

OSMAN KARAHASANOĞLU
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
Hâlâ Edepsiz

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:09


Hâlâ Edepsiz

Bu yaşa geldi de kuldan utanmaz
Kalbine imanın zerresin sokmaz
Pislik deryasında kaldı arlanmaz
Hâlâ edepsizdir Allah’tan korkmaz

Görmedi hiç secde kılmadı namaz
Çalar, çırpar hala çok da yaramaz
Herkes seyircidir kimse kınamaz
Hâlâ edepsizdir Allah’tan korkmaz

Bayram gelir geçer derler binamaz
Bir kere de olsa nefsin kıramaz
Ellerin duaya hala açamaz
Hâlâ edepsizdir Allah’tan korkmaz

Rahmet tarlasına tohum saçamaz
Buna sebep olan haktan kaçamaz
Makbere girince rahat yatamaz
Hâlâ edepsizdir Allah’tan korkmaz

Helal lokma yemez pek çok yaramaz
Kimse onun için kaşın çatamaz
Şerlidir yüzüne kimse bakamaz
Hâlâ edepsizdir Allah’tan korkmaz

Saldırır dindara kimse vuramaz
Kodese girmeden rahat duramaz
Yatar çıkar kimse hatır soramaz
Hâlâ edepsizdir Allah’tan korkmaz

Pazara gitse de bir şey satamaz
Heybesi süslüdür helal atamaz
Pişmiş sütüne de maya katamaz
Hâlâ edepsizdir Allah’tan korkmaz

Toplumdan ayrıdır hiç de uyamaz
Nasihatler etsen yine duyamaz
Taş üstüne taşlar koy de koyamaz
Hâlâ edepsizdir Allahtan korkmaz

Yaralı parmağı sar de saramaz
Çalıp çırpma olsa çok yaramaz
Bu gün içme desen evde duramaz
Hâlâ edepsizdir Allahtan korkmaz

Çiçekler kuruyor bakıp sulamaz
Öyle çok içer ki evi bulamaz
Cenazeler olsa orda olamaz
Hâlâ edepsizdir Allahtan korkmaz

Ölenler ibrettir dersler alamaz
Başında dur desen biran kalamaz
Böyle gider ise hakka varamaz
Hâlâ edepsizdir Allahtan korkmaz

Rızkına çalışıp kendin yoramaz
Sofraya otursa hem de doyamaz
Diline de doğru sözü dolamaz
Hâlâ edepsizdir Allahtan korkmaz

23.06.2009

OSMAN KARAHASANOĞLU
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
İrtica Var

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
01:01


İrtica Var

Yorumdan neler oldu
Yaz kızım irtica var!
Hak dedi hapis oldu
Yaz kızım irtica var!

Köşe başını tutar
Senelerdir yer yutar
Başkasına suç atar
Yaz kızım irtica var!

Rabbim bunlardan koru
İrtica deli zoru
Kafada aynı soru
Yaz kızım irtica var!

Kendini böyle gizler
Hep menfaati izler
Şeytan gibi hep gözler
Yaz kızım irtica var!

Ortaçağı yaşıyor
Durmaz yara kaşıyor
İnsan buna şaşıyor
Yaz kızım irtica var!

Nikâh yolunu kapar
Hakkın yolundan sapar
Haktan başkasın tapar
Yaz kızım irtica var!

Ezan duydu mu kaçar
Frenk meşrebe uçar
Milletten kopuk yaşar
Yaz kızım irtica var!

Tabut görse el tutmaz
Helal lokma hiç yutmaz
Temizinden mal satmaz
Yaz kızım irtica var!

Artık pilleri bitti
Aktörler hapse gitti
Oyun cana tak etti
Yaz kızım irtica var!

Kirli işlerde bunlar
Her ihtilal de kunlar
Sirkatten yüzün unlar
Yaz kızım irtica var!

02.02.2011

OSMAN KARAHASANOĞLU
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
İslamiyet Hayata Hayattır

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
00:56


İslamiyet Hayata Hayattır

Hayat meşakkatle bulur hem kuvvet
Hayata hayattır bak İslamiyet
Müslüman içindir elbet uhuvvet
Hayata hayattır bak İslamiyet

İman hem hayata hayat olmalı
İmanın nuru kalbe dolmalı
Küfrün filizini derhal yolmalı
Hayata hayattır bak İslamiyet

Ayrılık çok acı insandır çeken
Bak sabırla bekler buğdayı eken
Sabırla şükürdür bize gereken
Hayata hayattır bak İslamiyet

Zekatlar fitreler emridir dinin
Yeri yoktur dinde hasedin kinin
Öleni getirmez yas ve eninin
Hayata hayattır bak İslamiyet

Yalan, fitne, fesat yakışmaz bize
Birlikle düşmanı getirdik dize
Kuran der birlikten güç doğar size
Hayata hayattır bak İslamiyet

Beşer yasasından korkar uyarsın
Kuranın emrini daim duyarsın
Haram helal deme cebe koyarsın
Hayata hayattır bak İslamiyet

Kimse beni görmez diye suç işle
Yakalansan ceza var bu gidişle
Pişman olacağın bir suçu dişle
Hayata hayattır bak İslamiyet

Rabbin melekleri kayıtlar yapar
Kul ancak yaratan Allah’a tapar
Azgın olanlar insan hak yoldan sapar
Hayata hayattır bak İslamiyet

Kuran kendisine rehber Resulün
Uy Resule değer bulsun mahsulün
Birden her tarafı kaplar husulün
Hayata hayattır bak İslamiyet

Bu dünya misafir yeridir bildik.
Bak Resule ümmet olup seçildik
İmtihan için bu dünyaya geldik
Hayata hayattır bak İslamiyet

20.01.2008

OSMAN KARAHASANOĞLU
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
Kara Trenden Selam Var

Şehir:
İstanbul

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
00:51


Kara Trenden Selam Var

Yeni nesillerden yok kara treni bilen
Geçti bak aylar yıllar çaBuk gel kara tren
Firaktan hep olurdu daim gözyaşı silen
Tarihe geçtin artık şiMdi gel kara tren

Kükremiş aslan gibi çok dehşetli gelirdin
Senden çıkan dumanla sanki selam verirdin
Sitim üretmek için kömürle beslenirdin
Refiklerine sırdaş oLda gel kara tren

Senin ihtişamından yanına varılmazdı
Seyahat etmek için sana hiç doyulmazdı
Vibrasyonundan sanki yumurta soyulmazdı
Bize masaj yapardın yoLda gel kara tren

Benim küçüklüğümde çok uzaktan geçerdin
Rayların üzerini mekân tutup seçerdin
Yoluna çıkanları acımadan biçerdin
Geçmişten bir selamla haYdi gel kara tren

Her bayramda seninle bütün hicranım biter
Varlığın insanları vuslata daim iter
Sönmüş ocak dumanı ancak seninle tüter
Sesinle gök kubbeyi çıNlat gel kara tren

Ben seni biliyorum sen artık gelemezsin
Bizler sana nasılda özledik bilemezsin
Müzelerden bizlere bakıp da gülemezsin
Eski hatıraları anLat gel kara tren

Kara tren ne oldu insan çevreyi bozdu
Senin kara dumanın şayet olsaydı kozdu
Kara hava denizler harap eldeki yozdu
Çevre katillerine seSlen gel kara tren

27.04.2008

OSMAN KARAHASANOĞLU
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
Kıymet Bilmedin

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
00:45


Kıymet Bilmedin

Karlı dağları aşıp bir ırmak gibi geldim
Akan gözyaşlarımı neden hala silmedin
Hep engelleri aşan coşkun akan bir seldim
Gülleri yollarına serdim kıymet bilmedin

Gözlerinden dökülen damla, damla yaşların
Geçtiğin her yerlere bak diktiğim taşların
Yokluğumu gördükçe hep düşüyor kaşların
Benim sevgilerimi sildin kıymet bilmedin

Sen bırak bu inadı seni seven kalbi kırma
Bu dünya da omzunda olsa da altın sırma
Tevazu gerekirken yüksek sesle bağırma
Her türlü nasihatler verdim kıymet bilmedin

Nasihat kar etmedi, musibet mi beklersin
Dertsiz gönlüne hala sen dertler mi eklersin
Gururunu kırmazsan daha çok emeklersin
Aklın varken gel dedim güldün kıymet bilmedin

Bir tebessüm, bir gülmek aileye güç katar
Kul hakkını bilenler kabrinde rahat yatar
Bekayı düşünmeyen nefsin ateşe atar
Kula kul olma dedim oldun kıymet bilmedin

Pişman olursun diye kapını tekrar çaldım
Benim için kor olan kızgın deryaya daldım
Gururumu ayaklar altına nasıl aldım
Son kez sevgilim dedim süzdün kıymet bilmedin

Değmez bu fani hayat gözyaşları dökmeye
İkimizin diktiği bu ağacı sökmeye
Var mısın bu bedeni Allah için bükmeye
Allahın aşkıyla dol dedim kıymet bilmedin

Bir gün hasta dediler ziyaretine gittim
Kinimi nefretimi hepsini zayi ettim
Senin için dualar Rabbime bak ilettim
Akan gözyaşlarımı gördün kıymet bilmedin

Bir sala sesi duydum bak sonunu dinledim
Öldüğüne inanmak çok zor nasıl inledim
Cenaze namazınla mahşere dek gizledim
Kabre Fatihalarla koydum kıymet bilmedin

Haftada bir kerecik mezarına uğrayıp
Toprağına diktiğim güllerimi sulayıp
Fatihalar okuyup hep gülleri koklayıp
Allah’ım affet bizi duydun kıymet bilmedin

Bir gün gelecek beden bak toprağa girecek
Sevelim sevilelim ruhlar hakka erecek
Hak yolda gidenlere Rabbim huzur verecek
Dünya sana ömrümü verdim kıymet bilmedin


12.04.2008

OSMAN KARAHASANOĞLU
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
Kuddüs'ten Kurs Görmüş

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
00:40



Kuddüs'ten Kurs Görmüş

Fani hayatta bitmez, sabır ister sorunlar
Dünyada yaşıyoruz, başlama sızlanmaya
Sen yüz versen acıcık, tependedir torunlar
Dünya hayatıdır bu, değmez hiç ağlamaya

Koyunu asmış dala, kimse durmaz kokudan
Kokunun dehşetinden, uyanırsın uykudan
Çekerler o kokuyu, ikaz etmez korkudan
Dünya hayatıdır bu, değmez hiç koklamaya

Dedim birkaç satırlık, ben yorumlar yaparım
Etrafta kargalar var, kokan leşi atarım
Ondan sonrada leşi, takanları ararım
Dünya hayatıdır bu, değmez hiç saklanmaya

Herkes rahatsız oldu, leş yiyenler üşüştü
Bu hal görmeye değer, rengârenk bir cümbüştü
Kartallar temizledi, Kuddüs`ten kurs görmüştü
Dünya hayatıdır bu, değer ibret almaya

05.12.2007

OSMAN KARAHASANOĞLU
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:
Şükürler Olsun Yüce Mevla’ma

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
04 Mayıs 2013, Cumartesi
00:34


Şükürler Olsun Yüce Mevla’ma

Ey ömrüm bak yine, geçti bir sene
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma
Bana bunca ömrü, şükür verene
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Seneler peş peşe, gelip gidiyor
Çocuktum genç oldum, ömür bitiyor
İhtiyarlık bana, dersler al diyor
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Geri dönüp baktım, bir ömür geçti
Nerden rızık yedi, sulardan içti
Kötüden iyiyi, nasılda seçti
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Başa neler geldi, neler gelecek
Akıllı olanlar, sınav diyecek
Kimimiz bunları, bak kaybedecek
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Sıratı müstakim, olsun yolumuz
Bizim kırılmasın, kanat kolumuz
Daim çalışsın hem, bütün duygumuz
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Kendimden aşağı, ibrete değer
Nefsimin hilesi, kandırmak meğer
Dizgini elimde, boynunu eğer
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Zalimlere boyun, şükür eğmedim
Devlet malından hiç, çalıp yemedim
Yiyenlerle hem de, kavga eyledim
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Bak dinim bayrağım, kutsal vatanım
Bunların uğrunda, fedadır canım
Her zaman akmaya, hazırdır kanım
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Bu güne getiren, Rabbime şükür
Satılmış hainler, yüzüne tükür
Tüküremezsen sen, yinede öksür
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

31.12.2007

Osman Karahasanoğlu
 
Gönderen:
Osman Karahasanoğlu

Şiir ismi:

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
23:54


Şükürler Olsun Yüce Mevla’ma

Ey ömrüm bak yine, geçti bir sene
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma
Bana bunca ömrü, şükür verene
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Seneler peş peşe, gelip gidiyor
Çocuktum genç oldum, ömür bitiyor
İhtiyarlık bana, dersler al diyor
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Geri dönüp baktım, bir ömür geçti
Nerden rızık yedi, sulardan içti
Kötüden iyiyi, nasılda seçti
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Başa neler geldi, neler gelecek
Akıllı olanlar, sınav diyecek
Kimimiz bunları, bak kaybedecek
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Sıratı müstakim, olsun yolumuz
Bizim kırılmasın, kanat kolumuz
Daim çalışsın hem, bütün duygumuz
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Kendimden aşağı, ibrete değer
Nefsimin hilesi, kandırmak meğer
Dizgini elimde, boynunu eğer
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Zalimlere boyun, şükür eğmedim
Devlet malından hiç, çalıp yemedim
Yiyenlerle hem de, kavga eyledim
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Bak dinim bayrağım, kutsal vatanım
Bunların uğrunda, fedadır canım
Her zaman akmaya, hazırdır kanım
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

Bu güne getiren, Rabbime şükür
Satılmış hainler, yüzüne tükür
Tüküremezsen sen, yinede öksür
Çok şükürler olsun, yüce Mevla’ma

31.12.2007

Osman Karahasanoğlu
 
Gönderen:
Mustafa KAYA

Şiir ismi:
YAĞMUR

Şehir:
İstanbul

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
23:13


yAĞMUR


düşmek ister gibi
siyah bulutlardan
yağmur,
ya da susmak
göğün sırrından .
ölü şehri
yaşatır aniden
su .
sessiz bir güzellik
katar,
sürüklenir durur
ışıkla beslenen bulutlar .
ölmüş yer canlanır
toprak kokulanır
doğa hayat bulur
ince ince yağınca
yağmur .

acı mavi giysili şehir
denize doğru
uyanır
kuşların haberleri
çocukların gözleri
göğün mavisi
göllerin serinliği
ağaçların yeşili
aydınlanır da aydınlanır
hayat,
sürekli yenilenir
dünya insanları
ne yazık ki
buna sağır kalır …

2013
 
Gönderen:
Ahmet Tekin

Şiir ismi:
Canım

Şehir:
Ankara

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
21:26


Canım

Benim; tek aşkımdın,
Ömrümdün,
Ömrümün gücüydün..

Aylar, yıllar, mevsimler;
Seninle bir başka güzeldi.

Bir günlük sensizlik bile..
Bir ömre bedeldi.

Canımdın, cananımdın;

“ Ömrümüz, aşkımız,
Hiç bitmesin “ derdin.

Demek! !
Demek! ! yalan söyledin..

Ansızın; beni bir başıma bırakıp,
Sessizce..
Sessizce; terkedip gittin..

Yıllardır..
Yıllardır; içimdeki hasretin,
Dert olmuş bana sevgilim.

Canım, cananım.

Götürmeyin! ! dedim;
Götürmeyin beni cerraha,
Cerrahpaşa’ya..

Bedenimi; zaten sarmış, bitirmiş..
“ Habis ur “ dedikleri; sevgin.

Dert benimdir; bende kalacak,
Kimse ona el dokunmayacak..

İnanırım ki,
Mahşerde bu dert beni;
Adn Cennet’lerinde,
Cananıma, canıma kavuşturacak..

Aşkımız, sevgimiz, bedenimiz..
Ömrümüz;
Tekrar hayat bulacak..

Canım, cananım


İst. / Cerrahpaşa-Kasım 1985

Şair Ahmet Tekin

 
Gönderen:
Hakan Şahin

Şiir ismi:
Dönence

Şehir:
Mersin

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
18:32


seni düşününce
Beynimde bir 45’lik kaset yalnızlığı infilak eder
içimde trenler tanklar ve hitlerin aklına gelebilecek
tüm 2.dünya savaşı ıvırzıvırları sırayla geçer.
kendimi kirası gecikmiş bir gecekonduda
yuva dağıtan olaylar zincirinde bulurum.
göğsümde belirsiz bir akarsu kaynağı
Saçma sapan bir nedenden dolayı kan oluverir.

Ben
seni düşününce şiddete maruz kalmış Şilili bir şair
Dizelerindeki yükü kalbime bırakır,
Bir türkü dillenir, şiirin yaşlı gövdesinde,
herhangi bir sahnede siyah-beyaz bir film oynar
İsmin, orta çağdan kalma bir imparatorluk kadar uzakken
tiz bir ses şeklinde uğuldar kulaklarımda.

seni düşününce kalabalıklaşır her şey.
yalnızlık kıvrılıverir kaburgama
omurgamda bir gramofon stop der!
karanlıkta bir sigara daha yakılır
yalnızlık çekimli bir eyleme dönüşür
kovanda vızıldayan bir arı gibi
beynimde kalabalıklaşır.

Hakan Şahin
 
Gönderen:
Tayfur Ozkan

Şiir ismi:
fırtına

Şehir:
İstanbul

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
18:01


Fırtına

seni sevdiyim
 
Gönderen:
mehmet dursun okutucu

Şiir ismi:
vefasız gözlerin

Şehir:
İstanbul

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
17:56


       VEFASIZ GÖZLERİN
Gözlerime bak derdin her zaman
işte bakıyorum yumuk gözlerinize
Bir şey anlatmıyor ki o vefasız gözlerin...
İyi bak, yakından bak diyorsun
İşte bakıyorum yine o vefasız gözlerine
Bana olan nefret ve kinini okuyorum,yıkılıyorum

Yok yok ben yalan söylemem
Boşuna çırpınma öğle,anlamsız
İhanetini ben söylemiyorum
Vefasız gözlerin anlatıyor açıkca

Şimdi;
Birde sen bak gözlerime,çekinme bak
Hasret ve aşkımı göreceksin
Amma sen de kalp yok ki
Hiçbirşey anlamadan bakacaksın

Hatırlarmısın ilk göz göze gelişimizi
İşte ben o gözleri arıyorum
Hani nerde o gözler,parıl parıl yanan gözler
Aşk dolu bakışlar ,gülen gözler.
Şimdi başka gözlerle konuşuyor herhalde
Evet yalan söylemiyorum vefasız gözlerin konuşuyor.

(24/11/1967 Erzurum-Toprakkale-Cuma 21,10)

mehmet dursun okutucu
 
Gönderen:
Nadir Ezheri

Şiir ismi:
Açıklama

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
17:51


AÇIKLAMA
----------

Dünya:
oyuncağı elinden alınmış çocuk
ve hayat:
çirkin bir dulun güzel günleri
ve sevgi bakar kördü(r)sevgi bakar kör
tanrı bakar kördü(r)tanrı bakar kör
ve ben burada tüm kabuslarım
gör!

Şair: Nadir Ezheri İran - Tebriz

Çeviren:(Umut Yaşar Abat)



şiirin Orjinali:

AÇIKLAMA:
-----------
Dünya
oyuncağı əlindən alınmış bir uşaq
və hayat
bir çirkin dulun xoş günləri
və sevgi baxar kördü sevgi baxar kör
tanrı baxar kördü tanrı baxar kör
və mən burada bütün kabuslaram
gör!

Nadir Ezheri -İran-Tebriz

Sevgi ve sayğılarımla

 
Gönderen:
fehmi coban

Şiir ismi:
Bu Kadın

Şehir:
Uşak

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
16:47


Bu Kadın Bir Ana
Hava kararmak üzereydi
Akşam soğu başlamıştı
Titriyor durduramıyordu ellerini ve dizlerini
Donacak gibiydi bedeni
Geydiği yırtık pırtık bir kazak
Evde kalmamıştı bir agaç parçası yakıcak
Neyle ısıtsın evini ocağını
Vardı giddi bir atalyöye
Sıkıla büküle marangozun yanına yaklaşdı
-Ne olur bizim olan, şu yerdeki gavuzları ben alayım dedi
Marangoz ne dediğini duyamadı
Fakat anlamıştı, bu gözler ne ister
Marangoz iyi biri
Makinelerin gürültüsünden duyulmazdı evet dediği
Istediğin kadar al der gibi kafasını salladı
Çabuk olmalıydı, çünkü evde çocuklar donmak üzereydi

-Sağ ol bizim olan, sağ ol
Benden gavuzlarını kıskanmadın
Isınacak yuvamız bu gece
Bu gavuzların sayesinde, dedi bu kadın
Hepimiz sana dua edecez, Allah senden razı olsun

Hizardan getirdiği gavuzları acele acele
Sobanın içine attı, bir keleter dolusu gavuz
Attı, attı ama pııır diye yandı giddi bitti yarım saat içinde
Azda olsa ısındı evin içi
Nar gibi kızardı çocukların yanakları
Ay ışığı gibi parıldayan o gözler
Bir gülümsemeki sıcaklığıyla koca buzdağını eritir
Belirdi yüzlerinde, ısınınca bedenleri
Odun kömür hayal olmuş
Kimde var para onları alacak

Gecede rahat uyumak yok bu kadına
Defalarca uykusu bölünür
Ürpererek uyanir
Üstleri açılmışmı diye kontrol eder çocuklarının
Çünkü O bilir
Küçüçük elleri yorganın dışında kaldığında
Buzgibi olur, üşümesindiye
Öper öper yorganın içine koyar, bu kadın

Göl basina gider
Kar buz demeden
Giysilerini yıkamak için çocuklarının
Oturur gölün bir kenarına
Sırtında en küçük oğlu, yanında onun ablası
Ablasının elini tutan abisi.

Eline alır bir taş, sıkar var gücüyle bu kadın
Vurur buzlu gölün bağrına, bağrına
Gözünden süzülür yavaş yavaş
Damla damla yaş
Dökülür kanlar ellinden damla damla
Buzlu gölün üstüne üstüne

Adeta kızgın bir volkan gibi
Bu yoksulluk için
Bu çocuklarım için,
Bu gurbet ellerdeki yarim için der gibi   
Taki göle küçük bir delik açasaya kadar
Vurur ha vurur vurur vurur

Sonra küçük bir tasla
Leğenin içine buzlu sudan
Doldurur doldurur döker
Bir bir giysileri leğenin içine atar
Yuğar yuğar yuğar ha yuğar

Elleri kıs kırmızı olur
Kaykılır elleri adeta bu kadının
bukemez soguktan
Bu kadın bir ana
Bu kadın benim anam
 
Gönderen:
Yanis Bozikis

Şiir ismi:
Benim Vatanım

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
16:41


Benim Vatanım          

Kestiler düz yolumu git git dediler,
Küçük yaşta yaşımı çok incittiler,
Sadık hakkımı hiç helal etmediler,
Benim vatanım şu doğduğum topraktır.

Kanatlandım köşe köşe hür dolandım,
Bahar oldum nur güneşlere bulandım,
Türlü dertten ol batılara taşındım,
Benim vatanım şu doğduğum topraktır.

Eser şark rüzgarı hep neşe alırım,
Zaman gelir,gün gelir hoş hatırlarım,
Bülbül olur gazel döker dert ağlarım,
Benim vatanım şu doğduğum topraktır.

Aradım aslımı gözlerim nem doldu,
Nereye gittiysem maksadım soldu,
Günler geçti,yaşım ellisekiz oldu,
Benim vatanım şu doğduğum topraktır.

Geride kalan sevgili yerim yuvam,
Mezar içindeki bir annem ve babam,
Gariptir gurbetim çok uzadı aram,
Benim vatanım şu doğduğum topraktır.

Ey çocukluğumun tüm aziz dostları,
Çileye bıraktığım has gül anları,
Bağırır özümü buz Boğaz suları,
Benim vatanım şu doğduğum topraktır.
                        Yanis Bozikis/ Atina (Yunanistan)-2012
 
Gönderen:
fehmi coban

Şiir ismi:
Memleketim

Şehir:
İstanbul

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
16:38


Memleketim

Yıl 1960
Memleketim, ne olu vedi sana?
Sahanda bulamaz olduk yumurta
Lambama üfledim yanmeyo
Işık veemiyo, gaz koymadınki diyo
Bakkal Kürt Musa Dayı, veriseye vermem
Gali yok,
Mangır olmayınca.
Bekler olduk galiii
Musa dayı çıkıvessin diye bakkaldan
Şirin Ebem okadarda zalim değil canım
Verir azbiraz bize un bulgur gibilenden

Nimmen, bu gece uyurmuyuz ?
Garnımız gürültü etmeden
Sofrada olmasada et, tavuk
Yete bize,
Bi guru ekmek, bide çürük domates
Cücüğünü cıkattırıveriz soğanın
Bi godukmu kafasına
Ye gidsin anasını saten
Bakma fazlasına

Cigara icmek
Lennn.. Bi de o dert vaa başımda
Argedeşle gandırıveedi
Dedile iç argedeş iç
Her derde devadır bu meret
Siniri yatışdırır iç, hazımı hızlandırır
Yemekten sonra iç
Gaveye gid iç, iç olum iç
Bulabiliiisen bi de
Buldum diye içive galiii

Heeeey..köylüleeee
Köyde bir hayır işlemek istiyen yokmu ?
Şööle mis kokulu bi bulgur pilavı,
Üstünede serpilivemiş
Sayılı tavuk parçacıkları
İstemek suçmu argedeş ?

Çocuklaa !! banada haber edin ha
Bende kapayım kaşığımı
Sizinle geleyim
Hepimize yeteee
Bişey olmaaz bende yiveren galiii
 
Gönderen:
Ahmet Tekin

Şiir ismi:
Bakırköy Sahili 1982

Şehir:
Ankara

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
15:38


Gökte ay ve yıldızlar denizde dalgalı siluetleri
Yakamozlar yanıp söner ;
Hafiften de bir dalga sesi…
Karanlıkta uçuşur martılar beyaz gümüşi
Yanımda sen varsın …yüzünde ayın ışığı ; günlerden cumartesi
Ayın ışığıyla yüzünde beliren aşkımızın ateşi
Ruhani bir güzellik içindesin meleksin sanki
Sakin mi sakin …sessiz mi sessiz … bir temmuz gecesi
Ve Bakırköy sahili … aşkımızın adresi ….


Hafiften bir terennüm sesi ikimizde
Sevdamızın türküsü karışır dalgaların sesine
Ateşten gömleğin ateşi çökmüş ki sorma üstümüze
Başımızı kaldırdık şahitsin dedik gökyüzüne
Duygu yüklü kelimeler , hazlar , heyecanlar
Sanki bize ; başka , başka dünyaların kapılarını açar
Tarifi ne mümkün ..
Anlatılmaz yaşanır ..; Orada aşk var sevgi var …
Ay şahit .. yıldızlar şahit .. martılar şahit ..aşkımıza ;
Birde Bakırköy sahili …

Nerde kaldı .. ; şimdi o temmuz gecesi , geceleri ..
Ve Bakırköy’ün doyumsuz sahili ..
“ Baki kalan kubbede bir hoş seda “ idi diyor ;
Yakamoz ışıltılı dalgaların sesi ….
 
Gönderen:
Ahmet Tekin

Şiir ismi:
HASRETİMSİN İSTANBUL

Şehir:
Ankara

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
15:30


İstanbul
İstanbul

Şairin yüreği
Şehir
Senin içinde
Senin ruhunda
Seni yaşamak
Seni solumak
Seninle olmak
Her an
Seninle olabilmek
Ayrılmadan

Selam olsun
Uzaklardan
Sana

Yüreğim
Orada
Adımlarım
Seni Yürüyor
Gözlerim
Seni görüyor
Seni kucaklıyorum
Şu anda
Seni yaşıyorum
Seni yazıyorum
Şu anda mısralara

Hasretimsin
İstanbul

Kalplerin ritminde
Titreyen
Titreten
Şehir
İstanbul
İstanbul
 
Gönderen:
Yanis Bozikis

Şiir ismi:
Bu Şehir

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
15:19



Bu Şehir

Bu şehir
Istanbul şehridir,
hep ah çeken
dertli bir çiçek,
bu şehir,
bu benim şehrim
bin kök sevdasıdır,
keder yüklü bir gerçek.

Boğazsularında
iki parmak buz
ve martılar çırılçıplak
kanlı subaşlarında.
O boğulmuş Boğaz
susmuştur,
uykulara dalmıştır
yüzlerce yıl sonra .
O adsız,o garip,
o dallarda yalnız öten bülbül,
bir hançer yarasıdır,
göçüp gitmiş
bir Rum sazıdır
Istanbul'un
ağır boşluğunda.

Bu şehir
Istanbul şehridir,
nazlıdır ,
sığmazdır bağrımda.
Bu şehir ,
bu benim şehrim
rivayettir
Marmara'nın en zorlu dalgalarında.

           Yanis Bozikis
       Atina ( Yunanistan)-2003
 
Gönderen:
yüksel ağlar

Şiir ismi:
Annem

Şehir:
Manisa

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
15:13


Annem

Bir gece yarısı uyandığımda;
Karşımda bekler dururmuş annem
Sabah “Acıktım” diye ağlayınca;
Hemen sütümü getirirmiş annem.
Ne ümitlerle büyüttü beni
Kol kanat gerdi güvenle büyüttü,
Giydirip en güzel önlüğü bana
“Okusun da adam olsun” diye gönderdi okula.
Ben okulda dersimde, o evinde gönlü benimle,
Dört gözle bekler gelsin “Özledim” diye.
Sokağa çıkışım bir zevk
Annem kaygılı;
Kimseyle kavga etmesin diye,
Dua diyor elleri havada belli.
Çekiyor evinde elinde sabır tespihi.
Akşam olunca babası geldi mi?
Aman etmeyeyim diye şikâyet
Annem, haklıdır bak gözleri yine yaşlı.
Suç bende;
Ortalık çok bozuk hem de tozlu dumanlı.
Akşam oldu nerede kaldı bu oğlan diye endişeli.
Çok gayret ederdi olmasın hayırsız diye biri.
Eve gelince sanki dünyayı ona vermişler gibi sevinirdi.
Çok emek verdin hakkını helal et ne olur anne.
Ben ne kadar büyüsem de;
Bilirim çocuğum hala senin gözünde.
Anne gelir mi sin yine her uyanışımda,
Bulur mu yum yine seni hep başucumda.
Bekliyorum bak anne gözlerim dolu
Elim boş, yok elimde bir gül, ne de bir kır çiçeği.
Ama bak gönlümü verdim sana anne,
Özledim seni anne;
Yağmura hasret, çatlamış toprak gibi
Senin sesin gibi geliyor bana esen meltem.
Tatlı geliyor bana senin yaptığın o acılı tarhana çorbası.
Hani hem yer hem de kızardım ya,
Niye acı atıyorsun çorbaya diye.
Şimdi kızmayacağım, kızma ya da hakkım yok anne.
Özür diyorum senden, biraz geç de olsa
Ama gerçekten…
Sahi ne güzeldi senin yaptığın tavada o hamsi
Kokusu, tadı bir başkaydı sanki.
Şimdi yok o tat, hamsiler mi değişti,
Yoksa hamsiyi yapan eller mi?
Belki de ağızlarımızın tadı kalmadı, sen yoksun diye.
Anne sen yoksun yanımda
Ama gönlümde sin iyi bil ki.
Çok seviyorum unutamam,
Annem benim bir tanem…                               
                                                                       Yüksel Ağlar




.

 
Gönderen:
Yanis Bozikis

Şiir ismi:
TARLABAŞI

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
14:50





TARLABAŞI

Duygusu çok gölgesi az
geçip giden kısa mutlu bir zaman.
Yakın geride Galatasaray ve Dolapdere arasında
eskitilmiş garip yorgun bir mekan.

Tarlabaşı parça parça dört hece...
Eskimiş anlar çeker beni usulca kendine.
Ötede annemin ve babamın ufkun görülen yüzleri
en gerçek halidir sessiz gerçeğin.
Bilirim sokak diplerindeki
alacakaranlık ve onüç yaşlı
buğulu bulanık gezinen yalnızlıkları.
Ben tekrar ve tekrar peşinden koştuğum yıllara
çelimsiz sırtımı dayadım
ve ıslık ıslık çiğnedim türkülerle.

Tarlabaşı parça parça dört hece...
Birden bir rüya gibi fırlar tel örgüden
inip çıktığım Ömer Hayyam yokuşu,
zayıf ellerimin ve avuçlarımın misket ve bilye tuttuğu
Kaplan ve Kurdele sokakları,
Çember koşturduğum marazlı viraneler,
seksek taşı oynadığım
dar destansı Serdar Ömer Paşa kaldırımları.

Tarlabaşı parça parça dört hece...
Dört kırlangıçın uçuşu kadar korunaksız
içimin kırık kanatlı karanlıkları.
Keskin bir öfke ve nefret ile karşılar
geçmiş karanlığın örtüğü
on yaş, dudak dudak dolusu,
günbatımı, ergen nefesli gizli İNCİ öpmeler.

Tarlabaşı parça parça dört hece...
Bana ait olandır harap kalmış
Mesut apartmanımın biricik kadersiz şarkısı.
Hilesi bol ve daima aklımda kalan
haksız çarmıha gerilişimiz
ve taşralı göçmenlere kaptırdığımız şanlı geçmisimiz.

Tarlabaşı parça parça dört hece...
Ahşap eski bir evin penceresinden
sarkarak geçmiş rumluğu hatırlatan
yanık kış hüzünlü bakış
ve daima dudağımı örseleyen
sakız kokulu, uzun çok uzun,
çocuk mavisi kadar acı mevsim hikaye.

Tarlabaşı parça parça dört hece...

                                                    YANİS BOZİKİS
                                                    ATİNA (YUNANİSTAN) - 2010
 
Gönderen:
Emre DAĞAŞAN

Şiir ismi:
Uykuda insan

Şehir:
Kırşehir

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
13:08


Hepimiz bir rüyadayız,
Bir zaman uyanacağız.
Bilgimizle rüyadayız,
Bir zaman uyanacağız.

Hayallere inanmışız,
Yalan işlere kanmışız,
Tarihten geri kalmışız,
Bir zaman uyanacağız.
 
Gönderen:
Selim ADIM

Şiir ismi:
efyâr

Şehir:
İzmir

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
10:07


Esen yeller utanır, görünce şu zulmeti
El, ayak uzanır da, boşa harcar serveti
Başkaları yapınca, sana gelmez kıymeti
Bilmez misin a gönül, her işin hesabı var ?
Yaptığın amellerin , tartısı nisabı var

Alem döner âlemde,düşünürsen binlerce
İnfaka yanaşmazsın, yedin içtin günlerce
Yalvardı yakardılar, billur akan dillerce
Gelmez mesin a gönül, gelişin gidişine ?
Seherden guruba dek, gafil gittin işine

Geceler örtülüyor,her daim gündüzlere,
Perde mi çekildi ki, açılmayan gözlere ?
Şuh beyinler kayıyor, lavantalı sözlere
Silmez misin a gönül, kulağının kirini ?
Doldurdular yıllarca, zehir zıkkım irini

Gafletin adı hayat, hayat bize yabancı
Ülfeti bilmez memat, memat'ın adı acı
Kiralıktır şu dünya, bizler o'nda kiracı
Ölmez misin a gönül, gezinirsin avâre ?
Kulluğunun gereği, sarılsana efyâr'e




Selim Adım



 
Gönderen:
Selim ADIM

Şiir ismi:
İki Soluk

Şehir:

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
09:55


Yaratana kul ol ki, gönül gele ol yola
Sadakatin hâl olsun,kal ehlini aşarak
Şükür iki soluğa, şükürsüzden taşarak
Zikir yeğler yiğidi,cehdle girin kol kola

Hadi gari yârenler, gönlünüze yâr dola !
Yaşa yaşat her anı, nura gidin koşarak
Eller uzansın yoğa, dua dua çoşarak
İrşad yolu düz gerek,kondurur daldan dala

Sultan! senin yoluna,koyduk aciz serleri
Çuldan aridir görün, dökdük hakka terleri
Ziya gerekir ziya, karanlıkta arkadaş !

İnsan olan görsün ki; hayat iki soluktur;
ilki geliş dünyaya, gidiş oluk oluktur
Değersiz tonlarca yük,gördük dolu arka taş !



Not: Şiir SONE tarzı yazılmış olup ayrıca LEBDEĞMEZ
sanatına da uyulmuştur.
LEBDEĞMEZ; Şiir içinde B,F,M,P,V harfleri kullanılmadan yazılan
veya özelliklede
ağıza iğne konularak âşıklık geleneğine göre atışmalarda
ayaklı okunan şiir türüdür.

 
Gönderen:
Sertaç Yekeboğa

Şiir ismi:
Bence Ve Sence

Şehir:
Adana

Tarih:
03 Mayıs 2013, Cuma
04:16


Bence,
Artık gelmelisin.
Hatta ve hatta sence de...
Anahtar hala eski yerinde
Kapının hemen dışında su sayacının bulunduğu
Kutuda duruyor.
Sen biliyorsun.
Artık herkes biliyor.
Ne önemi var?
İnsan bekleyince, hiçbir şey önemsenmiyor.
Ki artık gelmelisin.
Bence ve sence...
Kendimi de tanıyorum, seni de.
Organik bir aşkta hormon etkisi gibiydi gidişin,
İnorganik bir bünyede ölüm emri gibiydi sevişim.
Şizofreni yaşam...
Hay bin paşam!
Çok yaşa sen aşk.
Alıştık kendi kendimizle konuşmaya,
Düzüşmeye, vuruşmaya...
Her neyse...
Söz gümüşse sükûta sokim.
Susamıyorum.
Çünkü artık gelmelisin.
Bence ve sence...
Çünkü çok mutluyum.
Çünkü alışık değilim.
Senin de alışık olmadığın şeyler var.
Ama o ben değilim.
Aslında ben de olabilirim, nispeten.
Bence, gitmen hata değildi hatta.
Kısmen.
Dur ya, ne yapıyorum ben? (!)
Anlaşıldı, dönmicen.
Farkına vardım ki demin,
Ben olsam bana dönmem.
Ama sana giderim.
Gel diye başladığım bir şiirin sonunda,
Kendimi kapında bulabilirim.
Daha fazla rezil edemem kendimi.
Çünkü suratıma kapanacak kapı.
Yani bence ve sence...
Ve son olarak;
Gelsen ne güzel olurdu be.
Bu sefer;
Sadece bence...
 
Gönderen:
MEHMET GÜDER

Şiir ismi:
duygular

Şehir:
Gaziantep

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
23:46


KÖTÜ DUYGULAR ÖMÜR YIPRATIR,

GÜZEL DUYGULAR/ SEVGİ YARATIR,

KÖTÜ İNSANLAR,KAPI KAPATIR,

İYİ İNSANLAR/HER ZAMAN KENDİNİ ARATIR.........


KÜÇÜKKEN İKİ ŞEYE ÖZENİRDİM.,

BİR İNSANIN SİGARA İÇİŞİNE,

BİR DE SEVDİĞİNE OLAN,SEVGİSİNE ÖZENİRDİM....

İNSAN BÜYÜYÜNCE ANLIYOR Kİ:

BİRİ SAGLIĞINA ZARARLI,DİĞERİ YÜREĞİNE..


YAZAR: MEHMET GÜDER                      TLF:0538 074 79 94


ŞAHİNBEY/GAZİANTEP
 
Gönderen:
Ahmet Tekin

Şiir ismi:
Gökten Yıldızları Topladık Cebimize

Şehir:
Ankara

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
23:23


Elinde mis kokulu çiçeklerle beklerken beni
Saklanıp izlerdim gizlice yan sokaktan seni
Telaşlanıp sabırsızlanırdın ya hani
Unutmak kolay değil otobüs durağındaki o halini

Çok Sevmiştik çok candan yürekten birbirimizi
Mahvetti yıktı bitirdi otobüs durağı sevgimizi
Ben olsaydım ben orada çiçeklerle bekleyen seni
Sen olsaydın keşke yan sokaktan gizlice izleyen beni

Bir rüyaymış ter içinde uyandım sen yanımdaydın
Canım benim diye kollarını boynuma sardın
Kanatlı beyaz bir melektin sanki beni yanına aldın
Yalnız bırakmadın sen sevdiğini yalnız bırakmadın

Kumrular gibi sımsıkı sarılıp kenetlendik birbirimize
Tek tek gökten yıldızları topladık cebimize
Saçıp savurduk dilekler tutup güverteden denize
Yaşanan her anın kıymetini bir rüya öğretti ikimize

Ahmet Tekin
(Şair Ahmet Tekin
 
Gönderen:
Ahmet Tuncer

Şiir ismi:
Gam Yüklü Sineler

Şehir:
Kayseri

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
20:01


Sanırdım ki dert bir bende;
Gam yüklüymüş tüm sineler
Dokunsan ağlayacakmış, insanlar
Ayakta ölen ağaçlar gibi
Burnundan kıl aldırmazmış amma
İçleri kan ağlarmış
Üstüne toz kondurmazmış amma
İçleri kan ağlarmış

Herkesin derdi içinde
Kabuğuna çekilmiş insanlar
Zırhlarını kırdığın anda
Yaraları yeniden kanarmış
Hatırını sorduğun anda
Dertleri yeniden depreşirmiş
 
Gönderen:
Ahmet Tuncer

Şiir ismi:
Duygular Geçidi

Şehir:
Kayseri

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
19:54


Kaçtı gitti merhamet
Meydan kibire kaldı
Adı bile kalmadı sabrın
Vefanın ömrü yetmedi

Kökünü kazıdık şükrün
Zulüm baş tacı oldu
Her fırsattan nasiplendik
Antipatik geldi empati

Moda oldu, çok tutuldu, bencillik
Vicdanın yüzüne bile bakmadık
Kalplere sızı verdi tahammül
Cesareti pusuda bulduk

Gözden düştü özveri
Elimizden kaçırdık güveni
Memnuniyet küfede
Masumiyet müzede


 
Gönderen:
Bilal DURAN

Şiir ismi:
KAYIP SEVGİLİ

Şehir:
Adana

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
19:10


KAYIP SEVGİLİ

Farkında değilsin
Hiçbir zaman da olmayacaksın
Hala bıraktığın yerde bıraktığın gibiyim
Bir elimde kırılmış yıllar
Bir elimde şeytan işi kırgınlıklar
Tüketmekten korktuğum tek şey
Sana ait yansımalar
Ve seni ruhuma fısıldayan yağmurlar
Gözyaşlarımı ithaf ediyorum sana
Kelimelerin tutsak olduğu coğrafyamdan
Görmeni ve bilmeni istemiyorum
Etkilediğin her parçamın sana ait hikâyelerini
Öldürür çünkü her lahza beni
İki kere öldürür
Ne olacağını bilmeden
Saçma sapan seni yaşamaya çalışmak
Bir güvercin muştusu sanırsın oysa
Göğsüme kazıdığım adının baş harfini
Ama değil
Biz diye bir şey hiç olmadı çünkü
Hiç yaşamadık güz sancılarını
Hep ben oldum
Hep sitemlerim
Sen korsan gecelerde kayıp sevgili
Nedenlerini ve niçinlerini
Sorgulamıyorum artık aşk denilen vebanın
Susma hakkımı kullanıyorum sadece
Olmanı istediğim yerde olmasan bile

                                      suskunşair                               
22.12.2009 Adana



 
Gönderen:
erhan çalış

Şiir ismi:
anılar & üçüncü şahıslar

Şehir:
İstanbul

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
18:41


anılar sarar sıcaklığıyla sğuk geceleri
farkında olmazsın alıp götürür günleri
günler ay aylar yıl olur sen bilemezsinki
yalnızca anılar vardır onu göremezsnki...
              

üçüncü şahıslar ellerine değmedimi
seni seviyorum diyenler gitmedi mi
senin için ölecek varken bitmedinmi
üçüncü şahıslara takılıp gitmedinmi
 
Gönderen:
Arif ocakçı

Şiir ismi:
aç kapını

Şehir:
İstanbul

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
18:24



AÇ KAPINI...

Yeşil boya
Benim odam.
Gözümyaşı
Aktı nidem.
Sen variken
Kime gidem.
Yücelerden yüce Rabbim.
Aç kapını sana geldim.

Kuşlar uçtu
Uçtu gitti yüreciğim
Yandı bitti.
Herkes düğün
Bayram etti.
Yücelerden yüce Rabbim.
Aç kapını sana geldim.

Derdim çoktur
Ben bir kulum.
Sana gelir
Bir gün yolum.
Başucumda
Bekler ölüm.
Yücelerden yüce Rabbim.
Aç kapını sana geldim.

Ocakbeyi
Dertli kulun.
Dua eder
Sana dilim.
Bir gün gelir
Bize ölüm.
Yücelerden yüce Rabbim.
Aç kapını sana geldim.

Arif ocakçı
O-C-A-K-B-E-Y.
 
Gönderen:
HASAN TOPCU

Şiir ismi:
NEYİMSİN BİLEMEZSİN

Şehir:
Sakarya

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
14:41




Benim neyim olduğunu nerden bileceksin?
Nerede bir şarkı
Nerede bir şiir duysam
Karışırım yüreğimle seni okurum
Ayrıştır beni
Şarkılardaki sesimsin sen.

Benim neyim olduğunu nerden bileceksin?
Göz yaşlarımla inceltirim boyayı
Seni karıştırırım fırça fırça
Yazılmamış yazılamamış
Anlatılmış anlatılamamış
Duvarlarımdaki resimsin sen.

Benim neyim olduğunu nerden bileceksin?
En büyük beyinlerden aldığım
En kalın kitaplardan okuduğum
En muhteşem filmlerden izlediğim
Yudum yudum
Ezberlediğim dersimsin sen.

Benim neyim olduğunu nerden bileceksin?
Gönül müzemin en güzel köşesinde
Kimselere göstermediğim
En görkemli
En nadide elmasımsın sen.

Benim neyim olduğunu nerden bileceksin ?
Gece karanlığında yüreğime damlayan
En karanlık bulutların engel olamadığı
En göz alıcı yıldızımsın sen.



Benim neyim olduğunu nerden bileceksin?
Kurşun yarasının ulaşamadığı
Köz alevlerinin yakıp veremediği
Hiçbir acıya benzemeyen
İçimdeki
En onmaz sızımsın sen...



Benim neyim olduğunu nerden bileceksin?
Seni ekerim tarlalarıma
Seni biçerim
Seni arzularım seni içerim
Ve seni çalarım tel tel
Her mekandaki sazımsın sen.

Benim neyim olduğunu nerden bileceksin?
Çiçekleri okşarken söylediğim sözüm
Dünyaya baktığım iki gözüm
Tutarken kaçırdığım kaçarken tuttuğum
Bensizlikte
Benim olan alın yazımsın sen .

                                 1997










 
Gönderen:
HASAN TOPCU

Şiir ismi:
BİR SOĞUK SU İÇTİM BU SEVDANIN ARDINDAN

Şehir:
Sakarya

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
14:37



BİR SOĞUK SU İÇTİM BU SEVDANIN ARDINDAN

Kuşlar postacım değil artık,
Rüzgar nefesimi taşımaz gayrı,
Pencereler açılmasın gecelere…
Bir soğuk su içtim ,
Bu sevdanın ardından

Yıldızlar parlamasın göğümde
Güneşim gölgelerde kayboldu,
Bulutlar gözyaşımı taşımasa da olur…
Bir soğuk su içtim
Bu sevdanın ardından.

Boşuna yollara bakmasın sevdalım
Narçiçekleri manasını yitirdi.
Fal baktırmam artık papatyalardan…
Bir soğuk su içtim
Bu sevdanın ardından.

Kuru ağaçlar duydu canlandı,
Dökülen gözyaşları kanlandı
Dokunduğum çiçekler ballandı…
Bir soğuk su içtim
Bu sevdanın ardından.

Al demeden mor demeden vuruldum.
Taş kesilen o yürekten yoruldum
Dertler virüs oldu sarıldım…
Bir soğuk su içtim
Bu sevdanın ardından


Dillere sakız oldum yetmedi.
Taşlara vurdum başımı gitmedi,
Pazar pazar yüreğimi sattım bitmedi…
Bir soğuk su içtim
Bu sevdanın ardından

Bastığı yeri öptüm çiçek açtı,
Ayaza çekti sıcak yaz günleri,
Olmazları oldurdum yokluğu seçti…
Bir soğuk su içtim
Bu sevdanın ardından

Şiirler yazdım haline nakış, nakış
Aynı bakışta kaldı o bakış,
Dağlarıma yine geldi karakış
Bir soğuk su içtim
Bu sevdanın ardından
Yokluğu bu yüreğe cehennem,
Nasıl ayakta kalam, nasıl direnem,
Ona zarar veriyorsa yaşantım madem.
Bir soğuk su içtim
Bu sevdanın ardından

                                        2007



 
Gönderen:
HASAN TOPCU

Şiir ismi:
SEN MENEKŞE BEN SU

Şehir:
Sakarya

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
14:35



SEN MENEKSE BEN SU

Sen pencerelerde bekleyen mor menekşe
Ben bulutlardan sana yollanmış damıtılmış su
Kaynama noktasında bir sevda
Sevdalar sevdalara kurmuş pusu
Her mihnet çekilir belki
Çekilir değil sana gelememek korkusu

Bembeyaz bulutlarda uyurken düşümdeydin
Gök gürültüsünün korkusunda içimde…
Yıldırımlar düş müydü?
Yoksa düş’ler mi yıldırım?
Kaç kere kurudu benimle,
Kaç kere ıslandı kaldırım?

Kuşların gagalarında taşınıp
Bir buse sıcaklığında
Çocukların uçurtmalarına konmuşum
Dağ baslarında bulanık eriyip
Pervasız ırmaklardan geçip
Çağlayanların aklığında
Durulmuşum.


Sen menekşe
Ben su
Sen umut büyütürsün
Yem yeşil yapraklarda
Ben yok olma noktasındayım
Çatlamış topraklarda.

Sen pencerelerde bekleyen mor menekşe
Ben bulutlardan sana yollanmış damıtılmış su
Kaynama noktasında bir sevda
Sevdalar sevdalara kurmuş pusu
Her mihnet çekilir belki
Çekilir değil sana gelememek korkusu



                                          2009






 
Gönderen:
HASAN TOPCU

Şiir ismi:
KARA BİR SEVDA BU!

Şehir:
Sakarya

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
14:32


Birden düştü iki yüreğe bir ateş,
Başlamadan biten, kara bir sevda bu.
Engel; ana baba, çocuk, kardeş,
Başlamadan biten ,kara bir sevda bu.,

Oralarda sen yanarken yürek, yürek
Ben tükendim buralarda eriyerek.
İnsana böyle tokat atarmış felek.
Başlamadan biten, kara bir sevda bu.

Ayrılık rüzgarı kutuptan soğukmuş
Gerçekte ;sevdadan büyük bela yokmuş ,
Sanki bir yılan bütün vücudu sokmuş,
Başlamadan biten ,kara bir sevda bu.

Yıldıza benzer gözün hilaldir kaşın
Selamı var … gibi bakar arkadaşın
Avucuma düşer yağmurda gözyaşın
Başlamadan biten ,kara bir sevda bu.

Beni ;kimi mecnun diyor kimi Ferhat
Kimi çölü gösteriyor ,kimi sırat.
Billah , benden bulanık akmıyor Fırat
Başlamadan biten ,kara bir sevda bu.

                                      18-04-2013


 
Gönderen:
serkan gürer

Şiir ismi:

Şehir:
Bolu

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
12:45


sen ve dünya banayeter gözyaşım sensiz

gecede kalır günler gecerseni anarım yıllar gecer senı ararım dogdu öldü diyesensiz kalırım yüzünü görsem serkan

idda ederim gelecek diye gelmez serkan
 
Gönderen:
onurcan adıgüzel

Şiir ismi:
benim köyüm

Şehir:
Bolu

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
12:41


sazakkınık köyü

kokuyor burnuma sazakkınık köyü

serindir dağları,soğuktur suyu

dedem köy emanet etmiş,ölünce

gözünün yaşını sil görüşücez yine

cennette bahçelerinde

beraberiz dede


Belki Simdi Yoksun Buralarda,

Elini Tutsam Sesini Duysamda

Hasretini Unutturan Varligın Var Yanımda

Garip Bir Duygu Var

Yalnızligımda Özledim dede Özledim Seni

Gurbet ellerde hasretine yürek dayanmaz.

Burnumda tütsede biçare olmaz
.
Buraların taşı toprağı yerini alamaz
.
sazakkınık köyü,şanını toprağını özledim

Hayata küstüm,bir köşeye çekildim.

Düşman oldum ayrılığa yenildim
.
Hayatımı sana adamıştım
,
sen beni terk ettin dede

 
Gönderen:
Celil Cavanşir

Şiir ismi:
Bu şehrin geceleri

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
10:57




Kandırmak, boşunaymış kendimi,
kızarmış gözlerle,
dağılmış duyğularla
yazmak da boşunaymış.
Çünki Vatanın tadı başka…
Ruhun derinleklerinden gelen
varsa ilık və sıcak bir sızıntı.
İşte bitmeyen inatlı bir ağlamakla,
işte durmadan haykırmakla
anlata bilirmiyim Vatanı?..
Yaza bilirmiyim
acıların dinmeyen yanılarını?..
Yaza bilirmiyim işte
gözlerimden filizlenen
hasret tomurcuklarını?..
Anlata bilirmiyim acaba
aklımdan keçenleri?..
Kınamayın arkadaşlar,
el şehrinde
kahrından içenleri.
Bu şehrin geceleri erken düşer,
Bu şehrin seherleri erken biter.
Bizim yerlere benzemez
bu şehrin iç yapısı.
Çalmak için
bulamazsın dost kapısı.
Bu yerleri övmekden,
bu şehirde yaşamaktan
vazgeçiyorum.
Bu susuz denizde
bu ölü balıklarla
birge olmak istemiyorum.
Bu şehrin geceleri erken düşer…
Lambaları daha erken yakıyorum…
Bu şehirde yaşamaktan korkuyorum,
Bu şehirde hayatımdan bıkıyorum,
Bu şehri sevmiyorum,
bu şehri sevemiyorum…
…sevemiyorum…
 
Gönderen:
Melih Küçük

Şiir ismi:
Hep Birlikte

Şehir:
Bursa

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
09:49


"Bu diyarda geçmiyor hiç zaman
Geceler kavuşmuyor sabahın yeline
Gurbetin havasını soludukça yüreğim
Dardayım,yalnızım,umutsuzum.
Geceleri üstümü örten de yok,
Hastalığımda üzerime titreyen de yok.
Siz yoksunuz ya yanımda,
Sizin dışınızda her şey var bu şehirde..
Saymakla da bitmiyor günler,
Beklemekle gelmiyormuş özlenenler
Uyandığımda olur musunuz yanımda
hep birlikte...


 
Gönderen:
Melih Küçük

Şiir ismi:
Aşk

Şehir:
Bursa

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
09:40


Saçlarının kokusu büyüledi beni ey yâr,
Zülüflerinin arasında kaybettim yolumu
Kömür karası gözlerin yakarken beni
Kirpiklerinde kül oldum, bitik kaldım.
 
Gönderen:
MELTEM KASAB

Şiir ismi:
Boyalı Cadde

Şehir:
İstanbul

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
08:46


Önümü ardımı kilitledim bu asır
Anahtarı kayıp, tıpkı düşlerim gibi!



Ölü bir şehrin, gizli yaldızı
Kayıp bir kadın
Uzak bir kent mesela
Yaşamı öldüren, Ölümü davet eden ruh
Solunda "Sen"in son hecesi
"siz" bayım -siz
Bu şehir hep sensiz...


Sığınacak limanı yok kadının
Ve ezberinde kalan, telafuzsuz adının
Acı ile dolan narin kalbinin
Kıskacında kavrulan gözyaşlarının
Sahibi o kadın...
Adı yok yine de kadının
Cellad-ı aşkın yumağında...




Şehrin kamburu çıktı usta!
Gözleri akmakta!
Yüreği dağlanmakta!
O bilse ne fayda!
Gelse gidemem ki!
Sevse ölemem ki!


**


Velhasıl
Önümü ardımı kilitledim bu asır
Boyalı bir cadde gözlerimde
İşte benim son cennetim
Sefil ve çirkin içim
Göğsümde bir güneşle koşup
Çocukluğa açılıyorum, derinlerde...




Usta! İhtişamlı bir kuleye kapa beni
Sustur kelamlarımı da, kaçır sözlerimi
Zaman beni göstersin,
Zamansız öten kuşlar duysun
Gökyüzü yalnız benim olsun
Kutsayın bencilliğimi
Yıldızlar yakıyor yüreğimi


**


Usta! Çok önceleri Güneş bağrımda açardı
Şimdi yıldızlar buz gibi canımı yakmakta!
Düşleyeceğim hiç birşeyim yok!
Yaşayan biri gibi ağlarken
Ölen biri gibi ruhum ayrılmakta
Söyle büyük adam!
Söyle usta!



Bu bulanık suda, gök ne zaman görülecek!



-Bir kadının şarkısı-2012
Meltem KASAB

 
Gönderen:
mehmet AKİF ipek

Şiir ismi:
DÖNER MİSİN GERİ?

Şehir:
Kayseri

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
01:50


"Aşkınla yanan bi alev içindeyim,
gittiğin günden beri..
Ben seni çok özledim
, acaba döner misin geri?
Sana ihanet olur diye
Tutamadım ben bir başka eli,
Sarılmıyorum kimselere
başka koku sinmesin üzerime.
Hayatima fragman gibi
gelip doğdun gönlüme
şimdi senaryo bende,
fragman değil bir ömür oynayacaksın
bu oyunu kalbim de
ister kabul et ister reddet
bu film basrolu olmadan da oynar elbet
sana geri dönecek gönlüm sabret

Yari min yüzünde bir tebessum hissett
o kalbine artık istemiyorum kalmayı gurbet
hadi güzelim beni yine ERKEĞİN İLAN ET .
 
Gönderen:
mehmet AKİF ipek

Şiir ismi:
herşeyimsin sen

Şehir:
Kayseri

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
01:43


Sen Herşeyimsin
Ben olsam Dünyanın en zengini
Kokunu Satın almak için feda ederim Servetimi
Sen olsaydın bir yağmur damlası
Sahrada bile yağdırırdım sırılsıklam aşığım
Ne vakit bir gök gürlese Oturur ağlarım yağmurdan önce
Belki sen topraktasındır diye
Güneş doğarsa imsak vakti
GElir beklerim Yanına ısıtmasın tenini
  Çığlık olsan enginlerde Tutar yüceltirim Gökyüzüne
Yada bir zifiri karanlığım dersen
Ay olur güzelliğini gösteririm Yıldızımsın diye Olmadı ben hiçim dersen gözlerime
Yok olurum sevgili Sadece gözlerinde
Ama bir yerlerde saklı kalırım 
Birgün muhtaç olursa hemen yetişeyim diye Bazen fırtına bazen, bazen dalga
ne vakit ruhum sensizliğe aç olsa
Ben hazırım hep seni Her yerde aramaya
Lügatım ellere emretmiyor o sadece vesile
Kalbimdir asıl suçlu, Faili meçhul gözlere
Nasıl kıyar bilemem ki Gündüz gece Demeden Vakitte Saniye görmeden
heran Seni düşlemeye
Bİr an bırakmadan Kalbimden  Seni çok özlemeye
SEn bu kalbin tek sahibi Sen küçük dünyamın Tek gerçeği
Sen Benm Göz Bebeğim  Sen BEnm Herşeyimsin
Sen, benim birtanem sin
Sen güneşimsin ben ise etrafında divane olan dünya
Sen çiçek sen ben ari
Sen yağmur san ben toprak
Sen leyla isen ben mecnun
Aşkın adı neyse ben o olurum
 
Gönderen:
mehmet çam

Şiir ismi:
bir fotoğraf karesine şiirler 7

Şehir:
Yozgat

Tarih:
02 Mayıs 2013, Perşembe
00:19


Bir yanılsımanın denklaşöründe
Ait olmadığım bir fotoğrafta
Gülümsüyor gözlerim
          Hayat yansıması mıdır cennetin
     Peki bu yanılsımalar niye
Şeytan mı sokuyor bu resimleri zihnimize
Yoksa bedensiz bir ruhta mı gülümsüyoruz
          Yüz yüze
     Bedensiz ruhların yalnızlığı
Geçmişin en karanlık noktasına saklıdır
Ve vurur bir yerde tüm kalabalıkları
En çoğul olduğumuz yerde

Dönüşler hep onadır
O
dağdağalı yalnızlık
Zaten değil mi ruhlar en içte
Yalnızlığı yaşar tüm sevişmelerde

O halde ilk günkü gibi yalnızız
Ruhlarımız bedenlerde hapis
Kurtarılmalı bir an önce
 
Gönderen:
Ahmet Tekin

Şiir ismi:
Gecelerim Dönmüş Sabaha

Şehir:
Ankara

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
23:45


Gecenin ayazı çökmüş , şehrin ; boş sokaklarına ..

Lambalar sönmüş ; elalem dalmış , derin uykusuna ..

Gözlerim kapanmaz , içimde dermanı sen olan bir yara ;

Feleğim şaşmış , bende değilim ben ; gecelerim dönmüş sabaha ..

Sende bulur ruhum ; ömrümün kokusu olacak , anıları ..

Uykusuz gecelerde ; hayalinle , sensiz karşılarım sabahları ..

Günler böyle geçer , kaç geceler ; bekleyeceğim bilmem daha ,

Feleğim şaşmış , bende değilim ben ; gecelerim dönmüş , sabaha ..

 
Gönderen:
sibel gülistan

Şiir ismi:
gölge/aşk

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
23:00


üç defa kapı vuruluyor
üç yerinden
saat üçü üç geçe
gözlerim ağır başımı kaldıramıyorum yastıktan
üç kişi birden giriyor içeriye
biri saati alıyor
biri eşyalarımı
diğeri ise canımı almayı istiyor
saat üçü on gece
tam on yerden bıçaklanıyorum derince
feryat figan bağırıyorum
kapıda bitiyor komşular
kimse kurtarmıyor
öylece bakıyorlar
üç kişi
üçü birden
kaçıyorlar
üçü birbirinden
kaçıyorlar
birden
ve hiç beklemeden aniden
bir doktor
gözlerimi açıyorum
yaralar yok
ateşim çıkmış
hastaymışım
O gelmiş uyuyormuşum
elini başıma koymuş
tek yaptığı buymuş
dinliyorum
ve gülüyorum
saate bakıyorum yok
zamanlarımı çalmış biri
eşyalarıma bakıyorum yok
kimliğimi çalmış öteki
bedenime bakıyorum
bıçak izleri yok
kan yok
yara yok
nasil olur diyorum
gözlerim kararıyor
meğer yaralar içimi sarmış
O geliyor
ama bilmiyor
üç defa soruyor
Sibel iyi misin?
Sibel
Sibel
susuyorum
konuşsam anlayacak
ağlasam gözyaşı yerine kan akacak sanki
inciler kırmızı olur mu?
ama aşk
o kırmızı
gözlerine bakıyorum göz göze geliyoruz
o kırmızı ben kırmızı ağlıyoruz
çare yok
ya kurtulmalı aşktan
ya aşk kurtulmalı yastan
acıdan
çare yok
istemiyorum

aşk istemiyorum...
ve susuyorum yeni baştan


Sibel Gülistan
 
Gönderen:
Emir Eryüksel

Şiir ismi:
Benliğim

Şehir:
İzmir

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
22:56


Okyanusun kıyıya savurduğu kum tanesiydim,
Dalgalar yoldaşım oldu;
Hata ansiklopedisinin tek metniydim,
Dilim sırdaşım oldu.


Rüzgarın dallarını kopardığı çam ağacıydım,
Köklerim gövdemi tuttu;
Ben su misali akarak yolumu buldum,
Yalnızlığım benliğim oldu.
 
Gönderen:
Emir Eryüksel

Şiir ismi:
Utanç Vaziyeti

Şehir:
İzmir

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
22:55


Ölür bugün savaşta yetim,mazlum bir çocuk
Yerde yatar bedeni, sırtında kahpe bir mermi
Parkta şehit etmişler, barış için demişler.
Yıllardır öldürdürdüler, hep barış beklediler!


Ölür bugün savaşta garip,yalnız bir ihtiyar
Elinde bastonu,Kalbinde kalleş bir hançer
Camide katletmişler,Özgürlük için demişler.
Milleti yurdundan ettiler ama özgürlük istediler!


Ölür bugün savaşta dul,aciz bir ana,
Kucağında bebesi,Ensesinde süngü izi
Evinde öldürmüşler Adalet için demişler
Hep suçsuzu vurdular sonra adalet umdular!


Herkesi kullandılar,Yanlışı doğru yaptılar.
Ezilen insanları birbirine Vurdurdular.
Hep savaş çıkardılar,Sonrada silah sattılar.
kasalarında altın,Ağızlarında yalnız yalan var



Sözde bu topraklar için olur bu katliamlar.
Ama kendi ceplerini parayla doldurdular.
Onlar menfaat için vatanlarını bile satarlar.
Kenetlenmek gerek yoksa bizi de yutacaklar.
 
Gönderen:
mertcan ÖNEÇ

Şiir ismi:
İÇİMDEKİ TUFAN

Şehir:
İstanbul

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
21:50


Unutamıyorum seni hala
Gülüşün gitmiyor kafamdan
Akşam kafamı yastığa koyduğumda
Seninle olmıyan hayallerimiz etrafımda

Yollarda seni arar oldum
Sevemyorumda artık kimseyi
Her gülüşte senin gülüşün
Her bakışta senin bakışın

Unuttum diyorum,unutuyorum
Bazen oluyor kalbim acıyor
İçimde biyerdesin sanki
Ne yapsam kurtulamıyorum

Kayboluyorum bazen içimde
Gereksiz bir hüzün doğuyor
Adını koyamadığım bir acı içimde
İşte o anlar gülmek sahte geliyor

Çok severken sevilmemek
Ne de koyuyormuş insana
Senin için canımı verebilecekken
Senin aklın başka yar'larda
 
Gönderen:
Engin Kaçar

Şiir ismi:
BİR RÜYADAN

Şehir:
İstanbul

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
18:48


Hülyâ dolu bir menzile vardım ne saâdet
Gönlüm o kadar yüklü ki yâ Râb ne zamandır
Kaç vakti açılmış duyarım etmede dâvet
Milyonla dilin nağmesi yâ Râb ne yamandır

Artınca büyük nûru,derinleşti ufuklar
Ey gökyüzü fecrinle mesûdum diye geldim
Artık dökülür sihrin açılmışsa oluklar
Bir bahçe içinden süzülüp içmeye geldim

 
Gönderen:
Engin Kaçar

Şiir ismi:
EY DENİZ

Şehir:
İstanbul

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
18:43


Ufkunda gün mü doğmada hasretle ey deniz
Sonsuzluğun bir engini hazzıyla andırır
Hâlâ uyurken uykunu bâkî ve kimsesiz
Çehren bu gönlü mâvi ferahlıkla kandırır

Tüm saflığınla dalgalısın her şafakta sen
Dövmekte şimdi sâhili birkaç köpüklü el
Deryâya mâvi yüzle semâdır gülümseyen
Sessizce okşasın bizi kıvrımla yüklü el

Ufkunda gün mü doğmada hasretle ey deniz
Âh bekleyen de biz,yorulanlar da bizleriz

"Mef'ûlü Fâilâtü Mefâîlü Fâilün"

 
Gönderen:
Mesut İlkay YANIK

Şiir ismi:
Allah Var Problem Yok

Şehir:
Ankara

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
18:39



Başka bir özlem yok, hakkın aşkıyla yanan ferde.
Allah var problem yok, sabrederim her türlü derde.

Bu el benim değil, bu kolda öyle; Haktan ikram.
Şükret, ona eğil, namaz kıl diyor, sahabeyi kiram.

Tasavvuf erbabı; nefsini yönetir maşallah.
Her türlü esbabı, yaratandır hazreti Allah.

Kefendir esvabım, beyaza bürünmek usuldür.
Kabirde cevabım: “Allah bir, Muhammed (S.a.v) Resuldür.”

Allah’ın kelamı Kuran’ı Kerimdir güneşim.
Allah’ın selamı üzerine olsun kardeşim.

Mesut İlkay YANIK
 
Gönderen:
Mesut İlkay YANIK

Şiir ismi:
Türkçe

Şehir:
Ankara

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
18:38


Türkçe yaşadım, türkü tadında, türküler Türkçe!
Dedem Saltuk Buğra Han adında, korkular Türkçe!

Dört bir yana dağıldı ülkümüz, tutkular Türkçe!
Turan yurdunda kurttur uykumuz, uykular Türkçe!

Yağız bir at sırtında koş cenkte, seferler Türkçe!
Hep bir ağız, tek yürek, bin renkte, zaferler Türkçe!

Boğulacak deryada namertler, dalgalar Türkçe!
Dava için çarpışır Mehmetler, kavgalar Türkçe!

Türk’ün sancağı yere düşmesin, mevzumuz Türkçe!
Karabağ, Kerkük, boyun bükmesin, arzumuz Türkçe!

Asırlardır bu diyara hâkim, devletim Türkçe!
Başbuğumdan işittiğim hüküm, uzletim Türkçe!

Vatan uğruna kaç şehit verdik, şehitler Türkçe!
Bir hilal uğruna neler gördük, şahitler Türkçe!

Ülkü uğruna ölür bu dergâh, yazgımız Türkçe!
Turan yolunda hazır güzergâh, çizgimiz Türkçe!

Tanrı dağı şahittir ülküye, akitler Türkçe!
Zamanı geldi artık Türkiye, vakitler Türkçe!

Fitne üstüne mertçe yürürüz, azarlar Türkçe!
Türkçe yaşadık, Türkçe ölürüz, mezarlar Türkçe!

Mesut İlkay YANIK
 
Gönderen:
muhammet tekşen

Şiir ismi:
Can Nefese Gelince

Şehir:
Bayburt

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
18:07


Sabah ezanı kulaklarda
Çaresizliğin sarmış olduğu şu anlarda
Her kelimem de seni gömüyorum satırlarıma
Ölüm bile utanıyor yüzüme bakmaya

Yıllarca aradığım sorduğum kokuydun
Belki küçül bir çocuğun avucundaki son yudumdun
Yavuz yüzlerde gördüğüm huzurum
Son hicretim gidebileceğim tek yolum

Geceleri rüzgar giyer ateş püskürür yüreğim
Dayanacak gücü kalmadı gönül direğim
Azrail'den son dileğim
Gözlerinde kaybolarak canımı vereyim
 
Gönderen:
Bakriya Anastasiya Gönültaş

Şiir ismi:
Annem benim

Şehir:
İzmir

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
18:00



Annem benim
Her rüzgar estiğinde
Kalbim bir başka atıyor

Bir dakika yanından ayrılsam
İçim daralıyor
Hasretim artıyor

Emin ol ki anne
Benim sevdiğim gibi
Seni seven olmadı

Bil ki anne
Sen benim meleğimsin
Bir tanecik incimsin
 
Gönderen:
muhammet tekşen

Şiir ismi:
Yargı Sistemi

Şehir:
Bayburt

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
18:00


Gözlerinin yargı sistemi bu mu?
Dar ağacına gönderirken yüreğimi
İki parmağının arasında kırılan kalemimin feryadını duydun mu?
Ve Sevmedim bu gidişinin üslubunu
Sen gittin ya şimdi tüm renkler koyu

Unutturan nedir sana dününü bugününü
Sen örtsen de bütün yaşanmışların bir bir üstünü
Öyle bir anda silinmez anılar üstünkörü
Kusura bakma sevgili kırılmış vazoların olmaz özrü

Sana şiirler yazardım sen beni oku diye
Bin bir dua ettim ne olur bu sonum mu diye
Dualarımda, sevgimde, merhametim de seninle gömüldü sessizliğe
Keşke diyorum keşke görmektense seni böyle
ölseydin de yasını tutsaydım bir köşede çaresizce
 
Gönderen:
mehmet güder

Şiir ismi:
SEVGİNİN DÖNÜŞÜ

Şehir:
Gaziantep

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
16:42


BİR AKŞAM VAKTİYDİ,
SOKAKLAR KARANLIK,ZİNDAN GİBİ
ADIM ATSAM DÜŞECEĞİM.AMA BEN
ADIM ATIPTA DÜŞMEDİM.SENİN
BENİ BIRAKTIĞIN GÜN DÜŞTÜM.ÇUKURA.


HERYERDE SENİ ARADIM.BULAMADIM.
KİME SORSAM YOK DEDİLER.
ARAYIŞIMA KARŞILIK BULAMADIM.
AMA VAZGEÇMEDİM.HEP ARADIM.
BULMAK İÇİN.ARIYACAĞIM HEP SENİ.

HER NEREYE BAKSAM SENİ GÖRÜYORUM ORADA.
SANKİ GELİYORSUN TAM KARŞIMDA,
SENSİN,SENSİN,MEHMET DİYE SESLENİYORSUN,
İŞTE BU BENİM SEVDİĞİM DEDİM,DÖNDÜM KOŞTUM SANA,SANA.


TUTTUM ELLERİNİ,BIRAKMAMAK ÜZERE.
BAKTIM GÖZLERİNE,AYIRMAMAK ÜZERE,
SARILDIM SANA,GİTMEYESİN DİYEE,
İŞTE BU BENİM,SENİN SEVDİĞİN,HEP SENİNLE,
İŞTE BU SENSİN,BENİM SEVDİĞİM,HEP BENİMLEEEEEEE...



YAZAR,, MEHMET GÜDER

GAZİANTEP,ŞAHİNBEY


TLF.,0538 074 79 94.
 
Gönderen:
mehmet güder

Şiir ismi:

Şehir:
Gaziantep

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
16:39


BİR AKŞAM VAKTİYDİ,
SOKAKLAR KARANLIK,ZİNDAN GİBİ
ADIM ATSAM DÜŞECEĞİM.AMA BEN
ADIM ATIPTA DÜŞMEDİM.SENİN
BENİ BIRAKTIĞIN GÜN DÜŞTÜM.ÇUKURA.


HERYERDE SENİ ARADIM.BULAMADIM.
KİME SORSAM YOK DEDİLER.
ARAYIŞIMA KARŞILIK BULAMADIM.
AMA VAZGEÇMEDİM.HEP ARADIM.
BULMAK İÇİN.ARIYACAĞIM HEP SENİ.

HER NEREYE BAKSAM SENİ GÖRÜYORUM ORADA.
SANKİ GELİYORSUN TAM KARŞIMDA,
SENSİN,SENSİN,MEHMET DİYE SESLENİYORSUN,
İŞTE BU BENİM SEVDİĞİM DEDİM,DÖNDÜM KOŞTUM SANA,SANA.


TUTTUM ELLERİNİ,BIRAKMAMAK ÜZERE.
BAKTIM GÖZLERİNE,AYIRMAMAK ÜZERE,
SARILDIM SANA,GİTMEYESİN DİYEE,
İŞTE BU BENİM,SENİN SEVDİĞİN,HEP SENİNLE,
İŞTE BU SENSİN,BENİM SEVDİĞİM,HEP BENİMLEEEEEEE...



YAZAR,, MEHMET GÜDER

GAZİANTEP,ŞAHİNBEY


TLF.,0538 074 79 94.
 
Gönderen:
Mesut İlkay YANIK

Şiir ismi:
İnsan Olmak

Şehir:
Ankara

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
16:21


Yedi kıta, dört mevsim, / başkaldıran bir devran
Milyarlarca mütemmim/ milyarlarca yaşayan
Müslüman, gayrimüslim / her coğrafyada insan…

İnsan kalabilmektir / farklı olsa da lisan!
İnsan olabilmektir / insan gibi bir insan!

Dâhili ve harici / harplerle kırılan biz
Nazarlı, devirici / gözlerle devrilen biz
Yok edici, kırıcı / düzeni yeneceğiz!

Dünya halkı kardeştir / budur adab-ı erkan!
İnsan olabilmektir / insan gibi bir insan!

Dünyaya bir dilekçe / sunduk bak tezleşiyor
Fikrimiz büyüdükçe / dert dağı tozlaşıyor.
Frenkçe, Grekçe, Özbekçe / insanlar sözleşiyor

Kavgayı bitirmektir, / ateşkestir bu ferman
İnsan olabilmektir / insan gibi bir insan!

Her ocakta aynı aş / “umut” pişiriyoruz
Her umut, insana eş / insanlar aşka maruz
Kardeştir insan kardeş / bitsin artık tearuz!

Dostluktur, kardeşliktir / aşktır önemli olan
İnsan olabilmektir / insan gibi bir insan!

Böyledir Afrikalım / böyledir Anadolu
Gelin helalleşelim / durulsun Hanka Gölü
Korelim, Brezilyalım / şahittir ipek yolu

Geleceğimiz birdir / Slav, Arap, İskoç, Alman
İnsan olabilmektir / insan gibi bir insan!

Mesut İlkay YANIK
 
Gönderen:
buse şenöz

Şiir ismi:
öğretmenim kalbimizle seviyoruz seni

Şehir:
Antalya

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
13:53


öğretmenimle birlikte gideriz geleceğe
odur bizi cahillikten kurtaran
aydınlığa yollayan
öğretmenim kalbimizle seviyoruz sizi

24 kasım olunca
törenlerle,şiirlerle,şarkılarla
coşkuyla kutlarız gününüzü
çünkü seviyoruz biz sizi

gözlerimi kapatsam uykuya dalsam
sizi görürüm öğretmenim
bana ders verirken kara tahtanın başında
sizi görürüm öğretmenim

herzaman bize ana baba gibi davrandın
zorlukla mücadele etmeyi öğrettin
bizi övdün sevdin canım öğretmenim
öğretmenim kalbimizle seviyoruz sizi


öğretmenler önemli kişilerdir ...
 
Gönderen:
buse şenöz

Şiir ismi:
hatırlamak

Şehir:
Antalya

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
13:49


keşke hatırlamak diye bir şey olmasa
unutsa insan yaşadıklarını
kaybettiklerini,ve kötü anılarını

tüm bunları düşünürken
ağlamak gelir insanın içinden
bu göz yaşlarını silmek
kolay mı sanırsın sen

hatırlamak o kadar zulümdür ki
insanı nefrete ve göz yaşlarına boğar
işte bu yüzden
hatırlamak diye bir şey olmasa derim ben...
 
Gönderen:
buse şenöz

Şiir ismi:
elimde tek bu kaldı bir taş parçası...

Şehir:
Antalya

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
13:47



havasıyla,suyuyla,taşıyla,toprağıyla
tanılırdı bir zaman, benim memleketim
acımız,sevincimiz hep orada geçti
hayatımız,kaderimiz hep burada bitti

nice bayramlar oldu,nice eller öpüldü
nice tabutlar taşınıldı,nice dualar okunuldu
hepimizin kaderi ortak idi
bugün yaşamak,yarın ölmekti

her soluk aldığımda, aklımdaki güzellikler
rahatlatırdı beni
mezarlık yanından geçerken
ürpertidi beni

benim yurdum memleketim
ünlüydü her şeyiyle
taa ki bir zamana kadar

bir iş adamı, dozerler toplayarak geldi
buraları yıkacağını,doğal güzellikleri bozacağını söyledi
bu zalim adamın karşısında , kimse duramadı
buraları yıkamassın diye kimse konuşamadı
bildiğini okudu adam
yıkıp geçti buraları
elimde tek bu kaldı,bir taş parçası...
 
Gönderen:
Mesut İlkay YANIK

Şiir ismi:
Beni Durdurma

Şehir:
İstanbul

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
13:29


Beni durdurma
Çekil önümden aldanırsın.
Öfkem parçalar ellerini
Gazabımla tutuşur yanarsın.
Öyle çok şey var ki bilmediğin
Anlatsam da anlayamazsın
Zaten anlasan ayakta duramazsın!

Beni durdurma
Karşımda durma öyle
Tüm damarlarım sana bağlı
Bir kemerle kas içinde
Sakallarım pis,
Düşlerim pas içinde
Benim gibi ol sende
Bütün art niyetlerini,
Yarına dair dileklerini,
Yargılayıp as içinde!

Beni durdurma
İhtilal yalnızlığında,
Devrik bir hükümet tadındayım.
Bozarım gülüşündeki tatlılığı
Sen alev dengi gülüşler,
Tütün rengi düşler âleminde,
Ben memleket derdindeyim!


Beni durdurma
Bir Gururum kaldı
Birde öfkem!
Onları da sattırma pazarda!
Ben ne sürgünler yedim
Sen uyurken
Düşündükçe uslanmaz
Yüreğim azarda
Parçalanır, ikiye bölünür mezarda!

Mesut İlkay YANIK
 
Gönderen:
Gülüm Çamlısoy

Şiir ismi:
Umut

Şehir:
İstanbul

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
12:03



Ne zaman önemli ne de mekân,
Bize gerek iki kelam
Derde lazım derman,
Geçmez gönle ne söz ne ferman.
Ne padişah ne de sultan,
Önemli mi ki mevki ya da makam…
Yürür insanoğlu yolları,
Kader örse de ağlarını;
Umut lazım umut,
Yeter ki geçen her kötü anı unut.
Sadece önüne bak
Bırak boş sözü,
Her işin başı ve bil ki önemli olan sözün özü.
Taşlar, dik yokuşlar aşar insan;
Geçtikçe yıllar, düşer saça teker teker aklar.
Ömür su misali,
Çıktıkça takati azalır engebeli yolları.
Dost gerek yanına,
Ancak tek yoldaşın Tanrı
Geçen her dakikanda.
Dua et, şükret;
O’ nun olduğunu bil
Ve sabır et.
Kara döner aka
Karanlık bırakır yerini aydınlığa.
Dayan, sev ve umut et.
Zaman geçer, yol biter;
Tüm hayaller gerçek olur birer birer.
Önemli olan hakkaniyet,
Neye niyet neye kısmet…
Vicdan, gönül ve dua bir arada,
İnsanoğlu o zaman erer muradına.
Yalanı, riyayı unut
Yeter ki gönülden bir dilek tut.
Ha bugün ha yarın
Emin ol, mukadderat çok yakın.


 
Gönderen:
Muzaffer AYDIN

Şiir ismi:
OLUR

Şehir:
İstanbul

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
10:43


OLUR

Gönlü bar olana, meydanlar hep dar olur
Mekan dar olsa da, şakire bahar olur

Ar etmeyen insana, şu alem mazhar olur
Dünyası yar olsa da, ahiret kahhar olur

Kışın beyaz kefeniyle,yeşil kırlar kar olur
Her günah sahibine, dehşetli mezar olur

Riyakar olanlara riyası hep kar olur
Fanide kar bulsa da beka da bikar olur

Nazar eden göz ile gönlüm hep didar olur
Gönle gelen dost ile yürek mihmandar olur
 
Gönderen:
onurcan adıgüzel

Şiir ismi:
sazakkınık köyü

Şehir:
Bolu

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
10:38


kokuyor burnuma sazakkınık köyü

serindir dağları,soğuktur suyu

dedem köy emanet etmiş,ölünce

gözünün yaşını sil görüşücez yine

cennette ve cehendemde

hep beraberiz dede


Belki Simdi Yoksun Buralarda,

Elini Tutamasam Sesini Duyamasamda

Hasretini Unutturan Varligın Var Yanımda

Garip Bir Duygu Var

Yalnızligımda Özledim dede Özledim Seni…

 
Gönderen:
semih argın

Şiir ismi:
sende

Şehir:
Ankara

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
10:18


Kızıyor musun hala yan flüt çalan piçe
Dolaşıyormusun sabahları Kızılayın sesizliğinde
Ulus’ta fahişe görünce yüzünü çeviriyor musun
Mahçup musun hala eskisi kadar

Haksızlıklara tahammülün var mı artık
Alnın akmı ilk günkü kadar
İnançlarından ödün vermedin mi
Sevdiğin kıza sevdiğini söyleyebildin mi
Yoksa oda hayallerinle birlikte yok olup gitti mi

Söyle
Durma, çığlıklarını bastırma haykır
Söyle yiğitlik sökermi bu şehirde
Göz yaşların hala içine mi akıyor
Ağlamayı yediremiyor musun hala gururuna
Söyle başın sıkıştığında
Yüzün göğe bakıyor mu hala

Ve sende mi eriyip gittin bu şehirde
Milyonlarla baş edemedin mi sende
Sigaranı ard arda yakıyor musun yine
Her dumanda varmı sevdalılar artık
Sende içindemisin sevdaların
Sende artık sen değil misin yoksa
Aldırmıyor musun hayata
Kahpeliğe düzene karşı değilmisin
Değilmisin memleketin sevdalısı
Yürekli bir yiğit değilmisin sende
Yumrukların pasmı tuttu artık seninde
Eskiler dediklerimizden misin
Yoksa eskimeyenlerden misin
 
Gönderen:
semih argın

Şiir ismi:
adı yanlızlık

Şehir:
Ankara

Tarih:
01 Mayıs 2013, Çarşamba
10:16


ankara'da bir başka acıtır yanlızlık
geniş sokakların dar insanları arasında
yolunu kaybetmişsindir
farklı değildir hayat
güneşin doğup batışı arasında geçer

ankara'da bir başka acıtır yanlızlık
milyonlar arasında teksindir
yoktur gönlünde kimse
ve işler hiç olmadığı kadar karışıktır

ankara'da bir başka acıtır yanlızlık
bir tatlı selam bile yeter bazen
hayatın boş kıldığı gününü hoş kılamazsın
ve kimsen yoktur arkanda
büyük şehir gözünde daha çok büyür
sararmış bir gül daha iyi anlatır seni
ve sana bir başka yakışır artık yanlızlık
dimdik ayaktasındır, ankara'ya meydan okursun
bir başına bin başa karşı çıkarsın
ve sana bir başka yakışır yanlızlık
hiç kaybetmezsin yanlızlığı
birgün olsun peşini bırakmaz
gölgendir yanlızlık

ankara'da bir başkadır yanlızlık
hergün açtığı yarayı dahada çok deşer
ayazı daha çok sarar seni sevgilinin kollarından
yırtıcıdır soğuğu
bir başka üşürsün yalnızsan bu şehirde
içinde bulunduğun boşluğu unutamazsın
hergün kafanda binbir soru çalkalanır
bulamazsın tutanacak bir dal
ve sana bir kişi elini uzatır
adı yanlızlık
 
Gönderen:
Cumhur YILDIZTURAN

Şiir ismi:
Her Şeye Rağmen Sevmek

Şehir:
İstanbul

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
23:57


Herşeye Ragmen sevmekti Benim ki
Doğmayan güneşe,
Isınmayan havaya,
Olmayan sabaha,

Karanlılarda yaşamaktı benimkisi,
senin bıraktıgın karanlıklarda,
aydınlığı aramaktı, senin karanlığında,
Umut beslemekti seni sevmek,
Hayata,yaşamaya,

hiç gerçekleşmeyecek hayaller kurmaktı,
Sana dair içimde,
Sen bilmesende seni sevmekti,
hayallerine dokunmak
,
sesinle yeniden umutlanmaktı,
sensizliğe rağmendi seni sevmek,
benim sevgim her şeye rağmen gerçekti,
 
Gönderen:
buse şenöz

Şiir ismi:
BU KALEM NEYİN NESİ?

Şehir:
Antalya

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
23:03



bir gün okulda
yazı yazarken bir anda
aklıma şu geldi
bu kalem neyin nesi

arayıp soruşturdum
bu kalem neyin nesi
söyledilerki
bu BİRO nun eseri

incelemeye başladım
tükenmez kalemleri
ucundaki bilyeyle
bu kalem neyin nesi

ucundaki bilyeyi
sorup araştırdım
öğrendimki bu bilye
mürekkep aktarırmış

tükenmez kaleme
iyice bak incele
unutmaki kalemlerle
bir asır vardır önde
 
Gönderen:
buse şenöz

Şiir ismi:
BENİM ÜLKEM

Şehir:
Antalya

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
23:00


BENİM ÜLKEM


türkiyenin 81 leri
meşurdur hep yerleri
gelin tanıyalım
güzel ülkemizi

konyada yenilir
bembeyaz şekerler
edirnedeki camiye
selimiye camisi derler

kocaman karpuzlar
diyarbakırdan gelir
taptaze portakallar
antalyanın neşesidir

fındık dalları
sallanır giresunda
porselen ve seramik
kentidir kütahya

nevşehirde patetesler
büyürler hiç durmdan
amasyada elmalar
olgunlaşırlar birden

yaz mevsimi gelince
dordurma yenilmeli maraşta
antepte baklava
tüketilmeli mutlaka

türkiyenin 81 lerinden
bir kaçıdır bunlar unutma
 
Gönderen:
buse şenöz

Şiir ismi:
sonbahar

Şehir:
Antalya

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
22:56


SONBAHAR

sonbahar bana sessis bir yer gibi geliyor
sanki dünyada tek ben varmışım gibi geliyor
kuru yaprakların dökülmesi
insanlar çürüyüp gitmiş ben yanlız kalmışım
gibi geliyor

keşke sonbahar mevsimine hiç girmeseydik diyorum
sanki ölülerin olduğu bir çöl gibi geliyor
neşem sonbahara girince bozuluyor
yazım kışım baharım sonbahara girince hep başıma yıkılmış
gibi geliyor


İNSANA SONBAHAR KURU CEHENNEM
GİBİ GELİYOR
 
Gönderen:
buse şenöz

Şiir ismi:
küsenler hep yanlız kalırlen...

Şehir:
Antalya

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
22:54


küsenler hep yanlız kalırken...

bugün dünya barış günü
gelin barışalım
küskünleri dargınları
gelin barıştıralım

bugün dünya barış günü
el ele tutuşun arkadaşlar
elinizi hiç bırakmayın
küskünlüğe yol açmayın

bugün dünya barış günü
gökyüzünde bir kapı
küskünlerin kapısı
küsenler hep orada
yanlız tek başına

bugün dünya barış günü
küskünlüğe son verelim
küskünlük kapısından çıkıp
arkadaşımızdan özür dileyelim

küsenler hep yanlız kalırken...
 
Gönderen:
halil ibrahim

Şiir ismi:
güzel gözler

Şehir:

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
22:51


ben senin gözlerine hayranlıkla bakarken gözlerin
bana bir sevdayı anlatırdı gözlerine ne kadar çok
baksam sevdam okadar büyürdü sevda senin adınla
var ve aylada devam ediyor sevda seninle
 
Gönderen:
onurcan adıgüzel

Şiir ismi:
sazakkınık köyü

Şehir:
Bolu

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
21:53


kokuyor burnuma sazakkınık köyü

serindir dağları,soğuktur suyu

dedem köy emanet etmiş,ölünce

gözünün yaşını sil görüşücez yine

cennette ve cehendemde

hep beraberiz dede...
 
Gönderen:
mustafa turhan

Şiir ismi:
Veda

Şehir:
Yozgat

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
18:13


                                   Güneş doğmayacak ,
                                   Yarın olmayacak ,
                                   Yeni bir günde yeni bir ben olmayacak gibiyim
                                
                                    Bir veda mıdır bu?
                                    Bir haykırış mı ?
                                    İçimde bir ses bir yankı ölüm mü ?
                                    Ölüme çağrımı yoksa bu ?
                    
                                    Belki yarın..
                                    Güneş doğacak
                                    Yeni bir gün olcak
                                    Ama ben olmayacağım..!
 
Gönderen:
Sümeyye Nur Sarıtaş

Şiir ismi:
ÖLÜM

Şehir:
Konya

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
17:18


Son ayrılıktır ölüm,
Bu ayrılık zordur da
Çünkü, giden dönmez,
Özlersin onu
İlk zamanlar pek inanamazsın da
Ama sonra, zaman geçer
Ve bu gidiş hergün
Daha da gösterir kendini
Anlarsın artık
Sevdiğinin dönmeyeceğini
Onun senden ayrılıp,
Rabb'e doğru gittiğini.
 
Gönderen:
Mustafa YAZKA

Şiir ismi:
Anam

Şehir:
Afyon

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
16:56


İş uyku bırakıp beni emzirdin,
Ekmeği çiğneyip bana yedirdin
Üşümesin diye sıkı giydirdin,
Fedakarlıkların sembolü anam

Dünyada Ananın yeri başkaymış,
Gönüllerdeki Ana aşkıymış
Çekemeyenlerin hali başkaymış.
Kalp tahtım seninmiş Anam

Fesatlar ağzından lafmı aşırdın.
Elinden yavrunu nasıl kaçırdın
Gurur edipte içmi geçirdin,
El etsen uçardı kurbanın Anam

Doymadım dünyada Ana sevgine.
Sıktın elimi gidiyon diye
Dilin varmadımı geliver diye,
Dertlerde bıraktın beni Anam

Dilim dolandı bağıramadım,
Gözlerim dolduda ağlayamadım
Geceler yok oldu uyuyamadım.
Ufaktan öksüzmüş Mustafan Anam

Yemyeşil sandıkta salınır gider,
Mustafan gönülden feryad eder
İçersi yanar dışarsı güler,
Meleklerin temsili Anam.
 
Gönderen:
hüseyin bilgen

Şiir ismi:
istanbul 78

Şehir:
Konya

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
16:32



sensiz siyah, beyaz istanbul da,
olta da kurşun duygularım,
iğne umudum,
balık hayallerim,

fısıldar kendi kendime teselli,
ne karakışlar gördüm,
ne tipiler,
vız geldi tırıs gitti,
senin gibiler,

siyah beyaz istanbul dayım,
hafif tatlı keder,
biraz tasadayım,

karaborsa samsun dudaklarım da,
ufinin karşısında çiçekçiler,
langa da hamallar,
bir yol yenikapı ya gider,
bir yol laleli ye,

herkes kısmetine gider,
herkes kısmetini gider,

bir troleybüs kurtulmuş,
elektrik tellerinden,
kaptan düzeltmede,
siyah beyaz bakışlarım,
toz pembe gençliğimde,
siyah beyaz kışlarım,

iki çaya bir film,
kenar mahalle kahvesinde,
istanbul beni bilmez,
ben istanbul u
bu fotoğraf karesinde.
hüseyin bilgen
 
Gönderen:
hüseyin bilgen

Şiir ismi:
istiklal caddesinde

Şehir:
Konya

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
16:28


insanlar dolar caddeye,
sanki sözleşmiş gibi,
farkında olmadan,
iş dönüşü,
kuş dönüşü,
bir sigara ateşi,
zaman.

insanlar dolar caddeye,
yaşlı, genç,
yorgun, dinç,
tok, aç,
farketmez.

gönül ne kahve ister
ne kahvehane.
gönül caddeyi ister.
aliş verişte bahane

insanlar dolar-caddeye-
paylaşırlar-herşeyi-
neşeyi ,hüznü ,yorgunluğu
farkında olmadan,
birbirini seven insanlar.
 
Gönderen:
kurtuluş baştimar

Şiir ismi:
SÜRGÜN

Şehir:
Ankara

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
15:48


Yazamadık bu sevdanın öyküsünü
Kağıtlar tutukluydu ,kalemler sürgün
Söyleyemedik bu sevdanın türküsünü
Mızraplar tutukluydu,teller sürgün
 
Gönderen:
kurtuluş baştimar

Şiir ismi:
SÜRGÜN

Şehir:
Ankara

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
15:42


Yazamadık bu sevdanın öyküsünü
Kalemler tutukluydu,kagıtlar sürgün
Söyleyemedık bu sevdanın türküsünü
Mızraplar tutukluydu, kağıtlar sürgün


 
Gönderen:
MELTEM KASAB

Şiir ismi:
Ihlamur kokusu işliyor içime

Şehir:
İstanbul

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
14:19


Ben çakıldım ıhlamur ağacının altına,
Ve demliyorum ruhumu sırata az vakit kala!

Gözlerim kapalı hû
Buruk nağmeler çalınıyor kulaklarıma
Sevdiğim şarkının bitimi kadar acı
Nakaratları fısıldıyorum siyah beyaz yaşamımdan
Elimi tutmuş yalnızlık bir o yana bir bu yana
Kaç parçaya bölünüyorum, ben bile bilemiyorum

Gözlerim kapalı hû
Hayal ediyorum yaşadığımı
Özlüyorum, özlediğim her anım canlanıyor
Bir başka seviyorum nefes almayı
Sevdiriyorlar hayali vurgunluğumda
Daha önce görmediğim ince danteller
Yazmalar oyalanıyor, ilmek ilmek işliyorlar
Gözlerimi açsam boğuluyorum
Yüreğim bağlanıyor sanıyorum
Boğuluyorum…

Harmanlanıyorum kaderimde hû
Başka sevmiştim dizlerinin sıcağını
Omzunu özledim
Ve ben sana sevdiğim bile diyemiyorum
Acıyor dilim ve yapışıyor ruhumun damağına
Açım… Yüreğim epeydir aç sevgine
Diyemiyorum…
Gururum sıkıyor kanatlarımı ve dağılıyorum
Yutkunmalarım tıkıyor ceylanın boğazını
Bekliyor, dere kenarında suya hasret gidiyor
Çaresiz, susuzluktan ölmeyi diliyor…


Gözlerim kan(ıyor) hû
Coşku ile kalkıyorum ayağa
Adım attığım anda yıkılıyorum
Coşkulu ses çınlıyor kulaklarımda
İç tırmalayıcı iki kuruş oluyor sevdam
Ağlamaklı yağmura yürüyorum
Harmanlanıyor bulutlar iç sesimle
Ve şimşekler çakıyor bir bir suratıma

Sessizlik yanıyor hû
İçim buram buram kelam kokuyor işte yine
Canım acıya acıya gülümsüyorum
Ebedi edepsizlik geçiyor içimden hayata
Bekleme, bekleme ve sen terk et
Diyorum
Ürküyorum ardımda kalacak feryat figandan
Binlerce beddua yapışacak yakama
Ve ben…
Ben vaftiz ediyorum ruhumu
Huzursuzum, temizleniyorum…
Kırgın değilim hiç kimseye
Efsane gizli ruha gömdüm içimi
Bekliyorum, beni alacağı günü…
(Azrail)

Ben çakıldım ıhlamur ağacının altına,
Ve demliyorum ruhumu sırata az vakit kala!

Meltem KASAB
 
Gönderen:
MELTEM KASAB

Şiir ismi:
Ebabil’in Gölgesi

Şehir:
İstanbul

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
14:12




Büyümüş göz bebeklerimde bekliyordum içimin olgunluğunu
Oysa ne kadar dolduğumu bilmeden büyümeye kalkışmışım…



Avuç içlerim kanıyor dediğimde
Gözlerimde izi kalmış yaşları sayıyordu kadın,
Upuzun hırıltılar sarılmışken nefesime
Ruhumu saran ateş, Şefkatimi kor ediveriyor,
Gurbetine sığındığım gözlerimin bebeklerinde
Koru körükleyen düşüncelerim har oluveriyordu.
Tir tir titreyen yanımı sarmaladı nefret
Çığlıkları dinecek diye beklerken
Kıyametin gölgesini dua’mın çaylak ışığında hissettim.



Kocaman gök kubbeye salıveriyordum uçurtmanın ipini
Oysa rüzgârın şiddetini bilmeden uçurmaya kalkışmışım…



Cesaretin kapısına sersefil alametlerle seriliyorum
Yalnızlığın adını umudun direnişine sunarken
İliklerimden yansız akan bir hasrete bırakıyorum nemli sözlerimi
Harını yitirdiğim benliğimi arıyorum damarlarımda
Münzevi kıvranışlarımda gizleniyor avuçlarımda yanan
Buharlaştığı vakit titrek bir beden bırakan nemler…
İçimde yokluk hissi bırakıyor kütürdeyen benliğim
iyileşecek diye beklerken
Kıyametin gölgesini avuçlarımın yakan neminde hissettim.



Bir büyüye kapılıp en nazlı yanımla kaldırıyorum umudun zırhını
Oysa ahşap kapıları bile yerine koyamadan umudun zincirini ezip geçmişim…


Nazlı bir gülüş atıveriyor gözlerinde kendimi bulduğum kadın
Nez’etme beni yüreğinden, say, sev diyor!
İşte o an yakalıyorum huzurun yüreğimden kaçan yanını,
Kanayan imgelerimi sarıyor şefkati ile
Kaç ömür bizsiz geçecek bilmiyoruz da
Kıyametin menzilini nefesimin yetemediği yere seriyorum
Nazlı edalarla, paslı bir düşü göveriyoruz…



Yüreğime yivlenmiş sevgiyi tadıyorum kadının özleştirdiği benliğime
Oysaki o beni bırakmamaya ant içerken ben onu bırakmaya yüz tutmuşum…
Bir ömür sevgisinde işleneceğime ant içiyorum…


Anneme…

Meltem KASAB
 
Gönderen:
Selin SABCIOĞLU

Şiir ismi:
Zamansızlıkta Beklemek

Şehir:
Muğla

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
13:50


Kalbim, ucu yanmış mektup gibi,
Her an gönderilmeye hazır, sanki.
İçinde kendi dilinde bir kaç cümle,
Yabancı birinin eline geçse de,
Ne okuyabilir, ne de anlayabilir.
Odanın bir yerinde,
Unutulmuş bir eşya gibi,
Boynu bükük bekliyor.
Alıcının belirsiz,
Adresinin bilinmez,
Tarihinin ise, çıkmaz ay olduğunu,
Zarfına varıp, söyleyemedim.
Yapacak bir şey yok, onun için.
Beklesin, dursun, ne diyeyim?
Tıpkı, giden uçurtmasını bekleyen çocuk misali,
O da baksın, bir çift gözden gök yüzüne doğru...
 
Gönderen:
Bülent Tüsen

Şiir ismi:
Kanımız Olsun

Şehir:
Edirne

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
13:08




Ölmüşüm kim bakar yüzüme
Ağlamışım kim bakar yüreğimin derinindeki ırmağa
Kimin için kanamışım vıcık vıcık
Kimin için dağ dökmüşüm yüreğimin çocuklarının kan olmuş yaralarına
Kimin için kan olmuşum yar olmak yetmez sevgili
Yar olmak yetmez kanımız olsun gülecek olan
 
Gönderen:
ömer bennurkan

Şiir ismi:
Dönme Dolap ve İnsan

Şehir:
Yalova

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
12:39


Duruyor önümde gıcırdayan balkonlarıyla koca bir dönme dolap
Belli ki gözden çıkarılmış,dış görünüşü pek de harap
İskeletinde rüzgardan gelme bir çok hediye,poşet ,uçurtma hatta eski bir çorap
Dönmekten olmuş bu çorap çile,çileli hayattan düşmüş bitap

Dönüyor yılların yüküne isyan ederek tiz bir ağlama ile
Keramet bu gıcırdamadan mıdır bilinmez insanlar neşe içinde
Sevinci var belkide sığdırabilmişliğin mutluluğu bu küçük kutunun içine
Oysa mutluluk bir söz, sözde bir ses ; sığdıramazsın ki hiçbir yere!

İnsan da benzer işte bir yönüyle dönme dolaba
Kah alçalır öper yerleri kah şahlanır yükselir bulutlara
Öptüğü seccade ise alçaldıkça yükselir imanda
Öptüğü el etek ise yükseldikçe alçalır yaradan makamında
 
Gönderen:
Sercan Çetin

Şiir ismi:
Umut

Şehir:
İstanbul

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
11:26


Denize yakın bir banka otururduk seninle ..
Yaslardın basını göğsüme biraz zaman geçince
Sonra ben ellerinden tutardım öylece bakardık denize ..
Hayaller kurardık lan seninle ..
Ben yine yorgun gelicektim işten eve ,
Sen kapıda karsılayacaktın beni sıcak bir öpücükle ..
Helalim olacaktın be kadın , helalim ..
Bir ‘ Umudumuz ‘ olacaktı seninle ..
Adı Umut olacaktı oglumuzun ,
Babası gibi umutsuz olmasın , umudunu hic kaybetmesin diye ..
Sigara ve alkol kullanmamı istemezdin hiç 
Bende söz verirdim sana her defasında içmiycem diye . .
Çok güzeldi lan hersey seninle ..
Sonra Bir gün ;
Hayatım ikiye ayrıldı sen El’veda deyince ..
Senden Öncesi ve Senden Sonrası ..
Senden sonra ben yine eskisi gibi düştüm alkole sigaraya ..
Bilirim kızacaksın yine bana , söz vermiştin diyeceksin ..
Yapamıyorum be sevdigim ,
Sen hergece aklımda , kalbimle sevişirken ,
Senin yattıgın yatagım , yastıgım ‘ o nerde ulan ‘ diye hesap sorarken ,
Dogmamıs umudum beni annesiz bıraktın diye aglarken ,
Gerceklesmeyen hayallerim aklımı kemirirken ,
Senin bunları bi baskasıyla yasayacagın gerçeği inan bana canım intihar düşüncesi ..
Sorarım sana ;
Şimdi tuttuğum o ellerini baskası mı tutacak ?
Ya o gözlerin ? bakmaya kıyamadıgım o gözlerine baskasımı bakacak ?
Ömrümün kısalıgına inat o upuzun sacların .. o saclarını baskasımı koklayacak ?
Nasip değilmiş ulan bana dizlerinde uyumak :/
Evet .. ne yazıkki bu bahsettiklerimin hepsi birgün olacak ..
Beni merak etme sakın ben kendime iyi bakarım ..
Dogmamıs umuduma annelikte yaparım ..
 
Gönderen:
Bülent Tüsen

Şiir ismi:
Yolda Kaldık Hey Ömrüm

Şehir:
Edirne

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
10:32


Yolda Kaldık Hey Ömrüm

Nisan yolları kapadı
Gözlerim yollarda kaldı
Ekim ne de güzeldi
Gözlerim ekinde kaldı
Haziran güneşli ay
Saçlarımı yoldu
Yolda kaldım
Atlarla
At arabası aradım
Yolda kaldım
Hiç kuş yoktu
Yolda kaldım
Kışlarımla


        Bülent Tüsen
 
Gönderen:
mehmet g]der

Şiir ismi:
SEVGI KISKANMAK

Şehir:
Gaziantep

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
09:51


bir yildiz gibi kayarim goklere
bir yagmur damlasi olurum/seninle
bir cicek olurum acarim gonlunde/
basinda bir tutam sac olsam/
her gun tarasan/
kulaginda ses olsam hergun cinlasam
gozunde kirpik olsam gozyaslarinla islansam
sana selam verip gecen birinden
kiskaniyorum\seni herkesten kiskaniyorum
seni kendimden bile kiskaniyoru
kiskanmak askin kanununda var
gercek seven kalbi bu duygu sarar/
bir gulusun var bu bana yeter
bir bakisin var dunyaya deger/
ey guzeller guzeli ey melekler melegi soyle bana prenssesmisin
sen kasina gozune vuruldum senin/
guzel seker sozlerin yakar beni/
sirinligin tatliligin etkiler kendimden gecirir beni/
seviyorummmmmm seniiiii/



yazar

MEHMET GUDER


GAZIANTEP/SAHINBEY


TLF=0538 074 79 94
 
Gönderen:
Fırat KARA

Şiir ismi:
ILGIT ILGIT SEN GİBİ GÖRÜNMEYE BAŞLADI DÜNYA

Şehir:
İstanbul

Tarih:
30 Nisan 2013, Salı
04:33



Birikmeye başladığında bakışların göz çukurlarıma
Ilgıt Ilgıt sen gibi görünmeye başladı dünya
Vaktini tamamlamaya hazırlayan güneşin rengi; gözlerin gibi
Durgun göletlerin bağrını delen savruk sazlıklar; zülüflerin gibi
Muebbet cezası çekilen hüclerin demir parmaklıkları; kirpiklerin gibi
Bir boş bakışın ise can alan mavzer gibi görünmeye başladı

Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştı
Bir sevgiliye benzetilirken dünya
Aydınlığını bu kadar yitirdiği olmamıştı yakamozlu gece
Yıldızlar hiç bu kadar az görünmemişti
Onca yetersiz kalan istiare yığını içinde

Benzetilmeye çalışılan sevgili
Ne döküldüğü şeklin suretini alan su idi...
Ne de içine dökülen suyu kendine benzeten şekil idi...
Sevgilinin benzediği bir tek kendi adı idi...
O da söylenmesi kolay,yaşanması zor olan ÖZLEM idi...
 
Gönderen:
Muhammed Öztürk

Şiir ismi:
Sen

Şehir:
Bursa

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
22:16


Dışarıda bir rüzgar esiyor serinden
Seni hayal ediyorum içten ve derinden
Ulaşılması zor bir gönle haps olmuş sevdamın
Sarmaşıklarla çevrili penceresinden bakarak seviyorum

Sen boğuk bulutların arasından açan sabah güneşim
Kurak topraklarımda yeşeren kır çiçeklerim
Bahar gibi geldiğin gönlümden
Sonbahar olup gitme diye dua edeceğim
 
Gönderen:
RESUL POLAT

Şiir ismi:
HARAM

Şehir:
Amasya

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
20:25


Sevdası var içimde her bir an
Nasıl unuturum geçmez ki zaman
Kaç zamandır ne aradın ne sordun
Sensiz aldığım nefes bana haram

Saniyeler unuttu artık dönmeyi
Yüreğimde yanan ateş sönmeyi
Unuttun mu artık geri gelmeyi
Sensiz beklediğim yollar haram

Çektikçe çekiyor dert sigarası
Sevdanın başımda ağır belası
Oldum artık kaderim bir kuklası
Sensiz oynadığım oyunlar haram

Zarara karşılık karım da yoktu
Birinci yıl geçti arayı soğuttu
Bir dal yaprağım vardı kuruttu
Sensiz geçen yazlar bana hep haram

Kısacık ömrümde bu nasıl cefa
Bir kez bile süremedim hiç sefa
Yalvarmıştım sana kaç yüz bin defa
Sensiz günlerim bana hep haram

Hatırlamadın mı Resul Polar ı
Boynuma bağladın ipek halatı
Unuttum ben sensiz geçen hayatı
Sensiz geçen hayat bana gep haram
 
Gönderen:
Atakan KOÇAK

Şiir ismi:
Sevdiğim

Şehir:
İstanbul

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
18:00


Sevdiğim, gözlerin parlıyor.
Kalbin, yumuşacık atıyor.
Özlemin, sevgiyi geçti.
Sevdiğim gözlerine hasretim

İsterdim seni uzun anlatmak
Sınır koydular, elimi kolumu bağladılar.
Gözlerinde bir umut, kalbinde bir yol.
Aradım sevdiğim ama geldim, kalbine geldim

Bir ağaç büyür
Yaprağı yeşil
Gövdesi kahverengi
Meyveleri kırmızı.

Sevdiğim sen benim;
Sen benim büyümeyen,
Yaprağı olmayan,
Meyvesi daha çıkmayan,
Gül tanemsin.

Hayır, çıkmasın meyvelerin
Herkes dokunur sana
Hayır, olmasın yaprağın
Herkes koparır yoksa
Olsun sevdiğim ben seni sevdim
Olsun yüreğim ben seni istedim
 
Gönderen:
SIDIKA KİREÇDAĞ

Şiir ismi:
Suküta Erince Dilimde Türküler

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
14:28



Sende bilirsin dilinde de...
Tekrarı olmayan bir türkü hayat

Varsayalım herkes iyi başlamış
ama bir öykü : Bayat

Uçsuz bucaksız bir ovada
yada kör bir uçurumda değiliz..
Ne yazık...


Haykırışımız bir kulak ötesi
Herkes duymada masum.
Sen duyurmakta ketum

Sukuta erince dilimde türküler,
Duvarlar bile dile gelir.
Ası hasret, içimde kasvet...

 
Gönderen:
MEHMET GÜDER

Şiir ismi:
GÖNÜL YARASI

Şehir:

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
13:45


SEVDİĞİN SENİ UNUTTU DESELERDE.     
BUNU BÖYLE GÖRÜP BİLSELERDE,      
KALBİMİ KIRIP ÇEKİP GİTSELERDE    
SENDEN BAŞKASINI SEVMEYECEĞİM.       

EVLENİP YUVA KURMUŞ DESELERDE
BOYUNCA ÇOCUĞUN OLMUŞ DESELERDE
ONU SEVME UNUT DESELERDE
SENDEN BAŞKASINI SEVMEYECEĞİM


AŞK GELİP GEÇİCİ DESELERDE
SEVGİYİ KÜÇÜMSEYİP BÖYLE BİLSELERDE
AŞKIMA KARŞILIK DÜNYALARI VERSELER
SENDEN BAŞKASINI SEVMEYECEĞİM...


                  MEHMET GÜDER
                  05380747994
 
Gönderen:
mehmet güder

Şiir ismi:
aşk yarası

Şehir:

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
13:34


aşk bahçesinde,kırmızı güller.    
değer verdinmi,seni hiç ederler.   
sen ona gönül,veririsin.seni geri iter.
aşk yarası nedir,bilmez.ama sen ona
rağmen,hep seversin.
vazgeçmezsin.kendi canından bile olursun.
uyku nedir.unuttum.gülmek nedir unuttum.     
sevilmek nedir.bana uğramadı.sevdiğim
tarafından vuruldum.       
kahrolmak bu olsa gerek.herşeye rağmen seni
sevmekkkkkkkk
yazan,MEHMET,,GÜDER          

GAZİANTEP,,ŞAHİNBEY.
 
Gönderen:
celal TOPBAŞ

Şiir ismi:
AŞK

Şehir:
Osmaniye

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
11:44


celal topbaş

AŞK



Heykelleşir çizilmez çizgiler belirir
O manamızda
Aydınlanır ruhumuz
Ay bedenimizde
Büsbütün aciz kalırız
Çizilmez,anlatılmaz
Çizgilerimizde,kelimelerimizde
O aşk ı manadır içimizde
Belki tutuşur yanar
Donar göz bebeklerimizde

Sezilir zamanda
Durur akışlar
Dostlar ağlaşır
Düşmanlar alkışlar
Anlatsam anlamazsın
Bu hayat,
Hızlandıkça yavaşlar

Bir hazan olur uçuşur yapraklar
Açılmış sarılır kara topraklar
 
Gönderen:
FATİH EKİZ

Şiir ismi:
DENİZ MAVİSİ

Şehir:
İstanbul

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
10:16


DENİZLERDEN ALMIŞ GÖZLERİN RENGİNİ
BULUTLARDAN ALMIŞ YÜZÜNÜN RENGİNİ
ÇİÇEKLERDEN ALMIŞ SAÇLARIN RENGİNİ
YUĞMURLARDAN ALMIŞ GÖZ YAŞLARINI
CEYLANLARDAN ALMIŞ GÜZELLİĞİNİ
 
Gönderen:
Ertugrul Tiryaki

Şiir ismi:
UZAK YAKIN

Şehir:
İstanbul

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
09:33


Ne içimdeki seni,
benden uzaklaştırabiliyorum.

Ne dışındaki beni,
sana yaklaştırabiliyorum.

Her aldığım nefeste,
içimde kalan sen.

Her verdiğin nefeste,
dışında kalan ben.

Ben; senin,
uzağındaki yakınınım...

 
Gönderen:
Ertuğrul Tiryaki

Şiir ismi:
GİDEN GİDENE

Şehir:
İstanbul

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
09:31


Ben gittim
Gölgem kaldı
Gölgem gitti
Gölgesi kaldı
O da gitti
İzi kaldı
İzi gitti
Adı kaldı
Kim gitti
Kim kaldı
Silinmez bir
Anı kaldı


 
Gönderen:
Ertuğrul Tiryaki

Şiir ismi:
DAĞLAR

Şehir:
İstanbul

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
09:29


Kaldırdım ellerimi havaya,
Açtım avuçlarımı, haykırdım dağlara;
Dağlar! Ne kadar küçüksünüz avuçlarımda,
Küçük, koca bir dağın yamacındaki yavru kadar küçük,
Hani o yüce dağlar!

Kaldırın dumanlı başınızı bakın bir hele,
Sevdiğim nerede?
Fısıldasın ağaçlarınız birbirine,
Haber versin kor yüreğimi sevdiğime,
Hani o yüce dağlar!

Tutuşun el ele sıra dağlar,
Uzanıp gidin sevdiğime,
Savurun eteklerinizi uzaklara,
Tutunup gelsin yanıma,
Hani o yüce dağlar!

Salının hep bir olup,
Getirin onu rüzgarınızda uçurup,
Yazın bulutlara yüreğimin sesini,
Görsün bitmez sevgimi,
Hani o yüce dağlar!

Eritin karlarınızı,
Serinletin yanan yüreğimi,
Uğruna şiirler, şarkılar yazılan, ağıtlar yakılan dağlar,
Hani o yüce dağlar!

Göz yaşlarımla eriyip giden,
Sevdiğimi bana geri getiremeyen dağlar,
Hani o yüce dağlar!

Dağlar! Sevgim yüreğimi dağlar…

 
Gönderen:
Yahya KOÇYİĞİT

Şiir ismi:
Ben, Yalnız Adam

Şehir:
Amasya

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
08:49


Artık gitmeliyim buralardan
Benim vaktim gelmiş,
Zamanım geçmiş,
Sevdam eskimiş çoktan
Unutulmuşum ben,
Ben, yalnız adam...

Kime giderim, nereye giderim bilmem,
Belki kuşların uçtuğu özgürlüğe
Giderken hatıraları silmem,
Geride kalanları unutmum
Ben, yalnız adam...

Kader çizmiş yolumu
Kimseyi suçlayamam
Üzülmem! Yolun sonu mu?
Kapanır elbet bir gün yaram,
Ben, yalnız adam...

Rahatsız etmem hiç birinizi
Kimseyi uykusundan uyandırmam
Bırakmam arkamdan ayak izi
Yalnızlığa varana dek durmam,
Ben, yalnız adam...

Bir daha yolum düşmez sizlere
Geçmişe artık uğramam
Kendime söz verdim bir kere
Ölsem anıları susamam
Ben, yalnız adam...
 
Gönderen:
Yahya KOÇYİĞİT

Şiir ismi:
Ben, Yalnız Adam

Şehir:
Amasya

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
08:49


Artık gitmeliyim buralardan
Benim vaktim gelmiş,
Zamanım geçmiş,
Sevdam eskimiş çoktan
Unutulmuşum ben,
Ben, yalnız adam...

Kime giderim, nereye giderim bilmem,
Belki kuşların uçtuğu özgürlüğe
Giderken hatıraları silmem,
Geride kalanları unutmum
Ben, yalnız adam...

Kader çizmiş yolumu
Kimseyi suçlayamam
Üzülmem! Yolun sonu mu?
Kapanır elbet bir gün yaram,
Ben, yalnız adam...

Rahatsız etmem hiç birinizi
Kimseyi uykusundan uyandırmam
Bırakmam arkamdan ayak izi
Yalnızlığa varana dek durmam,
Ben, yalnız adam...

Bir daha yolum düşmez sizlere
Geçmişe artık uğramam
Kendime söz verdim bir kere
Ölsem anıları susamam
Ben, yalnız adam...
 
Gönderen:
erol hepcan

Şiir ismi:
Ayrılık

Şehir:
Manisa

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
03:41


Bir düş müydü gördüğümüz o gecelerde?
Ayrılık dolu sözlerinde...
Melekler yandı gökyüzünde.
Gözlerimle onları topladım,
Küllerini aklımda sakladım.
 
Gönderen:
erol hepcan

Şiir ismi:
ölümden önce

Şehir:
İstanbul

Tarih:
29 Nisan 2013, Pazartesi
03:32


Son demlerimde gözlerim kapanıyor.
Nefes alırken ruhum zorlanıyor.
Etrafımdaki herkes ağlıyor.
Sanırım bu hıçkırıklar annemin olmalı.

Gözlerim, ölümüm kadar halsizdi.
Gezintim, hatıralarımda devam etti.
Ömrüm, sandalyedeki adamı izleyerek geçti.
Sanırım beklediği kıyamet olmalı.

Artık bu ses kalabalığında boğuluyorum.
Her inlemede sabrımı sınıyorum.
İsmimi sayıklayarak üzerime koşturuyorlar, korkuyorum.
Sanırım bu ses sevdiğimin olmalı.

Kalbim onun yanındayken eskisi gibiydi.
Ayağımı çukurdan çekmek isterken tutuluverdi.
Ellerimi sahibiymiş gibi tutan sevdiğimdi.
Sanırım artık vakit gelmiş olmalı.

Yapılan bu anons artık benim köşemden.
Hani söz vermiştin, şarkımızı dinlerken.
Belli işte ağladığın o ıslak gözlerden.
Sanırım bu verdiğim son nefesim olmalı.

Fark etmemişim birden içim geçmiş.
Beni korkutacak sözler kulağıma gelmiş.
İşte burası o bahsedilen yermiş.
Sanırım köprünün sonundaki ışık, cennet olmalı...
 
Gönderen:
mustafa biçer

Şiir ismi:
doğmasın güneş

Şehir:
Adıyaman

Tarih:
28 Nisan 2013, Pazar
23:27


Doğmasın güneş kapansın perde,

Yaşlanmadan ölmek istiyorum ben,

İster cehenneme, ister cennete
Gözlerimi kapamak istiyorum ben,

Kim ne derse desin duymayacağım

Kim ağlarsa ağlasın görmeyeceğim

Bu acıyı artık çekmeyeceğim

Gözlerimi kapamak istiyorum ben

Annem babam kardeşim eşim

Heba oldum ben bitti gençliğim

Kurudu gözlerim akmaz gözyaşım

Gözlerimi kapamak istiyorum ben

Sizler mutlusunuz ben kuru yaprak

Yaşım 38 bana son durak

Kızımdır benden geriye kalacak

Gözlerimi kapamak istiyorum ben

Huzuruna geliyorum boynumu büküp

Taşıyamıyorum artık ağırdır yüküm

Al artık bu canı bedenden söküp

Gözlerimi kapamak istiyorum ben

 
Gönderen:
mustafa biçer

Şiir ismi:
benimle yaşlanırmısın

Şehir:
Adıyaman

Tarih:
28 Nisan 2013, Pazar
23:25


Leyla’nın Mecnun’u sevdiği gibi

Seviyorum desem inanır mısın?

Aslının Kerem’i yaktığı gibi

Yanıyorum desem su verir misin ?

Şarkı olsam dilinde beni söylesen

Hangi yöne gitsen bana yürüsen

Gözlerimin içinde kendini görsen

Kalbimin sahibi sen der misin?

Yorulsak ikimiz sevmekten yana

İçsek bu aşkı biz kana kana

Baş koysak ikimiz aynı yastığa

Bir ömür benimle yaşlanır mısın?
 
Gönderen:
aykut yavuz

Şiir ismi:
Uyurken öldüm

Şehir:
Bursa

Tarih:
28 Nisan 2013, Pazar
22:26


Öldüğümü gördüm rüyamda
Kendimi gördüm
Uçak kazasında
Nasıl olur acaba

Denizin kokusunu
Duymasam
Göğün mavisini
Görmesem

Kuşların ötüşünü
Duymasam
Midyeleri,İstridyeleri
Görmesem

Sevgiyi,duyguları
Hissetmesem
Duran kalbim
Sevmese

Ben öldüğümü gördüm
Rüyamda
Uçağım düşmüş
Ameliyat masasına


Ellerini hissedemedim
Yüzünü bir daha göremedim
Uyanamadım
Hep dipte kaldım


 
Gönderen:
Esra ÖZTÜRK

Şiir ismi:
NOTA NOKTAM

Şehir:
İstanbul

Tarih:
28 Nisan 2013, Pazar
02:01



Döndüğümde yoktun .
Giderken sadece kısa bir an nefes almak için çıkmıştım.
Ama..
Döndüğümde yoktun . bin bir düşüncenin içinde gidişin sadece seni bıraktı aklımda.
Ne yapacağımı bilmez haldeyim şimdi.
Hangi yöne gitsem doğumu, batımı?
Karmakarışık ettin beni
Güneş nereden doğar ,nereden batardı ?
Yorgunum.
Umarsızlığından yoruldum.
Hayatı düşlüyorum.
Hayatın tam ortasında kendimi düşlüyorum.
Düşlerken özlüyorum.
Ritmini almış hayatın ortasında.
Kalın bir do sesi geliyor kalbimin orta mahzenine.
Galiba ben ortalarda yaşamayı seviyorum.
Gümbür gümbür,ayak sesleri.
Durulur ,durulmaz hayat sesleri,
Derken
Gidişin geliyor aklıma.
Puslu bir tebessümün ardından,bir parıltı düşüyor fikrime.
Arasam seni sokak sokak
Sorsam.
Düşsem yollara ,her sokak lambasına ,her sokak kedisine sorsam.
Ömrümün 2. yarısı değilsin belki
Ama.
Ben 2. 3. hatta 4 . mevsimin de yaşıyorum.
İlhamı gelesi beklemeksizin ani çıkan satırlar bunlar
Kime dair olduğu bilinmeden.
Kıymık kıyımık mutluluk vaad ediyor.
Yüzüne aşina olduğum tatsız ruhsuz insanlar.
Yazılanlar güzele dair değil belki
Ama , yaşananlara dair .
Dedim ya ,ilhamı beklenmeksizin ani çıkan.
Bir kopyası olmayan
Kimliği belli olmayan satırlar bunlar.
Yoksun şimdi.
Çığlık çığlığa yaşıyorum.
Saat sabahın altısını gösteriyor.
Sensiz geçen koca bir günden sonra
2.güne girmek üzereyiz.
Siz dik.
Sen olduk
Derken biz .
Koskoca bizden geriye kalan kırıntılarla
2.günümüze giriyoruz.
Aklım fikrim bedenim hala sen kokarken
Ayrılığa dair yazmak bana göre değil
Ağır geliyor son sözlerin
Ağır geliyor sensiz günlerim.
Artık ağlamıyorum.
Ağırlaşan gözlerim alıştı.
Sen şimdi yağan yağmur da.
Esen rüzgar da.
Ben her yağmurda
Her meltemde seni içime çekiyorum.
Nefesim kesilene kadar sen doluyorum.
İçim dışım gönlüm ruhum sen oluyorsun.
Yazıyorum seni korkmadan.
İçim dolu dolu sen kokarken
Seni korkmadan yazıyorum.
Sen, sen ,sen.
Derken.
Baktım ki sen benim
En büyük noktam olmuşsun.
Hadi kurtar beni.
Hayatımda ki kocaman noktan dan kurtar beni.
Ağır gelir taşıyamam.
Sen benim en büyük noktam sın.
Hayatımın en orta yerinde kalan
Saklayamadığım en büyük en kocaman
Noktam sın.




 
Gönderen:
cihan durmuş

Şiir ismi:
umutsuzluk çorbası

Şehir:
İstanbul

Tarih:
28 Nisan 2013, Pazar
00:47


Bir amfi ve yere serilmiş sıralar,
sıralara abanmış onlarca yüz.
Geride kalmış hayatlar,
yığılmış kalmış adamlar.

Bir amfi ve kararmış bir fısıltı
ışıkta çığlık gibi
fısıltıyı bastıran dingin bir ses.
Geride kalmış öz,
tutulup kalmış söz!

Bir amfi
sararmış bir bahar gibi,
soğuğuyla aç kalırken çocuklar
geride kalmış umutlar.
-orada öylece durup somurturken hayatlar
tükenmiş kalmış umutlar.-
 
Gönderen:
Deniz Kılıç

Şiir ismi:
sen gittiğinde

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
23:55


sen gittiğinde

sen gittiğinde;
anıların kaldı yüreğimde
düşlerin ve umutların

sen gittiğinde;
özgürlüğün, dürüstlüğün
ve gerçeğin uğruna
karanfiller içinde yürüdüğün
bir yol kaldı geriye

sen gittiğinde;
artık
yalnızlık;
acı ve karanlık içinde

sen gittiğinde;
babam !
bil ki;
yüreğim ömrün gibi
hem darbe hem devrim içinde
 
Gönderen:
DENIZ KILIC

Şiir ismi:
sen gittiginde

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
23:50


sen gittiğinde

sen gittiğinde;
anıların kaldı yüreğimde
düşlerin ve umutların

sen gittiğinde;
özgürlüğün, dürüstlüğün
ve gerçeğin uğruna
karanfiller içinde yürüdüğün
bir yol kaldı geriye

sen gittiğinde;
artık
yalnızlık;
acı ve karanlık içinde

sen gittiğinde;
babam !
bil ki;
yüreğim ömrün gibi
hem darbe hem devrim içinde
 
Gönderen:
nurten babaoğlu

Şiir ismi:
Bilmemki ne değişti,ihtiraslı gözlerde.

Şehir:
İstanbul

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
22:50



Bilmemki ne değişti.ihtiraslı gözlerde
Her dem sevinçtin, aşkla bakan yürekte.

Gitmek kolaymı, kalsan ne olur.
Al beni yar etme,bu yürekte yorulur.

Uğrunda ölmek varsa, kaderde.
Her gidişin bir vurgundur bu bedende.

Bilmemki ne değişti.ihtiraslı gözlerde
Her dem sevinçtin ,aşkla bakan yürekte.

İstersemde ,artık koşamam pesinde.
Senin aşkınla, esirim bualemde.

Sen bilirsin en iyisini ,doğrusunu
Bak bulamazsın benim,gibi sevdalısını.

Bilmemki ne değişti,ihtiraslı gözlerde.
Her dem sevinçtin ,aşkla bakan yürekte.

Beklemez kimse senin,cilveni nazılını.
gel etme güzel ,sil artık göz yaşımı.

Benim için , tek sen varsın dünyada.
Gel artık,menekşeler çicek açsın bu baharda.

Bilmemki ne değişti,ihtiraslı gözlerde
Her dem sevinçtin aşkla bakan yürekte.
                                   Nurten Babaoğlu 28.04.2013 üsküdar
 
Gönderen:
Gülten Ağrıtmış

Şiir ismi:
SIFIRDAN GEL

Şehir:
İstanbul

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
22:32




Sıfırdan GEl
Sanki hiçbir şeyi bırakmamış
Neredesin aşk
Neredesin
Kulaklarım niye uğuldar
Sessizliğin nerede
Huzurun nerede
İçine sarıp sarmalayacağın yumuşak tüylü
Yatağın nerede
Nerede okyanus gibi içinde karışacağımı bildiğim aşk
Neredesin
Artık
Bıktığım yorgunlukları çivileyeceğim
Kutu nerde
O kutuya çekici sallayacak
Gücü olan aşk
Neredesin
Hiç ama hiç yormayan aşk
Gözlerimden akan yaşı silecek aşk
Tut elimi tut
Bıraktığımda da sevgiyle bırak gerinde
Aşkla bırak
Onca sev beni onca
Buna izin vermeyecek kadar
Tükenişe izin vermeyecek kadar
Kıyamayacak kadar sev beni kıyamayacak kadar
Sende bıraktığında
Buna izin vermeyecek kadar
Tükenişe izin vermeyecek kadar
Kıyamayacak kadar sev
Aşk
Sevdiğim aşk
Gel
Gel yormadan gel
Sıfırdan gel.
3 Şubat 2009
Gülten Ağrıtmış
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır/81. Maddesi gereği her eserin tamamının telif hakları yazara aittir.

 
Gönderen:
Gülten Ağrıtmış

Şiir ismi:
BEŞİNCİ GÜN

Şehir:
İstanbul

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
22:15


BEŞİNCİ GÜN
Hastane yatağında
Yaşlı elleri ellerimde
Senin ellerini tutuşum
Tuttum evet ellerini
Yağmur damlaları
Benim yanımda ben
Ellerim ellerinde
Ellerim yaşlı elleri
Yaşlı ellerin doğurduğu eller
Hayat bu
Bu gerçek
Ben böyle bir gerçeğim
Ben neden buydum
Ben neydim
Kimdim
Ben
Uçan bir kuştum
Kuş.
Gülten Ağrıtmış
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır/81. Maddesi gereği her eserin tamamının telif hakları yazara aittir.

 
Gönderen:
Gülten Ağrıtmış

Şiir ismi:
PİS BİR ŞEYTANSIN SEN

Şehir:
İstanbul

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
22:11


PİS BİR ŞEYTANSIN SEN
Ruhu mahveden
Bütün güzellikleri yok eden
Pis bir şeytansın sen
Rüyaları
Hedefleri
Özlemleri
Yok eden
Pis bir şeytansın sen
Bencilliğinle
Gaddarlığınla
Duyarsızlığınla
Tarif bile edilemeyeceği kadar
Pis bir şeytansın sen
Yavaş yavaş sona
Götürmekten zevk alan
Üzen
Yıpratan yok eden
Tüketen
Pis bir şeytansın sen
Birinde
İntikamını kinini egonu
Tatmin ettiğin
Ezdiğin
Paramparça görmekten zevk aldığın
Pis bir şeytansın sen
Sevgiyi bilmeyen
Gaddar
Paracı
Kindar
Egosu güçlü
Acımasız
Duygu sömürüsü yapan
Pis bir şeytansın sen
İntikam alan
Yıkıp döken
Yok etmek için hep emek harcayan
Gücü yıkan
Vefaların güzelliğini bilmeyen
Sürekli inciten
Üste çıkan
Pis bir şeytansın sen.
Gülten Ağrıtmış
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır/81. Maddesi gereği her eserin tamamının telif hakları yazara aittir.
 
Gönderen:
YETKİN OTURMUŞ

Şiir ismi:
Bazen

Şehir:
İzmir

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
20:42


Bazen bir hayvan gibi sadıktım
Sadece seni görürdü gözlerim
Bazense bir koku gibi geçiciydim
Kokladın, kalbin hızlandı ve gittim

Bazen aynan oldum
Sana gerçek seni gösterdim
Bazen rüyan oldum
Sana hayalindeki seni gösterdim

Bazen bir uçurum gibi öldürücüydüm
Sevenimin hayatını mahvettim
Bazense bir dua gibi umut oldum
Sevenimin hayallerini süsledim

Bazen dürüst oldum
Seni seviyorum dedim
Bazen yalancı oldum
Seni seviyorum dedim
 
Gönderen:
bahar kılınçaslan

Şiir ismi:
herşeyim

Şehir:
Giresun

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
19:34


sen bnm canm bebeğim herşeyimdin
 
Gönderen:
Soner Türüdü

Şiir ismi:
Empatiden Sempatiye

Şehir:
Ankara

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
19:00


Empati yapmıyorsa insan,elmastan daha katıdır.
Sen yoksul görmedin mi hiç?
Ekmeğini çöpten alır.
Çatısı yok üstünde,köprü altında kalır.
Sen kurtulamazken kendi bencilliğinden,
Aklında bulunsun.
Dünya dediğimiz süreç,ne sana ne de banadır!
Empati,bir başka bedendeyken kendini bulmaktır!

İnsanlara,görünüşüne göre davranma.
İnsanın saçındaki kırıklarına bakarak,
Kalbindeki kırıkları tahmin etmek yanıltır.
Tanımak lazım,
Belki bir yerde hikayesini kurmuştur.
Belki bir yerde hikayesine konu olmuştur.
Belki de hepsi hikaye olup uçmuştur.
Ne bilirsin?
Empati yapman için,nefsin sana aynadır!

Sadece dışa bağlı kalmış bedenimiz ne bilir?
Yok mudur insanın vicdanı,
Dış görünüşe göre yargılayana ne denir?
Var mıdır içten gelen değerden ötesi?
Var mıdır kalpten gelen sevgiden ötesi?
Yoktur!
İnsanı insan yapan değerleriyse eğer,
Sende uyuma.Uyan,gözlerini aç!
Koy kendini onun yerine,bir kez daha bak kendine.
Son dönüşür zaten empatin,sempatiye!
 
Gönderen:
Soner Türüdü

Şiir ismi:
Çanakkale

Şehir:
Ankara

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
18:57


Vatan millet uğruna canlarını verdiler,
Mermilere imanla göğüslerini gerdiler,
Oyuldu vatanıma dikilen kem gözler,
Yiğitlerimizi anlatmaya yeter mi sözler?

Gökler tutulmuştu cenk havasıyla,
Borçluyuz kefensiz onca yatana,
Çanakkale’yi anlatamaz kimse yazdıklarıyla,
Ölümsüz şair Mehmet Âkif dışında!

Yağmur gibi yağardı mermiler mehmetçik üstüne,
Bıyıkları terlememişken şahlandılar ölüme,
Sevdaları türkülerde, canları ise sırat köprüsünde,
Kanları göz yaşlarına karıştı, dönüştü azgın bir sele!

Bu toprağın üstüne başka bayrak dikilmez,
Yiğidin şanına ise kıymet biçilmez,
Pınarlar kan akar damla içilmez,
Türk’ün kalesi düşmana geçit vermez!

Şehidimin gülden teni,cennettedir naâşı,
Saf tutar zafere inancıyla,gücü iman kaynağı,
Gönlümüzde taht kurdu birer birer ruhları,
Çanakkale,cennet bahçesinin tatlı sıcağı!
 
Gönderen:
derya çarkı

Şiir ismi:
babam benim

Şehir:

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
18:10


Yağmur yağıyor gönül pencerem kapalı
Bir yaraki sızlıyor en derinde
Ahşap eski bir evdi ama
Sıcaktı sıcacıktı
En güzel duaları onun için okudum                                                        
Zor günlerde beni koruyan
Bu evdi sevdiğim tek mekan
Çünkü içindebiricik babam vardı
Çünkü içinde kocaman bir yatardı
Canım babam
Sevdiğim sevebileceğim tek adam


Bizim içini herşey
Her şey şu altı kardeş içindi
Hergün bizim için gider çarşı pazar
Dolaşır dururdun
Cebindeki son parayla alırdın bize en güzel giysilerimizi



Yine duramadın benim için
Yürüdün yolları ağır ağır
Hastaydın yorgundun biliyordum
Ama yine dayanamadın geldin işte
Beni okulagönderebilmekti tek amacın
Ve biraz harçlık verebilmek


Seninle geçirdiğim son günümdü bir.
Bir daha göremeyecektim yüzünü
Ellerini tutup koklayamayacaktım
Boynuna sarılamayacaktım bir daha
Ve babam diyemeyecektim haykırırcasına
Ah babacığım ne kadar yalnızım bir bilsen
Meğer sen benim
Hem sağımmışsın hem solumsen yoksun ya eksik kolum kanadım

Hani soranlara derdin ya övünerek
Benim kızım doktor olacak diye
Evet kızın doktor olacak
Kurumuş yaralara merhem olacak
Çöllere yağmur yağmayacak yine belki ama
Kızın doktor olacak babacığım
 
Gönderen:
Samet Kemerkaya

Şiir ismi:
Bile Bile

Şehir:
İstanbul

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
16:17


Sevmek !
Haddimi aşmak istemiştim bir gün, arkamda bıraktığım bir kaç günüm çaresiz.
Çaresizce olgunlaşan günlerim, yıllarımı büyütür ! Ben yıllarca severim senden habersiz..

Aslında giderken arkana bakman da bir emanetti benim için,
İçimde sakladığım..

Ve gözlerim, arkana bakmadığını söylüyor !
Tıpkı senin gözlerin gibi, bana olan özlemin gibi,
Yalan söylüyor..

Şuram çok acıyor..
Bak, ben yine kendi yatağımda yani senden uzaklarda, ayrılığımızın şerefine ağlıyorum..
Çok ağlıyorum biliyor musun? Gözlerim sarhoş oluyor..


Ve şimdi yüzümün bir yarısı bembeyaz, Ekim gibi.. Kasım gibi..
Diğer yarısı ise simsiyah ! Hani "O"nun gibi, tıpkı gidenler gibi..

Şimdi yüzümü yeni bir Ekim mi beyazlatacakmış sevgili?
Bize başkası kutsal sayılmaz ! Sen bilemedin mi? "Aşk" asla satılmaz… .

Acıyı tatsın hücrelerim, damağımda kalsın.
Gerçi acıda sensin! Kahreden de sensin!
Gönlüm her gün kahroluyor, söylesene sen nerdesin ?

Çokları gibi.. Çocuklar gibi..
Ellerimde solmak için koparılmış, bir papatyaya bağlardım bazen tüm umudumu. / harcardım..
-Seviyor, sonra "sevmi..", söyleyemezdim işte.. Orayı hep söylemeden geçerdim..

Ben alıştım böyle çocukça oynamaya, çocuklar gibi ağlamaya..
Bazen sevdiğini söylerdin,
Ben sevinçten sırılsıklam olurdum sana meftun gözlerimle..
Ve inadına, inanmazdım gözlerindeki sahteliğe!
Aslında sevmediğini bile bile..

Sabah uyandığımda öyle usulca gidişlerin vardı benim rüyalarımdan,
Defalarca tövbe ettiğim de olurdu uykularıma
Sonra yine bozardım tövbelerimi, bir kaç rüyanın hatırına..

Bazen, ben böyle mahallede top oynayan çocukları izlerken
Zaman zaman hayalin belirirdi camım da!
Ben gerçek sanıp, parmağımı sürer camı yoklardım
Sen yine giderdin..

Bende arkandan hep, adımızın baş harflerini çizerdim buğulu camlarıma
Ortasına da şöyle bir kalp çizerdim işte !
Aslında sende olmadığını bile bile..   

Biliyor musun sevgili ?
Benim hâlâ yıllardır cebimde gezdirdiğim kalp kırıklarım var !
Benim gibi, senden geriye kalan..   

Ve ümidim sende kaldı.
Belki bir gün dönersin diye, inadına yaşıyorum !
Aslında dönmeyeceğini bile bile..

İnadına yaşıyorum sevgili ! Duyuyor musun ?
Aslında yaşamadığımı bile bile..

Samet k.k
 
Gönderen:
Berk Gürel

Şiir ismi:
Taşlayalım bahçeleri

Şehir:
İstanbul

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
16:16


En derininden karışsana kanıma
Karmaşanın ortasında
Bul beni şuracıkta
Gül yüzüme inceden
Irak olsun gözlerden ama
Canı çeken olur aşkı
Lükstür çokca! yakar canı
Gıpta ettirmeyelim onca insanı en derinden

Gitmediğimiz yer
Yapmadığımız çocuk kalmasın
Ağlayalım, çocuklar uyutsun bu sefer
Konuşmadan tartışalım karavanda, içimizden

Taş atalım bahçelere
Belki duyan olur, anlatırız aşkı
Ama öyle değil! edepsizce

Bir hışımla sev beni
İki asır bitmeden
Sere serpe uzan önüme bir de
O an yeter koca ömrüme.


Berk Gürel
 
Gönderen:
BAHAR KILINÇASLAN

Şiir ismi:
SESSİZCE

Şehir:
Giresun

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
15:23



SOĞUK BİR GECEYDİ SENİ KAYBETTİĞİM GÜN
DÜN GİBİ HATIRLARIM
ÖYLESİNE ÜZÜLMÜŞTÜM Kİ
DÜN GİBİ HATIRLARIM
SENDİN YARİMM CANM HERŞEYİM
AMA NE OLDU KAYBETTİM
ELİMDEKİ EN DEĞERLİ ŞE Yİ
GERÇEYİMİ
BOŞLUKTA SESSİZLİĞİN DERİNLİĞİNE BIRAKTIM
ÖYLESİNE ÜŞÜDÜKİ ELLERİM
SENİN SICAKLIĞIN YAVAŞ YAVAŞ KAYBOLDU BENDE
YOKTUN AĞLADIMM SESZCE
YAŞLAR DÖKÜLDÜ GÖZLERİMDEN
HAYALİMDİN KAVUŞTUĞUM
YOKSUN ŞİMDİ
VAROLAN HAYALİMİ YAŞIYORM
HAYIR SADECE YOKLUĞUNA AĞLIYORMM SESSZCE
 
Gönderen:
resat turan

Şiir ismi:
dostum

Şehir:

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
13:45


     
sevgi dediğim gecenin süslendiği
yıldızların altında rüzgarla birlikte savrulan kokuna
hasret kalbimle denizin kumsalın da ay ışığılan resmini
çizerim gözlerimdeki parlayan gözyaşlarımla dostum...
 
Gönderen:
resat turan

Şiir ismi:
SEVİNÇLE GÜLMEK

Şehir:
İzmir

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
13:18


       
            
            SEVİNÇLE GÜLMEK

        SEVGİYLE GÜLMEK GİBİSİ VARMIDIR
        YÜREĞİNDEN SEVGİ TOHUMLRIYLAN GÜLÜŞÜN VARMIDIR
        HASRET RÜZGARIYLA SEVİMLİ GÜN VARMIDIR
        DOSTLUĞUN BULUŞTUĞU GÜNDÜR SEVİNÇLE GÜLMEK

        GECENİN BİR VAKTİNDE İÇİN İÇİNİ YİYOR
        SEVİNÇLERİN KALBİNE SIĞMAZ OLUYOR
        SEVGİ BAHÇEN GÖNÜLLERDE TAHT KURUYOR
        YÜREĞİNDEN SEVGİ TOHUMLARINI DAĞITMAK GELİYOR

        DENİZİN O GÜZEL MAVİSİYLE GÜLÜYORUM
        GECENİN AYAZINDA GÜLEN GÖZYAŞI GÖRÜYORUM
        GECENİN KARALIĞINDA ASILLI RESMİNİ GÖRÜYORUM
        GECEYİ AYDINLATAN SEVİNÇLE GÜLEN GÖZYAŞLARINI SÜSLÜYORUM

        GURBETTEN GELEN RÜZGARİM
        SEVİNÇLE GÜLEN KALBİMLE SEVİYORUM
        HASRET RÜZGARLARIN SAVURDUĞU BİR BEYAZ KAĞIDIN ÜSTÜNDE SEVİNÇLE GÜLENİM
        SENDEN SADECE İSTEDİĞİM KARAGÖZLERİNLE SEVİNÇLE GÜLMEK
 
Gönderen:
reşat turan

Şiir ismi:
BEKLİYORUM SEVGİ DOLU GÜNLERİMİ

Şehir:
İzmir

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
13:09


    
            =BEKLİYORUM SEVGİ DOLU GÜNLERİMİ=

        Sevinçlerim içimde tutsak kaldı
        Hasretim sevgi dolu günlerime
        Denizlerle birlikte daldım sevgili
        Ne yapsam yüzüm gülmüyor
        İçimde sanki ateşler kabarıyor
        İçimde sanki volkan gibi

        Hayalim düşler sahnesinde
        Yalnızım dediğimde hiç hisedilmiyorum..

        Gözlerim ufukta bekliyorum
        Güneş gibi doğmayı
        Rüzgar gibi esmeyi
        Tohum gibi çiçek açmayı
        BEKLİYORUM...BEKLİYORUM...."SEVGİ DOLU GÜNLERİMİ"....
 
Gönderen:
Gökhan Oyur

Şiir ismi:
Vazgeçtim Herşeyden

Şehir:
Afyon

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
12:40


Bak soğuyor havalar gideceksin diye
Ağlatacaksın yine arkandan beni
Dayanamıyor ayrığıla doğa bile
Görmek nasip olur mu bir daha Sen'i

Gidişini düşünmek bile yakıyorsa bu kadar kalbimi
Sensizlikle nasıl yaşarım bilmem
Söyleyemedim sana Sen'i Seviyorum
Yokluğunda da kimseye diyemem

Gözlerine bağlı kalmak için ben
Ölmeyi seçtim vazgeçtim herşeyden
Yine de inanmadın sevdiğime
Bunu duyunca hepten yıkıldım ben

 
Gönderen:
Gökhan Oyur

Şiir ismi:
Seviyorum Delicesine

Şehir:
Afyon

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
12:39


Bak soğuyor havalar gideceksin diye
Ağlatacaksın yine arkandan beni
Dayanamıyor ayrığıla doğa bile
Görmek nasip olur mu bir daha Sen'i

Gidişini düşünmek bile yakıyorsa bu kadar kalbimi
Sensizlikle nasıl yaşarım bilmem
Söyleyemedim sana Sen'i Seviyorum
Yokluğunda da kimseye diyemem

Gözlerine bağlı kalmak için ben
Ölmeyi seçtim vazgeçtim herşeyden
Yine de inanmadın sevdiğime
Bunu duyunca hepten yıkıldım ben

 
Gönderen:
Gökhan Oyur

Şiir ismi:
Seviyorum Delicesine

Şehir:
Afyon

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
12:37


Seviyorum Seni delicesine
Merdivenlerini tırmanır gibi hayatın
Ve düşecekken tutunacakmış gibi demirlere
Bırakırsam, tutamazsam ölecekmiş gibi
Yokluğunda küle dönecekmiş gibi
Ufak bir ateşcesine, sönecekmiş gibi
Ama daha güzeli Seni Sen gibi
Seviyorum delicesine
 
Gönderen:
MEHMET KOÇYİĞİT

Şiir ismi:
yine kalasın bana

Şehir:
Şanlıurfa

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
11:31




gülme nolur halıma
neler geldi başıma
o yar geçince benden
engel oldu aşıma

kaşları kara kara
açtı gönlümde yara.
yaşayamam ki sensiz
yarim gel beni ara.

sevdalıyım sevdalı
gönülümden yaralı.
yandım,bittim,kül oldum
yare aşık olalı.

gözlerin rengi ela
açtı gönlümde yara.
kimse almasın seni
yine kalasın bana.

gözlerinde kayboldum,
bakınca o yar,bana.
kendimden geçer oldum,
yar,ellerin olunca.

sende buldum gerçeği,
güzel aşkı,sevgiyi.
senden öğrendim yarim,
candan öte sevmeyi.

günüm sensin,gecem sen,
yarim sensin,bir tek sen.
baharımsın,yaz'ımsın
kırda açan gülüm sen.

şaşkın,benim mahlazım,
ben söylemem,yazarım.
yar benim olmaz ise,
kara yazma bağlarım.
 
Gönderen:
erol hepcan

Şiir ismi:
yağmur başladı

Şehir:
Manisa

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
04:44


Dün bitti, bugüne uyandım.
Hayat bir denizse, ipimiz kopmuş sandaldım.
Düğünümü mezarlıklarda yapardım.
Saat üç ise ben iki saydım.

Paragraflarımın sayısı sınırlı,
Kediler köpeklerle barıştı.
Yalınlarımı yalan sanardı,
Daha kendimi anlatamadan
Yağmur başladı...

Kalabalık ortamda yalnızdım.
Dışardan iyi biri sayıldım.
Ben hep biz diye anıldım.
Beyazları siyaha boyardım.

Onlar hep gölgeme sarıldı,
Dostlar düşmana kanardı.
Müziksiz ritme alıştı.
Ellerimi duaya kaldırmadan
Yağmur başladı...

Cevapsız sorular arardım.
Kanatsız kuşlarla uçardım.
Alacakaranlıklarda uyanırdım.
Başlı başına bitkisel hayattım.

Gözlerimi açamadan kapandı.
Ağrılarım zaten kiralıktı.
Haykırışlarım hep azaptı.
Tam yanmaya alışmışken
Yağmur başladı...
 
Gönderen:
erol hepcan

Şiir ismi:
-ıymışım değil -ıyım

Şehir:
Manisa

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
04:29


Korsan yaşama alışmışım, orjinalliği bekleyemem.
Ben hep uykuda çalışmışım, ayakçılığa direnemem.
Saatleri gece üçe kurarmışım, gündüzleri ben pek gezemem.
Ben bu hayata bayılmışım, elimdekilerden vazgeçemem.

Serbest meslek erbabıyım, öğrencilikten hiç haz etmem.
Doktorum, mühendisim, öğretmenim; tahtlarda pek yer etmem.
Komşuda pişirir evimde yerim, tatlılardan hiç söz etmem.
Alışmışım, kudurmuşum, betermişim; atasözleriyle dinlenemem.

Büyükleri pek takmazmışım, şapkam eldivenlerim atkım varken.
Söylenenlere kulak asmazmışım, radyoda rock müzik çalarken.
Pederi örnek almalıymışım, elim ağzımda esnerken.
Çok kitap okuyup otçullaşmalıymışım, magazin dergilerinde gezerken.

Bir kıza aşık olurmuşum, başka ihtiyacım yokken.
İlk göz ağrısından ölürmüşüm, kaşımın gözümün sadakasıyken.
Kafamı duvarlara vururmuşum, kadehin dibine vurmak varken.
Adamın hası olurmuşum, hamamın tası olmak varken.

Yolda bir kız görmüştüm, gözlerimi kaçırmalıyım.
Yoksa aşık mı oluyorum? Derhal bir iş bulmalıyım.
Bir kız beni düzeltebilirmiş, okuyup adam olmalıyım.
Tamam şair bey dersimi aldım,
Yapmalıymışım değil yapmalıyım.
-ıymışım değil -ıyım !
 
Gönderen:
nurşen kaya

Şiir ismi:
SEYREDİYORUM ALEMİ

Şehir:
Diyarbakır

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
01:07


karanlığın baskın olduğu yerde seyrediyorum alemi
soluyorum dumanlı havayı
uzaktan uzağa kuş sesi
soğuğun en keskini

kalabalıklar içinde kaybolan benliğim
gecede kendinin farkına varıp
uzağın hissedildiği zincir zincir sabahlara inat
gecesinde yakın hissediyorum evdiklerimi

gecenin ıslak kaldırımlarında
bir parça loş ışık hüzmesinin altında onlardan habersiz
sewdiklerimle bluşup
olup bitenden bişey anlamadan şaşkınca yaşıyorum hayatı
 
Gönderen:
nurşen kaya

Şiir ismi:
BİLMİYORUM

Şehir:
Diyarbakır

Tarih:
27 Nisan 2013, Cumartesi
01:02


sisli dumanlı dünyanın yanında yer almışken
çoktan bırakıp gitti seni en güzelin en bir tanen
anlamışken lanet gündüzlerin oyalanmalarla sewdiğinin arasına
nasıl mesafeler koduğunu

sen gecenin yakınlığına sığındın sen sen ki senden başka bir tane yoktu
gecede en maisum halindeydi sewdiin üzemezdki seni
rüyalarda buluştun gecenin rüzgarları okşayasıca saçlarını
serseri
neredesin çılgın
hangi sokak kalmadı gezmedik
başını öne eğmişken işlemediğin bir suç için

söylesene ey delii bu gece kuşlar bekler bizi
yıldızlar dinler derdimizi
gök ağlar be halimize
boşa geçen emeğimize
acımıza

sen çık herkes uyurken mesafelerin korkuların uzağın olmadığı
her mekana üşü iliklerine kadar üşüki üşüde ne bileim üşü işte
bırak sıcağı sıcakta herkes uyur sen gel sen gel be
ayaz dedin mi yalnızlar deil anlaşılmayanlar gelsln

sen koş bu gece serseri
çocukluğuna hasretin olmadığı özlemi bırak uzaklık korkusunun olmadığı
yere uğra
tut sımsıkı
sakına bırakma
belki düzeni değiştirmeyeceksin ama düzende olmayacan be serseri

sen kendi aleminde kralsın
cennet dediğini er isteyene
bırak düşmanın arkandan atıp kendş yakalasın
bir ömür be serseri değer verdiğin sana değersiz oldunu hissetirince
işte o an iyiki bir ömür oldunu anlıyacaksın
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
HADİ GİT

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:39


Ne bu sürgün , ne bu gidişin
Ayrılığa kurduğun köprüler
Yusufcuk kanatlı baharıma düşen kızgın güneşsin
Soldurdun renklerini
Kara kitap gözlerim susuz nehir yatağında çakıl taşları
Suyla ışığın kavuştuğu yakamozlara ay kırgın
Tükettin yüreğimi
Duvarlar şahit gönül üzgünlüğüme
Yetmedi mi?
Hadi git
Bitsin bu işkence
Bitsin bu çileli günlerin cömertliği
Kırılsın aynalar
Dökülsün sırları,riyasız
Çöksün gökyüzün, yıkılsın kırmızı kiremitlerin
Çöksün kahkaların, toprakta dinlensin bundan gayri gönlün

Patlamasın   tomurcuk çiçeklerin
dostun olmasın
Sarmasınlar belini, sarılmasın gönül   yaraların
Üşüsün ben yoksam düşlerin
Sen yoksan
Sana yanıksam
Saman alevi gibi değildi sana yüreğim
Ne anlamı var   gülümsemeyen, serinletmeyen karayelin
Hadi git,huzur bulmasın yüreğin....
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
BAHAR KAPIDA

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:24


Mapushane damına düşmez aydınlığın çizgileri
Duvarları rızıksız   merhaba demez ışık
Solgun, nemli duvarları öfke dolu
Yenilgiye uğrayan güneşe
Boy salar ateş çiçekleri dilsiz geceye
Emektar anıları boyun büker
Demirkapının kilidine, ranzasında
Türküleri yanar sevdanın
Nemli gözlerin ter kokan düşleri
Volta atar yeşile hasret taş betonlarında


Kilitlenir sınırlar,Maviye hasretin özlemi
Çığ düşürür yarınlara
Kasılır kalır gülümsemesi dudaklarında
Kördüğüm olur acının rengarenk fişeği yüreğinde
Şaklar acımasız   büyük yanlızlığın kırbacı yüzünde
Göğüs kafesi demirci   ustası körüğü
Öfkesi ayakta, kokusu siner    kıvılcım saçar
Gözlerine mil çekilen adaletin fitiline
Mapushane damının oluklarında
Rüzgarın öptüğü yaprakta namus ayakta
Ayışığında kabarır umudun gölgesi
Adalet kar altında kalsa da bu mevsim
Kış yanacak savrulacak külleri
Aç kollarını   iki yana çok yakında elbet
Bahar kapında!
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
AY IŞIĞI ŞARAP VE BEN

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:23


Bir şişe şarap ,kadeh ve ben
Ayışığında gizlediğim
Sökük , dikiş tutmayan yamalı   düşlerim, Birde
Yanında
Biraz beyaz   peynir ve savrulan kırmızı güller
Söz geçiremediğim gönlüm    çatlatır
Harlı    temmuzda
Kuzey yıldızını   
Derbederim...
Öfkeliyim dönen dünyaya
Zorba kesilen zamanın
Akreple yelkovanı söktüm yerinden
Şekere yatırdım Çıkrıksız kuyularında
Kabuk tutmamış
Kanayan   yaralarımı
Şişelerinde      gizledim
Sessizliğe yol alan gemilerimi
Esir tuttum kadehimde ki dudak izlerimde..
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
YANGIN YERİ

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:21


Kaynattığım portakal reçeli kalsın tencerede
Dikmeyeceğim eksik kalsın
Bir iki    gömlek düğmesi
Düzen bekleyen çekmeceler
Düzenlemeyeceğim banane
Günlük işler, öte beri işte, hergün
Beynimde dörtnala koşuşturan atların
Nallarından çıkan kıvılcımların yüzü yok
Astarı yok
Yorgunum ,     
Ayaklarıma dolanıyor   alın terim
Yokluyorum kalbimi ellerimle
Mürekkebi tükenmiş kalem   gibi isteksiz
Yaramaz çocuklar gibi mızıkçılık yapıyor
Yazmıyor güne
Ağzıma bir parmak bal çalan
Serseri hayatın renklerine kanmak
Yaşam bir gündür
O da bu gündür diyebilmek için kirişi kıracağım
Kıtlıktan çıkan aşk gibi
Gökyüzünün güzelliğini saracağım ruhuma   Kuşlarla ıslık çalacağım rüzgarın eteklerinde taşıdıkları yağmur bulutlarına

Karlı   bir kış   gününün    güzelliğini çam ağacının yaprağında
Canbazlık yaparak geçireceğim
Düşersem    aşağısı yangın yeri....
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
Mavi düş perim

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:20


Ne ben eski ben
Ne ev eski ev
Bu bir veda
Ayrılığın çanlarını çalıyor
Aklına estikçe
Düzmece
Hesaplar    kesiyor
Yakamdan düşmeyen   kahpe felek
Aç   karnını     doyuruyor kesilen nefesimde
Can parçam gözlerimin yaşında
Kalemini kırıyor mavi düş perimin
Namlunun ağzındayım
Gönlüm darda,   güneşime el koyuyor
Kahpe feleğin haramileri
Boz bulanık günlerin titrek ışıklarında   
Yalandan okşuyor umutlarımı , kurtlar sofrasında didikledikçe ruhumu
Yaktıkça canımı felek
Tırnaklarımı    bilerim   ,daha   uzun soluklu hükümler keserim
Yüzünün çürümüşlüğünü gösteren   feleğe
Beslediğim güvercileri bir bir esir tutan
Kanatlarında kırılan    susuz, ekmeksiz
Kafese koyduğun umudumun
Çaldığın ruhumun ,talan ettiğin bedenimin
Hayatın duvarlarını yoklayan ellerimi
Borçlu   çıkaran feleğe
İsyanım var
Borçlu değilim sana , asıl
Alacaklı olan    benim senden!
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
GÖKKUŞAĞI

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:17


Sensiz ne ekmeğin
Ne denizde ki sandal sefalarının
Ne gümüş kanatlı martıların   söylediği şarkıların tadı var
Kurumuş ağaç, vahasız   çöl gibi can suyuma hasretim
Giderken veda etmeyi sevmem
Çok yakında yine geleceğim
Avucumun içine koyduğun resminle
Bekle beni   demiştin
Koca günler devirdim, iki yıla yakındı beklediğim
Haber salmışsın bir arkadaşınla
Nisanda
Nisan yağmurlarıyla birlikte gelecek mişsin
Ne kadar özledim bir bilsen
Hasretinin tırtılları koza ördüler
Boş kalan sol yanımda
İçim kıpır kıpır
Cezveden taşan kahve   köpüğü gibi
Buzlu camın arkasından yollarını beklediğim
Kulağımı kapı kirişinden alamadığım
Çilingir soframız ayık kaldı
Evin damında gezinen kumrular    aşk sarhoşuydu
Ben ise deli divane gibiydim yokluğunda....
Gelmenle bulutlarım uyanacak
Evimizin içine dışına aydınlık taşacak
Biliyorum mızıkçılık yapmayacak nisan yağmurları
Yine yağacak ıslatacak bizi
Tepeden tırnağa
Damda gezinen kumruların gözü kamaşacak
Uyuyan bacamız uyanacak
Geldiğin gün yalınayak koşacağım kollarına
Kederimi serinleteceksin
İri üzüm tanelerine düşen su gibi
Çıplak beline sarılacak gökkuşağın
Kavuştuğumuz nisan yağmurları altında..
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
Biliyorum Gelmeyeceksin

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:16


Biliyorum gelmeyeceksin
Şafak söktüren yıldızlar kadar uzaksın yüreğime
Gün olur da bir gün
Bir gün yüreğin çarparsa benim için
Yaseminler açacak her dalımda
Kanım daha bir deli akacak damarlarımda
Sen olmadan kıyısından seyrediyorum hayatı
Kıyıyı serinleten dalgaların
Basıyor aramızda ki mesafeye tuzunu
Sokaklarıma gölgen düşmedikçe
Yararı yok sahte gülüşlerimin
Biliyorum
Sen yoksan
Anlamı yok gürül gürül akan suyun
Kurbağanın aşkına yaptığı seranatın
Kim demiş gözden ırak
Gönülden ırak   denen   yalanı
Arap saçına dönen kırmızı şafaklarım
Islak yastığım, zemheri yaşayan baharım
Günebakan çiçeği ellerin
Yakıyor uzakta olsan da yüreğimi
Sen varsan değerli oluyor kıymık parçası
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
BİR HABER UÇURSAN

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:14


BİR HABER UÇURSAN



Seni düşünmenin yürek sarhoşuyum
Aklımın sınırlarını zorluyor yokluğun
Hüznün    elli renk tonu , elem
Çiçeklerini açıyor yıkıntı gönlümün duvarlarında
Tenha sokaklara düşen yağmur damlasıyım
Evsiz, barksız, şenliksiz
Sokak çocuğu yanlızlığında
Sevgisiz kaldım   her yeni doğan güne
Bir haber uçursan
Gel desen
Zihnimden hemen firar edecek sonbahar
Baharına düşecek adımlarım
Hüzünlerime yol    verecek
Gamzelerimde   çiçek açan begonviller
Uçurduğum ak güvecinler
Yırtacak     ağır   sisli havayı
Köprüaltında kalacak anlamsız bakışlarım


Aç kollarını iki yana
Gözlerin değsin gözlerime
Kutsayalım aşkımızı
Yüreğin yüreğimde,
Ovsun ellerin incinen ruhumu
Dökülsün saçların yüzüme       
Silinmesin   bahar bahçemden
Bırak kalsın ayak izlerin ...
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
AFİLLİ YALNIZLIK

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:12


AFİLLİ YALNIZLIK
Kabarınca yanardağ ağızlı ,alaycı yalnızlığım
Geceyi bölüp bedenime bulandığında
Tomurcuklanır yanlızlığımın mayası
Naftalin kokan zamanlar çöreklenir yastığıma
Ateş keser penceremin perdesinde ki dilsiz kırmızı fenerler
Mor fiyonklu yıldızlar sallanır eteklerinden
Havaya selam durduğunda yalnızlık
Ayın karanlık yüzü düşer camın buğusuna
Duvara çarpan gölgem isyan kesilse, hiddetlense
Yine de
Riyasız gelir bana
Susan dilden
Konuşan dilden daha samimi bulurum bedenime sarılan
Tenimi acıtan gece mavisini
Afilli yalnızlığımın
Tutsaklığını
Tren raylarında alnın öperim
Asfalt boylarında   beyaz çizgilerden toplar
Vapur düdüklerinde yıkarım
Ellerimle gererim gökyüzünün ipine
Rüzgarlar kurutsun çiçek gülüşlü
Yalnızlığımın utangaç bakışlarını
Mutlaka bir gün yalnızlığımı
Gömeceğim batan güneşin kızıl rengine...



 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
Sesimi duyan var mı?

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:10


SESİMİ DUYAN VAR MI?



Çok yorgunum


Pestil gibi ezilmiş duygularım
Kültablasında akşamdan kalan
İzmarit gibiyim
Renkli akan gözyaşlarım çırpınıyor
Bir karış suda,boğuldum boğulacak
Haykırıyorum
Sesimi duyan yok mu?
Ses verdi kap...ımın hemen önünde ki elektrik direği
Başını eğdi
Prangalıyım buraya dedi
Billur ışıklarıyla selamladı,
Göz kırptı
Yoldaşın olurum her karanlık gecede
Aydınlatırım seni
Havanın ıtır kokularını getiren
Rüzgarın
Ateşböceklerin
Güllerin yapraklarında
Çiğ tanesi renklerin çümbüşü altında
Yepyeni bir güneş doğacak yakında,   
Üzülme
Hüzünlerini yak,
Savur küllerini
Aydınlık yarınlar bizim   
Biz Prometehous'un çocuklarıyız '' dedi.
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
DAYAN KALBİM

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:08


DAYAN KALBİM



Acılarla yoğrulan dünya
Çocukların ağlayan gözlerinde iğneli topaçlar çeviren hainler
Kötü ruhların ölüm   çemberi çevirdikleri sokaklar
Kahpeliklerin kol   gezdiği,cirit attığı
Köşe başlarını tutan cehennem zebanileri
Gökyüzünden döktükleri puşt    rahmetleri yakıyor çocukları
İfrit gözlü çilingirin elinde
Kapıların anahtar deliklerinin listesi
Ardına kadar açıyor
Vicdan yoksulu,   küf kokan yürekleri
Soyuyor dünyayı çırılçıplak
Ters yüz ediyor ırmağını ,balığını,balını
Karanfil kokan havasını buduyor dağların
Kuşu, kurdu ölüm orucuna yatırıyor,acımasız
Engerek zehirini akıtıyor ölüm kusuyor    sırıtarak
Dünyanın yediveren gül kalbine
Yıkıyor dünyayı bir baştan bir başa
Hayasız ellerinde masum çocukların
Mühürlü gözleri hayata son bakışları adressiz
Dayan kalbim ihanet etme bana
Şimdi hiç zamanı değil diren kalbim
Yapacak çok işimiz ,gidecek dikenli yolumuz var
Dayan    kalbim
Zafer bizim olsun
Kırklayalım dünyayı alın terinin kutsallığıyla
Mühür gözlü çocukları özgür bırakalım
Kelebeğin kanadında
Kırçiçekleri toplasınlar,ıslık çalsınlar rüzgara karşı
Çıngırağını sallayan
Kuduz salyalar akıtanların
Pis nefeslerini bağlayalım çıkrıksız kuyulara
Hapsedelim güneş görmesin gözleri
Zindanların tozlu halkalarında kalsın arsız mideleri
Dayan kalbim,diren kalbim
Mutluluğun resmini yapacağız
Hürriyet gülüşlü çocukların dudaklarında...
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
ANLATSAM ANLAR MISIN?

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:06


ANLATSAM ANLAR MISIN?

Gönülden gönül yarasından anlar mısın

Çıkmaz sokaklarda elele tutuşan sevdanın

Değirmen oluklarından akan, un gibi öğütüldüğü

Uğradığı düş kırıklıklarını bilir misin

Yel gibi savrulan umutların yok oluşunu

Yazabilir misin bastığım çıkmaz sokalara

Yıkılmış harap bedenlerin acısını

Acıyı bal eyleyen sevdanın, yüreğime torpil koyan

Tükenişimi mum alevinde seyredebilir misin

Yitip giden zamanların ardından sevgili

Bana hoşçakal diyebilir misin?
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
ANBER ÇİÇEKLERİ ZAMANI

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:03


ANBER ÇİÇEKLERİ ZAMANI



Işık hızıyla geçti anber kokan zamanlar
Kilitli kaldı , küf kokan tavan arasında
Gökkuşağı anılar
Suskunluğa gebe kalan
Sökük, yamalı düşlerim
Üstüme devrilir
Yılgınlıklarım başucumda
Köprü kurdu mayalanan öfkem
Kör,sağır günlere
Siğaramın dumanında
Alt üst ederim dünyayı
Bardakta ki şarapta ölür umutlarım
Katıksız yanarım
Işığa dolanan pervanelere
Utanırım göz göze gelmekten aynayla
Dilenirim kapısında çilingirin
Hisseme düşen
Anber kokan zamanları
El açar   tutsak   gözlerim
Dolanır harlı kapıma
Sarı zamanların
Hoyrat   gölgesi...
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
PORTAKAL ÇİÇEĞİ

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
23:01


PORTAKAL ÇİÇEĞİ



Günler devşirirken portakal çiçeğini
Evrenin çarkı işliyor duraksız dünyada
Zaman nara atıyor sallanan sandalyede
İpek ten sağılıyor her tan vakti
Nektar topluyor ziyafet sofrasında
Yabanarısı çizgiler
Yelkovanla akrebin kan kardeşliği
Buduyor zamanı el kapılarında
Korsan olmuş yaralar
Büyüyor gözbebeklerinde
Dokunuyor ruhuna
Uzatmalı kandilin ışığı
Tuzla ovuyor zamanı
Ölüm med cezir
Kayboldu kadının yüzü
Diz çöktü kırdığı aynalara
Zafer arsız çizgilerin
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
MANOLYAM

Şehir:
İstanbul

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
22:59


MANOLYAM



Bir tuhafım bu akşam, can garip
Resimler mahzun, elde var yitik ümitler
Gülmüyor utancından yaprakların yeşiline posta getiren rüzgar
Dövüyor kapımın halkasını
Getirdiği solan manolyamın kokusu
Pencerem kekeme buğusunda söner türküler
Şavkı düştü ayın kırmızı damın yorgun kiremitlerine
Yanar alev alev
Baca tüter    zifiri
Baykuş kanadı isli
Yarasalar şaşkın
Taş kesti yollar
Taş kesti çıkmaz sokak
Kutsanıyor acılar
Acının sağanağı    yüreğime saldı paslı kancayı
Gündönümü yaşamıyor bu akşam
Rehin aldı yüzümü acı satan bezirgan
Serçe kadar ürkek yüreğim
Yırtıp açamadı gökyüzünü
Gözbebeğim de kalan hüzün,
Geceye
Salar    beyaz mendili....
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
DELİKANLIM

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
22:58


DELİKANLIM



Yüreğini oynatıyorsa kelebeğin kanadı

Gözlerin sabit kalıyorsa bir noktada
Hareket etmiyorsa dünya
Erken bitiyorsa gündüz
Yemeden içmeden kesilmişsen
Solmuşsa benzinin rengi
İşgal altındaysa hissediyorsan
Saatin akrepini
Gözün telofonun tellerine takılı kalıyorsa
Güneş daha yakıyorsa tenini
Ay daha parlak akıyorsa odana
Çarşafına   dolanıyorsa   aşkın matemi
Yastığını es geçiyorsa uyku
İşçi arılar gibi çalışıyorsa yüreğin
Hükmedemiyorsan kendine
Aksın can parçana
Elinde ki     demet kırmızı güller
Masallarda ki aşklar kıskansın seni
Kerem olmuşsun delikanlım.
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
Akasya çiçekleri gibiyim bu gece

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
22:57


AKASYA ÇİÇEKLERİ GİBİYİM BU GECE

Beyaz akasya çiçekleri,çocuklar kadar saf yalınım bu gece
Düşlerim var tomurcuklu , çiçekler açan
Yakamozlardan daha pırıltılı
Uçurtmalar uçurdum gecenin karanlığı ipsiz...
Renkli kuyruklarına ay dolansın
Taş sektirdim gökün göğsünde
Dönme dolaplarına bindim gezegenlerin
Topaçlar çevirdim sisli maviliklerinde
Limanlarına bağladım atlastan yelkenlileri
Derinliklerinde kulaçlar attım aralıksız
Gülen yüzlü resimler çizdim bulutlardan gerili tuale
Ebruli şarkılar söyledi seyyareler
Çocuk saflığımın gecesinde,yanı başımda
Yıldızları kağıt helva yaptım bağladım ağaç dallarına
Çocuklar yesin diye
Dağlara ip atlattım bir, iki, üç.....
Pembe düşler sokağında ki sokak lambasına kaydırak oynattım
Mor salkımlı hüzün sokaklarını beyaza boyadım yüreğimin fırçasıyla
Gözlerimden özgürlüğe rengarenk balonlar saldım
Kavuşsunlar hürriyetlerine
Beyaz akasya çiçekleri çocuklar kadar saf düşlerim
Takılmadı dikenli tellere bu gece
Bahtiyarım ...
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
FESLEĞEN KOKUSU

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
22:54



FESLEĞEN KOKUSU

Her fesleğen kokusu getirdiğinde rüzgar
Mavi gecelerin kuytularına
Hayatın zorlukları geçer film şeridi gibi
Sen gelirsin aklıma
Yaşamak ne zormuş sensizlikleri
Saatler hain,dakikalar nispet içinde
Sarı zamanın
Çağla rengin avuntuları kalır ellerimde
Bilirim giden gelmez
En keskin sivri ucuyla bilenir özlemim
Kara günlerim ard arda devrilir
Geçit vermez
Ağaç dallarında özgür
Körebe oynadığım günlere
Saklambaç oyununda saklı kalsaydım
Hiç büyümeseydim
Allara sobelenmeseydim
Dumanı üstünde tüten hayatın...
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
Kız kulesi

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
22:52


      KIZ KULESİ
El ayak çekildikten sonra   yedi tepe İstanbul'a
Uykudayken     şehir   
Her   gece   mavi     sürgün    ruhumu   giyerim
Takarım    Hazerfan kanatlarımı Galata'da   
Aşkım Kız Kulesine nefessiz süzülürüm
Mehtabında   yıkarım hasreti
Yakarım kanatlarımı,yakarım
Şehrin çoşkulu tüm ışıklarını
Rumeli Hisarıyla


Anadolu Hisarı göz kırparken birbirlerine
Boğazın serin sularında
Öpüşürken martılar
Hafız Burhan'dan makberi dinlerim
Gözlerim kapalı
Ayışığı yudumlarım kadeh,kadeh
Aşkım,tutkum Kız Kulesinde
Rüzgarla yarışan
Takalar yüzdürürüm gelin duvaklı
Hasret mavisi çıplak düşlerim
Kaneviçe işliyor Boğaziçin'de
Dile gelmeden konuşuruz
Eteklerinde yağmur getiren sis bulutlarıyla
Boğaziçinde,çakırkeyfim
Öpücük kondururum   doğan güneşe
Kocaman bir dünya çizerim
Her gece mavi sürgün dolar
Boğaziçi'nde düşlerime...
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
Deli yüreklim

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
22:50


DELİ YÜREKLİM
Mecnunluğun tutar bazı zamanlar
Deli bal sevdan
Zehiri ucunda mızrak misali
Derin maviliklerinde vurgun yemiş
Geceyi zifiri yapan çatal yüreğin
Kara tren bacasından savrulan dumanlar gibi
Bazen havaya bazen dalgalara yazarsın
Yankılanır kalbimde
Dudaklarından dökülen
Her iğne kelimen
Kırılır suya düşen ışık gibi hayallerim
Yaşamak senle bir ömür med cezir
Prangasız kumdan kalelerinde
Akıp giden zamanın
Mor düşleri yakar ellerimi
Salkım saçak savrulur
Sürgülü ışıksız kapılarda, kuş gibi ürkek,
Çatlamış nar gibi
Esirliğim kalır hücrende deli yüreklim
Hükümsüzdür sevmelerim...
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
Nerdesin?

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
22:49


NERDESİN?

Nerdesin sevgili nerelerdesin
İki taş arasında mı kaldın
Dağlar mı geçit vermedi
Kar mı kesti yollarını
Demir parmaklıklar ardında mısın
Nerdesin
Yoksa
Pamuk döşeklerde
Yaban ellerde misin
Nerdesin
Dertlerimi biriktirdim bilmem kaç bahar
Denk eder üst üste yığarım
Cigaramı uc uca ekler
Dumanını efkarlı,efkarlı savururum
Çayımı safi dem içerim
Elimde sarardı giderken verdiğin resmin
Gölgeler çıt etse bile
Yollarda kalır eskiyen gözlerim
Nerdesin?
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
Gökyüzü indi şehire

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
22:47


GÖKYÜZÜ İNDİ ŞEHİRE
Vazoya koyduğun çiçekle beraber
Teninin kokusu, tenimde soldular
Dil yarası sözlerin öldüren veda gibiydi
Toz kadar sessiz yatan ayrılık rüzgarı esti aramızda
Acının kozasını ördü, kristalleşen
Ören yerine dönen kalbimde
Her dakika....
Gökyüzü indi şehire
Kara bulutlar sevinçli zil çalıyor etekleri
Havada hüzün istilası var
Beynimde binlerce kovan
Arılar koşuşturuyor
Boş sokaklar gibiyim
Üzerime geliyor duvarlar
Oysa....
Çıkıp geleceksin diye köşe başından
Geceyi gündüze kattım
Ne şamdanlar yaktım tuz biber eken hasretine
Pencere önünde...
Yere göğe sığdıramamıştı seni kalbim
Anladım ki ..
Aynı şehrin insanları değiliz
Aynı doğrularda kesişmiyor dirençler
Seni sevmek ilk kez ağrıma gitti
Anılarımda    yer tutmayacaksın
Karalama defterinde   kalmayacak hapsettiğin yerin
İlikleyemem melez   aşkını dört nala giden saf düşlerime
Anlasan artık...
Tatlı su ile tuzlu suyun karışmadığı yerdeyiz...
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
Yıldızlara gideceğim

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
22:44


YILDIZLARA GİDECEĞİM ...
Sıkıldım yeryüzünün karanlığından, dinci bezirganlardan     
Ebu cehilin ruhuna rahmet okutan şeytan evliyalarından
Alandan talandan ve savaşlardan hemde ço..k.
Merdiven dayadım gökyüzüne
Yıldızların koynunda sakladığı dostluklara gideceğim
Arkama bile bakmadan
Komşularım olacak güler yüzlü mavi gülücüklü.
Ay göz kırpacak hınzırca..
Bazen yarım ay bazen dolunay dolanacak yüreğime
İşte çoban yıldızı
büyük ve küçük ayı
kuyruğu ateş gözlü halley
Güller sermiş göğün göğsüne samanyolu   
Karşımda şimal yıldızıyla hoş sohbet
Arada tavla da oynarız mesala
Üç mars bir dans sonrsında tavla koltuk altında       
Bir iki kadehte sek hiç te fena olmaz hani
Bir de iki yıldız arası hamak özgürlüğe sallanmak       
Yıldızlarla beraber tango yapmak mesela!
Haber saldım yıldızlara geliyorum dedim basar mısınız beni bağrınıza
Bahar düştü gözlerine
Kucakladılar büyük bir nezaketle
Yeryüzüne sadece papatyaları seyretmek için bakacağım.
Dost bildiğim arkadaşlarıma yıldız koparıp saçlarına takacağım.
Kendini bilmez kişlere senfoni yazacağım dostluk kardeşlik üzerine.
Aymazları uzayın kara deliğinden içine atacağım.
Yeryüzünün karanlığını anlattım yıldızlara
Tüm yalınlığıyla, demirkazık tüm heybetiyle
Geçit olmaz dedi sömürüye....
Nebula haykırdı birden sarmalında sakladığı ateşle
Faşizme de elbette...
Ortak kararımızdı yeryüzünü güzel kılmak
Başladı hazırlıklar kuruldu orkestramız
Maestro zühre yıldızımız
Başladı ışık hızında barış,kardeşlik şarkısı çalınmaya
Yankılansın ses bulsun sağır kulaklarda
Yıldızlar dolsun vicdanı kötüye ağdıran yüreklerde....
 
Gönderen:
Nurten Şahan Ataoğlu

Şiir ismi:
Suçsa seni sevmek

Şehir:
İzmir

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
22:40


SUÇSA SENİ SEVMEK



Say ki unutmadı ressamını tuali
Söküp atamadı kalbinden
Çakmak çakmak yanıyorsa
Yolların virajlarında   sabahlıyorsa gözlerim
Koyun koyuna yatıyorsa dilsiz   renklerim
Umarsızca uçurumdan düşüyorsa
Sana uzattığım ellerim
Kesiyor nefesimi
Söküyorsa ciğerimi yerinden
Hücrende hapisler yatmışsam
Çıplak geceye vurgunsa aşk    
Suçsa sevmek seni
Giyinirim karanfil kokan beyaz gömleği
As sürtük darağacına
Suçlu kalbimi...
Yakmaz, acıtmaz yağlı ipi
Karanlık düşsede saçlarıma
Göçebe olsanda tuale
Hücrende çıplak kalır hasretim...
 
Gönderen:
Recep Güler

Şiir ismi:
Aşk Yasak Bana

Şehir:
Bursa

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
21:55


Aşk yasak bana,
Seni seninle düşünmekse,
Uykusuz gecelerime hayalini katmaksa,
Adını her daim anmaksa, aşk yasak bana.

Çiçeklerin dilinden anlamaksa,
Adını sonsuzluklarda duymaksa,
Söylemek istediğim sadelikten ibaretse,
Gözlerimle anlatmaksa herşeyi, aşk yasak bana.

Ümitsizliklerle her dakika kahrolmaksa,
Kadehlerde sarhoşluğu bulmaksa,
Her sarhoşluğumda haykırmaksa,
Şu garip gönlümde, aşk yasak bana.

Sözcüklerde söylemekse iki kelimeyi,
Gece yarıları dertli şarkı dinlemeyi,
Her insan gibi bir güzeli,
Sevmekse gaye, aşk yasak bana.

Beklemekse her yeni günde güneşi,
Özlemek gün boyu hayalinle seni,
Hatırladığımda seninle geçen günleri,
Anımsamaksa tek birşeyi, aşk yasak bana.

Bahane bulmaksa eğer yalnızlığa,
Unutmak için çabalamaksa yokluğuna,
İsmini yazmaksa sonsuzluklara,
Ve hala niyetim sevmekse, aşk yasak bana.

Bir gecede silip atmaksa maziyi,
Yakıp yıkmaksa sana dair herşeyi,
Vazgeçmekse söylediğim sözleri,
Sev diyorsan hala beni, aşk yasak bana.

Beddualarınsa bana acı çektiren,
İhanetse eğer bana seni unutturan,
Nefretse şuan gönlümde hissedilen,
Yeniden tatmaksa başka aşklarda sevgiyi, aşk yasak bana.

Son verdiysem senden sonra herşeye,
Ümit bağladıysam sana boş yere,
Yer edindiysem vefasız gönlünde,
Ver kalbimi geri, Çünki; aşk yasak bana.

İsyanlarsa sana gönlümde hissettiklerim,
İsmini duyduğumda titriyorsa bedenim,
Acı şarkılarda doluyorsa gözlerim,
Aldırış etme sen bu mecnuna, aşk yasak bana.

Ayrılığıma sebepse aradaki mesafeler,
Huzursuzluk veriyorsa sensiz günler,
Uykusuz geçiyorsa ayrıldığım geceler,
Acıma gözyaşıma sevgilim, aşk yasak bana.

Umudumu bulamadıysam aşkından,
Pişman olduysam eğer yaptıklarımdan,
Birgün dönmek istersem, seni üzdüğümü düşünmeden,
Geri çevir sevdamı birtanem, aşk yasak bana.

Özlemlerin kahrediyorsa beni,
Unutturmuyorsa kadehler seni,
Aldatmaksa pişmanlığımın nedeni,
Affetme ne olur sevdiğim, aşk yasak bana.

Bitkin düştüysem sensiz günlerde,
Hayaller kuruyorsam hala seninle,
Yanıp tutuşuyorsam özleminle,
Vazgeç benden canısı, aşk yasak bana.

Acıyorsan eğer bu halime,
Dönmek istiyorsan bir daha geriye,
Hayat vermekse niyetin biten sevgiye,
Bırak yalnız kalayım bebeğim, aşk yasak bana.

Vazgeçemediysen hala benden,
Sevmek istiyorsan hesapsız yeniden,
Gelmek istiyorsan bana, ben sana gelmeden,
Boşver aşkım beni, aşk yasak bana.

Çare olmak istiyorsan sana susamışlığıma,
Razı değilsen sensiz ve yalnız kalmama,
Eş olmak istiyorsan yalnızlığıma,
Bırak böyle kalayım gelme, aşk yasak bana.

Jestimi çekmişken hayat yolunda sevdaya,
Yelken açmışken yalnızlık limanlarına,
Yüreğimde parçalanıyorsa gemiler fırtınalarda,
Bir fırtınada sen estirme, aşk yasak bana.

Söz verdiysem sana dönerim diye,
Tüm benliğimle dalıyorsam sensizliğe,
Tek isteğim seni unutmaksa, sözüm gidene.
Öyle suç işledimki seni sevmekle, aşk yasak bana.

Duyguları mısralarda anlatmaksa,
Şuan saat gece yarısı dört olduysa,
Ve gözlerim hala uyumuyorsa,
Seni sevdiğimdendir, ama aşkım...
Aşk yasak bana...
Aşk yasak bana...
 
Gönderen:
Recep Güler

Şiir ismi:
Seninim

Şehir:
Bursa

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
21:53


Sorsalar şimdi bana
Ne kadar çok seviyorsun
Nasıl anlatmalı ki,
Çok sevmenin anlamını

Hani desem denizler kadar,
Denizler ne kadar büyük bilmiyorum
Yada gökteki yıldızlar kadar desem,
Ya gökteki yıldızlar benim aşkımdan azsa

Bir türlü tabir edemiyorum
İçimdeki sevginin büyüklüğünü
Canımdan çok desem zaten canım sensin
Bir anlamı olmalı elbet
Denizler ne kadar büyük bilmiyorum
Yada gök yüzünde yıldızlar kaç tane
Yer yüzüne düşen yağmur taneleri de anlatamaz
Bir gerçek varsa seni ben seviyorum

Sakın deme ne kadar
Çünkü bende anlatacak büyüklükte bir şey bulamadım
Önemli olan büyüklüğü değil zaten
Gerçek mi yalan mı…

Eğer görmek istersen ellerini tuttuğumda gözlerime bak
Görebildiğin kadar sana sevgim
Oda yetmiyorsa,
Kalbimi sök yerinden nasıl olsa ben seninim…
 
Gönderen:
Recep Güler

Şiir ismi:
Kaçırma Gözlerini Benden

Şehir:
Bursa

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
21:47


Kaçırma gözlerini benden,
Yokluğunla her an yıkılabilirim.
Ne olur tut ellerimden,
Sessiz fırtınada sürüklenebilirim.

Ruhunu sar yüreğime,
Üşümesin bedenim.
Beni öyle aşık et ki kendine,
Başkasını görmesin gözlerim.

Gözlerini kapat ve hiç birşey düşünme,
İzin ver rüyalarına gireyim.
Kocaman bir yer aç yüreğinde,
Seni ömür boyu seveyim.

Uyanma uykularından,
Bitmesin bu rüya,
Kurtar beni korkularımdan,
Mutluluğu yaşayayım sende doya doya.
 
Gönderen:
Gülşah ERCİYAS

Şiir ismi:
ZİNCİRLENMİŞ AHLARIM

Şehir:
Ankara

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
21:39


Seni karıyorum;
Ömrüme, bedenime, üşüyen kalbime
Ben senleşmekteyken uykularda
Hayallerim, dualarım olmuşken
Sana uyanıp, sensiz uyanmışken...
Cam kırıklarımın üzerinde yürüyorum
Kahpe, küfürlü gecelerde
Gelmişini ya da gelmeyişini anarken;
Kırık dökük kalbimi,
Acıyan ruhumu arıyorum
Nakşederken kırıklar acıyan ayaklarıma
Hissizleşen beynim
Bir tek o fotoğrafta gözlerim...
İkimizde gülüyormuşuz
Gözlerimiz değilmiş birbirine bakan
Sonu mışlarla biten zamanlarmış
Masallarmış bizi birbirine bağlayan...
Uzakları yakın eden,
Bir çift yakut gözmüş kandığım
Ona aşkla bakarak uyandığım.
Özgürlüğüne uzanırken sen
Şimdi ellerini aç;
Asıl o olan
Aslında bir hayalden ibaret olan,
Metelik etmeyen kalbinin,
Neşteriyle parçaladığın
Âşık bir kızın kalbini bırakıyorum usulca içi-ne
Aşkımın, uykusuz gecelerimin katiline
Küçücük bir kızdan hediye.
 
Gönderen:
oğuzhan can

Şiir ismi:
Aklımda sen

Şehir:
Diyarbakır

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
21:21


Söyleyemiyorum sevdiğimi
korkuyorum belkide
belkide karşılıksız oldugu için
ne fayda ? seviyorum seni

olmaz sensiz dünya benim içim
ne edeyim parayı pulu sevgini alamadıkça
gözlerim kanlanır ağlarım her defa
sevgisiz olurmu? sev beni şans ver bana

sokaklar boş gecenin karanlıgında
yürüyorum sessizce, aklımda bir sevda
rüzgar dostum oldu bu yanlızlıkta
çaresizim sevdiğim,açtım ellerimi allaha

kalem elimde aklımda sen
göremezsem seni,bu dünya bana mahsen
Ah, o gözlerin gitmiyor aklımdan
halim perişan oldu,ölmüşüm zaten


          Oğuzhan CAN 17 Yaşında Genç Şair
 
Gönderen:
Mustafa Tarakcı

Şiir ismi:
Gülerekten Korkuma

Şehir:
Ankara

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
18:53


Bilmem kaçıncı bardak çayımı yudumluyorken,
Kendi iç derinliğimde boğulmakta,çırpınmaktaym
Ne oluyor bana diye sorma cesaretini bulamıyorken
Ölülerin bile can çekiştiği bir bataklığa saplanmaktayım

Bataklık ki her yer sis duman ve karanlık
Kara bulutlar çepeçevre üstümde
Ruhumun yalnızlığına yılanlar etmekte yaranlık
Bedenim gül koklasa da ruhum diken üstünde

Bir sıcak el bir halat yahut bir sarmaşık
Kurtarır mı ruhumu bu dehşetli vaziyetten
Bir baykuş var sanki tepemde ölüme aşık
Zevk alıyor belki de bu gizemli haletten

Korkuyorum birşeylerden ama çözemiyorum onu
Bilmiyorum encamını var mıdır başı sonu
Bedenim rahat belki ama acıyorum ruhuma
Bir his ki kemiriyor içimi gülerekten korkuma.


 
Gönderen:
Hilye Nur Çelik

Şiir ismi:
Dinliyorum Seni İstanbul

Şehir:
Konya

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
18:00


Dinliyorum seni İstanbul
Denizin dalgalarını hissediyorum ruhumda
Sadece seni istiyorum hayal dünyamda
Ne olur bırakma beni İstanbul


Dinliyorum seni İstanbul
Şarkılarda,türkülerde duyuyorum seni
Her mısrada seni buluyorum hasretle beklenen gibi
Sonsuza kadar seveceğim seni İstanbul


Dinliyorum seni İstanbul
Dudaklarımda ayrılık şarkılarıyla
Gözlerimden akan yaşlarla
Ayrı olsak bile kalbim senin İstanbul


Dinliyorum seni İstanbul
Küçük bir çocuğun annesine olan sonsuz sevgisi gibi
Ulaşılmak istenenin tatlı hevesi gibi
Bil ki sadece ve sadece seni istiyorum İstanbul


Dinliyorum seni İstanbul
Bitmiş sevgilerde,unutulmuş yarınlarda
Özlenilen geçmişte,bitmiş dünyada
Bitmiş bu dünyada yarınım sensin İstanbul
 
Gönderen:
Hilye Nur Çelik

Şiir ismi:
Biten Umutlar

Şehir:
Konya

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
17:47


Vazgeçtim bugün bazı umutlarımdan
Olmayacağını bile bile koşmak olmazdı arkasından
Kalbi devre dışı bırakıp devam edeceğim yoluma
Çok safmışım anladım,bakınca yakından


Dinledim kendimi,açtım bembeyaz bir sayfa
Unuttum geçmişi,yöneldim kendi yoluma
Yolum uzun,durduramaz beni boş umutlar
Giden gitsin,ben dimdik ayaktayım hala


Yüreğimi çok acıttı,şu geçip giden sonbahar
Sonbahar'ı sonbahar yapan etrafımdaki yasaklar
İlerledi zaman,ben ne olup bittiğini anlamadan
Biliyorum,doğacak yüreğime bir gün ilkbahar
 
Gönderen:
sinem özcan

Şiir ismi:
hayat nedir anlanmaz

Şehir:

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
17:41


hayat nedir anlanmaz
neden ömür çabuk biter
bunu anlayan kimse
yoktur bu dünyada
ben anlarım belki
bu ömürü bu hayatı
belki anlayan vardır
benden başka bu dünyada
anlayışla karşılayan
vardır bu dünyada
karşımdaki anlasa biraz
ne iyi olur benim için
ben onu anlasam
birlikte dertleşsek    
ne iyi olur benim   benim için...
 
Gönderen:
FATİH EKİZ

Şiir ismi:
DENİZ MAVİSİ

Şehir:

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
16:30


DENİZLERDEN ALMIŞ GÖZLERİNİN RENGİNİ
BULUTLARDAN ALMIŞ YÜZÜNÜN RENGİNİ ÇİÇEKLERDEN ALMIŞ
SAÇLARININ RENGİNİ YAĞMURLARDAN ALMIŞ
GÖZ YAŞLARINI CEYLANLARDAN ALMIŞ GÜZELLİĞİNİ
 
Gönderen:
Kaan Seyfi

Şiir ismi:
Alevlerin Dansı

Şehir:
Kayseri

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
16:03



Merhaba geçmişim,
Hoş geldin...
Günlerden pazar ,
Neden bu kadar geciktin..?
Geçmişim diye başlıyorum artık söze
Çünkü geleceğe dair hiç bir sözüm,
Kuracak hayallerim ve takatim kalmadı...
Gerçekten zaman bazen her şeye ilaç oluyor;
Acıları dindirmeye,
İnsanı mutlu etmeye..
Sonunda o mutluluk adını koyduğumuz her şey,
Her an ,
Her sefa'n bizi terk’e diyor..
Ah mutluluk, umutsuzluk...
Mutluluğu yanan bir muma benzetirdik daha çocukken
Mutluluk çerçevesinde,
Mumun etrafında dolaşıp, ateşin dansını seyreder,
Hayallere dalardık ve mutluluk
çerçevesini doldururduk..
Hatırlıyor musun..!
Bir defasında ateşin büyüsüne kapılıp
ona dokunmaya çalışmıştım,
Çocuktuk daha, hatırlasana.
Elimde duyduğum acıyla ağlamaya başladım,
Mumu da söndürmüştüm...
Karanlıktı,
Korkuyordum...
18
Annem koşarak gelmişti yanıma,
Gözyaşlarımı sildi,
Ellerimi öpmüştü..
Acısını hissediyordum,
Ama annem yanımdaydı artık
Ve hiçbir şeyden korkmuyordum..
Şimdi ise aynı acıyı kalbimde hissediyorum,
Ağlıyorum..
Boğazıma düğümleniyor nefesim..
Korkuyorum,
Hiç kimseye söyleyemiyorum içimdekileri..
Hani dön/sen diyorum,
Dönsen tüm acılarım dinecek,
Karanlığıma güneş doğacak..
Biliyorum artık geçmişim,
Geçmişsin..
Çok uzaktasın,
Ve ben kendimi kandırıyorum,
Biliyorum....
Keşke tekrar çocuk olabil/sen,
Elim yansa yine,
Yüreğime dokunmadan…
O küçük mum ışığında.
Ve annemin dokunuşuyla geçse,
''…TÜM ACILARIM…''
 
Gönderen:
Kaan Seyfi

Şiir ismi:
Tek Gerçek...

Şehir:
Kayseri

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
16:02


Apansız bir gecenin matemindeyim,
Düşlerimin soluksuz son harfinde...

Efsunluğum simsiyah geceye hapis,
Ben gecenin içinde müptela...

Sorsan bir kuşun kanatlarında özgürlük,
Ama gerçek olan gecenin matemi siyahına hapis...
 
Gönderen:
Kaan Seyfi

Şiir ismi:
Bir Şey Arıyorum Ben...

Şehir:
Kayseri

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
16:01


Bir insan arıyorum ben mısralarımda
Ne bana benziyecek,
Ne insanların çözebileceği.

Bir maşuk arıyorum sessiz geminde
Aşıklığın mülteci olduğu anlarda,
Yüreğin şen şakrak kıyılarında.

Bir beden arıyorum ben yüreğimde
İçinde kaybolmuş yılları
Hap/solunmuş aşkları barındıran.

Bir yüz arıyorum etrafımda
Çizgileri şakaklarına kadar uzanmış
Elleri eskisinden daha beyaz

Bir gözyaşı arıyorum
Etrafındaki çizgilerin eşlik ettiği
Kana karışan, tuzlu mürekkepte

Bir rüzgar arıyorum ben gecemde
Esintisinde saklı hüzünleri
Yüreğe sıcrayan kan pıhtılarını alıp gidecek....
 
Gönderen:
Kaan Seyfi

Şiir ismi:
Rüzgar

Şehir:
Kayseri

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
16:00



Oyuncağı elinden alınmış çocuklar gibiyim bugün.
Dudağım büzük,
gözlerim ağlamaklı...
Bir muştu harıyla yanıyor yüreğim
Yalnız,
Issız,
Kimsesiz...
Unutmam gereken anıların
Bende kalan günahların geliyor yadıma...
Bir rüzgar bekliyorum şimdi
Son nefesim olacak,
Esince yıkmayacak
Ve alıp götürecek doğan tüm dertlerimi...
 
Gönderen:
Kaan Seyfi

Şiir ismi:
Nefs..!

Şehir:
Kayseri

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
15:58


Bir masal âlemi geriye kalan
Özgürlük yalan, bekleyiş yalan...
Uğruna gözyaşı dökülen her şey,
Bitmeyen,
Yaşanan sen yalan...
Nefs;
Bir zamanlar sana üşüyen bir beden vardı,
Hatırlasana..!
Yalan her şey derken,
'' Geçmiyorsa yüreğe söz,
Ona vazgeçireceksin Aşk'ı. '' derdim.
O sözlerimde yalanmış...
Ona vazgeçiremiyor,
Kendim, kendimi geçiştiriyormuşum..
Anlamıyorsun değil mi nefs,
Bir masal gibi kifayetsiz kaldım,
Hayattan geriye kalan basit cümleler misali.
Bomboş hayaller gibi,
Yırtılmış, buruşturulmuş içi boş kâğıt...
Gökteki yıldızları sayamayacak kadar,
U’mutsuz…
Hadi şimdi yalan hayaller kuralım yine
Önemli değil ne gördüğümüz,
Biz yalansız bakalım.
Yalansız olsun..!
Aşk bizi aforoz ederken habesinden,
Ve birikimleri boşa gitsin hayatın.
Apansız…
38
S/onsuz hüküm versin sükût,
Ve sende sus ey nefs!
Sessiz kal biraz.
Nefs;
Vuruldu aşk,
Soluksuz kaldı cümleler.
Gölgeler yek'siz, kimsesiz...
Aslanla dövüşsem gelirim derdim,
Yalanmış nefs…
Öldürmeyen acı güçlendirmemişte,
Şimdi karıncadan bile güçsüzüm...
Ödün verdikçe hayat kendinden,
Üşüyorum nefs, en derinimde.
Yapma nefs...
Yalnız kalmış,
Yakılmış, yıkılmış
Sönmüş ne fayda…
Sus ey kör nefs,
Sus..!
 
Gönderen:
Beytullah Demiral

Şiir ismi:
Elbet Birgün Geleceğim

Şehir:
İstanbul

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
15:12


Elbet bir gün yanına geleceğim sevgili,
İnancımla, sevgimle yanına geleceğim,
Ellerini tutmak için, gözlerine bakmak için,
Elbet birgün geleceğim yanına...

Elbet bitecek bu eksimşi direniş,
Aşk kanadını takarak yanına geleceğim,
O zaman bitecek ümitsizlik...

Her gece kulağımda çınlar sesin,
Sen benim herşeyimsin, canımsın,
Elbet birgün geleceğim yanına...

Silerek kara bulutları,
Aydınlatacağım içimdeki dünyayı,
Bitecek artık bu eksimşi direniş,
Elbet birgün yanına geleceğim....
 
Gönderen:
Hakan Şehirli

Şiir ismi:
SEVDİĞİNİ BİLMİYORSUN

Şehir:
Ankara

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
09:51


Burası böyle yazıyor kaygının

İçine kül çırpıyorsun

Ölüm geliyor…

Her toplanışında yelkovan

Saat başı

Ölüm nöbetin tutuyor



Gülmekse;

Para karşılığı palyaçoluğun senin

Ucuz rujlarla

Yanaklarına yuvarlaklar çizip

Aynanın karşısında kendini kandırışın

Dudak büküşün

Kaş oynatışın…



Hiçbiri içinden gelmiyor yaptıklarının,

Her bir şey’inin ilk durağı

Ya acılar

Ya olmazların…



Maskenle kandırma beni

Beni kokunla

Teninle kandırma…



Çünkü ben kolay ağlıyorum bu günlerde

İçim dışım özlemlerle dolu

Ankara’da ayaz tuttu günlerimi...



Üşüdükçe,

Yalan sarılmalara sığınmaktan korkuyorum…


hakan şehirli
 
Gönderen:
Hakan Şehirli

Şiir ismi:
KIRIK AŞKI EN İYİ DUDAKLAR ANLATIR

Şehir:
Ankara

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
09:50


Dönüşmüyor hiç bir mevsim artık gerektiğince

Nerede şaşırıp kaldıysa kalp

Nerede bitimse konuşulanın ana fikri

Ayrılık ne vakitte başlamışsa orada kalıyorum.



İçimde takılıp kalıyor taş bir plak

Hep aynı parçayı, aynı parçanın aynı yerini çalıp duruyor

Yağmurlarda hiç susmuyor.



Rüzgârın en azgın zamanları içindeyim ki

Ne yazık ki böylesi rüzgârlar hep felaketler getiriyor

O kocaman görkemli kentlere,

Kasabalar köylerde kentlere çoktan akmış zaten

Kentler mi işgal etmiş köyleri

Köyler mi şehre sırnaşık çözemedim...



Rengini sarıya dönüştüren yapraklarda sanırım artık sallanmadan

Bir tokat gibi iniyor toprağa ve asfalta...



Ağaçların dalları kanar mı yaprak kopunca teninden?

Yaprakların canları acırımı yere çakıldıkları vakit

Güzel sözler mi söyler,

Yoksa küfür mü eder

Ne düşünür sonbaharda sabah soğuklarında

Yaprakları süpüren çöpçüler?



İçimde kalan sorularımın cevapları dudaklarında kaldı

Orda kaldım bende

Düşen yaprakların ve yağmurun sığınağında

Dilimde kalmış kelimelerim ve harbiden seviyor oluşumla...



Kırık aşkı dudaklarımda kaldı

Bir düş kızı gibi nefesimden uzaklarda

Neden kaçtığımı bilmiyorum sevdiğimden



Oysaki günlerdir

Yatağımda sırt üstü uzanıp

Onun gözlerinin yeşiline dalıp dalıp gidiyorum

Çok iyi bildiğim korkularıma





Saçlarını okşuyorum, kırık dudaklarımız

Birleşiyor suallerinden arınıp...



Bir boşluğa sarılmak

Ellerime, kollarıma ince ağrılar iğneleniyor

Gözlerim puslanıyor göremiyorum



Kan damlayacak sonra,

Dişlerimle kemirdikçe kuruyan

Dudaklarımın kabuklanmış kıyılarını

Kendime öfkemle kemirdikçe

Birileri arayıp ta soracak diye

ödüm patlıyor...



Kıyılarımı birleştiren köprülerim vardı

Bir kıyıdan bir kıyıya ulaşılmazlığa geçip

Gidiverdik birden

Yağmurlar sele dönüp

Bu köprülerin altından aktı


Sen hayat;

Yıkamazsın köprülerini kıyılarımın...

En çok bu günlerde hapsediyoruz

özümüzü içimize…


En çok bugünlerde susuyoruz,

Tanrım neden kaçtım sevdiğimden

Neden kırdım iklimleri

Anlatmak şimdi

Nedenleri anlatmak şimdi

Niyelere cevaplar şimdi...

Şimdi en iyi kırık dudaklar anlatır aşkı
Ve her şeyi...
HAKAN ŞEHİRLİ
 
Gönderen:
yusuf cantürk

Şiir ismi:
çocukluk anısı (1-2)

Şehir:
İstanbul

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
09:50




            .ÇOCUKLUK   ANISI

     Yetim   kaldım, bunca zaman geçmiş aradan.     
     Çocukluğu yaşamadım , puslu kötü    havadan .
     Öyle   bir acım vardı ki kalbi   kanatan.
     Sana sığınmıştım   ey YÜCE   YARADAN .

     Ne çocukluğu yaşadım,   ne sevgi tattım ,
     Ne baba tanıdım , ne ana kucağında yattım ,
     Dağdan odun toplar iken ellerimi kanattım .
     Kendimi gurbete çok küçük   yaşta attım .

        Karda kışta çırılçıplak ayakla ,
     Dağa gittim zorbalıkla , dayakla ,
     Çalış , didin para kazan , ne hakla !
     Acı   günleri unutma , kâbus gibi sayıkla !

        Yıllar geçer iken , uzaklarda gurbette ,
     Neler   öğrendim, neler mektepte .
     Yine de köyüme mektuplar yazdım ,
     Fakat uzun   zaman boynu bükük çâre-sazdım .





             .ÇOCUKLUK   ANISI ( 2 )

     Bazen   mazi derim , döner bakarım .
     On yaşın altını tekrar , tekrar yaşarım .
     Bir köy ki küçük , kırlar, tarlalar, bağlar ,
     Bir çocuk ki yetim kalmış , durmadan ağlar .

     Ne anne kucağı , ne de ninnisi ,
     Salıncakmış , beşikmiş , bunlar da nesi ?
     Tek gözlü bir oda , seksenlik bir nine ,
     Duyduğum sıcaklık , yalnızca , Onundu yine .

     Okullu   olmuşum , ilk senesi hatırımda yok ,
     Tek bir sınıf , tek bir eğitmen , talebesi çok .
     Talebeler büyük , küçük   her yaştan ,
     Memleket yeni   çıkmış , belli ki   savaştan

     Bir   çocuk   görürüm , ne üste var , ne de başta ,
     Çıplak   ayak   dolaşırken , karda ve   kışta ;
     Çocuk   yaşta   öğrendim   çile çekmeyi
     Gurbette aramam gerek artık , aşı ekmeği .

      İlk   tren yolculuğu ,   henüz   çocuk , bendeniz !
     SABANCI GÖLܒNÜ    sandım büyük   bir   deniz ,
     MARAMARA’YI görünce   hayrette   kaldım .
     Güneş   batar   iken   hayale , ummana   daldım .

     Köyden   göçtüm   şehre , bu sefer   , sıla   hasreti ,
     Çıkaramam   başımdan   buruşuk , eski   kasketi .
     Çarığı   çıkarıp , ibret için , toprağa   gömdüm ,
     Köyden   çıktım amma   sanki bir rüya   gördüm .

     Öksüz ve yoksul , zorda kalınca      
     Çocuk   yaşta düştüm gurbet yoluna .
     Yaşam savaşına gurbette, ilk kez dalınca ,
     Tutunmak istedim , candan bir dost koluna .


(Şiirlerime güzel sesiyle değer kattığı için
Güzin hanıma teşekkürler)


 
Gönderen:
Hakan Şehirli

Şiir ismi:
İHANET SİYATI

Şehir:
Ankara

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
09:48



ben bu geceyi tanıyorum
öfke yarısı
haksızlık siyahı
...
ben bu geceyi tanıyorum
bitmek bilmez
ihanet siyahı

ben bu geceyi tanıyorum
kaçaklarla dolu
korku siyahı

ben bu geceyi tanıyorum
saklanbaç oyunu
ayrılık siyahı

hakan şehirli
 
Gönderen:
Hakan Şehirli

Şiir ismi:
KIRILIŞ SESİ

Şehir:
Ankara

Tarih:
26 Nisan 2013, Cuma
09:44


Belki kilitli kalan kapı kırılır sen eşikteysen
Parmaklarındaki iğneli ağrı diner…
Sesindir belki de beklenen
Söyleyeceğin bir iki cümlenin sıcaklığı…
Tüm kilitlerin kırılış sesi…

Ya felaketinse özendiğin
Anlamak için uzun uzun baktığın gözlerin gibi derin
                             -derin bir felaket
Can acınsa merakındaki
kapı ardı
dışarısı

….

Belki susan dudaklarının kuruluğu sadece
                             - en yerleşik acın
Sıcak cümlelerin akışında yangın yerine döner diye
                            -durmadan korktuğun…
                             dudaklarının kırılış sesi.
Bir çığlıkla içinden çıkasın varsa durmamalısın
Her şeyi güzel yapacak olan sesinse susmamalısın
Ellerin senin
Ayakların senin,
İçindeki o kalp ilk önce hep senin…
                                             

Hakan Şehirli / 24 Aralık 2012
 
Gönderen:
Celal Topbaş

Şiir ismi:
ÇUKUROVA GÜNEŞİ

Şehir:
Osmaniye

Tarih:
25 Nisan 2013, Perşembe
19:54


Afrika sıcağında
Mayadır güneş
Çukurova ocağında
Aşk olur pişerim
Gönüllerde tüterim



Güneş inmiş yer yüzüne
Bu gün güneşin feri yok
Göğsümde eritiyorum güneşi



Yüzün göklerde dalgalanan ay yıldızlı
Nazlı bayrağa benziyor



Bütün aşıkları eritiyorum potamda
Benim mayamdır mezepotamya
Bir kolum Fırat
Bir kolum Dicledir
Gönlümde Nil akar
Anadolu medeniyetimdir
Akdeniz gönlümün dalgası, yaylasıdır
Ege'de üzüm mayamdır benim
Marmara'da siyah yeşil zeytinim
Çukurova'da Mehmetli'de
Nar benim çiçeği benim
 
Gönderen:
Celal Topbaş

Şiir ismi:
Bir Kesit

Şehir:
Osmaniye

Tarih:
25 Nisan 2013, Perşembe
19:38


Dağlarında çem olaydım
Kara gözlü sürmeli kekliklere
Yem olaydım
Gönül düşmüş ala
Goncam düşmüş
Gönül dala
Ben yari görürüm
Hayalimde düşmüş ala
Kara gözlü sürmeli keklik sekiyor
Aşkın beni benden almış
Şu garip gönlüm yakıyor
 
Gönderen:
Erkan Gerenlik

Şiir ismi:
Gülşah

Şehir:
Amasya

Tarih:
25 Nisan 2013, Perşembe
13:44


Garip şey sensizliğe tutsak olmak.
Üftâde kalmak, ehvâl ile yaşamak,
Lahdine gül dikip de, onu sulamak,
Ücrâ köşelerde sessizce bakakalmak…
Mâtem tutmak, bayramlarda bile...

Güle benzetirdim çehreni. Kokunu da…
Ülfetimdi yanağındaki gül kırmızısı da…
Letâfetin, gülüşün, bakışın hepsi hatırımda...
Şirinlik yapışın, nazlanışın ve şımarışın da…
Ahdımızdı; üzülmeyecektik hiç. Ağlamayacaktık da…
Haydi Gülüm, yerimde ol da; sen dur ahdımızda…

Iraklardasın şimdi, hem de geri dönemeyecek kadar…
Mâbedim mezarın, hem de hiç usanmayacak kadar…

“Seni kocaman seviyorum canımıniçi.” derdin.
Sonra gözlerin gözlerimde, cevap beklerdin.
Boynuma sarılıp; “Ya sen, ya sen?” derdin…
Seviyorum seni Gül Kokulum, oradan işitir misin?

Hani o son gün bir başka sarılıp, öpmüştün ya beni…
Hani daha bir tadını çıkartıyordun ya benle olmanın…
Ellerimi hiç bırakmamıştın da, uğraşmıştım senle hatta.
Ve seni kızdırmak için söylemiştim ya hani;
Seni kızdırmak, senle uğraşmak hoşuma giderdi hatırlasana…
“Sanki bu beraber olduğumuz son günümüz,
Sanki artık yarın olmayacak.” demiştim de…
Sen hemencecik ellerinle ağzımı kapatıp, bana bakmıştın…
“Neler söylüyorsun sen eşek?” deyip, saatlerce ağlamıştın…
Yanaklarına düşen gözyaşlarını ellerimle silip,
Çenenden tutarak eğilen başını bana doğru kaldırmıştım…
Ve gözlerine bakarak bizi kimse ayıramaz demiştim…
Ağlamsaklı gülmeye başlamış;
“Seni kocaman seviyorum koca eşek” demiştin…
Birbirimize sarılmış ve saatlerce öylece kalakalmıştık…

Ne bilirdim ki, ertesi gün gerçekten olmayacakmışız?
Ne bilirdim ki, o hiç unutamadığım kazaya uğrayacakmışız?
Ve ne bilirdim ki, böyle bir sonla ayrılacakmışız?

Her şeye, herkeslere gücüm yeter sanırdım…
Sen de bana o kadar güvenirdin ki;
“Bitanem varken kendimi çok güvende hissediyorum.” derdin…
O zaman daha da kasılırdım, “elbet” der ve gözlerine bakarak;
“Senin canın acırsa, benimki daha da acır Gülüm.” derdim…

O gün çok canım acıdı Gülüm…
O kadar acıdı ki; seneler geçmesine rağmen hala acıyor…
Ve sen o gün, her tarafın kan içinde,
Kollarımda yarı baygın, gözlerime bakarken,
Ellerinle ellerimi aramış ve bulmuştun…
Ve sonra bir şeyler mırıldanmıştın…
Konuşmaya gücün yetmiyordu da kulağımı ağzına yaslamıştım…
Üç kelime çıkabilmişti ağzından;
“N’olur bırakma ellerimi…”
Ve sonra, boynun geriye düşmüş, ellerin ellerimi bırakmıştı…
Sonrasını söylemeye dilim varmıyor…

Yetememişti o gün gücüm…
Birilerini dövmeye, korkutmaya benzemiyormuş Gülüm.
Hiç o gün ki kadar aciz kalmamış ve ağlamamıştım…
Senin bir gün, bir trafik kazasında;
Böylece beni bırakıp gidebileceğini hiç düşünememiştim…
Bir gün senin de ölebileceğini aklıma hiç getirmemiştim…

Nasıl getirebilirdim ki?
Çok gençtik daha, on sekizimizin içindeydik.
Ve bir sürü hayallerimiz vardı…
Öncelikle aynı şehirde bir üniversite kazanacaktık.
Bir ev tutup, beraber kalacaktık…
Ben komik tiyatrolar yazacak ve oynayacaktım…
Sense her oyunumu en ön koltukta izleyip, gülecektin…
Okul bitince ben askere gidecektim, sen mektup gönderecektin…
Ve ilk ayrılığımız da ben askerdeyken olacaktı…
Ama onu ayrılıktan saymayacaktık,
Vatan borcu diye gururlanacaktık…
Tezkeremi aldıktan sonra hemen beyaz eşya bakacaktık…
Önce nişan, haftasına da davullu zurnalı düğün yapacaktık…
Oğlumuz olursa İlbey, kızımız olursa Gülşah’ın Gül’ünü koyacaktık…
Oğlumuz bana, kızımız sana benzeyecekti…
Biraz birikim yapıp, biraz da borç bulup müstakil bir ev alacaktık…
Çocuklarımızı kiralarda dolaştırmayacaktık…
Pazara beraber gidecek, domatesleri tek tek seçecektik…
Yemeği sen, salatayı ben yapacaktım…
Bulaşığa ben karışmayacaktım, sen yıkarken ben sana bakacaktım…
Bazı akşamlar Yeşilırmak boyunca,
Bazı akşamlarsa içeri şehirde dolaşacaktık…
Amasya’mız gibi şirin bir aile olacaktık…
İlerde elimiz bollaşınca, siyah Mercedes alacaktık…
Ve beraber geçirdiğimiz her gün bir birimize daha da aşık olacaktık…
Ve de bir yastıkta kocayacaktık…

Bazen “Bu şiirleri kime yazıyorsun?” diye soranlar oluyor.
Bazen de “Hani nerede sevgilin?” diyenler çıkıyor.
Sadece susabiliyorum o zamanlar…
Başımı önüme eğip, öksüz çocuklar gibi kalakalıyorum.
Senin için öldü diyemiyorum, dilim varmıyor…
Gücüm yetmiyor o an çok güçsüz hissediyorum kendimi…
Gözlerim hemencecik doluyor, konuşamıyorum sesim titriyor…
Ve saatlerce dalıp gidiyorum…
Öylece kalakalıyorum…
 
Gönderen:
bejna sezer

Şiir ismi:
Öğretmenim

Şehir:
Tunceli

Tarih:
25 Nisan 2013, Perşembe
13:15


Mesleğini çok sever,
Kan ter ile çalışır
Yorgunluk bilmez
Didinir öğretir.
Sınıfa girdiğin de
İçimi ısıtır.
Sevgi dağıtır sınıfa
Amaçları uğruna
İnsanı bilgin yapar
Öğretir amacını
Akıl ermez bilgisiyle
İnsanlara dokunur
Amaçları uğruna.
 
Gönderen:
Süleyman Korkutata

Şiir ismi:
AYRILIK

Şehir:
Yozgat

Tarih:
25 Nisan 2013, Perşembe
04:45


Gözlerimde gidişinden kalma adım izleri
Ey yarr! Özgürlüğe inat
Sevdana tutsak mahkumiyetim
Alnımda kirlenmiş yağmurlar
Sol yanımda efkar
Eyy hasreti hüküm giydiren yar
Bu sana ne ilk nede son mecburiyetim
Ömrüm oldukça yaşar
Yetim sevdana teslimiyetim
Buz kesmiş yalnızlığa
Eşkiyadır hasretin
Dur gitme
Çok uzaklarda da olsan
Ben hep aynı kederle aynı kente beklerim...

Eyy yarr!
Eyy sevdası duman karası
Eyy yasaların, yasakların
Dili yasak aşkların perdesine sığınan
Gülüşü güneşi çıldırtan
Ben ne anlarım ayrılıktan
Ben ne anlarım senle olmayan
Seni getirmeyen mutluluktan...
 
Gönderen:
demet akkoyun

Şiir ismi:
Feryat geceler

Şehir:
Denizli

Tarih:
24 Nisan 2013, Çarşamba
16:25



Her gece yüreyimde feryat
Her günüm hüzün her günüm göz yaşı
Göz yaşlarım bitmiyor
Sensiz kaldım seni sensiz yaşadım
Geceleri dayanamadım acılara
Seni sensiz kac yıl yaşadım
Haykırdım kaderime isyan etim yokluna
Her seferinde her gün öldüm
Sesimi duyaramadım nefesis kaldım karanlık gecelerde
Yanlızlıktan korkuyordum gözlerime baktımda aynada bütün acılarımı görüyordum
Unutmak istiyordum yaşamak istiyordum
Haykırıyordum karanlık gecelere göz yaşlarım acı cekiyordu
Kimseler bilmedi kimseler görmedi ne acılar cekti yüreyim
Bir rüyaya dalıyorum cırpınıyor yüreyim
Yıkılıyor umutlarım unutamıyorum ağlıyorum
Hep yaşıyorum geceleri hayalere yıkılıyor rüyalarım
Göz yaşlarımı tutamıyorum unutmak istiyorum gecelerin karanlığında
Kaybolmak istiyorum acıyan yüreyimde hep seni yaşadım
Gözleime bakıp yaşamak isteyeceksin
 
Gönderen:
demet akkoyun

Şiir ismi:
her gece isyandayım

Şehir:
Denizli

Tarih:
24 Nisan 2013, Çarşamba
16:12


Geceleri uykularım bölünüyordu
İsyanım yüreyime vuruyor
Her gece ayrılıklar sonunda cıhlıklarım duyulmuyor
Geceleri yapa yanlız tek başına
Sen yoksun mutluluklara hasret kaldı yüreyim
Gözlerin semek istiyordu ve sevilmek istiyordu
Sen korkuyordun yanlızlık öldürüyordu




Geceleri rüyalara bitmesin diye yalvarıyordu
Yalancı insanlara güvenip acı cekiyordu
Acılarıyla tek başına kalıyordu kimse bilmiyordu
Geceleri gerise bir enkaz kalıyordu acılarıyla
Kimseye söyleyemiyordu rüyalarında isyanlarıyla uykuları bölünüyordu
Cılıklarla uyanıyordu ayrılıha sonsuza kadar isyan ediyordu
 
Gönderen:
ZEKİ ÇELİK

Şiir ismi:
ANNELER

Şehir:
Isparta

Tarih:
24 Nisan 2013, Çarşamba
15:28


ANNELER

Eşine sadıktır aşkını yaşar.
Gerekli yerlerde hizmete koşar,
Hamile olunca sevinçten coşar,
Sevgiyi, şefkati salan anneler.

Beşikte yatırır, kundağa sarar,
Yağmur da, güneşte şemsiye arar,
Teninin dokusu sağlığa yarar,
Sıcakta, soğukta kalan anneler.

Bin bir emeklerle bizi büyütür,
Elimizden tutar, tıpış yürütür,
Çocukluk,gençlikte bıkmaz avutur,
Tatlı hülyalara dalan anneler.

Büyükle büyüktür, küçükle küçük,
Kucağına alır verir öpücük,
Eğlenir, coşturur saçar gülücük,
Her türlü müziği çalan anneler.

Evlat çoğaldıkça onlar yaşlanır,
Torunu sevmekten çok çok hoşlanır,
Bu konu Zekice yazıp işlenir,
Rengarenk kıyafet alan anneler.

Erkeği yok ise olurlar baba,
Hoşgörü sergiler olmazlar kaba,
Onlarla kaynaşır hısım, akraba,
Bazı engelleri delen anneler.

Bulaşık, çamaşır tenini yıkar,
Bizlerle birlikte mis gibi kokar,
Merhamet doludur ilaçtır akar,
Vücuttan mikrobu silen anneler.

Bizlere odaklı her iki gözü,
Masaldır, şiirdir, manidir sözü,
Sağlıklı oldukça gülüyor yüzü,
Derin uykusunu bölen anneler.

Yerleri süpürüp, evi süslüyor,
En ağır işleri onlar işliyor,
Yavru karnındayken düşük başlıyor,
Çocuğu yüzünden ölen anneler.

Oğlunun, kızın da sorunu bitmez,
Masraflar arttıkça bütçesi yetmez,
Öfkeyi bastırır kin,nefret gütmez,
İçi ağlarken de gülen anneler.

Gurbetin kahrını o da çekiyor,
Gittiği her yere sevgi ekiyor,
Hasretle, özlemle yola bakıyor,
Dar günde yanına gelen anneler.

Sorumsuz gençlerin kusuru çoktur,
Hoca öğretmendir, bazen de doktor,
Dünya imtihandır dönüşün haktır,
Yanlıştan aklını çelen anneler.

Atası ölünce ağıt yakıyor,
En derin, acıyı onlar çekiyor,
Bahçe çapalıyor, fidan dikiyor,
Gözünün yaşını silen anneler.

Şımarık çocuklar olsa yaramaz,
Aklını erdirir kusur aramaz,
Yetime, öksüze asla kıyamaz,
İnsan değerini bilen anneler.

Nasıl da seviyor Zekiler sizi,
Dünya yaşantınız belgesel dizi,
Zamansız göçüp de üzmeyin bizi,
Yapraklar misali solan anneler.

Ispartalı ZEKİ ÇELİK
 
Gönderen:
ZEKİ ÇELİK

Şiir ismi:
DÜŞMAN İÇİMİZDE ATAM

Şehir:
İstanbul

Tarih:
24 Nisan 2013, Çarşamba
15:24


DÜŞMAN İÇİMİZDE ATAM

Senin yokluğun da neler yaşandı,
Hain teröristler silah kuşandı,
Yaşayan gaziler gördü utandı,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Eski düşmanların dostluk sergiler,
Ziyaret bahane sızar bilgiler,
Kayboldu aranan saygı,sevgiler,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Vatanı kurtardın bize bıraktın,
Birlik, düzenliği her an arattın,
Yalnız bırakıldık ufku kararttın,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Sahiller satıldı savunamadık,
Anıtlar yıkıldı koruyamadık,
Maalesef yurda sarılamadık,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Vatan hainine aklım ermiyor,
Askere, polise huzur vermiyor,
Mayınlar konuyor kimse görmüyor,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Cumhuriyet kurdun hürriyet kayıp,
Yerli, yabancılar yapıyor ayıp,
Haykırmak isterim gönlümü koyup,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Zalimler ülkeyi beş parça böldü,
Nice Mehmetçikler tuzakla öldü,
Kahramanlıkların aklıma geldi,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Ormanlar yanıyor artırdık közü,
Atanın evla da geçmiyor sözü,
Gülmeyi unuttuk kararttık yüzü,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Menfaat uğruna peşkeş çekilir,
Irmaklar kurudu pis su içilir,
Mahsuller zamansız ekip, biçilir,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Kredi kartları cepte kol gezer,
Yoksulluk halkımı un gibi ezer,
İMF tuzağı herkesi üzer,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Fabrikalar durdu işsizlik artar,
Devleti soyanlar rüşvetle yırtar,
Yabancı sermaye mayası tutar,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Göklerde Bayrağım dalgalanıyor,
Şehitler arttıkça yürek yanıyor,
Bombalar patlıyor kanım donuyor,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

İki yüzlü insan her yerde mevcut,
Kutsal emanete siperdir vücut,
Refaha erelim elimizden tut,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

İthalat gübreyle tarlalar sarhoş,
Atılan ilaçla meyveler mayhoş,
Hormonlar arttıkça sebzeler bir hoş,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Devletin geliri özele kaydı,
Facialar arttı hastalık yaydı,
Küresel ısınma canlıyı baydı,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Masum halkımız da zarar görüyor,
Miting alanları lanet bürüyor,
Bir çoğuna devlet maaş veriyor,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Cahiller gürledi alimler susar,
Sarhoşlar meydana, çevreye kusar,
Geçimsizlik yoğun sıkıntı basar,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Komşu, komşusunu tanıyamıyor,
Hediye alıp da varılamıyor,
Kin, nefret zinciri kırılamıyor,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Şairler, yazarlar seni hatırlar,
Duamızı bekler şehit, yatırlar,
Destanlar yazılı bitmez satırlar,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Şikayetim çoktur ülkemden yana,
Verilen bu süre yetmedi bana,
Zeki! TÜRK milleti minnettar sana,
Düşman içimizde ey yüce Atam.

Ispartalı Zeki Çelik
 
Gönderen:
ZEKİ ÇELİK

Şiir ismi:
AĞLATMAYIN

Şehir:
Isparta

Tarih:
24 Nisan 2013, Çarşamba
15:19


*** AĞLATMAYIN ***

Güzelliğe dersin hayret,
Büyütmeye edin gayret,
Mutlu et gülücük seyret,
Bebekleri ağlatmayın.

Salıncakta sallanırlar,
Kucaklarda dallanırlar,
Sevildikçe ballanırlar,
Küçükleri ağlatmayın.

Asla ayırım yapmayın,
Paraya, pula tapmayın,
Başkalarına satmayın,
Kardeşleri ağlatmayın.

Koruyalım bacıları,
Tesirlidir acıları,
Susturun yalancıları,
Abileri ağlatmayın.

Bazen ziyarete gidin,
Muhtaçlara yardım edin,
Hanenize kabul edin,
Garipleri ağlatmayın.

Hasret anne sevgisine,
Sıcaklığa, ninnisine,
Kulak ver düşüncesine,
Öksüzleri ağlatmayın.

Azı merhum,çoğu şehit,
Mahşer günü olur şahit,
Durum oldukça müsait,
Yetimleri ağlatmayın.

Komşunuzu koymayın aç,
Sizin hayrınıza muhtaç,
Her bağışın olur ilaç,
Fakirleri ağlatmayın.

Yeri, yurdu belirsizdir,
Geçinemez çaresizdir,
Çok masumdur, kimsesizdir,
Sefilleri ağlatmayın.

Uyuyorsa uyarınız,
İsabet etsin duanız,
Yıkılmasın şen yuvanız,
Gafilleri ağlatmayın.

Okuma, yazma öğretin,
İstiklal marşı söyletin,
Hakikatları dinletin,
Cahilleri ağlatmayın.

Eserlerini okuyun,
Kültüre mekik dokuyun,
Yırtıp yakman, rafa koyun,
Yazarları ağlatmayın.

Ona yapmayın düşmanlık,
O da duymasın pişmanlık,
Yararına danışmanlık,
İyileri ağlatmayın.

Nefse ilgi duyabilir,
Şeytanlara uyabilir,
Farkında olmayabilir,
Mahkumları ağlatmayın.

El evinde birleşirler,
Nikahlanıp yerleşirler,
Baktıkça güzelleşirler,
Eltileri ağlatmayın.

Onlar besledi, büyüttü,
Onlar gezdirdi, yürüttü,
Bizlerle ömür çürüttü,
Anneleri ağlatmayın.

Ayağa kalkın yer verin,
Yürürken koluna girin,
Sevgi ve saygı gösterin,
Babaları ağlatmayın.

Mazilerin gür sesidir,
Annelerin annesidir,
Hanemizin neşesidir,
Neneleri ağlatmayın.

Yuvanın temeli taşı,
Asla çatılmasın kaşı,
Artsın dostu,arkadaşı,
Dedeleri ağlatmayın.

Müslümanız din kardeşiz,
Bu gün üçüz,yarın beşiz,
Mecburen geçineceğiz,
Zekileri ağlatmayın.

Ispartalı Zeki Çelik
 
Gönderen:
ZEKİ ÇELİK

Şiir ismi:
BU TOPRAK

Şehir:
Isparta

Tarih:
24 Nisan 2013, Çarşamba
15:06


     BU TOPRAK

Çamurlar çiğnendi, saman karıştı,
Kalıba çekildi, suyu soruştu,
İrili, ufaklı evler yarıştı,
Kerpiçten haneler kurdu bu toprak.

Sınırı geçenler hedef seçildi,
Kimi kurşunlandı, kimi biçildi,
İşkence yapıldı, kanlar içildi,
Tarihe damgayı vurdu bu toprak.

Dünya geneline ülke dizildi,
Zenginler sevindi, fakir üzüldü,
Roman, hikayeler, şiir yazıldı,
Daima gündemde durdu bu toprak.

Geçim kaynağında yine o başta,
Verimi sunuyor ekmekte, aşta,
Tohumlar, ağaçlar içte ve dışta,
İşçiyi, çiftçiyi yordu bu toprak.

Gıda vitaminle bizi büyüttü,
Araçla gezdirdi, rahat yürüttü,
Vademiz yetince eti çürüttü,
Nice Zekileri sordu bu toprak.

RUMUZ : ISPARTALI
 
Gönderen:
Sercan Gölcü

Şiir ismi:

Şehir:
Diyarbakır

Tarih:
24 Nisan 2013, Çarşamba
14:14


Saatlerin açtığı yaralarıma
Tuz serpiyor dakikalar.
Kanıyor
Ve dökülüyor akreple yelkovanın ucundano
Duvarlar yol oluyor kanlara
Yalnızlığı paylaştığım o duvarlar.
Yerler mezar oluveriyor
Damarlarımdan sızan al sulara.
Ağlıyorum, sızlıyorum;
Duyan var mı sesimi?
Yalnızlık terk ediyor beni.
İsyan ederek benimle oluşuna
Gidiyorum
Geride bıraktığım var mı diye aldırmadan.
Umutlar ve bekleyişler
Seni getirmezken bana
Ben eriyip kayboluyorum
Sessiz çığlıklarımda….     
 
Gönderen:
Bülent Tüsen

Şiir ismi:
Balıkesir'deki Bülent

Şehir:
Edirne

Tarih:
24 Nisan 2013, Çarşamba
13:37


Balıkesir'deki Bülent

Sessiz bir ortamda
Yalnızlığımı sağıyorum
Bir genç omuzlarını
tünemiş
güzelliğine
 
Gönderen:
Behçet Bilgiç

Şiir ismi:
SEN DEĞİLMİSİN

Şehir:
Aksaray

Tarih:
23 Nisan 2013, Salı
23:13



SEN DEĞİLMİSİN

Sanki yere batmış bir şehirdeyim
Kaybettim yolumu bulamıyorum
Deli dolap gibi dolanıyorum
Bakarım geriye aynı yerdeyim

Hayattan hediye sadece günah
Ne kaldı sığınak nede bir dergah
Geçti ömrüm geçti, eyvah ki eyvah
Son bahara döndüm, hep kederdeyim

Yok Gönlümün gözü, yok şu hayatta
Yorulmadı hayat, gol ata ata
Kaldım tek başıma, ben Arasat’ta
Kaybettim yönümü, bilmem nerdeyim

Ey nefsimin sesi, haktan değilsin
Hüzün yetmez sana, boynun eğilsin
Dost musun düşman mı, bilmem ki nesin
Düştükçe peşine, hep elemdeyim
                            
Yeter artık yeter yitirme özünü
Son durak yaklaştı, aç şu gözünü
Yiğit olan yiğit, tutar sözünü
Mevla ya söz veren, sen değil misin

Tövbe et son demde sığın Allaha
Ömrün son deminde girme günaha
Çık viran şehirden gir gönül gah a
Hakkı anar olsun en son nefesin
 
Gönderen:
zekeriya doğan

Şiir ismi:
MERSİN GİBİYİM ARTIK

Şehir:
Mersin

Tarih:
23 Nisan 2013, Salı
22:08


MERSİN GİBİYİM ARTIK
GÜLMEYİ MEZİTLİ YOLUNDABIRAKTIM
COŞKUYU POZCUDA AŞKI DAVULTEPEDE
ŞİMDİ İSE SAHİLİ KADAR YORGUN
YENİPAZARI KADAR YIKIK DEMİRTAŞ KADAR BELALI

TOROSLAR KADAR VEDALARA ALIŞKIN
HALKENT KADAR KALABALIK
MERSİN GİBİYİM ARTIK
BİR YANI UZAKTAN IŞIL IŞIL
AMA ASLINDA YORGUN VE HERŞEYE
RAĞMEN 52'İNCİ KAT GİBİ
DİMDİK AYAKTAYIM
 
Gönderen:
Menderes ALİUSTA

Şiir ismi:
BABAM

Şehir:
Ankara

Tarih:
23 Nisan 2013, Salı
04:38


BABAM
                                          
                          Bu şiir rahmetli babamın rahatsızlanıp hastaneye     
                                                                                                                      Yattığı ilk gece, hastanede yazılmıştır.
                                   10 Aralık 2000

Bizleri büyüttün
Bin bir zorluklarla
Çilerle, acılarla
Hayatta hiçbir şeyin YOKTU
Bizlerden başka….
Devamlı yüzün gülerdi
Çünkü içinde kötülük YOKTU
Tek sahip olduğun şey ailen ve çocuklarındı
Sabah erkenden çıkardın işe… gece yarsına kadar
Çalışırdın, didinirdin evlatların için
Senin mesain bile YOKTU
Yoklar içinde bizim için
Var’lar yapmaya çalıştın
Okutmaya çalıştın beni
Yoklar içinde
‘’oğlum okusun’’ diyordun
Çok istiyordun büyük adam olmamı
Sen çabaladın bizim için
Çok uğraştın
Senin gecen gündüzün YOKTU
Bize sağlam bir gelecek için…..
Biz evlatların ise
Bazen üzdük seni
Sende biliyordun Baba,
Bizimde kastımız YOKTU
Senin sevginden başka
İnan başka hiçbir isteğimiz YOKTU
Çevrende dostun çoktu
Düşmanın ise YOKTU
Çünkü hiç kimseye
Bir kötülüğün YOKTU
Seni seviyoruz Baba,
Annem, kardeşlerim
İnan senden başka kimsemiz YOKTU
Şimdi yatsan da hastanede
Çünkü Rabbim istemiş çaren YOK
Sensiz bomboşuz biz
Hep bir tarafımız eksik
Tadımız tuzumuz YOK
Özenerek büyüttüğün çiçeklerin
Her gün yemlediğin kuşların
İnan ki eski canlılığı YOK
Eski neşesi YOK
Yine eskisi olmalıyız
Evimizde olmalısın
Seninle beraber
Hep birlikte olmalıyız
Başka alternatifi YOK
Dön artık aramıza Baba,
Gözyaşlarında bırakma bizi
Sensiz yaşamla ölüm arasında inan hiçbir fark YOK
Yine eskisi gibi tartışalım
Bazen dalga geçelim, gülelim
Yine yediklerin için kızayım sana
Sitem et yine bazen bir sebepten
Yok Baba, inan yok baba, YOK… YOK
Sensiz her şey YOK
Sende bilirsin Baba
Sen varken YOK diye bir şey YOKTU
Çünkü o YOK nedir yaşatmadın bize
Bizim aramızda sevgi vardı YOK…YOKTU

                                                                                                  10 Haziran 2009 Salı, Babam
                                                                                                     Hakk’ın rahmetine kavuştu

Rabbim aldı seni bizden
Artık baba diyebileceğimiz kimse YOK
Sen gittin dünyamız karardı
Görebileceğimiz bir ışık YOK
Senin elin vardı bize uzanan
Senin varlığındı bizi koruyan
Bir kanadımız artık YOK
Telefon etsem edemiyorum
Kapıyı çalsam, eve giremiyorum
Çünkü Babam, ciğerimin yarısı YOK
Sen öyle bir babaydın ki
Senin eşin benzerin dünyada YOK
Gözümdeki yaşlar kurumuyor Baba,
Senin bende olmadığın bir an YOK
YOKTU Baba, YOKTU
Hesapta ayrılık YOKTU
MEKANIN CENNET OLSUN

Menderes ALİUSTA
 
Gönderen:
Menderes ALİUSTA

Şiir ismi:
NEFSİM

Şehir:
Ankara

Tarih:
23 Nisan 2013, Salı
04:36


NEFSİM

Huzuru aradım, bulurum sandım parada
Gezmek, eğlenmek hepsi aynı karede
Yüce Yaradanı düşünmedim bir kerede
Her gün bir bir günahları ARTAN nefsim

Yasak ne varsa hepsi bana güzeldi
Doğruya yanlış kattım, sandım düzeldi
Yalanlar çoğaldı, hak olanlar azaldı
Helal kazancına haram KATAN nefsim

Ömür çok uzun, hiç bitmez sandım
Bu dünyanın boş şeylerine aldandım
Ne şükrettim, ne Allah’ın adını andım
Mahşeri, hesap gününü UNUTAN nefsim

Unuttum insanca yaşamanın edebini
Sevginin tatlı dilini, saygının adabını
Okudum, yaşamadım,yaradılış sebebini
Her nefesi günah, bir ŞEYTAN nefsim

Zannettim ki her şeyi bir tek ben bilirim
Hayatın tadını, yaşadığım o an bilirim
Doğan güneşi yeni gün, batanı dün bilirim
Bitiyor ömrün geçti, ÇOKTAN nefsim

Bak çeşit çeşit dünyadaki örneğine
Sana rızık sakladı toprağına,ırmağına
Şifre koydu elindeki her parmağına
Allah yarattı, Var’ı YOKTAN nefsim

Elim iyiyi gösteren ellerden olmadı
Dilim doğruyu söyleyen dillerden olmadı
Gönlüm Yunus gibi kullardan olmadı
Vicdanı yok, kalbi TAŞTAN nefsim

Hakkı söylendin hak yoktu hitabında
Zoru görünce hemen kaçtın icabında
Ne emretmişti Allah yüce kitabında
Baştan sona günaha BATAN nefsim

Sağlık senin, gençlik geçmez bildin
Haksızlıkta sustun, ezilene güldün
Sen kendin ettin, kendin buldun
Hesap var, aldığın her AHTAN nefsim

Gün gelecek seninde dolacak miadın
Namaz kılmaz, hiç zekat vermez idin
Kaybedenler içine   yazılacak adın
Dönüş yok, çabalama BOŞTAN nefsim

Peygamber ümmetim dedi, çıktığı miraçta
Sen gayesiz yaşadın, ömrümdeki süreçte
Günahtan sakınmadın, tuttuğun oruçta
Unutma ki sana ne gelirse, HAKTAN nefsim

12 ARALIK 2011
Menderes ALİUSTA
 
Gönderen:
Menderes ALİUSTA

Şiir ismi:
YİNE YAĞMUR YAĞIYOR GÖZLERİME

Şehir:
Ankara

Tarih:
23 Nisan 2013, Salı
04:34


YİNE YAĞMUR YAĞIYOR GÖZLERİME

Seni unutmak istedikçe hep aklımda tuttum
Bir gün diner dedim bu gönlümdeki fırtına
Bir rüzgardır eser geçer
Yağmurdan sonra filizlenir ümitlerim
Güleceğim mevsimler gelir dedim
Seni unutmam gerektiğini……. unuttum
İçimde bir hıçkırıkları tutamam
Gözlerim doluyor,
yine yağmur yağıyor gözlerime

gün geçtikçe sevdan içimde büyüdü
kendimden bi-haber oldum
bilirim kimse duymaz beni…
baktığım her köşem anılarını toplar
bir ben bilirim beni …bir gözyaşım anlar beni
söylenecek kelimeleri yuttum …unuttum
güftelenmiş sözlerle dolu oysa dilim
Hüzün sarmış bulut bulut gönlümü
Gözlerim doluyor,
Yine yağmur yağıyor gözlerime

dilim sustu …hiç susmadığı kadar
gözlerim ağladı ….hiç ağlamadığı kadar
beklemiyorum…söyleyin gelmesin… vuslat
gel-gitler yok artık gönlümün limanında
beklemeyi değil …sessizce ağlamayı öğrendim
kaldırmak çok zor gelir yüreğimin yükünü
inat ettim ismini anmadım
yüreğimde öldürdüm seni …..
ardından çağlayan ırmaklar akar yanaklarımdan
gözlerim doluyor,
yine yağmur yağıyor gözlerime..


Yaşanmış bir aşkın yan etkileri vurdu yüreğime
tanısı konulamayan bir çaresiz derdim var
konusu olmayan bir roman gibi
seninle başladı …seninle bitecek hikayem
önceleri şiir gibi …sonraları zehir gibi
dokundukça kanayan yaralarım acıyor
geçmiyor boğazımdan yudumlarım
hey heylerine kalktı yüreğim…. bağlasan durmaz
zincirlerini kırdı gözyaşlarım
gözlerim doluyor,
yine yağmur yağıyor gözlerime

18 Mart 2013
Menderes ALİUSTA
 
Gönderen:
Menderes ALİUSTA

Şiir ismi:
SENİNLE NE GÜZEL

Şehir:
Ankara

Tarih:
23 Nisan 2013, Salı
04:31


           S E N İ N L E   N E   G Ü Z E L

Dilim tutulur kesilir bende nefes
Yanımda olduğunu bilmek NE GÜZEL
Her şeyim harika olur her şey enfes
Gözlerimle gözlerine bakmak NE GÜZEL

Yanağındaki gamze benziyor güle
Üzüm karası uzun saçların hele
Böyle güzellik yok Leyla da bile
Ellerimle ellerini tutmak NE GÜZEL

Seninle olmak isterim ben ömür boyu
Seninle yudumlamak bardaktaki çayı
Seninle geçirmek günü, haftayı, ayı
Seninle oturup konuşmak NE GÜZEL

Yaşamımın her anında senin izlerin
Bir roman bir şiir her bir sözlerin
Beni alır götürür masmavi gözlerin
Oturup saatlerce seni izlemek NE GÜZEL

Seninle ben ölüme giderim fark etmez
Beni hiç bir engel, güçlük korkutmaz
Bilirim ki bu sevda beni terk etmez
Seninle bu hayatı paylaşmak NE GÜZEL

Seni seveceğim dün de bugün de yarın da
Sen olmazsan yanarım ben ateşlerin narında
Bir gün gelir ölebilirim senin uğrunda
Aşkınla yanıp aşkınla ölmek NE GÜZEL

Dünyada ne harikalar var çeşit çeşit
Bir tanesi bile değil ki sana eşit
Bak duy sesimi, beni duy, beni işit
Seni çok seviyorum demek NE GÜZEL

       22 şubat 2003
 
Gönderen:
Menderes ALİUSTA

Şiir ismi:
GİDİYORUM UZAKLARA

Şehir:
Ankara

Tarih:
23 Nisan 2013, Salı
04:28


GİDİYORUM UZAKLARA

Gidiyorum uzaklara,
gönlüm kırgın,
elveda demeden
arkama bakmadan
eyvallahım olmadan
Kimseye borcum kalmadan
Alacaklarımı kalanlara bıraktım,
Kim ne isterse onu alsın benim olan
Bana kalanlar kalbimde götürdüklerim,
Onlarda ya yaşatır …ya öldürür beni

Gidiyorum uzaklara,
Ne istersen onu yap
Sakın beni anma,
Merak da etme
Unut adımı ve kimi ifade ettiğimi
Yırt at birkaç resim kaldıysa
Kim bilir …belki bakar bakar ağlarsın
elbisem varsa…. giderken almayı unuttuğum
Onu da yak istersen…hatırlatmasın beni
soranlara benimle ilgili kötü şeyler söylesen de
inan darılmam sana
arkamda bir kanıt bırakmadan…. gidiyorum

gidiyorum uzaklara,
yolun sonu belli değil,
uzaklaşabildiğim kadar uzaklaşacağım
gittiğim her yere seni götüreceğim
gömeceğim elbet senide bir gün
kalbimin mezarına …
ama her gün sana sitem edeceğim
sevgini isterken…
hicranı gördüm senden
sana gül uzatırken
dikeni tutuşturdun elime
ben seni sana bıraktım
ben senden….. gidiyorum

gidiyorum uzaklara,
sana kalsın bensiz hayat
artık inancım kalmadı hiçbir şeyine
dediğin ve istediğin gibi olsun
benim gönlümde gam ve mağlubiyet olsa da
tebrik ederim dostça…senin galibiyetini
topladım her şeyimi …usulca
gözlerimde nem
önümde yolumu gösteren gölgem var
şafak sökmeden
kimseler “nereye” diye sormadan
gidiyorum …hem yol,
hem de yolcu olmaya…. gidiyorum

gidiyorum uzaklara,
korkma…sevgimi istemeyeceğim senden
kalsın sende…belki saklarsın hatıra diye…
benim olmadığım …zamanlar bırakıyorum sana
demir aldım kalbinin limanından
senin olmadığın diyarlara yelken açtım…
rotası şaşmış bir gemi ….acılarımı meçhule götüren
senden bana kalanlar hırçın bir deniz gibi savurur beni
belki batarım ..belki boğulurum …
belki senden kurtulurum
kahrın deryasına daldım….. gidiyorum

Gidiyorum uzaklara,
Ne kimselere anlatacak mutlulukla başlayan
Nu umudum nede sevincim var
Acılarım karlı ve buzlu….sonu olmayan yollar kadar uzun
Hıçkırıklarımı kimseler görmesin diye
gecelerin karanlığına gömdüm
Fırat nehri benim artık yanaklarımdan yüreğime akan
Bir çığlık oldu sessizliğim …sustum..
Akan nehir oldu gözyaşım…gizledim…
Sevda prangalı benim yüreğimde
Kurtuldum aşkın zincirinden artık …
ben gidiyorum ….hüzünlü şiirlerle
kalanları sevinçli şarkılarla bırakıp…. gidiyorum

Gidiyorum uzaklara,
Bıraktım…. inadına dağınık kalsın odam
Bıraktım…. inadına dağınık olsun saçım-sakalım
Bıraktım… inadına dağınık kalsın yakam…
Çamurlu ve yırtık olsun elbisem …ne fark eder
gidiyorum…kirlenmiş bir yürekte yer yok bana
kaldıramıyorum bu kadar acıyı…gözyaşını
kurşunlar sıkıldı kalbimin her köşesine
ben uzak diyarların yağmuru ile ıslanırken
senin üzerine doğan güneş …buralarda olmayacak
Kalmadı bir anlamı hayatımızdaki duygunun
adını ayrılık koyalım gitsin…ben gidiyorum

gidiyorum uzaklara,
acılarımla baş başa kalmaya
içimdeki yaraları dağlayarak kanatmaya
yağmurların yağmadığı
güneşlerin açmadığı
baharları olmayan diyarlara gidiyorum
bütün acılarımı vurdum sırtıma …yüküm ağır
bu filmi burada bitiyorum
senden uzaklaşarak gözden kaybolmaya ….gidiyorum

gidiyorum uzaklara,
belki bir daha geçmeyeceğim bu sokaklardan
bir hüzünü, bir matemi,
birde gözyaşını asıp yüzüme, gidiyorum senden
Elveda! karanlık gecelerde saklı ağladığım gözyaşlarım
Gidiyorum başım önümde…ceketim omzumda
Hoşçakalın!…Varsın olmayan hayallerim seninle kalsın
Benim yüreğimde kor…yüzümde kış, bakışlarıma kar düştü
Ondan sessiz ve ıssız benim dünyam
Elveda! ..aşk…duramam ben buralarda…kalamam
Bir gönülde yerim olmadı…bir yerim kalmadı
Bu şehre sığamam yüzümdeki bu hüzünle
Hoşça kal…kalbimin ahı….
bağrımın ateşi hoşça kal …gidiyorum

gidiyorum uzaklara,
vicdanına teslim ettim seni
cebimde senden arta kalan keşkelerim
kırık düşlerimi, acılarımı, insafsızlığınla
doldurdum giderken yanıma aldığım heybemi
biliyorum artık gelmeyecek vuslat!
Zifiri karanlık dünyam…ufukta bir ışık yok
Senin tek şahidin ben olduğum mahşerde
Allahın huzurunda bir dahaki ilk buluşmamız,
beni bir daha bulamayacağın diyarlara gidiyorum
giderken…. sakın bana dokunma
ben kendi sandalyemi… kendim tekmeleyeceğim…
ben kendi ipimi kendim çekeceğim

14 şubat 2013
Menderes ALİUSTA
 
Gönderen:
Menderes ALİUSTA

Şiir ismi:
SUSADIM

Şehir:
Ankara

Tarih:
23 Nisan 2013, Salı
04:25



SUSADIM

Bazen gündüz ortasında gece olur dünyam
Bir ben …bir de sen kalırız
kulaklarım duymaz… sesinden başkasını
onca kalabalıkta..bir seni görür gözüm
sendin bana karanlıkta yol gösteren
Aydınlığına….. susadım

Ne senden önce gördüm ilkbaharı
Ne senden sonra gördüm
Yaz oldu…sıcaktan… kavruldum sensiz
Kış oldu…kar yağdı….üşüdüm sensiz
Zaman artık hep sonbaharda
sıcaklığına…susadım

Bir fırtınada alır sürükleri deniz ortasında beni
Sensiz Alabora oldum
Ben bende değilim artık
Bir kurtuluşum yok
Sığınacak tek limanımsın
Sular içinde sana ..…. susadım

yolda hangi köşeyi dönsem bir girdaptayım
Nereye gitsem ..nereye koşsam
Bütün yollarım sana çıkar
Nereye baksam seni görürüm
senden gelip …..ben Sana giderim
bir gülüşüne ….susadım

şarkılara güfte olur
senden bahseder söylenen bütün şarkılar
sana yazılırsa, bir anlamı olur şiirlerin
sana söylenir bütün sevdalı sözler
bir aşk romanı seninle başlar, seninle biter
bir güzel sözüne…. Susadım

hangi yağmur ıslatır dudaklarımı
hangi rüzgar serinletir içimi
hangi güneş yakabilir senin kadar
hangi deprem yıkabildi beni
yokluğun kadar.
Hasretine …susadım

İçimdeki Toprağa ektim aşkını
Sen öldürdüm sandın, seni
Ben büyüttüm özenle
Gözümden sakındım
Kimseler bilmedi.. Kimseler görmedi
Sen bende kaldın …ama…sen bilmedin
Sevdana …susadım

doya doya içsem abı hayat suyunu
yine de kandım diyemem
bir sahra çölü yanar içim
avare bir mecnunum
yitik bir leyla’yı arayan
aşkına…susadım

29 Eylül 2012
Menderes ALİUSTA
 
Gönderen:
Menderes ALİUSTA

Şiir ismi:
SUSTUM

Şehir:
İstanbul

Tarih:
23 Nisan 2013, Salı
04:21


SUSTUM

Sözün bittiği yerde başlıyor yeni bir hayat
Herkesin konuşup bir şeyler söylediği zamanlarda
Sadece kendimle konuşmaya başlamak üzere…. Sustum
yalnızca …yalnız…yalnızlığımla kaldım
Tuz bastım yarama ..
Hançeri kalbime sapladım…sustum…

İçimdeki sevdanı öldürüyorum teker teker
Gelmiyor …gelecek denilen vuslat
Zaman…merhem olmuyor yaralara
Söylenecek o kadar çok şey varken …
ben bir o kadar sustum
Bildiğim tüm kelimeleri yuttum…unuttum…sustum

Hoş vedalarla ayrıldım şiirlerden
Şarkılar söylenmez artık bu dillerden
Aşkı ifadesizliğe mahkum etmişler..
Son bir nefes gibi…son bir alınan soluk
Kaşıdıkça kanattım yüreğimdeki yarayı
Susarak bağırıyorum…duyuldu mu sesim
Acılarımı içime kustum…. Sustum!

Susmak, verilecek en güzel cevapsa eğer
Mühürledim, lal eyledim dudağımı
Çığlığımı, haykırışımı boğdum içimde
Bir dağ kadar ıssızım … Bir çöl kadar sessizim
Söylendikçe canımı yakan kelimeler olmayacak
Susarak konuştuğum zamanlar
En güçlü cümleleri söylediğim zamanlar olacak
Sustum…dilime dizilen bir yığın sözcük varken
Gönlüm konuştu..gözlerim konuştu …ben… Sustum….

Bülbül feryat figan içinde şakırken kulaklarıma
Zehir zıkkım kelimeler bir dağ oldu dilime
Sükutum sessiz ayaz oldu…sustum
Elim….durdu….dilim durdu…..
Başım önümde….kulağım duymaz oldu
Aklım durdu…kelimeler durdu
sırtıma vurduğun kelimelerin altında …sustum

bir daha sürmeyeceğim adını dilime
seninle başlayıp, seninle biten her cümleyi
haram ettim kendime…
günah oldu seni anmak
feryadımı başka bir bahara erteledim
içimdeki seni…susarak öldüreceğim
ben sabrımı sınadım…. Sustum

acı bir nöbetteyim…gece gündüz
içimde kalır, onca kelimeler….
kimse bilmez dargınlığımı
sır oldu suskunluğum…sırdaş oldu sessizliğim
dilimde suskunluk yorulur …ettiğim yemin yorulur….
Kabuğuma çekildim, toprağa gömdüm sesimi
zaman geçer, içimdeki yangın belki durulur
sessizliğimin çığlığı duyulur diye …sustum

4 Mart 2013
Menderes ALİUSTA
 
Gönderen:
Vedat Araz

Şiir ismi:
"en büyük emek aşk'tır.."

Şehir:
İzmir

Tarih:
23 Nisan 2013, Salı
03:09



"dünyada sömürülen en büyük işçi gönül işçisidir,
çünkü her gece beş kuruş almadan bedava mesai yapar.."

I
kalbim bırak artık
fakir edebiyatı yapmayı
görmüyor musun?
aşksızlıktan geberiyorsun.

II
aşklarımız da
yoksulluğumuza benziyor
sömüren sömürene.

III
senin kalbini asimile etmişler,
sevememen bundandır güzelim.

IV
yalnızlığımı çıkarıp
gökyüzüne mandallaadım
artık sensiz
gecenin rengi yok.
 
Gönderen:
MEHMET ŞAHİN

Şiir ismi:
GELİNLİK TOPRAKLAR

Şehir:
Adıyaman

Tarih:
23 Nisan 2013, Salı
00:30



GELİNLİK TOPRAKLAR

sararınca dalında mutedil yapraklar,
gök kubbede hummalı bir telaştır başlar
bulutlar aniden kalkıverince şaha,
yağmura hazırlanır gelinlik topraklar.

yar diye avuç açmış bekler lal dudaklar,
hasetinden binbir parça olmuş başaklar.
filizlensin diye kuru körpe dimağlar,
türlü renge bürünür gelinlik topraklar.

kalp ağrısı kadim esrik zamana inat,
umuda yollanır tüm gelinlik topraklar.
ağlayan gelin misali açıyorken kanat,
al duvakla pullanır gelinlik topraklar.

durmuşken avuçlarım, yağmur duasına,
bir meltem sızar yüreğimin ayasına
yeryüzü sığmazken kalbinin darasına,
tatlı diller yüklenir gelinlik topraklar.
 
Gönderen:
Arzu KUMBUL

Şiir ismi:
BİR ANNE TANIDIM

Şehir:
Antalya

Tarih:
22 Nisan 2013, Pazartesi
13:09


                                 BİR ANNE TANIDIM
               Bir anne tanıdım,biriktirdiği acıları gözlerinde toplanmış,
               Bir anne tanıdım,saçının her teli emekle aklanmış,
               Bir anne tanıdım,yaşadıklarına rağmen dudağı tebessümlü
               Bir anne tanıdım en zor günlere tahammüllü.
               Yüzündeki çizgilerde saklı yaşadıkları,
               O çizgilere rağmen hala sade güzelliğiyle çok farklı,
               Açık elleri,toplamış yüzünde nurları,
               Kendisine değil,çocuklarına hep duaları.
               Bir anne tanıdım,sevginin, sadakatin, özverinin simgesi,
               Bir anne tanıdım, nice yüce annelerin bir örneği.
 
Gönderen:
Arzu KUMBUL

Şiir ismi:
ELLERİMİN ARASINDA

Şehir:
Antalya

Tarih:
22 Nisan 2013, Pazartesi
12:56


                                      ELLERİMİN ARASINDA
             Bu gün, eski sandıklardan anılar çıkardım gün yüzüne,
             Kimi zaman, kahkalar attım mutluluktan,
             Kimi zaman, gözyaşlarımı akıttım canımı acıtan hatıralara.
             Tozlu bir fotoğraf aldı götürdü beni yıllar öncesine,
             Bir yanımda babam, bir yanımda annem, ben ve kardeşlerim girmişiz kol kola,
             Muhteşem bir pırıltı gözlerimizde siyah beyaz bakarken,
             Çocukluğum, mutluluğummuş benim, çocukluğum, ellerimin arasında.
             Şiir okumuşum okul müsameresinde,
             Bembeyaz bir kurdela takmış annem saçlarımın arasına,
             Ne kadar da yakın durmuşum mikrofona,
             Şiirle haşır neşir olmamın başlangıcı mı yoksa
             Bir yılbaşı resmi fotoğrafların arasında,
             Annemin hazırladığı yılbaşı masası,üstüne koyduğu sıcacık çorbası,
             Babamın söylediği gurbet türküsü,
             Anladım çocuk için aile demekmiş her yılbaşı.
 
Gönderen:
hanife ürek

Şiir ismi:
sen dökülüyorum..

Şehir:
Bolu

Tarih:
22 Nisan 2013, Pazartesi
11:31






Yağmur ağlıyor
Bulutlar sığındı gözbebeklerime
Yağmurdan kaçarken,
Doluya tutulmak bu olsa gerek..
Sen dökülüyorsun her yanımdan
Mevsim değerlerinin altında sıcaklık
Sana üşüyorum..
Yaprak yaprak dökülüyorum sensizliğe.
Dilimde binlerce dua
Bi okusam aşırı sıcaklıktan kuruyacak her yan
Ama korkuyorum.
Sensizlikten
Sessizlikten
Karanlıktan
Ardı sıra gelmeyen ‘SEN’ nöbetlerinden…
Senden kurumak istemiyorum
Sırılsıklam sana yanmak istiyorum
Sadece…
                      Sen dökülüyorum…
 
Gönderen:
Yasar yön

Şiir ismi:
Biz Ezelden Kardeşız

Şehir:
İstanbul

Tarih:
21 Nisan 2013, Pazar
19:13


Biz Ezelden Kardeşız

Seninle biz ezelden kardeşız
Anamız havva babamız adem
Ey addem oğlu adem
Anamız aynı babamız aynı
Aramızda yok yok ayrı gay

..............Neyimiz var bölüşemiyoruz
..............Hep kavğa neden anlaşamiyoruz
..............Dinimiz aynı dillimiz aynı
...............Aramızda yok yok ayrı gayrı

Gelme sen başkalarının oyununa
Atalarımız yattar koyun koyuna
Sen ihannet edemesın,kendi soyuna
Soyumuz aynı sopumuz aynı
Aramizda yok yok ayrı gayr

.............Öldürdüğün senin öz kardeşın
..............Birakın savaşı gelin barışın
..............Senin kardeşın benim kardeşim
..............Aramızda yok yok ayrı gayrı

Seninle biz din kardeşiz
Elhamdulillah dinimiz aynı
Kitabimiz aynı milletimiz aynı
Aramizda yok yok ayrı gayrı

.............Olma sen başkasına maşa
............Bu vatan senin sende yaşa
...........Cürümesın tenin bu genç yaşta
...........Bayrağimiz aynı sancağimiz yan
...........Aramizda yok yok ayrı gayrı

Bir yaradanımız var alla hu ekber
Bir kitabımız var insanlara rehper
Allahımız aynı resulumuz aynı
Aramizda yok yok ayrı gayrı

........Hiristiyanlar bıraktı savaşı
........Edef türk müslümana karşı
........Birlik olalim dos bildığın O düşmana karşı
........Dostumuz aynı düşmanımız aynı
........Aramizda yok yok ayrı gayrı

Analar dökmesin göz yaşı
Bacilar tutmasın kardeş yasını
Acımız aynı bacımız aynı
Aramizda yok yok ayrı gayrı

........Dul kalmasin taze gelinler
........Yetim olmasın körpe yavrular
........Gelinimiz ayni cocuğumuz aynı
........Aramizda yok yok ayrı gayrı

YASAR derki kiymayin tatlı cana
Dökülmesın yazıktır al kana
Canımız aynı kanımız aynı
Aramizda yok yok ayrı gayrı..

Yaşar.yön /Deutschland
 
Gönderen:
Yasar yön

Şiir ismi:
YaR

Şehir:
Yurtdışı

Tarih:
21 Nisan 2013, Pazar
18:51


:::::::::YaR::::::::

Bu dünya da çile mi çekiyorum,
Bazen günah bazen sevap işliyorum,
Açıları sineme çektim taşıyorum,
Seni de açılara atamam YaR.

Kaderin zulmüne karşı savaştım,
Türlü acılarla bir bir tanıştım,
Acılara bana ben acılara alıştım,
Seni de açılara atamam YaR.

Gezerim gurbete diyar diyar,
Yaşım genç olsa da gönlüm ihtiyar,
Olamadım ömrümden mesut bahtiyar,
Seni de ben bahtiyar edemem YaR.

Seni aldatmak gitmez hoşuma,
Bana umit bağlama hiç boşuna,
Hayat harcadı beni genç yaşında,
Seni de ben harciyamam YaR.

Bırak beni, bende kalayım,
Dertlerimle baş başa olayım,
Düştügüm ateşte yaliniz yanayim,
Seni de ben yakamam YaR.

Karma karışık duygularım,
Sarpa sarmış tüm umutlarım,
kaderin elinde per Perişanım,
Seni de ben Perişan edemem YaR.

Yazar deyilim ki arzuhalimi yazayım,
Alın yazım karaymış nasıl bozayım,
Kime gidip kimlere kizayim,
Sana da ben kızamam ki YaR.

yaşar yön Deutschland .
 
Gönderen:
MehmetAluç

Şiir ismi:
SENSİZLİK

Şehir:
Ankara

Tarih:
21 Nisan 2013, Pazar
17:09


Sensizliğin kolları, sardı bedenimi
Ömrümde, Esen hazan rüzgârı,
Tüm umut yapraklarımı, döktü sensiz.
Yollar çileli kıvrım, kıvrım ve sensiz,
Yok, oluşun denizinde boğulmaktayım sensiz.
Âşık, seven kimseye yardır, aynadır yoldur,
İç içe bütünleşmek senli, benli değil, bir olmaktır.
Yağan yağmurda, sensiz ıslanmaktır sensizlik.
Ağaçların, meyvesiz yeşermesidir, sensizlik.
Kalbinin ışığında, mahrum kalmak, karanlıklarda boğulmaktır sensizlik.
Benim sensizliğimi, sessizliğimi anlayamamandır sensizlik.
Harap olmuş gönül evimdir, sensizlik.
Kefen giymektir, kefenle yaşamaktır sensizlik.
 
Gönderen:
Cahit Aluç

Şiir ismi:
GİT GÜLE GÜLE

Şehir:
Malatya

Tarih:
21 Nisan 2013, Pazar
17:02


Sadetler diliyorum, sen beni hiç düşünme.
Mutluluk senin olsun, alay edipte gülme.
Ben yine eski garip, sanma değişeceğim.
Bakma öyle yüzüme, haydi git güle, güle.

Bir zamanlar benimdin şimdi ellerin oldun.
Unutamadım seni, sen benim umudumdun
Yalvarmak fayda etmez, gidenler geri gelmez.
Bakma bu sözlerime git güle, güle.

Her seven kavuşmazmış bizde, kavuşamadık.
Ne kadar uğraştıysak, yine mutlu olamadık.
İkimiz bir şişeydik ,bir bardağa dolamadık
Sen üzülme sevgili haydi git güle, güle
 
Gönderen:
Cahit Aluç

Şiir ismi:
SENİ ÖZLEMİŞİM

Şehir:
Malatya

Tarih:
21 Nisan 2013, Pazar
16:59


Gözlerimde bir hüzün, iz bırakmışsa,
Köşelerde gizli, gizli ağlıyorsam,
Bütün çiçekleri sen diye kokluyorsam,
Anla ki sevgilim, seni özlemişim.
Karanlık geceler, zevk veriyorsa
Yıldızlara bakıp sen sanıyorsam,
Ve ay ışığında için, için, ağlıyorsam,
Anla ki sevgilim seni özlemişim.
Ellerim boş diye titriyorsa eğer,
Dudaklarım ismini haykırıyorsa eğer,
Anla ki sevgilim seni çok özlemişim.
Yıllarca hep yolunu gözlemişim.
 
Gönderen:
Muhittin Dumangöz

Şiir ismi:
ÖMÜR BOYU

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
21 Nisan 2013, Pazar
14:20


Ömür Boyu

Duruşma bitti, cezanı kestim.
Müebbeti yedin...
Yargıtay da Danıştay da benim
Dosyanı onaylar geri gönderirim
Ömür boyu mahkumiyet sana.
Kalbimdeki tek kişilik hücre,
Bundan böyle infaz yerin.
Sana değil af, avlu bile yasak
Hükumetler düşse,
Adalet düzeni çökse
Serbest kalmana değil çare.
İyiden iyiye kendini alıştır bu fikre.
 
Gönderen:
Muhittin Dumangöz

Şiir ismi:
HATIRALAR

Şehir:
Kocaeli

Tarih:
21 Nisan 2013, Pazar
14:18


Hatıralar

Anlayışla karşılıyorum kararını
Ne de olsa hukukumuz eski
Gözden geçir, tekrar deneyelim
Dememe fırsat bile vermedin
Olur. Silerim rehberden...
Peki tamam! İletişim kurmam
Geri veririm eşyalarını, hatırlatan her şeyi.
Parfümün bitiyordu zaten!
Atarım şişeyi hemen.
Anladım, mektuplarını da...
Kalp şeklindeki kolye mi?
Bulamamıştık, hatırla lütfen!
Hayır. Kazağı eskiciye vermiştin
Tamam, tamam... albümü de veririm.
Sanmam. Kalmadı hiç bir şey...
Az kalsın unutuyordum!
Hatıralar.
Onlar bende kalabilir mi?
İlk bakış gözlerine
İlk dokunuş ellerine
Diz boyu kar, yanıyordu şömine
Ada vapuru dün gibi hatırımda
Balkon demirindeki kumruları seyrederken
Ya bana yaptığın o sürprizler
Söylediğin içten sözler
Kalbimde bıraktığın derin izler
Ah be güzelim.
Bunları benden almak için
Mangal gibi yürek ister...
 
Gönderen:
mehmet değirmenci

Şiir ismi:
EKSİKLİĞİN

Şehir:
Ağrı

Tarih:
21 Nisan 2013, Pazar
09:54


Bir soğukluktur yüreğimi üşüştüren
kasıp kavuran sıcaklığa rağmen
üşür yine sol yanım
mevsimsiz bir kıştır gönlüme
düşen beni üşüten
eksikliğindir ey yar
beni bu kadar düşündüren
mevsimi yoktur sensizliğin
her dem ürperir yüreğim
ve ıslatır sokakları gözlerimden düşen sen
puzzle misali dagilir yaşlarim dört bir yana
ıslatır bedenimi tenime akarcasına
doğayı çizer ellerim
seni yazar kırık kalemim
bekleyedurur umutlarim
içimdeki seni tamamlarcasına
ağlıyor gökyüzü içindekini boşaltırcasına
ve ben haykırmak istiyorum
hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum
çıkartmak istiyorum matem sarmış
içimdeki hüznü ..
 
Gönderen:
HAKAN SİVRİOĞLU

Şiir ismi:
ISLIK

Şehir:
Trabzon

Tarih:
21 Nisan 2013, Pazar
00:43


             ISLIK

“Sevdiğim şiirlere benziyor insanlar
Hüznü anlatan bir yanları var
Sense bir hayal bulutuyla çıktın karşıma
Temmuzda    biçilen buğdaylar gibi bereketli
Suyunda yıkandığım nehir   kadar serindin
Coğrafyamın toprağı gibi sahici bir yanın
Dağlarım kadar derin bakışların vardı
Bir seviyi yitirmek kaygısını
Yaşatmak kaygısı kadar duyumsadım seninle
Ruhumun derinlikleri   ıslık çalarken.”

Aheste yürürken    sorguladığım
Fikirler kadar ıssız olacağım
Ciğerde hazzı hissedilen
Duman gibi yakıcı
Sözlerimi   anlaman biraz vakit alacak
Ben senin farklı bir yorumun olacağım
Bir çırpıda okunup bitirilen kitaplardan daha akıcı
İsyan şiirlerinden daha sahici bir boşluğum olacak
Senin iklimlerin bana geldiği zaman
Küheylanlara çalınan ıslık
Ben olacağım.”

Sessizlik , senin başka bir yansıman
Sen, benim    başkaldırımsın geceye güne
Ben,sen diye diye yatağını bulmuş bir ırmağım aslında
Başkalarının gölgesi olmaktansa
Güneşinde kavruluyorum gerçeğinin
Göğün   yakın, sessizliğin bol
Gecelerin zifiri ,aydınlığın gün gibi açık
Ve ıslığın tüm gerçeklerin üstünde bir haykırıştır
Buğulu gözlerini ufuklara dikmişler için.”
                                   
                                                HAKAN SİVRİOĞLU

 
Gönderen:
Selim OKAN

Şiir ismi:
Sen Gittin

Şehir:
Elazığ

Tarih:
21 Nisan 2013, Pazar
00:08


Sen hiç görmeden nasıl gittin geç saatlere sessizce
Sadece duman kokusu kaldı titrek ellerimde
Ve sen artık mutsuzluğumun arta kalan zamanlarında
Bekleyişlerimin durmak bilmeyen durgun duraklarında

Eğer bir gün uğrarsan gitmeden şehri bırakmayı unutma
Gittin de şehride götürdün bari yazlık bulutları karartma
Pencerenin gördüğü yol artık çok şeritli çıkmaz sokağım
Hiç olmayan saatlerce sen ordasın ben aşşağıda yalnızım

Uçurtmalarca yükseklerdeyim ve ipim uçurumlara çekilmiş
Kuyular kadar dar ve derinsin bense darlığın kadar geniş
Anlayacağın uzağız birbirmize, tersine sallanmışız beşiklerde
İşte şiirde dahi uzağız böyle ilk kelimeye bak sonu bende

 
Gönderen:
yavuz inan

Şiir ismi:
çanakkale geçilmez

Şehir:
Zonguldak

Tarih:
20 Nisan 2013, Cumartesi
19:42


çanakkale geçimez

çanakkale içinde yaşamya son veren şehitler
türk halkı birbirine sarılıp çanakkale booğazında can veriyor
çocuğun yaşı 16 17 atatürk ya istıklal ya ölüm dedi
hepsi severek cannı verdi
çanakkale geçilmez



balıkkesirli koca seyit
hepsi kahraman hepsi yiğiit
tüm düşmanlar anladı
çanakkale geçilmez


aya bakan tüm askerler susuz kalmış ekmekleri kalmayan askerler
yüreğimde kan akar ama vazgeçmem bu vatanımdan
askerler bir olup yıktılar ingiliz fransıza yenilmediler
anladılar çanakkale geçilmez


18 martın son saatleri istiklala savaşıp son canını verdiler
denizlere akan şehit kanları bizimle alay ettiler
en son gülen biz olduk anladılarki
çanakkale geçilmez çanakkale geçilmez

söz:YAVUZ İNAN
yazar:YAVUZ İNAN
 
Gönderen:
Behçet Bilgiç

Şiir ismi:
HANÇERLENMİŞ YÜREĞİM

Şehir:
Aksaray

Tarih:
20 Nisan 2013, Cumartesi
17:04


gitmek istiyorum gitmek çok uzaklara
bazen uçsuz bucaksız denizlere açılmak
bazen çıkmak isterim en vahşi dağlara
bazen okyanuslar ötesi kaybolmak
bazen de sağnak bir yağmur gibi
ağlamak hep ağlamak

hançerlenmiş yüreğimin
parçalanmış   kalbimin
yorgun kalmış beynimin
bir kaçışı bir isyanı
bir özlemidir bu

yok olup tekrar dirilişin
belki hayal beklide hayal ötesi amma
tek çarendir bu
kalmamışsa başka doğacak bir güneşin

hüzünlerden uzak
sevgi kollarını açan melekler
raks eder etrafında
bin bir renkte bin bir kelebekler
sanki ötelerde
sevgi dolu aşk dolu yalansız yanlışsız
bir dünya seni bekler

kaçarım gerçekten
hayale yakın
bacak arası mahkum
şu aşka bakın
firari bak sevgi ufuklarda aranır
kıyamet yaklaştı sanırım çok yakın
yanlışa pek olur sillesi hakkın
 
Gönderen:
umut

Şiir ismi:
ddf

Şehir:
İstanbul

Tarih:
20 Nisan 2013, Cumartesi
11:34


dvadadaefadf
 
Gönderen:
MehmetAluç

Şiir ismi:
AH-Ü FİRAZ EYLEME EY GÖNLÜM

Şehir:
Ankara

Tarih:
20 Nisan 2013, Cumartesi
05:42


Ab-ı efsun dertli akar gözlerimde Ab-ı nisan gibi akmakta,
Ab-ı hayat beklemektedir yardan afak gibi ak mercan gözlerinde.
Ah ü firaz eyleme ey gönül, ahir olur en sonunda
Ah ü firaz gibi ağlama canan gelir sabr eylersen.
Ahsen gözleri, bir gün ayn el yakın görür
Sarar seni bad-ı saba rüzgârı esmeden.
Bahr –ı muhit gibi gönlü ile bahr-ı zulmet denizinden kurtarır.
Bezm-i irfan meclisine girersin Ah-Ü firaz eyleme ey gönül.
Cansız ata binmiş gibi sallanma, cemalinden yüz çevirme
Cevahir (kıymet)zor bulunur her güzelde
Gönlüne cevr eyleme.
Cüda gelmemişken başa, çeper eyleme yolları
Günlerini dar gün eyleme, sabr et
Ah ü firaz eyleme ey gönül, ahir olur en sonunda.
Dem-i devran dönerken gül yüzlün seni beklerken
Derde düşmek nedir ey gönül
Didarın kıyamete kalmasını bekleme
Bu devranda kavuş, sarıl bekleme ey gönül.
Yeter kul Mehmet inleme, git sarıl o yâre
Yok, et benliğini, nefsini sarıl o yâre o yâre
 
Gönderen:
ümit akay

Şiir ismi:
Hep Sen Gidersin

Şehir:
Sakarya

Tarih:
20 Nisan 2013, Cumartesi
00:55



Dur nereye böyle, acelen ne sevgili
İki damla inci dökmek gidişini tesciller mi sandın
Vay anam vay, tuzsuz gözyaşı mı olurmuş
Ama en iyi sen ağlarsın değil mi?
Hep sen ağlardın zaten

Her şair İstanbul için ağıtlar yakar, şiirler yazar
Ne yani şair mi sandın beni
Oraya seni gömdüm, mezarlıklar mesken mi olurmuş
Ama en iyi sen yaşarsın değil mi?
Hep sen yaşardın zaten

Özel anlamından mahrum, merhum İstanbul
Mezar taşında neden ‘’hoş geldiniz’’ yazar ki?
Keza hep ben geldim, liman hiç vapura yanaşır mıymış?
Ama en iyi sen gidersin değil mi?
Hep sen giderdin zaten

Hadi git bakalım sevgili
Orada seni koklamak isteyen ailen vardır
Unutmamışsın beni, çiçekler senden vasiyet kalmış
Merak etme her uğradığımda sulayacağım senden kalanları
Ama en iyi sen kokarsın değil mi?
Hep hoş kokardın zaten
 
Gönderen:
hilal palabıyık

Şiir ismi:
güzel ülkem

Şehir:
Yozgat

Tarih:
19 Nisan 2013, Cuma
19:08


benim ülkem güzel ülkem
4 mevsim bir arada
yaşatırsın he anımızda
mutluluk katarsın yaşamımıza

Ağaçlar çiçek açmış
dağlara kar yağmış
senin güzelliğine
herkes hayran kalmış

kuşlar böcekler cıvıl cıvıl
çalışırlar gep harıl harıl
arılar bir yandan vızır vızır
gerçek hayatın tadına böyle bakılır

senin manzaran bir başka
sana bakarken kalbimizin atışı artışta
denizin dalgalanırken bir satırda
senin güzelliğin her yerde en başta
 
Gönderen:
furkan mete ergan

Şiir ismi:
sonralar

Şehir:
Bilecik

Tarih:
19 Nisan 2013, Cuma
17:21


akar gönlüm,kağıttan yapılmış o kayıklar gibi çocukluğumun üstünde akar,
seyrederim ruhumun sonralar dünyasına gömüldüğünü.
bir tatil akşamında yaşayan o büyük yalnızlıklar,
sevgilimin gelmediği o ilk randevuların hüznü.

karanlıklar gibi geçen karanlıklardan
gece yarılarından sonra eve dönüşler.
sarhoşlukların bitmesinden evelki edebi an;
ve o demetler ki çiçekleri hatırlanır birer birer.

eski sükunların bir sahile dalga dalga uzanması
ayrılıklardan sonra o gönül gölerindeki rüzgar.
bazı mısraların manasından sonra duyulan insanlık yası,
o havuzlu bahçelerde, biten o şarkılar
 
Gönderen:
bejna sezer

Şiir ismi:
biz çocuklar

Şehir:
Tunceli

Tarih:
19 Nisan 2013, Cuma
12:59


Biraz eğlence,
Bir de heyecanlı olsun.
Ne olursa olsun,
Çocuklar olsun.

Dünyamızın yıldızı,
Ayımızın parıltısı olsun
Yeter ki;
Dünya çocukları olsun.

Dünyamızın güneşi,
Geleceğimizin gülü olsun.
Dünya çocuklarına,
Yeter ki Bayramımız olsun.


        Bejna SEZER
     Akpazar İlkokulu
      3-A   No:15                                                                      
 
Gönderen:
Nadir Anayurt

Şiir ismi:
Sende Vefasız Çıktın

Şehir:
Ankara

Tarih:
19 Nisan 2013, Cuma
11:12


Ben seni
Çoktan unuttum
Çoktan sildim yüreğimden
Ezberlesemde adını
Düşmese dilimden
Neler çaldın neler
Bir bilsen ömrümden
Sende vefasız çıktın
Düştün benim gözümden..
 
Gönderen:
cihan balcıoğlu

Şiir ismi:
sev

Şehir:
İstanbul

Tarih:
18 Nisan 2013, Perşembe
22:15



sev dile kolay sevilmiyor
yürek yakan
sev
ona kolay sevilmiyor gönül kıran
git
kendini dağ`a taş`a emanet et
vur gitsin demekte gelmiyor içimden
sev.
tanımadan görmeden bilmeden
sen onu ömür yettiğince sev
git.
kaybolan yılların arkasından
yeşermek bilmeyen o acı hatıraların
ardından çek git
anlarsın o zaman
ne çektiğimi
sev desende sevemem eskisi gibi
git.
kendini uçsuz bucaksız yollara bırak
artık dönemem ki sana ben
çok uzak aşk bana uzak
git.
duymadan görmeden sevdigimi
bilmeden git.
 
Gönderen:
selahattin yılmaz

Şiir ismi:
GETİR BANA

Şehir:
Hatay

Tarih:
18 Nisan 2013, Perşembe
18:43


kışı, kıyameti biryana bırak...
baharlar getir bana.

bırak okyanusu, bırak denizi...
dereler çaylar getir.

getir bana güneşi...
bırak gitsin karanlık.

kaçıyorsa adım, adım mutluluk...
sırtlada umutları öyle gel bana doğru.

akbabalar, kargalar, gidedursun çaylaklar...
gagasında muştuyla turnalar getir bana.

hastalığı, derdi, acıları verdinse...
durma koy sepetine sabırlar getir bana.

getirebilirsen eğer bir tutam dahi olsa...
yitirdim huzurumu senin gönlünde bolsa.

...

hep ben istedim dostum sende söyle derdini...
verecek pek şeyim yok dinlerim ben de seni.
 
Gönderen:
olcay yıldırım

Şiir ismi:
BABAMA MEKTUP

Şehir:
Mersin

Tarih:
18 Nisan 2013, Perşembe
17:50


NE ÖZLEDİM SENİ BİR BİLSEN
NASIL TÜTÜYORSUN BURNUMDA
YUTKUNAMIYORUM SENİ ANDIKÇA,
HATTA NEFES ALAMIYORUM.
CÜZDANIMDAKİ RESMİNE BAKTIKÇA,
ISSIZ GECELERDE
HAYALİNE KAPILIYORUM SESSİZCE.
ŞİMDİ OLSAYDI DİYORUM,
OKŞASAYDI SAÇLARIMI,
ISLAK GÖZLERİMİ SİLEBİLSEYDİ
BU KADAR ERKEN GİTMESEYDİDE,
TELİMİ, DUĞAMI GÖREBİLSEYDİ.
YAŞASAYDIDA DAĞ DAĞ GERİLERDE OLSAYDI.
TELEFONDA DUYABİLSEYDİM SESİNİ,
RÜZGARLAR GETİRSEYDİ KOKUSUNU,
BİR MEKTUBU, BİR SELAMI GELSEYDİ,
YILDA BİR, HATTA ON YILDA BİR GÖREBİLSEYDİM,
O BENİM BUĞULU GÖZLERİMDEN
BEN ONUN MİS KOKULU ELLERİNDEN ÖPSEYDİM.
KOKLASAYDI BAĞRINA BASA BASA.
SAÇININ HER TELİNE, BİN BUSE KONDURSAYDIM.
GÖĞSÜNDE UYUSAYDIM,
BASTIĞIN YERLERE SÜRSEYDİM YÜZÜMÜ,
AMA HASRET KOYMASAYDI GÖZÜMÜ.
BERABER YUDUMLASAYDIK ÇAYIMIZI,
BERABER YAŞASAYDIK YAŞAMADIKLARIMIZI.
SADECE RÜYAMDA DEĞİL ,
YANIMDA GÖREBİLSEYDİM.
BABACIĞIM, KEŞKE SENİNLE AYNI GÜN ÖLEBİLSEYDİM,
ARDINDA, ASLINDA MUTSUZ BİR NEFES BIRAKTIN.
KULAĞIMDA ÇINLAYAN HOŞ BİR SES BIRAKTIN,
HAKKIN YOKTU İNAN, HİÇ HAKKIN YOKTU.
BENİ ÇOK ERKEN YETİM BIRAKTIN,
AH BİR BİLSEN SENİ NE ÇOK ÖZLEDİM.
İNAN O ÇOCUK RUHUMLA GELİRSİN DİYE AYLARCA BEKLEDİM.
HİÇ İNANMADIM "ÖLDÜĞÜNE"..
O ÇİZGİLİ PİJAMALARINLA
PENCERENİN ÖNÜNDE BULUVERECEĞİM SANDIM HEP,
UZANSAM TUTACAĞIM SANDIM,
GÜNDE BİN KERE UZANDIM
BİR KEZ BİLE TUTAMADIM.
GÖRDÜĞÜM HER ADAMI,SENSİN SANDIM.
ZAMAN ZAMAN KARŞIMDASIN GİBİ GÖRDÜM,
KİMİ AN KAYBOLDUN DUMAN DUMAN,
AH BİR BİLSEN BABACIĞIM.
BU YETİMLİK NE YAMAN,
SEN GİTTİN GİDELİ SEVMİYORUM BAYRAMLARI,
YALAN DEĞİL KISKANIYORUM BABLI OLANLARI.
HELE O "BABALAR GÜNÜ" VARYA BABACIĞIM,
İŞTE O GÜN KAHROLUYORUM.
SANKİ DERİN
SANKİ DİPSİZ KUYULARDA BOĞULUYORUM............
 
Gönderen:
Seda SAYGIN

Şiir ismi:
Özledim Babam Seni

Şehir:
Adana

Tarih:
18 Nisan 2013, Perşembe
15:47


Özledim Babam Seni

Çok özledim babam seni
Hani gelecekmiş gibi bekler ya insan
Bende hala çok uzaklardasın da
Bir gün çıkarda gelirsin diye
Bekler oldum hep yolunu

Hatıraların hayal meyal aklımda
Nasıl yaşandı da, nasıl bitti?
Daha dün değilmiydi
Gülen, konuşan, nefes alan
Şimdi nerelerdesin babam benim

Ben çocuk değilim ama
Yine de kendimi avutmak istiyorum
Gel bitmedi mi bu özlem
Onbeş yıl oldu gidişin
Oysa biz seni hiç unutmadık
Hep yaşattık içimizde, kalbimizde

Seni anlatmak istiyorum
Hiç tanımadığın torunlarına
Ama düğümlenip kalıyorum
Erken gidişin, hayatla mücadelen
Aklıma gelince kahırlanıyorum
Benim babam, kederli babam
Nur içinde yat babam
Yerin cennet olsun
 
Gönderen:
fatih yüzbaşı

Şiir ismi:
bilmeni isterim özledim seni...

Şehir:
Aydın

Tarih:
18 Nisan 2013, Perşembe
11:11


Kalbim hiç kimse için böylesine çarpmadı sana çarptığı kadar,
Ecelim oluyor sensiz geçen dakikalar, sensiz odam kabir gibi dar,
Zaten kaderin bize oyunudur bu sana dokunmadan sevişim yar,
Bu ayrılık bu hasretlik körükledi benim sana olan sevdamı kor gibi.
Ancak ölüm alır bendeki seni
Ne keder ne tasa, sen varsan herşey tamam sen yoksan herşey eksik...
 
Gönderen:
fatma kokoç

Şiir ismi:
babam

Şehir:
İstanbul

Tarih:
18 Nisan 2013, Perşembe
10:52


Bayramlarda geldi babam
Bak yine sensiz eksik bu sabah bir davam
Öyle çok içimdesin ki hani uzatsam elimi tutarmıyım seni..?
Sarılsam diner bütün özlemim belki...?

Sensiz bir bayram daha işte baba
Ne kadar mutlu olabilirim ki bırakta ağlayayım dokunma bana
Kapıyı açtığımda sen,uyuduğumda sen,uyadığımda sen;
Artık küçük kızın yok baba bak büyüdüm ben..

Ah şu bayramlar çocukken ne de tatlı olurdu kapı kapı gezmek
Ozamanlar bilmezdikki en büyük hazineydi sevmek
Sen camiden gelirdin bizse tüm ev seni beklerdik
İlk annem öperdi elini sonra sıraya dizilirdik

Of kim örttü şu toprakları üstüne
Uyumak yakışmıyor o maviş gözleribe
Geldim babam selamda verdim bak sana
Heyyyy bak zıby kızın yine sığındı kanadının altına

Nerden çıkardın onu baba tabkide ağlamıyorum
Artık bende senin gibi kocaman adam oluyorum
Tamam azcık sulandı gözlerim ama bak iyiyim şimdi
Senin kokunu varya öylesine özledim ki..

Hasretle geçen bir bayram daha işte ne kadar iyi olabilir ki
Evden dışarıya çıkmıyorum artık baba hani hep "çok geziyorsun"diye kızardın ya
Bak artık evden bir adım bile atmıyorum sokağa
Gel bak söz verdim ben artık uslu çocuk olucam üzmicem seni bir daha :(:(
 
Gönderen:
fırat yetim

Şiir ismi:
ANLAMAK..

Şehir:
İstanbul

Tarih:
18 Nisan 2013, Perşembe
10:31


Basit bir kelimenin meşrebindeki manayı;
Kaotik düşlerin bulanıklığında
Sağ kolun Sol kol'a çalım attığı sidik yarışında
Zevk için çıkartılan kanlı oyunlarda
Yaktığımız ve daha yakmaya meyilli olduğumuz propagandalarda...
Boşa harcanan zamanın anlamsızlığında anlamak..
Kanın damarlara zerk etmediği anda anlamak
Tahhamülsüzlüğün doğuracağı çoçukları
Katil olmamak adına anlamak..
Anlamak geçmişi, usulca önyargısız..
Sonra ADİL olmak
Anlamak adına..
Yunusu, Pir Sultanı, Mevlanayı
Anlamak..
ANLAMAK....
 
Gönderen:
fırat yetim

Şiir ismi:
ARKADAŞ

Şehir:
İstanbul

Tarih:
18 Nisan 2013, Perşembe
10:23


Arkadaş;
Sen Hiç..?
Bir facia ertesinde binlerce insan gibi evinden alındın mı?
Bir meçhule götürülürken…
Arkanda gözü yaşlı eş, emzikli bebe bıraktın mı?
Kaybolan kardeşini senelerce aradın mı?
Gözü yaşlı, kalbi bin parça....
Bir bilinmezden geldiğinde hayatı garipsedin mi?
Halk içinde damgalanıp, ömrün bitik Hİǒ leştin mi?
Arkadaş
Sen Hiç..?
Ailece Babam ve oğlumu izledin mi? geçmişi anarken gözlerin yaşlı ağladın mı?....
Arkadaş;
Her şeyden öte
Sen hiç karınca adımlarında mutluluğu mumla aradın mı? ..
 
Gönderen:
Levent KARAKAŞ

Şiir ismi:
Etmiyor işte

Şehir:
Sakarya

Tarih:
18 Nisan 2013, Perşembe
10:12


Etmiyor işte...

Etmiyor işte...
Hayat devam ediyor diyorlar.
Etmiyor işte.
Bende yok oluyorum O'nunla ve,
Hayat benim içinde bitiyor.
Sonsuz bir uykuya kapanırken gözlerim;
O'na kavuşmanın verdiği mutluluk ve huzurla
Hafif bir tebessüm oluşuyor dudaklarımda...

Ya sen olmasaydın?
Ne yapardım ben?
Ben benden çıkardım;
Sen olurdum.
Seninle birlikte bende yok olurdum...
Hayat devam ediyor diyorlar"ya.
Etmiyor işte.
09.04.2013
 
Gönderen:
MUMİN YANKAÇ

Şiir ismi:
ÜMİTSİZLİK

Şehir:
İstanbul

Tarih:
17 Nisan 2013, Çarşamba
23:26


Ümitsiz bir karanlığa doğru saplanıyor ruhum,
Mutluluk bana görünmeyen tarafında kalıyor dünyanın,
Uçsuz bucaksız bir yolda ilerliyorum habire
Kim dur diyecek bu çaresiz kararsız gidişe,
Hayat seli bir gün taşmayıp durulacak,
Çok uzaklarda bir yerde bekliyor huzur beni ....
 
Gönderen:
Kadir Günaydın

Şiir ismi:
MÜNFERİT

Şehir:
İstanbul

Tarih:
17 Nisan 2013, Çarşamba
15:10


Kimse var mı sesimin bittiği yerde
Biraz daha sussam adam akıllı
Yolumdan çekilir mi dünler istesem
Bir düzene girsem düşürüp hızımı

Bazı akşam çiçekçilere uğramak gibi
Bir gün kendime de tam vaktinde dönsem
Yani sığsam tek odalı beyaz bir yalana
Sevgilim sen benim ol, eğer ben benim değilsem

Sevgilim dedim, işte ne olacak halimiz
Bir hikayenin başlayamadığı yerdeyiz
Ellerin biraz daha yürüsün ve parmakların
Şimdi bulunalım hayatta, sonra girmeyiz

Sonra kömür gözlüm bizi de kandırsınlar
Sen gidersin, ben kalırım seninle
Yetmez ya gülüm, yalnızlığa da alıştırsınlar
Ben seni söyleyeyim, sen de sensizliğimi dinle
 
Gönderen:
Semanur ÇAKIR

Şiir ismi:
Annem

Şehir:
Ankara

Tarih:
17 Nisan 2013, Çarşamba
00:11


ANNEM

Annem;
kara benizli ,yüreği ak annem...
elleri nasırlı,yüreği ipek annem...
yokluğu buz,özlemi ateş annem...
annem;
ince sızım,derdim,özlemim,özlediğim...
annem;
tek bildiğim,en bilinmezim...
annem;
biricik sılam,bitmez gurbetim...
annem;
miladım,feryadım,hayalimdeki vuslatım...
annem;
ciğer sızım,alın yazım...
annem;
ne kalem yeter yazmaya,
ne gönül dayanır paylaşmaya...
ben seni çok özledim annem!
 
Gönderen:
Gediz TOKMAK

Şiir ismi:
SONSUZ

Şehir:
Zonguldak

Tarih:
16 Nisan 2013, Salı
23:59


Baktığında gözlerinden damlıyor Ab-ı hayat
Dokunmak istiyorum yüzüne hissederken ellerini ellerimde
Ama yapamıyorum
Gurur, gurur ki aşkın karşısında fırçasız bir ressam duygusuz bir tablo
Ama yapamıyorum
Acaba diyorum haykırsam sana benliğimden taşan duygularımı
Haykırsam dünyaya sana bakmaya kıyamadığımı
Ama yeğliyorum geceleri adını haykırmayı sessiz çığlıklar eşliğinde
Yalnızca sen duy diye.
 
Gönderen:
Gamze İÇGÜLEŞ

Şiir ismi:
HÜZÜNDÜR YÜZÜN

Şehir:
İzmir

Tarih:
16 Nisan 2013, Salı
22:12


Gece'nin karanlığı vururken yüzüne
Hangi yüzün vurur yüzüme
Gecenin hüznü vurduğun'da yüzüme      
Hangi aşk sürer bizi sevda denizine

Kaç yüzle karşılaşır yüzüm
Hangisi senin yüzün,
Ben senin yüzün'de beni
Benim yüzüm'de seni yitiririm

Hangi sevda seni getirir bana
Kaç hüzün dolar gözlerine
Birikmiş hasret yüreğimizde
Gözyaşı yağmur olur yüzümüze

Hasret kocamandır yüreğimiz'de
Hıçkırık yumruktur boğazımız'da
Yüzün küçüldükçe küçülür gözlerim'de
Yüzüm yitirir yüzünü hüzün denizin'de






                                      
 
Gönderen:
ÖZCAN GÜLER

Şiir ismi:
ANNEM

Şehir:
Samsun

Tarih:
16 Nisan 2013, Salı
21:46




taşı sıksan suyu ağlardı ellerinde
çiçekler boyun eğerdi seni görünce
varmı ki şu dünyada senden yüce
yüreğimdeki buruk acımsın annem

yüzündeki çizgiler bile seni anlatır bana
ağzından cıkan her kelime bir duadır anlayana
cennet bile serilmiş ayaklarının altına
yüreğimdeki buruk acımsın annem

hayatta belkide görmedin hiç günyüzü
seni düşündükçe kaplıyor bedenimi sensizliğin hüznü
ağlamıyorum gözlerimden özlem düştü
yüreğimdeki buruk acımsın annem

kimseye muhtaç etmedin beni
veremedimki sana hekettiğin değeri
bu yazılanlar pişmanlığın eseri
yüreğimdeki buruk acımsın annem

yaşarken öpüp koklamak zor geldi bana
herzaman benimle kalacakmışcasına
uçuverdin bir anda ellerimden sanki bir rüya
yüreğimdeki buruk acımsın annem
 
Gönderen:
Coşkun ÇALIŞKAN

Şiir ismi:
ÇOCUKLARIM

Şehir:
Samsun

Tarih:
16 Nisan 2013, Salı
21:31


Tek varlığım, sebebimdir,
Çocuklarım, çocuklarım,
En büyük, servetimdir,
Çocuklarım, çocuklarım...

Biri boncuk, kara gözlüm,
Biri badem, açık sözlüm,
Anam babam, benim özüm,
Çocuklarım, çocuklarım..

Kollarımdır, ayaklarım,
Neşe dolu, hayatlarım,
Onlar varsa rahatlarım,
Çocuklarım, çocuklarım..

Babamdadır, kayıtlarım,
Doğru için ayıklarım,
Gece gündüz sayıklarım,
Çocuklarım, çocuklarım..

Kötü sözü, hiç bilmezler,
İlle çoğa, sevinmezler,
Var var diye, yerinmezler,
Çocuklarım, çocuklarım..

Gören gözüm, tutan elim,
Her gün dua, eden dilim,
Dünyada ilim, uzayda bilim,
Çocuklarım, çocuklarım..

İkisi de melek gibi,
Üzerimde yelek gibi,
Candan atan yürek gibi,
Çocuklarım, çocuklarım..

Bir gün görmeseler, ağlar,
Hemen karaları, bağlar,
Derdimse de, koca dağlar,
Çocuklarım, çocuklarım..

Kendilerince özelmişler,
Annelerine özenmişler,
Birlikte daha güzelmişler,
Çocuklarım, çocuklarım..

Yazdır bizim, kışlarımız,
Onlar bizim, kuşlarımız,
İniş oldu hep, yokuşlarımız,
Çocuklarımız, çocuklarımız..
 
Gönderen:
Fatih Ortakçı

Şiir ismi:
Uçurumun Kenarında

Şehir:
Çorum

Tarih:
16 Nisan 2013, Salı
17:10






Uçurumun Kenarında



Hani düşünsene
Bir uçurumun kenarında
Bir ben bir de sen varsın

Senden ayrıldığım için
Atlamaya gitmişim oraya
Tam atlayacakken elimden tutmuşsun...

Öyle bir durumda kalmkışım ki
Sorma
Elimi bıraksan öleceğim ,
Bırakmasan
Zaten ölmüşüm
Ölmüşüm işte...


            Fatih Ortakçı
 
Gönderen:
AGİT DESTAN

Şiir ismi:
BENDEKİ SEN

Şehir:
Siirt

Tarih:
16 Nisan 2013, Salı
13:11


bir sen varsın içimde
bir de içimde gezen o sensizliğin,
birden çöküveriyor üzerime; sessizliğin
ve birden ağladığımı fark ediyorum
ellerime düşen o soğuk gözyaşlarımla...

düşünüyorum seni
ve sendeki ben'i
inanır mısın ?
kendimden
daha çok seviyorum
bendeki sen’i

ama...
ahh...
nereden bileceksin
nereden göreceksin
kapatmışken bana gözlerini,
nereden duyacaksın
içimdeki sensizliğin adımlarını
ve nereden hissedeceksin ?
her adımın bana yaşattığı
adını koyamadığım duygularını...

gel desem,
dudaklarımı kıpırdatmadan,
sesimi sana duyurmadan
gelir misin?
her gece bana seni soran gölgeme
anlatır mısın kendini
ve seni ne kadar sevdiğimi...

sonra durdurur musun
durdurabilir misin?!
soğuk gecelerde
bulutları delen hıçkırıklarımı
ve sana olan bağlılığımı
anlayabilir misin
gözlerime bakmadan...?

yoksa...!
yoksa bana geri mi vereceksin
sendeki zavallı beni
hiç düşünmeden
ne beni ne de gölgemi...
              
 
Gönderen:
Alara Büyükateş

Şiir ismi:
Sev Diye

Şehir:
İstanbul

Tarih:
16 Nisan 2013, Salı
13:10


Bu gece Beyoğlu'nun gözü üzerimizde
Sapsarı Taksim bizi konuşuyor
İstiklal Caddesi adımızı fısıldıyor her köşesinde
Nevizade, bir elinde kadehi bir elinde sigarası
Arsız bir fahişe gibi
Bağıra bağıra konuşuyor, ağzı kulaklarında
Derdi büyük belli
Abartılı hareketler, yapmacık bir mutluluk
Zavallıyım ben diye bağırıyor bakışları..

Bu gece bütün İstanbul bizim için kadeh kaldırıyor
Bizim şerefimize içiliyor bütün sofralarda
Sen gel diye,
Sen bir daha sarıl diye çalıyor
Masa masa gezen üç çingene
Sen bir daha öp diye söylüyorum bu şarkıyı
Sen beni sev diye..
 
Gönderen:
doğan

Şiir ismi:
unutamadım

Şehir:

Tarih:
16 Nisan 2013, Salı
12:12


ahh.. geceler sensiz geceler
ayrılık şarkıları besteliyorum
gittiğin ilk günden beri
sevgini alda git
açtığın yaraları kapatta git
ahh..geceler sensiz geceler
anıları yaşanmışlıkları silde git ...
gisişin yüreğime saplanan hançer misali
kanırttıkça acıyor yok bu acının eşi emsali.
bu sigaramda seni unutacaktım
nereden bilecektim her dumanda seni içime çekeceğimi
gittiğin ilk günden beri kaybettim benliğimi
bırak sigarayı alkolu
gelde bitsin dertlerimiz.
sevip sevilmeyen gönül yine benim oldu
beni bu hallere o zalim koydU
artık benim için yaşamak ızdırap belki zordu .
senin için ölür bu can bu beden
bana en çok koyanda kardeşdemen.
içimdeki bu sevgi ancak
ve ancak..
kanım toprağa karışınca
karışınca çıkacak
                    
                   DOĞAN AYDOĞDU

              10loar ca şiirimin
arasından en vasatını seçtim
17 yaşındayım ben bu işe gönlümü wermişim
SAYGILARIMLA ...
 
Gönderen:
Behçet Bilgiç

Şiir ismi:
CEZA MASUMA

Şehir:
İstanbul

Tarih:
15 Nisan 2013, Pazartesi
22:49


Tükenmiş duygular gönüller hissiz
Kalpler kirletilmiş nehirde yüzer
Zulme yok hiç direnç insanlar sessiz
Güçlüler zayıfı ezdikçe ezer

Sahte gülücükler süslenmiş sözler
İç güdüsel bakan manasız gözler
Çoğaldı ne yazık ruhsuz öküzler
Bu hal beni gayet derinden özer

Böylesi yaşamdan kaçasın gelir
Aklı olanlarda bir gün delirir
Ufkumda hep kara bulut belirir
Gönül denizimde hüzünler yüzer

İltifat gücedir değil günüle
Güçsüz olanlar bir düşmesin ele
Alıp atarlar bir amansız sele
Hayattan muzdarip bezdikçe bezer

Adalet güçlünün hakta güçlünün
Ceza masuma berat suçlunun
Söyleyin adalet neresi bunun
Masumlar hapiste suçlular gezer

Haktan yana oldum hakkı ararım
Haksıza karşı hep olur zararım
Sevgi dolusu bir dünya ararım
Böylesi bir hayat beni pek özer
 
Gönderen:
ahmet çivi

Şiir ismi:
Suskun Diyarın Sesi

Şehir:
Konya

Tarih:
15 Nisan 2013, Pazartesi
22:10


Suskun Diyarın Sesi


elimde bir gül ,hayellerin ötesinde yine sen varsın.
boş sokaklar beni ,sensiz geçen gecelerde sarsın.
hani, an gelirde, bir nisan yağmuruna, tutulursun ,ya.
senin yokluğunda bu beden, sevda ateşinde yansın.

hayat dediğin ,tek gösterimlik bir film sahnesi.
engüzel yeri, sevdayı anlatan incilerle bezenmiş köşesi.
sensin benim bu diyarda , hayatımın sevinci, neşesi.
ey sevdiğim,bu günkü dersimiz, suskun diyarın sesi.
 
Gönderen:
davut bilgiç

Şiir ismi:
Şiir Kadın

Şehir:
Aksaray

Tarih:
15 Nisan 2013, Pazartesi
21:30


Bir şehir doğuyor gözlerinden
Şairleri çıldırtan
Tanrıları kıskandıran
Eylül kokulu bir şehir…

Oysa sen
İntiharlara yelken açıyorsun
Kurduğun mor düşlere aldanıp
Hazan mevsimler doğuruyorsun
Saçlarından
Gözyaşların dökülüyor yarattığın şehre
Sebepsiz, sahipsiz…

Şehir üşüyor
Sokak lambalarından başlayarak
Bir şiir dökülüyor
Kanayan dudaklarından
Bir tene bulaşıyor matemin
Biliyorum
Senin de parmak uçların üşüyor…

Davut Bilgiç
 
Gönderen:
CELAL TOPBAŞ

Şiir ismi:
BİR GEZİ

Şehir:
Osmaniye

Tarih:
15 Nisan 2013, Pazartesi
15:48


celal topbaş

BİR GEZİ


İşte geldim, gidiyorum Karataş’ tan
Bir deniz bıraktım,gözümdeki yaştan
Allah’ım yeniden yarat beni baştan
Kalbimi ise taştan
On üçünde algın çıktım aşktan
Sen çıkardın beni baştan

İçinde gönüller kaynaşır
Pişer aşktan
Dalgalar çırpınır, ölüşür sevinçten
Yeniden doğar,hiç ölmez aşktan
İşte geldim gidiyorum Karataş tan
Bir deniz bıraktım gözümdeki yaştan
 
Gönderen:
CELAL TOPBAŞ

Şiir ismi:
aşkı mana

Şehir:
Osmaniye

Tarih:
15 Nisan 2013, Pazartesi
15:43


celal topbaş AŞK-I MAĞNA Şiiri


   
      
ARAÇLAR
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Şairin Diğer Şiirleri
Şairin Hayatı

0,00

Şiire puan verin!
12345
celal topbaş

AŞK-I MAĞNA

AŞKI MANA

Aşk-ı manayı anlatmak mümkün mü kelimelerde
Sensiz ışıklar, güneşler kayboluyor dünyamda
Hayale sığdırmak mümkün mü seni şu alemde
Hayale sığmaz gerçekleri yaşıyorum seninle rüyalarımda

Yokluğunda yok olur varlığım
Varlığından var olurum, yoktan varolurum
Akıp giden zamanın içinde boğulur insan
Mana aşkın deryasında yüzer
Gönül görse onu çiçeklerden bezer
Aklın yitirip kendinden tezer
İnsan onu ancak içinde sezer
Arasa Mecnun olup çöller gezer
Kelimelerle mümkün mü aşk-ı manayı anlatmaya
Hangi çizgiler yeter o güzelliği şekille ifade etmeye
Hangi ışıklar yete o güzelliği aydınlatmaya
Kağıtlar mı kalemler mi yeter, anlatmaya
Akıllar ermez kurulu düzendeki ince manaya
Zamana sığdırmak mümkün mü,
Ömürler yetmez anlamaya,anlatmaya
Ömür biter toprak olur,
Açar ağaçta yaprak olur
Gönül bahçesinde çiçek olur
Gonca gül olur
Bahar gelir yaz olur
Güz geçer kış olur
Aşkı arama,o kendinde olur
 
Gönderen:
CELAL TOPBAŞ

Şiir ismi:
çağresizlik ağlar

Şehir:
Osmaniye

Tarih:
15 Nisan 2013, Pazartesi
15:36


celal topbaş ÇARESİZLİK AĞLAR Şiiri


   
      
ARAÇLAR
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Şairin Diğer Şiirleri
Şairin Hayatı

0,00

Şiire puan verin!
12345
celal topbaş

ÇARESİZLİK AĞLAR


Alev alev yanar ateşler içinde
Hasret kavrulur toprak kokan sevgimizde
Duman olur tüter ocağımızda
Sevda ağlar aşkımız türkülerimizde
Gonca gül olur açar yarimizde
Semalar çözülür ağlar
Yar zülfün telinde, teli ağlar
Şu garip gönlüm bağlar
Gazel olur aşk içimde
Dağlarımda duman, duman ağlar
Gönlüme düşmüş yar hayalin
Derya deniz hasret ağlar, çaresizlik ağlar
İçimde bir damla
Bir garip ağlar
İçimi alır yakar dağlar
Alev, alev ağlar
Toprak can kokar, kan ağlar
Çaresizlik içinde gül, ten ağlar
Yar ağlar
Bilinmez, gönül aşk içinde
Gör nasıl ağlar
Garip seller almış
Gönlüm çağlar
Seni arar ağlar
Halim bilse çaresizlik ağlar
Damla damla düştüm yollarına
Yoğruldum yar kollarında
Ecel alır mı yar koynunda
Şu canım yanar ağlar
Alev alev, damla damla aşk olur
Düşer gönlüme damla damla
Alev alev yanar ağlar
Ateşler içinde sular almış ağlar
İçim bulsa onu
El ağlar, yel ağlar
Sel ağlar
Gel gör
Gül nasıl ağlar
Gül gönülden geçer
Bülbül için aşkı seçer
Halim çok perişan
Garip Celal gel gör
İçin bir damla nasıl ağlar
 
Gönderen:
CELAL TOPBAŞ

Şiir ismi:
AŞK OCAĞINDA

Şehir:
Osmaniye

Tarih:
15 Nisan 2013, Pazartesi
15:27


celal topbaş

AŞK OCAĞINDA


Canlar yanar pişer
Damla damla erişir
Gönüller kaynaşır
Gönül aşk tüter
Burcu mis kokar
Aşk ocağında
Aşk kaynaşır, gönül tüter
Ham meyve sende yeter
Ecel gelir, ömür biter
Yar elinden aşkın şerbet olur
Gönül kanar içer
Kendin bulup kendinden geçer
Gönül bir damla için aşk olur
Mevla bulur için uçar
Aklım göçer
Gönül aşk hak Mevla yı seçer
Gönül için gider
Yar aşka doğru
Yol aşka hakka doğru
Gönül hasret olur
Duman duman tüter
Aşk ocağında

Aşkın şerbeti akar
Yunus um dilinden
Mevlana mın gönlünden
Garip Celal Çağlar Ağlar
Bir damlanın selinde
Aradı aşkı gurbet elinde, gönlünde
Yandı pişti aşk ocağında
Kendin buldu, aşk buldu
Aşk oldu kendinde
Bir damlanda alemi deryalar yüzer
İçin bir damla bulup onu sezer
Görsen içinde ahu gözlü nazlı ceylanlar
Huriler, Leylalar aşkı deryalar
Görsen ne garip yüzer
 
Gönderen:
seda Saygın

Şiir ismi:
UNUTMAK MÜMKÜN MÜ?

Şehir:
Adana

Tarih:
15 Nisan 2013, Pazartesi
15:15


UNUTMAK MÜMKÜN MÜ?

Unutmayı denedim seni
Çaresizce bana bakan gözlerini
O hüzün dolu gidişini
Giderken ki yıkılışını hatırladım
Yapamadım çünkü hep aklımdaydın

Nasıl silebilirdim ki
Hayata meydan okuyuşumuzu
O her anını sevgiyle geçirdiğimiz
Yanımda olmanın verdiği sıcaklığı
Mümkün mü, kolay mı sence de?

Gözyaşlarım durmak bilmiyor ki
Hatıralar gözümün önünden hiç gitmiyor ki
İki sevenin ayrılığına hangi gönül katlanır ki
Gitmiş olsan da hep içimde saklısın

İçimde kopan feryadı duyuyor musun ?
Terk edilişimin, gidişinin acısı bu
Biliyorum çektiğim acılar boş
Sonu olmayan bir bekleyiş bu.

Nerden çıktı bu ayrılık
Severken iki gönül nasıl düşer bu hale
Unutmak mümkün mü ?
Laftan anlamayan gönlü
Avutmak kolay olmaz ki !
 
Gönderen:
CELAL TOPBAŞ

Şiir ismi:
AKDENİZ

Şehir:
Osmaniye

Tarih:
15 Nisan 2013, Pazartesi
15:05


AKDENİZ



Güneş gülümsüyor pırıl pırıl yanan ay yüzünde
O mavi yeşil deniz gözlerinde
Ak köpükler coşuyor dalga dalga yüreğimde
Fırtınalar kopardın... özledim
Hep gönlümde
Şimdi avunuyorum sahillerinde
Bir rüzgardır eser Toroslarında
Bir de bakarsın sararmış ekin başaklarında
Alır götürürsün beni benden elvan çeşit çiçeklerinde
Buram buram kekiklerde , zeytinliklerinde....
Ta uzanır gider mas mavi dağlarda
Yem yeşil ovalarda
Bembeyaz çiçek portakallarında
Bir türküdür Akdeniz mavi sularında
Coşar gönülden gönüle
Beyaz gelinliği ile ak köpüklerde
 
Gönderen:
levent karakaş

Şiir ismi:
sarmaşık

Şehir:
Sakarya

Tarih:
15 Nisan 2013, Pazartesi
14:41


Sarmaşık...

Sarılmış sıkıca kopması zor birazcık...
Öyle bir sarılmış ki Çınar ağacına..
Boydan boya
Sıkı sıkı sarmakta...
Güzellik olsun diye...
Canı sarılmak istedi diye...
Çınar mutlu sarmaşıktan
Hiç sesi çıkmıyor mutluluktan
Çırpınamıyor bile sallanmıyor rüzgardan..
Sarmaşık... Daha da..
Sarıyor...sıkıyor... Güzellik olsun diye...
Küfü mü seversin, nemi mi?
Çok ağlarım ben sar